İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

12 dizisinden 3'ü İzlenir çıktı

Kimsenin umrunda olmayan bir tarihte, kimsenin umrunda olmayan bir ülke, Bongomia. Bongomia kralı Thun’un ani ve şüpheli ölümünün ardından kimsenin ciddiye almadığı, ailesinin isim verme zahmetine bile girmediği Prens’in tahta geçmesiyle birlikte karmaşık bir hikaye başlar. Prens, üvey annesi, yengesi ve hain amcasıyla mücadele ederken yanlışlıkla Macarlar ile bir savaşa sürüklenir.

Halaskar ailesinin kapısı bir gece çalınır. Polisler içeri dalar ve Ali Halaskar'ın (İlker Aksum) eşi Melek Halaskar'ı (Tuba Büyüküstün) cinayete teşebbüsten tutuklarlar. Ali hiçbir şey yapamaz. Her şey çok hızlı gelişir. Bugüne kadar bir faturayı bile yatırmayı becerememiş tarih öğretmeni Ali, karısının masumiyetini ispatlama peşinde bir yola çıkar. Yol çok uzundur fakat Ali'nin sadece 20 dakikası vardır.

Şehrin yoksul semtlerinden birinde yaşam mücadelesi veren bir aile ve o ailenin adeta annesi haline gelmiş en büyük çocuğu Filiz’le başlar hikayemiz… Anneleri terk edip gittiğinden beri 5 küçük kardeşine bakan Filiz, alkolik babaları Fikri’ye rağmen ailesine sahip çıkar ve şikayet etmeden hayata sıkı sıkı tutunur. Filiz gibi kardeşleri de asla kasvete kapılmayan, başlarının çaresine bakmayı öğrenmiş, güçlü ve dik duran çocuklardır; Filiz bütün hayatını kardeşlerine adamış, en yakın arkadaşı ve komşusu Tülay’la dertleşen, günü birlik işlerden para kazanmaya çalışan, sorumlulukları kendinden büyük bir genç kızken birden hayatına yakışıklı ve karizmatik Barış girer. Bir anda çıkıp gelen bu esrarengiz genç adam, hem Filiz’in kalbini kazanıp hem de ailenin bir parçası olabilmek için elinden geleni yapacaktır.

Bir grup lise öğrencisi, kamp gezisi için çıktıkları otobüs kazası sonucu ıssız bir ormanda mahsur kalır. Kazadan kurtulan beş genç, içlerindeki karanlık yönlerle yüzleşirken hayatta kalma mücadelesi verir.

Kimsenin umrunda olmayan bir tarihte, kimsenin umrunda olmayan bir ülke, Bongomia. Bongomia kralı Thun’un ani ve şüpheli ölümünün ardından kimsenin ciddiye almadığı, ailesinin isim verme zahmetine bile girmediği Prens’in tahta geçmesiyle birlikte karmaşık bir hikaye başlar. Prens, üvey annesi, yengesi ve hain amcasıyla mücadele ederken yanlışlıkla Macarlar ile bir savaşa sürüklenir.

Geleneksel bir ailenin üç hayırsız oğlundan biri olan Ferit (Oktay Çubuk), Kazanova’yı kendine şiar edinmiş bir çapkındır. Hayatını babasının parasıyla keyifle yaşar. Zehra (Nil Keser) ise Tıp Fakültesini yarım bırakmak zorunda kalmış, bir pastanede garson olarak çalışan, sıradan bir hayatı olan genç bir kadındır. Ta ki okula dönme fırsatı yakalayana kadar.

Yitirilen hayatlar, paramparça olan aşklar ve varoluş mücadelesi… 1963 yılında adanın pastoral coğrafyasında neşeli hayatlarını süren sakız tüccarı Dereli ailesi, Kanlı Noel olarak bilinen olayların başlaması ile diğer Türk aileler gibi saldırıya uğrar. Birbirlerinden ayrı düşen aile fertleri kasabalarından sürülüp zorunlu bir göçe başlarken ailenin başındaki Kemal Dereli kendi ailesiyle birlikte göç yolundaki binlerce Türk’ün lideri haline gelir. Kıbrıs’ta yaşam mücadelesi sürerken Türkiye’den adaya gizli görevle yollanan Ankaralı ise Lefkoşa’da olayların seyrini değiştirir. Adada gizli kahramana dönüşen Ankaralı ve ayrı düştüğü nişanlısının hasretle ve yaşam mücadelesi ile harmanlanan aşkı da Dereli ailesinin hikayesi ile iç içe geçer.

Zümrüt Kuloğlu Nevşehir’in en müflis mahallesinde babası, annesi ve iki kız kardeşiyle birlikte yaşamakta, İç Anadolu’nun en kudretli ailelerinden Demirkanların fabrikasında çalışmaktadır. Zümrüt’ün annesi Ülfet halinden sürekli şikayet eden, kızlarını hayırlı bir kısmetle evlendirip yaşadıkları rezil hayattan kurtulmanın hesapları peşinde olan bir kadındır. Zümrüt bir yandan onun baskılarıyla başa çıkmaya uğraşırken diğer yandan Demirkanların varislerinden Adil Demirkan'ın evlenme teklifini annesinden gizlemeye çalışmaktadır. Ne var ki Ülfet bunu öğrenecek ve kızını nikah masasına oturtmak için bin bir çeşit oyuna başvuracaktır. Zümrüt ise her şeye rağmen direnecektir. Çünkü yüreğini kavuran bir sır vardır. Zümrüt, Demirkanların Suriye’de şehit düşen torunu Serhat’a aşıktır. Ve bu aşk küle dönmüştür.

"Dayan Yüreğim", bir kadının her şeyini kaybettikten sonra çocukları için hayatta kalma mücadelesini çarpıcı bir gerçeklikle anlatıyor.

The only thing that can be called real fortune in the world where everybody's fortune is pursuing is; A story about love. Ferah Feza was one of the thousands of young people who had to fill the age of 18 every year and have to leave their dorm. But there was an important difference from the others, she was not alone. She had a great family, yet she did not even know it, and she was so rich she could not even imagine. Can Yigit was 29 years old. Just like Ferah, he had lost his parents. He grew up like a child, but under the wings of an important business man around the country, he was able to do whatever he wanted, no matter what his son was like. In this age there was a man and money that no one could easily have, and this great family ruled. Can and Ferah stayed in the middle of a fight made for a huge fortune that can not be shared.

Şehrin yoksul semtlerinden birinde yaşam mücadelesi veren bir aile ve o ailenin adeta annesi haline gelmiş en büyük çocuğu Filiz’le başlar hikayemiz… Anneleri terk edip gittiğinden beri 5 küçük kardeşine bakan Filiz, alkolik babaları Fikri’ye rağmen ailesine sahip çıkar ve şikayet etmeden hayata sıkı sıkı tutunur. Filiz gibi kardeşleri de asla kasvete kapılmayan, başlarının çaresine bakmayı öğrenmiş, güçlü ve dik duran çocuklardır; Filiz bütün hayatını kardeşlerine adamış, en yakın arkadaşı ve komşusu Tülay’la dertleşen, günü birlik işlerden para kazanmaya çalışan, sorumlulukları kendinden büyük bir genç kızken birden hayatına yakışıklı ve karizmatik Barış girer. Bir anda çıkıp gelen bu esrarengiz genç adam, hem Filiz’in kalbini kazanıp hem de ailenin bir parçası olabilmek için elinden geleni yapacaktır.

Güneş, 35 yaşında, 3 çocuklu İzmirli bir edebiyat öğretmenidir. 17 yaşındaki birbirinden tamamen zıt karakterli, çift yumurta ikizi olan kızları Nazlı, Selin ve onlardan iki yaş küçük Peri ile kendi hallerinde, mutlu bir hayat sürmektedirler. Derken, Güneş’in karşısına İstanbullu bir iş adamı olan Haluk Mertoğlu çıkar. Haluk ve Güneş birbirlerine âşık olurlar. Haluk’un kısa sürede evlenme teklifi etmesi, Güneş’i şaşkına çevirir. Güneş ve kızları Mertoğlu ailesinin yaşantısının ortasına bomba gibi düşerler. Mertoğlu ailesinin hayatı, hiç de dışarıdan göründüğü kadar mükemmel değildir. Güneş'in kızlarının gelişiyle, tüm dengeler değişecek ve bütün sırlar ortaya dökülecektir.

1980'li yıllar. İzmir'in Gültepe Semti. Öyle bir semt ki Gültepe, her sokağı ayrı bir hikaye, ayrı bir yaşam mücadelesi, yürek burkan hayal kırıklıkları, umut arayışları, birbirleriyle çatışan aileler, yasak aşklar ve karşılıksız sevdalarla örülü. İşte tüm bu hikaye ve daha fazlasına, o mahallede yaşayan Seyfi, Gülali, Fevzi ve Murat adındaki dört yakın arkadaşın gözünden tanıklık edilecek. Gülümser bu dört çocuktan Gülali'nin annesidir. Kocası hapishaneye düşen Gülümser, her şeye rağmen ayakları üzerinde durmaya, oğluna sahip çıkmaya çalışmaktadır. Ancak semtin yakışıklı ve bıçkın minibüs şoförü Halil ile yasak ve gizli bir aşk yaşamaktan da kaçamayacaktır. Halil de Gülümser'e aşıktır. Onunla bir hayat kurmak istemektedir. Eşref ise, mahallenin hem korkulan hem de saygı duyulan ağır abisidir. Mahalle sakinlerinin yaşadıkları dönem, yer ve hayatla mücadelelerini bambaşka bir dille ekrana taşıyacak olan "Benim Adım Gültepe"nin ana kahramanlarından biri de, bizzat Gültepe'nin kendisi.

Halaskar ailesinin kapısı bir gece çalınır. Polisler içeri dalar ve Ali Halaskar'ın (İlker Aksum) eşi Melek Halaskar'ı (Tuba Büyüküstün) cinayete teşebbüsten tutuklarlar. Ali hiçbir şey yapamaz. Her şey çok hızlı gelişir. Bugüne kadar bir faturayı bile yatırmayı becerememiş tarih öğretmeni Ali, karısının masumiyetini ispatlama peşinde bir yola çıkar. Yol çok uzundur fakat Ali'nin sadece 20 dakikası vardır.

Feraye’nin çocukluğunda ve gençlik yıllarında sıkıntılı ve sancılı dönemler geçirmiş, yaşadığı acılara rağmen hayata tutunmayı başarmıştır. Kaybettiği oğluna kavuşmak hayatının en temel hedefi olmuştur. Şarkıcı olarak çalıştığı pavyonda, tek başına bir kadın olmanın zorluklarını yaşarken, Egeli zengin bir ailenin oğlu olan Yaman’a aşık olur. Fakat sakladığı sırlar hayatının akışını da değiştirecek, Feraye’yi hiç beklemediği yeni sürprizlerle karşılaştıracaktır.