İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

19 filminden 6'sı İzlenir çıktı, 6 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Morgan Freeman, 1 Haziran 1937 tarihinde Memphis, Tennessee'de dünyaya gelmiştir. Öğretmen bir anne ve berber bir babanın oğlu olan Freeman, çocukluğunu Mississippi ve Indiana gibi farklı eyaletlerde geçirdi. Liseden mezun olduktan sonra Jackson State University'den gelen tiyatro bursunu reddederek Amerika Birleşik Devletleri Hava Kuvvetleri'ne katıldı. Dört yıl boyunca radar teknisyeni olarak görev yaptıktan sonra, çocukluk hayali olan oyunculuğa yönelmek için ordudan ayrıldı ve Los Angeles'a taşındı. Kariyerine tiyatro sahnelerinde ve dansçı olarak başlayan Freeman, ilk tanınırlığını 1970'lerde yayınlanan popüler çocuk programı "The Electric Company"deki (1971-1977) rolleriyle kazandı. Ancak sinemadaki asıl çıkışını oldukça geç bir yaşta, 50 yaşındayken gerçekleştirdi. "Street Smart" (1987) filmindeki "Fast Black" rolüyle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında ilk Akademi Ödülü (Oscar) adaylığını aldı. Bu başarıyı, "Bayan Daisy'nin Şoförü" (Driving Miss Daisy) (1989) filmindeki Hoke Colburn rolüyle pekiştirdi; bu performansıyla Altın Küre kazandı ve Oscar'a aday gösterildi. Aynı dönemde "Zafer" (Glory) (1989) filmindeki asker rolüyle de eleştirmenlerden tam not aldı. Morgan Freeman'ı sinema tarihinin en saygın figürlerinden biri yapan ve "bilge adam" imajını perçinleyen yapım ise Frank Darabont'un yönettiği "Esaretin Bedeli" (The Shawshank Redemption) (1994) oldu. Ellis Boyd "Red" Redding karakterini canlandırdığı ve anlatıcılığını üstlendiği bu film, IMDb gibi platformlarda tüm zamanların en iyi filmleri arasında gösterilmektedir. 1990'larda David Fincher'ın kült gerilim filmi "Yedi" (Se7en) (1995) ve Clint Eastwood'un western başyapıtı "Affedilmeyen" (Unforgiven) (1992) gibi projelerle zirvedeki yerini korudu. Uzun yıllar süren bekleyişin ardından Freeman, Clint Eastwood'un yönettiği "Milyonluk Bebek" (Million Dollar Baby) (2004) filmindeki Eddie "Scrap-Iron" Dupris rolüyle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar'ını kazandı. Karizmatik duruşu ve güven veren, karakteristik sesi sayesinde "Aman Tanrım!" (Bruce Almighty) (2003) filminde Tanrı rolünü üstlendi. Ayrıca Christopher Nolan'ın "Kara Şövalye" (The Dark Knight) üçlemesinde (2005-2012) Bruce Wayne'in teknoloji uzmanı Lucius Fox karakteriyle modern gişe sinemasının en önemli serilerinden birinde kilit rol oynadı. Sadece oyunculuğuyla değil, anlatıcılığıyla da bir marka olan Freeman, "İmparatorun Yolculuğu" (March of the Penguins) (2005) gibi belgesellerde sesiyle yer aldı. Yakın dönemde "Yenilmez" (Invictus) (2009) filminde Nelson Mandela'yı canlandırarak bir kez daha Oscar'a aday gösterildi. "Sihirbazlar Çetesi" (Now You See Me) serisi ve "Lucy" (2014) gibi aksiyon filmlerinde de yer alan usta oyuncu, Hollywood'un en üretken ve saygı duyulan isimlerinden biri olarak kariyerine devam etmektedir.

Bölge Başsavcısı Harvey Dent'in ölümünün ardından Batman, savcının itibarının zedelenmemesi için Dent'in işlediği suçlardaki sorumluluğunu üstlenmiştir ve bundan dolayı Gotham Polis Teşkilatı tarafından aranmaktadır. 8 yıl sonra Batman, gizemli kadın Selina Kyle ve Gotham polislerini köşeye sıkıştıran yeni suç örgütü lideri acımasız Bane ile karşılaşmıştır. Kara Şövalye, kendisini düşman olarak gören şehrini korumak için bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Batman efsanesinin devamı olan Batman Başlıyor'da Kara Şövalye Gotham şehrinin iyiliği için her şeyi göze alıyor. Anne ile babasının ölümünün ardından hayal kırıklığına uğrayan miras zengini Bruce Wayne (Christian Bale) adaletsizliğe karşı savaşmak ve korkanlardan beslenenleri korkutmak için dünyayı gezer. Gotham'a geri dönen Wayne, şehri tehdit eden kötü güçlerle gücü, zekası ve bir dizi ileri teknoloji cihazı kullanan maskeli kahraman Batman olarak ortaya çıkar.

Robert G. Shaw, Amerikan İç Savaşı'nda Amerika Birleşik Ordularında zencilerden oluşan bir alayın başına liderlik etmesi için atanmış bir komutandır. Siyahlara karşı yapılan ayrımcılığa ve köleliğe karşı da olan bu savaş, tüm alay için oldukça zorlu bir sınavdır.Düşman ordularının, zenci askerlerden oluşan bu birliğin kumandanının öldürülmesi emrinin yanında, birliğin kendi askerleri arasındaki olaylar da, Robert G. Shaw'un üstesinden gelmesi gereken sorunlar arasındadır.Amerikan İç Savaşı'nda savaşmış Robert G. Shaw'un ailesine yazmış olduğu mektuplardan derlenerek sinemaya aktarılmış Zafer, hem Edward Zwick filmografisinin hem de sinema tarihinin önemli filmleri arasında yer alıyor. Tüm oyuncu kadrosunun başarılı performanslarının yanında, Denzel Washington'ın olağanüstü oyunu ile En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar'ını kazandığını da ekleyelim.

Bu destansı belgesel dizisi, ilk dinozorlardan sonuncusuna kadar uzanarak onların Dünya üzerindeki 165 milyon yıllık varlığını ve evrimlerini şekillendiren güçleri inceliyor.

Dört atlı geri dönüyor. Ancak bu kez yalnız değiller. Yeni nesil hokkabazlar sahneye çıkıyor. Gizemli planlar, zekice kurgulanmış soygunlar ve büyüleyici gösterilerle dolu bu filmde, eski kadro ile yeni yüzler güçlerini birleştiriyor. Her sahne bir bilmece, her hareket bir tuzak. Bu kez sadece gözleriniz değil, aklınız da sınanacak.

The Hitman's Bodyguard'ın devamı niteliğinde çekilen film, ilk filmden dört yıl sonrasında geçmektedir. Michael Bryce, terapistinin önerisi ile korumalığa ara verir ve kendini yarı emeklilik durumunda bulur. Ancak daha doğru düzgün dinlenemeden Darius Kincaid'in eşi Sonia, Michael'ı tekrar çatışmanın tam ortasına çeker.

Clara'nın tek istediği bir anahtardı, ölmüş annesinden hatıra, paha biçilmez bir hediye kutuyu açacak eşsiz bir anahtar. Vaftiz babası Drosselmeyer'in yıllık tatil partisinde kendisine verilen altın bir iplik onu istenen anahtara yönlendirir. Ancak anahtar tuhaf ve gizemli bir paralel dünyada hızla kaybolur. Clara orada Phillip adlı bir askere, bir fare çetesine ve üç diyarı yöneten hükümdarlara rastlar: Kar Taneleri Diyarı, Çiçekler Diyarı ve Tatlılar Diyarı. Clara ve Phillip, Clara'nın anahtarını ele geçirmek ve düzensiz dünyaya yeniden ahenk getirmek için zalim Anne Ginger'ın evi olan uğursuz Dördüncü Diyar'a meydan okumak zorundadır.

Ben-Hur Yahudi varlıklı bir prens, aristokrat, tüccardır. Üvey kardeşi Romalı Messala ise görüşmedikleri yıllar boyunca yüksek kademeli bir Roma hakimi olmuştur. Kudüs’ten uzak kaldığı uzun yıllardan sonra buraya dönen Messala, artık Roma ordusunun komutanı olmuştur. Yahudilerin özgürlüğü için canı pahasına mücadele eden Ben-Hur’dan, çocukluk arkadaşı Messala tarafından, Romalıları eleştiren yahudileri teşhis etmesi istenir ancak Ben-Hur kabul etmez. Messela onu kürek mahkumu olarak sürgüne gönderir. Bunun üzerine arkadaşı Zengin hayatına veda eden prens bu olay üzerine intikam yemini edecektir. Bu andan sonra hayatı büyük bir maceranın içinde kaybolur...

FBI'ı alt edip akıl almaz gösterileriyle halkın hayranlığını kazandıktan bir yıl sonra, Dört Atlı yeniden ortaya çıkar ve kendilerini şimdiye kadarki en büyük ve en tehlikeli soygunlarını gerçekleştirmek üzere görevlendiren yeni biriyle karşı karşıya bulurlar.

John ve Ted, Boston’da yaşamaktadır. John artık bekâr olsa da Ted, Tami–Lynn ile düzenli bir hayat kurmuştur. Evlilik sorunları yeni evlileri etkilemeye başlarken Ted ve Tami-Lynn, bir bebek yapmaya karar verirler. Massachusetts Eyaleti, Ted’in bir insan değil de bir mal oluğunu, bundan dolayı da evlat edinmeye uygun olmadığını beyan ettiğinde umutları yıkılır. Öfkeli ve kederli olan Ted, en iyi arkadaşından rica eder, hükümete dava açmasını ister.

Görkemli gelecekte, artık tanınmayacak halde olan Dünya'da, bir yandan insanoğlunu kurtarmaya çalışan bir adamın geçmişle hesaplaşması onu, bir kurtuluş ve keşif yolculuğuna sürükler. Jack Harper, Dünya üzerinde geriye kalan birkaç insansız hava aracı tamircisinden biridir. Scavlar olarak bilinen korkunç bir tehditle yıllarca süren savaşın ardından hayati kaynakları kurtarmak için yapılan büyük bir operasyonun parçası olan Jack'in görevi neredeyse bitmiştir. Gökyüzünde binlerce kilometre yükseklikte yaşayan ve devriye gezen Jack'in hayatı yere inen bir uzay gemisinden güzel bir yabancıyı kurtarmasıyla değişir. Kadının gelişi, Jack'in bildiği her şeyi sorgulamasına neden olan bir dizi olayı tetikler. Bu olayların sonucunda insanlığın kaderi Jack'in ellerindedir.

Bir FBI ajanı ve bir Interpol dedektifi, yaptıkları gösteriler sırasında büyük soygunlar gerçekleştiren ve izleyicilerini parayla ödüllendiren bir illüzyonist ekibinin izini sürer.

Bölge Başsavcısı Harvey Dent'in ölümünün ardından Batman, savcının itibarının zedelenmemesi için Dent'in işlediği suçlardaki sorumluluğunu üstlenmiştir ve bundan dolayı Gotham Polis Teşkilatı tarafından aranmaktadır. 8 yıl sonra Batman, gizemli kadın Selina Kyle ve Gotham polislerini köşeye sıkıştıran yeni suç örgütü lideri acımasız Bane ile karşılaşmıştır. Kara Şövalye, kendisini düşman olarak gören şehrini korumak için bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Batman, Teğmen Jim Gordon ve Bölge Savcısı Harvey Dent’in yardımlarıyla, şehir sokaklarını sarmış olan suç örgütlerinden geriye kalanları temizlemeye girişir. Bu ortaklığın etkili olduğu açıktır, ama ekip kısa süre sonra kendilerini, Joker olarak bilinen ve Gotham şehri sakinlerini daha önce de dehşete boğmuş olan suç dehasının yarattığı karmaşanın ortasında bulurlar.

Tanrı ve sevgili kulları arasındaki sıra dışı ilişkinin 2003 yılındaki Bruce Nolan'ın hikayesi ile sona erdiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Macera, ilk filmde kendini beğenmiş gazeteci olarak tanıdığımız Evan'ın hikayesi ile devam ediyor. Gazeteciliği bırakmış ve siyasete atılmış olan Evan, bu uğurda tüm yaşamını değiştirmiştir. Evini Buffalo'dan Virginia'ya taşımış ve kendisine yeni bir çevre edinmiştir. Fakat bir gün hiç beklenmedik bir ziyaretçinin karşısına çıkması ile hayatı birden ilginç bir yol alır. Tanrı, insan kılığında karşısına gelerek Evan'dan Nuh'un Gemisi'nin bir benzerini inşa etmesini ister. Bu ilginç istek sonrası işe koyulan Evan'ın garip tavırları, başta ailesi olmak üzere herkesin dikkatini çekecektir.

Batman efsanesinin devamı olan Batman Başlıyor'da Kara Şövalye Gotham şehrinin iyiliği için her şeyi göze alıyor. Anne ile babasının ölümünün ardından hayal kırıklığına uğrayan miras zengini Bruce Wayne (Christian Bale) adaletsizliğe karşı savaşmak ve korkanlardan beslenenleri korkutmak için dünyayı gezer. Gotham'a geri dönen Wayne, şehri tehdit eden kötü güçlerle gücü, zekası ve bir dizi ileri teknoloji cihazı kullanan maskeli kahraman Batman olarak ortaya çıkar.

Yerel bir TV kanalı olan Eyewitness TV'de haber muhabiri olan Bruce, New York'da, genelde insana odaklanan, herkesi mutlu eden haberleriyle tanınmaktadır; ancak o emekli olmak üzere olan haber spikerinin yerine geçmek ya da en azından önemli uluslar arası haberleri sunmak ister. Aslında Bruce'un temel sorunu, yaşamındaki pek çok şeyden tatmin olmaması, çevresindekileri mutlu etmesine karşı, kendisinin çok mutsuz olmasıdır.. Bir gün, Niagara Şelaleleri'yle ilgili bir haber kutlamanın haberini yapmak için bölgeye giden Bruce, canlı yayına saniyeler kala, TV kanalındaki en büyük rakibinin, haber spikerliğine yükseldiğini öğrenince çılgına döner ve milyonlarca izleyicinin önünde kendini tutamayarak küfreder. Doğal olarak işinden olan Bruce'un hayatında her şey -bu sefer şikayet etmeye değecek şekilde- kötü gitmeye başlar: Bir çete tarafından feci şekilde dövülür, arabasını çaldırır, vs. Kötü kader için yakardığı Tanrı, sesini duyunca, Bruce için her şey değişmeye başlar..

Güçlü bir avukat olan Claire ve başarılı bir müteahhit olan kocası Tom, Marin County'deki güzel evlerinde mutlu bir ilişki yaşamaktadırlar. Fakat bir gün evlerinde yaşanan bir hırsızlık ve cinayet, bu mutlu tabloyu yıkan olaylar zincirini başlatır. Olayı araştıran FBI, Tom'u tutuklar. Onlara göre Tom, Ronald Chapman adı altında askeri muhaberenin gizli ajanıdır ve El Salvador'da masumların katledilmesinden sorumlu tutulan bir kaçaktır. Claire önce suçlamaların asılsız olduğuna inanır ancak kocası gizli bir kimliği olduğunu doğrular. Fakat karısını, katliam suçlamasının asılsız olduğuna ikna eder. Claire, çok gizli bir askeri mahkemede, hiç alışık olmadığı kurallarla kocasını savunmak zorunda kalır ve Charlie Grimes adında tecrübeli bir emekli askeri savcının yardımına başvurur. İkilinin yaptığı araştırmalar, hayatları pahasına da olsa, ordu tarihinin en büyük skandallarından birini ortaya çıkarır.

Tom ve Charlie içi para dolu olan bir arabayı korumaktadırlar. Yaşadıkları kasabanın sınırları dahilinde bulunan bir baraj türlü ihmalkarlıklar nedeniyle taşar. Kargaşa ortamından yararlanarak parayı çalmak isteyen bir grup haydutla girdikleri çatışmada Charlie vurulur. Tom ise paraları olay yerinden kaçırıp saklamayı başarır. Sel nedeniyle hızlı bir şekilde boşaltılan kasabada ıssızlık kol gezmektedir. Tom parayı korunaklı bir hale getirebilmek için kasabanın şerifiyle konuşmaya gidecektir. Bilmediği şey ise, şerefin bu paraya göz koyacağıdır.

Se7en, seri cinayetler işleyen bir katilin peşine düşen iki dedektifin hikayesini anlatıyor. Bir seri katil 7 ölümcül günahı işleyenleri kendi yöntemleriyle öldürmektedir. Yedi ölümcül günah, hıristiyanlık inançlarına göre kibir, açgözlülük, şehvet düşkünlüğü, kıskançlık, oburluk, yıkıcılık ve tembelliktir.

Genç ve başarılı bir banker olan Andy Dufresne, karısını ve onun sevgilisini öldürmek suçundan ömür boyu hapse mahkum edilir ve Shawshank hapishanesine gönderilir. İşkence, tecavüz, dayak dahil her türlü kötü koşulun hüküm sürdüğü hapishane koşullarında, Andy'nin hayata bağlı ve her daim iyi bir şeyler bulma çabası içindeki hali, çevresindeki herkesi çok etkileyecektir. Bir süre sonra parmaklıkların arkasında bile özgür bir yaşam olabileceğine bütün mahkumları inandırır. Bu mahkumlardan biri olan Ellis Boyd "Red" ve Andy, unutulmaz bir dostluk kurarak hapishaneyi bambaşka bir yer haline getirirler.

Locksley'li Robin, Kral Aslan Yürekli Richard ile birlikte haçlı seferine katılmış ve sefer sırasında esir düşmüş Kudüs'te bir zindana kapatılmıştır. İdam edileceği haberini almasıyla kaçış planları hazırlayan Robin, kaçarken müslüman bir esir olan Azeem'in de hayatını kurtarır. Azeem hayatını borçlu olduğu Robin'in yanından ayrılmayacağını söyleyince birlikte İngiltere'ye dönerler.Fakat Robin İngiltere'ye döndüğünde, İhtişamlı Locksley kalesini harap bir şekilde bulur. Babası Lord Locskley ise Notthingam Şerifi tarafından şeytana taptığı iddiasıyla idam edilmiştir. Bu arada evde sağ kurtulabilen fakat işkence sırasında kör olan hizmetçileri Duncan'ı bulan Robin, ondan Notthingam Şerifi ve cadısı hakkında hikayeler duyar. Bu sırada topraklarına giren Notthingam Şerifi'nin adamları da Locksley'li Robin'in peşindedir.

Robert G. Shaw, Amerikan İç Savaşı'nda Amerika Birleşik Ordularında zencilerden oluşan bir alayın başına liderlik etmesi için atanmış bir komutandır. Siyahlara karşı yapılan ayrımcılığa ve köleliğe karşı da olan bu savaş, tüm alay için oldukça zorlu bir sınavdır.Düşman ordularının, zenci askerlerden oluşan bu birliğin kumandanının öldürülmesi emrinin yanında, birliğin kendi askerleri arasındaki olaylar da, Robert G. Shaw'un üstesinden gelmesi gereken sorunlar arasındadır.Amerikan İç Savaşı'nda savaşmış Robert G. Shaw'un ailesine yazmış olduğu mektuplardan derlenerek sinemaya aktarılmış Zafer, hem Edward Zwick filmografisinin hem de sinema tarihinin önemli filmleri arasında yer alıyor. Tüm oyuncu kadrosunun başarılı performanslarının yanında, Denzel Washington'ın olağanüstü oyunu ile En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar'ını kazandığını da ekleyelim.

Bu destansı belgesel dizisi, ilk dinozorlardan sonuncusuna kadar uzanarak onların Dünya üzerindeki 165 milyon yıllık varlığını ve evrimlerini şekillendiren güçleri inceliyor.

Çığır açan bu doğa belgeseli dizisinde yaşamın milyarlarca yıldır süren olağanüstü fethetme, adapte olma ve hayatta kalma serüveni gözler önüne seriliyor.

Gerçek hayatta da var olan bir CIA programına dayanan hikayede, bir terör örgütünü içeriden çökertmeye yardım etmek için CIA'nın Lioness Engagement Team adlı ekibe katılmak üzere işe alınan kaba ama tutkulu genç bir denizci olan Cruz Manuelos anlatılıyor. Zoe Saldana, kadın gizli ajanlarını sahadaki tehlikeli görevlere hazırlamak için eğitmek, yönetmek ve onlara liderlik etmekle görevli Lioness programının istasyon şefi Joe rolünde izleyici karşısına çıkıyor.

Bu kapsamlı belgesel dizisinde, evrenimizin milyarlarca yıllık olağanüstü öyküsünü ve Dünya'daki yaşamla arasındaki karmaşık bağlantıyı keşfedin.

Solos, insan olmanın ne anlama geldiğine dair tuhaf, güzel, yürek burkan, komik, harikulade gerçekleri araştıran yedi bölümlük bir antoloji dizisidir. Zamanımızın en iyi oyuncularından sekizi tarafından canlandırılan bu antoloji dizisi, şimdiki zamanımızı ve geleceğimizi kapsıyor, en izole anlarımızda bile insan deneyimi aracılığıyla hepimizin bağlantılı olduğunu anlatıyor.

Morgan Freeman ile İnancın Hikayesi’nde, Morgan Freeman dinlerin bizleri nasıl birbirine bağladığını gözler önüne seriyor. Dünyanın farklı yerlerine giderek inançla ilgili pek çok sorunun cevabını arayan Freeman, dinlerin gizemini araştırıyor. Ölümden sonraki hayattan kötülüğün doğuşuna kadar pek çok sorunun cevabının arandığı dizide, insanlık tarihinde dinin rolü gözler önüne seriliyor.