İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

5 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Söz yazarı ve tiyatro oyuncusu Aysel Gürel ile gazeteci Vedat Ebrem'in (Akın) ilk çocuğu olarak dünyaya geldi, oyuncu Mehtap Ar'ın ablasıdır.[3] Sekiz yaşında Oraloğlu Tiyatrosu'nda sahneye çıktı. 1970'lerin başlarında tiyatro ve fotoroman oyunculuğu, fotomodellik ve mankenlik yaptı. Halit Refiğ'in yönetmenliğini yaptığı, Halid Ziya Uşaklıgil'in ünlü romanının ilk televizyon uyarlaması olan 1975 tarihli Aşk-ı Memnu dizisindeki "Bihter" rolüyle bir anda şöhret oldu ve sinemaya geçti. 1970'li yıllarda ağırlıklı olarak sinema endüstrisinin taleplerine göre olan rolleri canlandırdı. Bu arada şarkıcı olarak da sahneye çıktı. 1980'de Atıf Yılmaz'ın yönettiği Deli Kan ve 1981'de Ömer Kavur'un yönettiği Ah Güzel İstanbul filmlerinde rol aldı. Birçok sinema oyuncusunun cesaret edemediği zor rolleri üstlenerek, gitgide, cinselliğinden çekinmeyen, sorunlarına sahip çıkmak isteyen bir kadın tipi yarattı. Bu dönemdeki filmleri arasında Göl (1982), İffet (1982), Şalvar Davası (1983), Dağınık Yatak (1984), Fahriye Abla (1984), Dul Bir Kadın (1985), Adı Vasfiye (1985), Kupa Kızı (1986), Aaahh Belinda (1986), Teyzem (1986), Asılacak Kadın (1986), Afife Jale (1987) ve Arabesk (1988) sayılabilir. Yönetmenliğini Mustafa Altıoklar'ın yaptığı Ağır Roman'da (1997) "Tina" karakterini, Sinan Çetin'in yönettiği, 2000 yapımı Komser Şekspir'de emektar bir hayat kadınını, Atıf Yılmaz'ın son filmi olan 2004 yapımı Eğreti Gelin'de ise yaşına göre olgun davranmayan oğlu Ali'yi evlendirmeye çalışan "İffet" karakterini canlandırdı.

İlk Türk kadın tiyatro sanatçısı Afife Jale’nin hayatı anlatılır. Afife çocukluğundan beri özgürlüğüne düşkün, serbest bir kızdır. Ancak muhafazakâr bir aile çevresinde yaşamaktadır. On iki yaşına geldiğinde bütün itirazına rağmen çarşafa girmiştir. Babası, aile büyüklerinin desteğiyle Sanayi-i Nefise mektebinde resim okumasına müsaade etmiştir. Fakat Afife’nin gönlü tiyatrodadır. Önceleri, Afife Kumpanyası’nın oyunlarını ev içinde kurduğu küçük sahnede arkadaşları için sahneler. Önündeki en büyük engel babasıdır. Afife, Paşa Dedesi ve çocukluk arkadaşı ve aşkı Doktor Ziya’nın desteği ile babasına karşı durur. İçindeki arzuyu uzun süre bastıramayacaktır.

Üftade annesi ve üvey babasıyla sıradan bir hayat sürmektedir. Bir gün yıllar önce evden gitmiş olan ablası oğlu Umur'la kapılarını çalar. Umur'la Üftade çok içten bir bağ kurarlar. Gelişen olaylarla Üftade'nin bambaşka bir yüzü ortaya çıkar.

Hasan (Kadir İnanır) Almanya'ya çalışmaya gitmiş, orta halli bir ailenin en büyük çocuğudur. Yurda döndüğünde onu bir sürpriz beklemektedir. Babası (Zeki Alpan) yörenin zengin efendisi Şükrü Arnamus (Ali Şen) ile Hasan'ın haberi olmadan söz kesmiş ve kızını gelin olarak almaya söz vermiştir. Hasan ilk başta karşı çıkar, fakat Naciye'yi Müjde Ar) görünce onu evleneceği kız zannedip razı olur. Ama bir akşam yenen yemekte aslında Naciye'nin baldızı olduğunu onun yerine ablası (Oya Öge) ile nişanlı olduğunu anlayınca şoke olur. Bu işten nasıl sıyrılacağı düşünürken Naciye'ye yakınlaşmaktan da kendini alamaz ve gidilen bir piknikte olanlar olur.

Küçük bir kasabadan İstanbul'a okumaya gelen Zehra, annesinin eski bir arkadaşının yanına taşınır. Büyük şehre uyum sağlamaya çalışırken Zehra'nın benliği ve inancı sınanacaktır.

Emekli bir adliye memuru olan Agâh Beyoğlu, İstanbul’un en kalabalık ve hareketli semti Beyoğlu’nda yalnız ve münzevi bir yaşam sürdürmektedir. Kızı yurtdışında yaşamakta, eşi ise yıllar önce vefat etmiştir. Agâh’ın bu tekdüze yaşantısı, kendisine konan Alzheimer Başlangıcı teşhisiyle altüst olur. Hastalığından ötürü er geç bütün anılarını unutacaktır. Bu gerçek karşısında başta bocalasa da Agâh, unutmanın bir fırsat olduğunu fark eder. Yıllardır planladığı ancak sürekli ertelediği bir cinayeti işlemek için bir fırsat! Nasıl olsa işleyeceği bu suçu gelecekte hatırlamayacak, hatırlamayacağı için de vicdan azabı çekmeyecektir.

Bundan yıllar önce Doğu Karadeniz'in dumanlı dağları arasındaki Sisköy büyük bir aşka tanık olmuştur. Asiye ile Adem'in aşkına... Asiye ile Adem birbirlerine varmak için karşılıklı sözler vermişler; ancak Asiye'yi istemeyen anasının sözünden dışarı çıkamayan Adem, sevdiğini alamadan Almanya'ya gitmiştir. Asiye burada, Adem orada evlenir, ikisinin de çocukları olur. Asiye'nin kocası yıllar sonra küçük kızları Fidan ile birlikte traktörle şehirden dönerken, bir trafik kazasında ölür. Virajda aniden karşısına çıkan bir arabanın farları gözünü almış ve ona çarpmamak için direksiyonu kırmıştır. Karşısına çıkan arabanın direksiyonunda ise, trajik bir rastlantı olarak, Almanya'dan izinli olarak köye gelmiş olan Adem vardır. Asiye kocasının ölümünden de Adem'i sorumlu tutar.
Görsel yok
Aşk-ı Memnu, Halid Ziya Uşaklıgil'in aynı adlı eserinin ilk televizyon uyarlaması olan 1975 tarihli tv dizisi. TRT'de yayınlanmış ikinci Türk televizyon dizisidir. Otuz üçer dakikalık 6 bölümden oluşan diziyi Halit Refiğ yönetmiştir.