İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


Genç bir kadın olan Azra, özel ders adı ile gençlere yaşam ve ilişki koçluğu yapar. Ancak onun hayatı, apartmanlarına yeni gelen komşusu sayesinde bambaşka bir hal alır. Yeni yakışıklı komşusu, Azra'ya bildiği doğruları unutturur. Ne de olsa terzi kendi söküğünü dikemez.

Zafer coşkusu içinde, İzmir sokakları 'Yaşasın Gazi, Yaşasın Ordu, Yaşasın Büyük Millet Meclisi' sesleriyle inlemektedir. İzmir`deki evi, Başkumandanlık Karargahı olarak kullanılan Latife Hanım`ın Mustafa Kemal`e olan hayranlığı her geçen gün artmaktadır. Bu arada, Zübeyde Hanım, oğluna ilgi duyan bu İzmirli genç hanımla tanışmak ister. Latife Hanım, İzmir`e gelecek olan Mustafa Kemal`in annesini evinde ağırlamak için ısrar etmektedir. Çankaya Köşkü`nde Zübeyde Hanım`a ve Mustafa Kemal`in Doğu Cephesindeyken evlat edindiği küçük Abdürrahim`e bakan Fikriye Hanım`ın rahatsızlığı ilerlemekte, ancak kendisi bunu özellikle ölesiye sevdiği Mustafa Kemal`e belli etmemeye çalışmaktadır. Çankaya Köşkü`nde bir dost toplantısında piyano çalarken öksürük krizine tutulan Fikriye Hanım, hiç istemediği halde Münih`te bir sanatoryuma gönderilir. Bütün bunlar olurken işgalcilere karşı savaş da bütün hızıyla sürmektedir.

Aziz, babası ve annesinin devleştirdiği holdingin başında tek yönetici olarak bulunmakta ve kendi dünyasında Tanrıcılık oyunu oynamaktadır. Feride’ye âşık olduğu andan itibaren kendini ve hayatı sorgulamaya başlar. Ancak Aziz konumundaki biri için vazgeçmesi gereken çok fazla şey vardır.

Ali Yaman ve Şirin'in 15 yıla yayılan kavuşamama hikayesine odaklanırken geriye dönüşlerle Bozcaada'daki ergenlik zamanlarında ilişkilerinin nasıl geliştiğine tanıklık ederiz.

Genç bir kadın olan Azra, özel ders adı ile gençlere yaşam ve ilişki koçluğu yapar. Ancak onun hayatı, apartmanlarına yeni gelen komşusu sayesinde bambaşka bir hal alır. Yeni yakışıklı komşusu, Azra'ya bildiği doğruları unutturur. Ne de olsa terzi kendi söküğünü dikemez.

İki eski sevgili bir düğün salonunda karşılaşır ve birbirlerine karşı hâlâ romantik hisler beslediklerini fark eder. Tek sorun, az önce başkalarıyla evlenmiş olmalarıdır.

Aklı kıt, özgüveni fazla, biraz da kaçık Deliha; mahallesinde dükkan açan yakışıklı fotoğrafçıyı gözüne kestirir.

Aziz, babası ve annesinin devleştirdiği holdingin başında tek yönetici olarak bulunmakta ve kendi dünyasında Tanrıcılık oyunu oynamaktadır. Feride’ye âşık olduğu andan itibaren kendini ve hayatı sorgulamaya başlar. Ancak Aziz konumundaki biri için vazgeçmesi gereken çok fazla şey vardır.

Kariyerinin zirvesindeyken ağır biz kaza geçirip sakatlanan efsane basketbolcu Tarık Aksoy, basketbolu bırakmak zorunda kalır. Ardından, sahip olduğu her şeyi birer birer yitiren Tarık, en son çocuklarının velayetini de kaybeder. Tam hayata karşı güvenini kaybetmişken, karşısına çıkan son şans, belki de kızlarını kazanmanın yolu olacaktır.

Farklı görüş ve fikir ayrılıklarının çözülmenin eşiğine getirdiği aileler ve etkileyici bir aşk hikayesi... Hayata bambaşka pencerelerden bakan, farklı kutuplardaki aileler ve mantığın duygularla savaşında ortaya çıkan inanılmaz tablo...
Görsel yok
II. Dünya Savaşı’nda Adolf Hitler toplama kamplarında Yahudilerden aldığı altınları eritip külçe haline getirtir, daha sonra savaşı kaybedeceğini anlayan Naziler altınları korumak için güvendikleri insanlara emanet ederler. Bunlardan biri de Türktür. Dizide altınların Türkiye’de olup olmadığı Kırımlı ailesinin etrafında işleniyor. Kayıp Nazi altınlarının peşine düşerek startını veren, Aras Dağlı'nın gizli örgütlerle olan mücadelesini merkezine alıyor.

Zafer coşkusu içinde, İzmir sokakları 'Yaşasın Gazi, Yaşasın Ordu, Yaşasın Büyük Millet Meclisi' sesleriyle inlemektedir. İzmir`deki evi, Başkumandanlık Karargahı olarak kullanılan Latife Hanım`ın Mustafa Kemal`e olan hayranlığı her geçen gün artmaktadır. Bu arada, Zübeyde Hanım, oğluna ilgi duyan bu İzmirli genç hanımla tanışmak ister. Latife Hanım, İzmir`e gelecek olan Mustafa Kemal`in annesini evinde ağırlamak için ısrar etmektedir. Çankaya Köşkü`nde Zübeyde Hanım`a ve Mustafa Kemal`in Doğu Cephesindeyken evlat edindiği küçük Abdürrahim`e bakan Fikriye Hanım`ın rahatsızlığı ilerlemekte, ancak kendisi bunu özellikle ölesiye sevdiği Mustafa Kemal`e belli etmemeye çalışmaktadır. Çankaya Köşkü`nde bir dost toplantısında piyano çalarken öksürük krizine tutulan Fikriye Hanım, hiç istemediği halde Münih`te bir sanatoryuma gönderilir. Bütün bunlar olurken işgalcilere karşı savaş da bütün hızıyla sürmektedir.