İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

Koçoğlu otellerinin kurucusu Hüseyin Koçoğlu (Arif Erkin), geçirdiği kalp krizi sonucu ölüm döşeğindedir. Hayata tutunmak için sevgili torunu Ferit’ten (Eren Hacısalihoğlu) tek istediği, yıllar önce yaşadığı gayrimeşru ilişki sonucu dünyaya gelen kızının ölüm haberiyle beraber varlığından yeni haberdar olduğu Ece Öztürk’ün bulmasıdır. Ferit, tüm yolları denemiş ama Ece’nin izini bulamamıştır. Dedesinin son arzusunu yerine getirmek için çırpınan ve çaresiz kalan genç adam, sevgilisi Gonca’nın (Seda Güven) teklifini kabul ettiğinde kendisini büyük bir yalanın içinde bulur. Bu yalanın baş rolünde ise Peri Aslan (Buse Arslan) vardır.

İlişkileri lisede yapılan acımasız bir "şakaya" dayanan ve 20 yıl sonra hayatın yollarını yeniden kesiştirdiği dört kadının güç mücadelesinde eski kinler ve hırslar ortaya çıktıkça aralarında cinayete kadar varan korkunç bir hesaplaşma başlar. Merve Aksak (Aslıhan Gürbüz), Oya Toksöz (Gökçe Bahadır), Arzu Kaymaz (Tülin Özen) ve Pelin Kaner'in (Bade İşcil) karıştığı bu vakâyı (ya da vakâları), Cinayet Büro Başkomiseri Kemal (Tansu Biçer) ve yardımcısı Derya (Hayal Köseoğlu) çözmeye uğraşırlar ancak bu dört kadının çetrefilli dünyasını aydınlatmak düşündüklerinden daha zor olacaktır.

Ayça ve Bora Başaran çifti, ülkenin en çok reyting alan haber bülteninin sunucularıdır. Ancak onların evliliği aşk üzerine değil, tamamen iş ortaklıkları üzerine yürümektedir. Haber bülteninin popülerliğinin sebebinin kendi olduğuna inanan Bora, çalıştığı kanal Kanal 4'den Kanal 10'a transfer olmayı ister. Ancak kanalın sahibi Bora'nın gitmesine engel olmaya çalışmaktadır. Kanalın sahibi Haluk ve Bora arasında çıkan bir kavgada, Bora başını vurarak komaya girer. Bu sırada Haluk'un beklediği mucize gerçekleşir ve aracıyla çarptığı Taner'in, Bora'ya ikizi kadar benzediğini farketmesiyle haber bülteninin reytingleri en azından şimdilik kurtulur. Ama boş durmayan kader ağlarını örer. Bora'nın yerine geçen Taner, Ayça'ya aşık olur. Ancak yaptığı anlaşma gereği eli kolu bağlıdır. Macera da burada başlar.

Bir Aşk İki Hayat, basit bir konu hakkında yaptığı tercihlerle farklı yönlere savrulan bir adamın hikayesini konu ediyor. Umut, kendi filmlerini çekmeye çalışan, bağımsız bir yönetmendir. Moda'da köpeği ile birlikte yaşayan Umut'un hayatı, bir gece vereceği kararla bambaşka bir hal alır. Genç adam, hayatının değişeceğinden habersiz bir şekilde köpeği ile dışarı çıkmaya karar verdiğinde, hayatının aşkı ile tanışma fırsatı bulur. Aşk ve hayatın sonsuz seçenekleri arasında neyin doğru olduğunu bilmeden ilerleyen Umut, başarılı bir mimar olan Deniz ile tanışır. Diğer seçeneğe karar verdiğinde ise uçurumun kenarına sürüklenmesine neden olacak olaylar silsilesi başlar.

Raşit Çelikezer'in yönetmen koltuğunda oturduğu "Eyvah Karım" filminde, zengin ve sosyetik bir çiftin hikayesi anlatılıyor. Karısının tatile gitmesini fırsat bilen adam hemen çapkınlık planları yapar. Fakat başına gelenler planladıklarından bambaşkadır. Evde çapkınlık planı yapan adamın tadını önce eve giren üç farklı hırsız bozar. Bu yetmezmiş gibi bir de karısı sürpriz yapmak için aniden eve geri döner. Asuman Dabak ve Yosi Mizrahi'nin başrolünde yer aldığı filmin oyuncu kadrosunda ayrıca Wilma Elles ve Sadi Celil Cengiz yer alıyor.

Zafer ve annesi Döndü Hanım Ege’nin bir kıyı kasabasında birlikte yaşamaktadır. Yaşı geçmekte olan oğlunun kasabanın güzeli Mehtap’tan ayrılmış olmasına ve hala evlenmemiş olmasına üzülen Döndü, bu gidişata son vermek için harekete geçer. Bu esnada mütevazı teknesinin sorunlarıyla boğuşan Zafer’in yaptığı mavi turda olanlar olur! Zafer ünlü dizi oyuncusu Aslı ile tanışır ve ikili arasında önüne geçilemez bir çekim başlar. Ancak Aslı Döndü Hanım'ın ideal gelini olabilecek midir? Mehtap'ın babası İbrahim'in sinsi planları da Zafer ve ailesinin peşini bırakmayacaktır. Tüm bunların üstüne Aslı'nın eski sevgilisi dde tatile dahil oluverir! Bu tatilde aşk, komedi ve talihsizlikler birbirini kovalayacaktır!

Filmde Atatürk’ün hiç lider olmaması, Kurtuluş Savaşı’nın yapılmamasıyla Osmanlı Cumhuriyeti’nin günümüze uyarlanmış devamı anlatılıyor.Türkiye Cumhuriyeti yerine Osmanlı Cumhuriyeti’nin devam etmesi, Ankara’nın başkent olmaması, tabelaların, plâkaların hem Türkçe, hem Arapça olması, padişahın kaftanının altında takım elbise olması gibi trajikomik durumlar filmin hikayesini oluşturuyor.

İlişkileri lisede yapılan acımasız bir "şakaya" dayanan ve 20 yıl sonra hayatın yollarını yeniden kesiştirdiği dört kadının güç mücadelesinde eski kinler ve hırslar ortaya çıktıkça aralarında cinayete kadar varan korkunç bir hesaplaşma başlar. Merve Aksak (Aslıhan Gürbüz), Oya Toksöz (Gökçe Bahadır), Arzu Kaymaz (Tülin Özen) ve Pelin Kaner'in (Bade İşcil) karıştığı bu vakâyı (ya da vakâları), Cinayet Büro Başkomiseri Kemal (Tansu Biçer) ve yardımcısı Derya (Hayal Köseoğlu) çözmeye uğraşırlar ancak bu dört kadının çetrefilli dünyasını aydınlatmak düşündüklerinden daha zor olacaktır.

Koçoğlu otellerinin kurucusu Hüseyin Koçoğlu (Arif Erkin), geçirdiği kalp krizi sonucu ölüm döşeğindedir. Hayata tutunmak için sevgili torunu Ferit’ten (Eren Hacısalihoğlu) tek istediği, yıllar önce yaşadığı gayrimeşru ilişki sonucu dünyaya gelen kızının ölüm haberiyle beraber varlığından yeni haberdar olduğu Ece Öztürk’ün bulmasıdır. Ferit, tüm yolları denemiş ama Ece’nin izini bulamamıştır. Dedesinin son arzusunu yerine getirmek için çırpınan ve çaresiz kalan genç adam, sevgilisi Gonca’nın (Seda Güven) teklifini kabul ettiğinde kendisini büyük bir yalanın içinde bulur. Bu yalanın baş rolünde ise Peri Aslan (Buse Arslan) vardır.

Ayça ve Bora Başaran çifti, ülkenin en çok reyting alan haber bülteninin sunucularıdır. Ancak onların evliliği aşk üzerine değil, tamamen iş ortaklıkları üzerine yürümektedir. Haber bülteninin popülerliğinin sebebinin kendi olduğuna inanan Bora, çalıştığı kanal Kanal 4'den Kanal 10'a transfer olmayı ister. Ancak kanalın sahibi Bora'nın gitmesine engel olmaya çalışmaktadır. Kanalın sahibi Haluk ve Bora arasında çıkan bir kavgada, Bora başını vurarak komaya girer. Bu sırada Haluk'un beklediği mucize gerçekleşir ve aracıyla çarptığı Taner'in, Bora'ya ikizi kadar benzediğini farketmesiyle haber bülteninin reytingleri en azından şimdilik kurtulur. Ama boş durmayan kader ağlarını örer. Bora'nın yerine geçen Taner, Ayça'ya aşık olur. Ancak yaptığı anlaşma gereği eli kolu bağlıdır. Macera da burada başlar.
Görsel yokLeyla'nın hayatı uzaktan bakıldığında mükemmele yakındı. Mutlu bir yuvaya, güzel bir işe ve aileye sahip olan Leyla'nın hayatındaki tek eksik bir bebekti. Son hamileliği de düşükle sonuçlanan Leyla'nın artık bebek sahibi olma şansı yoktur. Diğer tarafta Emel, Leyla kadar şanslı değildir. Ailesini küçük yaştayken bir trafik kazasında kaybeden Emel, kocası tarafından da aldatılan bir kadındır. Leyla bir bebek sahibi olamayacaksa, yaşamanın da bir anlamı olmadığını düşünerek ölüme yürür. Onu can dostu Emel kurtarır. Ve Leyla'ya hayatının teklifini yapar; taşıyıcı annelik!