İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

13 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Murat Yıldırım (d. 13 Nisan 1979, Konya), Türk oyuncu ve sunucudur. Annesi ve babası aslen Mardinli olan Yıldırım, babasının öğretmenlik görevi nedeniyle 1979'da Konya'da doğdu. Ailesi Kürt ve Arap kökenlidir. Yıldırım, Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünden sekizinci senesinde mezun oldu. Tiyatro ve müziğe ilgi duyan Yıldırım, Yıldız Teknik Üniversitesi Oyuncuları'na (YÜO) katıldı ve 3 yıl amatör olarak tiyatroda oynadı. YÜO'daki arkadaşları aracılığıyla televizyon dünyasına giren Yıldırım'ın televizyonla ilk tanışmasını sağlayan, 2003 yılında “Ölümsüz Aşk” dizisinin bir bölümünde küçük bir rol alması oldu. Fakat dizi yalnızca 11 bölüm sürdü. 2004 yılında Bütün Çocuklarım dizisinde "Mesut" karakterini canlandıran Yıldırım, oyunculuğa Büyük Yalan dizisi ile devam etti. 2006 yılında ilk uzun soluklu çalışması olan Fırtına dizisinde başrol oynayarak ün kazandı. Aynı yıl sinemada Altın Portakal ödülüne aday olan Araf filmi ile ilk kez başrol oynadı. Başrolünü paylaştığı Tuba Büyüküstün ile Asi dizisinde "Demir" karakterini oynadı. 2009 yılında ise Asi dizisi sona erdikten sonra TMC yapım şirketi ile Aşk ve Ceza adlı dizi için anlaşma imzalayan Yıldırım, dizide başrolü oynadı. 2012'de Tims Productions'ın yapımcılığını üstlendiği, Show TV'de yayınlanan Suskunlar'da Ecevit karakterini canlandırdı. 2016 yılında Meryem Uzerli ile birlikte Gecenin Kraliçesi dizisinde başrol oynadı. 2015-2016 yıllarında Kocan Kadar Konuş film serisinde başrol oynadı.

Efe (8), ailesiyle birlikte dedesi Hakkı’yı (70) ziyaret etmek için İzmir’e gider. Tatil, ablası Hira (15) için heyecan doluyken, Efe için oldukça sıkıcı görünmektedir. Ancak, markette tanıştığı satranç takımı üyesi Ceren (8) ve arkadaşları ona meydan okuyunca işler değişir. Daha önce hiç satranç oynamamış olan Efe, dedesinden yardım ister ama reddedilir. Bu sırada gizemli satranç taşları, Efe’ye oyunu öğretmek için harekete geçer. Bu macera, aile içinde geçmişin kırgınlıklarını iyileştirirken yaz tatilini unutulmaz kılar.

1950 yılında Kuzey Kore, Güney Kore' ye saldırdığında Birleşmiş Milletler' in yaptığı yardım çağrısı sonucu Türkiye, Kore'ye bir tugay gönderir. Her şey gönderilen tugayın içindeki askerlerden birisi olan Süleyman Astsubay'ın savaş meydanında annesi babası öldürülmüş küçük bir kız bulmasıyla başlar. Süleyman Astsubay bulduğu 5 yaşındaki küçük kıza ay gibi yüzü olduğu için Ayla ismini verir. 15 ay boyunca Ayla'nın bakımını üstlenen Süleyman Astsubay'ın artık Türkiye' ye dönmesi gerekmektedir. Ayla'yı bırakıp gitmek istemeyen Süleyman, Ayla'yı Türkiye'ye götürmek için birçok yolu dener ancak bir türlü Kore yasalarını aşıp Ayla'yı Türkiye'ye dönerken yanına alamaz. Savaş günlerini geride bıraktıktan 60 yıl sonra Ayla ve Süleyman tekrar bir araya gelirler.

Hakan kadınlarla uzun süreli ilişki kurmakta problem yaşayan genç bir çapkındır. Yaşadığı sahil beldesine gelen turistlerle kısa süreli ilişkiler yaşar, bağlanmaktan hep kaçınır. Ablasının terk ettiği eniştesi ve 5 yeğeninden başka hayatına kimseyi sokmaz. Hakan için işler, bir gün tesadüfen karşılaştığı Bahar'a ilk görüşte aşık olmasıyla tamamen değişir. Bahar ile yakınlaşmaya çalışan Hakan, Bahar'ın son derece nadir görülen bir rahatsızlığı olduğunu öğrenir. Bahar geçirdiği bir kaza sonucu, kaza gününden sonra olan hiçbir şeyi hafızasında tutamamaktadır. Her gün aynı güne –iki yıl önceye – uyanıp oradan devam etmektedir. Bahar'ın abisi ve babası da onun mutsuz olmasını engellemek için her gün kaza günündeymiş gibi davranmakta, türlü türlü numaralarla Bahar'ı da buna inandırmaktadırlar. Hakan'ın da olaya dahil olmasıyla birlikte üçü birden Bahar'ı mutlu etmek için her yolu denerler. Hakan, her sabah bir önceki günü unutan Bahar'ı kendisine her gün yeniden aşık etmek zorunda kalır.

Zeynep kardeşiyle birlikte kendi halinde bir hayat yaşayan genç bir kadındır. Can ise genç yaşta profesör olmayı başarmış, mesleğinin zirvesinde son derece başarılı ve zengin bir cerrahtır. Normal şartlarda hiçbir ortak noktaları ve aynı ortamda bulunmaları için sebepleri bulunmayan ikili arasında büyük bir aşk başlar. Ancak bu farklı hayatlar, aralarındaki aşkın önüne çok fazla engel çıkmasına neden olacaktır.

14 yıllık eski sevgililer Efsun ve Sinan evlenmeye karar verdiklerinde başlarına gelmeyen kalmaz. Düğün günü geldiğinde ise her şey daha da karışır.

Şebnem Burcuoğlu’nun çok satan Kocan Kadar Konuş romanından uyarlanan film bu toprağın kadınlarının daha çocukken nasıl koca bulmaya programlandıklarını anlatıyor. Bu kadınların arasında 30 yaşındaki Efsun (Ezgi Mola) gerçek aşkı, sevgiyi, dürüstlüğü arar ama diğer kızlar gibi numara yapmayı, trip atmayı, erkeği parmağının ucunda oynatmayı bilmez. Bu yüzden bu yaşına kadar düzgün bir ilişkisi olmamıştır. Efsun’un kadınlığın kitabını yazmış İzmirli ailesi ise ona kadınlığı öğretmeye kararlıdır. Efsun da nihayet kendini Türk kızlarına emanet eder. Ailesi tepeden tırnağa yeniledikleri Efsun’u takdim etmeye hazırlanırken Efsun’un karşısına hiç unutamadığı, üstüne yenisini koyamadığı lise aşkı Sinan (Murat Yıldırım) çıkar.

Bir çete lideri, Süpermen kılığındaki intihara meyilli adamı işe alır. Bu sırada çeteyle bağlantılı çalıntı bir arabayı kullanan kadın ise çeteden intikam almayı planlar.

Gerçek bir hikâyeden uyarlanan "Kara Kış", 1939 Erzincan'da geçiyor. Yıkıcı bir depremin ardından, Savcı Yusuf İzzet Akçal, enkaz altında kalanları kurtarmak için mahkumları, her akşam hücrelerine geri dönmeleri şartıyla serbest bırakır.

Hayatını dürüstlük, aile sevgisi ve güven üzerine kuran Serhat’ın, eşi Berrak’ın yıllardır sakladığı büyük bir sırrı öğrenmesiyle alt üst olan hayatına odaklanıyor. Serhat’ın yolu, dobra ve cesur tavırlarıyla dikkat çeken Zeynep’le kesiştiğinde ikili kendilerini büyük bir fırtınanın içinde buluyor.

Nazlı, oğlu Memo’yla yaşayan yoksul, bekar ve genç bir annedir. Memo’nun güçlü ve zengin amcası Demir Akçınar, vefat eden abisinin bir oğlu olduğunu öğrenince Memo’ya sahip çıkmak için peşlerine düşer. Nazlı’nın mesleğini öğrendiği anda, yeğeninin böyle bir kadının yanında büyümesine izin vermeyecektir. Memo’yu alabilmek için büyük bir savaş başlatır. Kendini bu mücadelenin içinde bulan Nazlı aslında Demir’in düşündüğü gibi biri değildir, daha büyük bir sırrı vardır. Nazlı ve Demir, Memo’nun iyiliği için savaşırken Akçınar ailesinin oyunları, yıllardır saklanan sırlar ve geçmişten gelen gölgeler onların bu savaşını daha da içinden çıkılmaz bir hale getirecektir.

Aziz Payidar, Antakya'nın tek halı üreticisi olan Payidar ailesinin oğludur. Refah içinde bir yaşam süren Aziz'in hayatı, Fransız delegesi Mösyö Pierre’in oğlu Teğmen Andre’yi öldürmesiyle altüst olur. Yaşananlardan sonra Aziz, sevdiği kadın dahil her şeyi ardında bırakmak zorunda kalır. Aradan geçen iki yılın ardından herkes onun öldüğünü düşünürken Aziz geri döner. Her şeyini kaybetmiş bir adam olan Aziz, geri döndüğünde Antakya'yı bıraktığından daha kötü bir halde, ilk aşkı Dilruba'yı ise amcası Galip Payidar’ın oğlu Adem ile nişanlanmış bulur. Hayata sıfırdan başlamak zorunda kalan Aziz, zorlu bir mücadeleye girişir.

Giderek yoğunlaşan bir şekilde yabancı istihbarat servislerinin operasyonlarına maruz kalan ülkemizde, Ankara'daki SİHA fabrikasına bir terör saldırısı düzenlenir. Saldırının yabancı istihbarat servisleri organizasyonu ile gerçekleştirildiği tespit edilir. Bu saldırıların üzerine MİT içinde çok gizli bir ekip kurulur. Bu ekip ülkesi için hayatlarından vazgeçerek saldırıların arkasındaki güçleri tespit edecek ve olağanüstü yöntemlerle ortadan kaldıracaktır.

Ramo dizisi haksızlığa başkaldıran Ramo'nun, iki aile arasındaki çatışmanın ve bu çatışmanın arasında yeşerecek büyük bir aşkın hikayesini anlatıyor.

Kartal, babasını öldüren adam Aziz'in büyüttüğü bir yetimdir. Kartal, Aziz'in kızı Esra ile evlenir ancak Selin'e aşık olur ve eşi ve babası tarafından onu terk etmekle tehdit edilir.

Birbirlerinden başka tutunacak şeyi olmayan, dört küçük çocuğun hikayesi bu. Dört arkadaş. Dört kardeşten öte. Büyümeleri yıllar sürecek sandılar. Ama bazı çocuklar. Tek bir günde büyür. Basit, masum, tek bir hata yaptılar. Ve çocukluklarına veda ettiler. O günden sonra bir söz verdiler birbirlerine. Sustular. Ve dağıldılar şehrin dört bir yanına. Ama içlerinden biri tutmadı sözünü. Yıllar sonra bir araya topladı hepsini. Başladığı işi bitirmeleri için... Şimdi her biri bambaşka bir adam. Biri gözü kara bir serseri. Biri başarılı bir kanun adamı. Biri hiç büyümemiş, kocaman kalpli bir çocukadam. Biri de sözü ilk bozan. Şehrin dört bir yanından esen dört rüzgar gibi çıktılar bir yola. Arkalarında paylaşılamayan bir aşk, önlerinde sorulacak bir hesap, tek silahlarıysa girdiği her savaştan galip çıkan dostluklarıydı. Onlar yıllarca sustular. Şimdi konuşma zamanı...

Yasemin bir reklam ajansında çalışan, genç ve güzel bir kadındır. Nişanlısı Mehmet ile bir hafta sonra evlenecek olmanın heyecanı içindeyken, yaşadığı ihanet sonucu bütün inandığı değerler allak bullak olur. Çocukluğunda aile arasında geçen acı bir olay sonucu, babasına önemli bir söz vermiş olan Yasemin için fedakarlık, masumiyet, namus, doğruluk gibi kavramların sorgulanma vakti gelmiştir. Yasemin yaşadıklarından uzaklaşmak için, emekli öğretmen annesinin yaşadığı Bodrum’a gider. Evlilik öncesi bir erkekle beraber olma düşüncesi artık imkansız değildir. Yasemin karşısına ilk çıkan erkek olan Murat Yıldırım’la birlikte olur ve düşürdüğü kolyesi dışında hiçbir iz bırakmadan, Külkedisi gibi sırra kadem basar.

Hatay'da geçen dizi, iki ailenin dört kuşağa varan hikâyesini anlatmaktadır. Asi Kozcuoğlu (Tuba Büyüküstün) ve Demir Doğan (Murat Yıldırım)'ın aşk hikâyesi ve aileleri arasındaki gerginlik dizinin ana temasını oluşturmaktadır. Kozcuoğlu ailesi nesillerdir Hatay'daki topraklarında yaşamaktadır. Çiftliğin sahibi İhsan Kozcuoğlu (Çetin Tekindor) ve kızı, Asiye, hayatlarını çiftliklerini ayakta tutmaya adamışlardır. Hayatları Demir Doğan'ın başarılı bir iş adamı olarak şehre gelmesiyle değişir. Demir'in annesi, Emine (Elif Sümbül Sert) ve teyzesi Süheyla (Tülay Günal) yıllar önce Kozcuoğlu çiftliğinde çalışmışlar ve Emine Asi (Orontes) nehrine atlayarak intihar etmiştir. Demir'in Asi'ye olan ilgisi ve ilişkileri, teyzesinin ve kızkardeşi Melek ( Elif Sönmez)'in de hikâyeye dahil olması ile her bölümde yeni zorluklarla sınanacaktır.

Adını Karadeniz'in Fırtına Deresi'nden alan dizide, Trabzon'un yemyeşil köylerinden birinde Ali ve Zeynep arasında yaşanan tutkulu aşk hikayesi anlatılıyor. Ali'nin babası Hasan, kısa zamanda zengin olma hayalleri kuran ve bu uğurda ailesini geçindiren bahçesini, tarlasını ihmal etmiştir. Zeynep'in babasını da bu definecilik macerasına dahil eder. Fakat Zeynep'in annesi Emine, kızını köye gelin vermek istemez, üstelik onun gibi düşünen başkaları da vardır.

Ali Yahya 30 yıl önce Erzincan'dan İstanbul'a göç etmiştir. Beş çocuk babası Ali Yahya her biri birbirinden farklı amaçları olan evlatlarını İstanbul'da yetiştirme ve ailesini bir arada tutma mücadelesi verir.

İsmet, İstanbul'un küçük ve bir aileymişçesine birbirine bağlı semtlerinden birinde canından çok sevdiği oğlu Özgür ile birlikte yaşayan bir meyhanecidir. Özgür ölecektir, çok sevdiği hayattan ve babasından koparılmadan önce yaşayabileceği sadece 1 ayı kalmıştır. Herkes birlik olup bu haberi baba oğuldan saklamaya ve Özgür'e son ayını olabilecek en mutlu şekilde yaşatmaya karar verir. Şimdi akıllarında Özgür'ün gerçek aşk olmadan olmayacağına inandığı fakat babasının artık vaktinin geldiğini düşündüğü Özgür'ün milli olma durumu vardır. Bakalım mahalleli Özgür'e ölmeden önce ölümsüz aşkını yaşatabilecek midir?