İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

17 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
11 Şubat 1977’de Mersin’de doğan Mustafa Üstündağ, İlkokul, ortaokul ve lise eğitimini Mersin’de tamamlamıştır. Mustafa Üstündağ, Müjdat Gezen Sanat Merkezi Tiyatro Bölümünden mezundur. İlk kez Yılan Hikayesi dizisiyle kamera karşısına geçmiştir. Ecem Özkaya ile 2010 yılında evlenen Mustafa Üstündağ'ın Ahmet Kaan isimli bir erkek çocuğu bulunmaktadır. Çift 2019 yılında boşanmıştır.

Kargoculuk yapan iki çocuk babası Hayri’nin en büyük hayali, bir milyoncu açmaktır. Hayri, kargo dağıtırken kaza geçirip hastaneye düşer. Orada karşılaştığı bir adam, Hayri’yi başkasıyla karıştırır ve ona para karşılığı Bursa’ya götürmek üzere yasadışı bir paket verir. İçinde bulunduğu bu yanlış anlaşılmayı fırsata çevirmek isteyen Hayri, paketi alır. Yolda karşılaştığı Serkan ve paketi almak için peşlerine takılan ayakçılarla, eğlence ve macera dolu bir yolculuğa çıkar.

Fikret, eski mesleği olan gemiciliğe dönmüş, tayfa olarak çalıştığı gemiyle uzak denizlere açılmıştır. Gemi Hint okyanusunda seyrederken Somali’li korsanların saldırısına uğrar, korsanlar gemiyi ele geçirir, Fikret denize atlayıp kaçar.Ertesi gün Fikret baygın bir halde Hindistan sahilinde bir kumsalda karaya vurur. Bir kaç hintli köylü Fikret’i bulur, tedavi etmek için yakınlardaki bir Budist tapınağına götürürler.Aradan beş ay geçer, Fikret sağlığına kavuşur, tapınakta eğitim gören Serkan adındaki bir Türkle tanışıp arkadaş olur.

1970’lerin sonlarına doğru Türkiye’nin gittikçe gerginleşen atmosferi, her geçen gün işlenen onlarca cinayet ve yitip giden bir dolu hayata eşitti. Sokağın kanla boyanan kaldırımları, siyasilerin bu kanı daha da arttıran demeçleri ile ülkedeki derin kaos ortamını besliyordu. Türkiye’nin bu son derece gergin atmosferine bir de ülkenin en önde gelen gazetecilerinden Abdi İpekçi’nin öldürülmesi eklenince bu ortamı yapacaklarına sebep olarak gören askeri yapı, ülke yönetimine müdahaleye hazırlanıyordu. Zincirbozan'da Abdi İpekçi’nin öldürüldüğü dönemden 12 Eylül askeri darbesine kadar geçen süre, siyasilerin terör olaylarına kayıtsız kalmanın ötesinde nasıl körükleyici davranışlarda bulundukları ve askerin darbe hazırlıkları anlatılmaktadır.

Hayri ve Orhan piyasaya sürdükleri başarısız kasetler sonucu borç batağında olan iki müzik yapımcısıdır. İkili, Sansar isimli menajerin 'genç yetenek' diye lanse ettiği, o sıralar Almanya'da yaşayan Ferhat ile irtibata geçerler. Telefonda şarkı söylettikleri Ferhat'ın sesini çok beğenirler ve acil bir eylem planı oluştururlar: Ferhat gelecek, altyapıyı söyleyecek, kasetten gelen paralarla borçlar ödenecek ve düze çıkılacaktır. Firuze isimli gizemli, kararlı ve zengin bir kadın gelir. Ferhat'ı televizyonda seyretmiş ve çok beğenmiştir. Parası olduğunu ve Ferhat'a yatırım yapmak istediğini söyler. Ama her şeyden önce imajlarını değiştirmeleri gerekmektedir: Yeni bir ofis, şık kıyafetler, yaşayacakları güzel bir villa.

Dışarıdan pırıltılı görülen plaza dünyası, içerde egoların ve hırsların çarpıştığı bir arenadır. Kadınlar Dünya Serbest Dalış rekortmeni Aydan, aniden kendini bu dünyada ve yeni ailesinin içinde bulur. Onun gelmesi ile ailenin kirli geçmişi ve aile üyelerinin gerçek yüzleri ortaya çıkar. Ve ailede acımasız bir taht kavgası başlar. Aydan bu kavgada kendi değerleri ve aşkı ile ayakta kalacak mı, yoksa güç ve para onu da mı zehirleyecektir?

Güzel başlayan birlikteliklerini evlilik ile taçlandıran çiftin yaşantıları başlarda rüya gibidir. Fakat zaman ilerledikçe yaşanan olaylar ve hayatın yükü arttıkça ilişkilerde çıtırdamalar başlar. Zor bir dönemden geçen Derin’in başına gelen birçok kadının başına gelenden farksızdır; aldatılmak. Derin’in yapabileceği üç şey vardır; ayrılmak, affetmiş görünüp mücadele etmek veya görmezden gelmek... Fakat o bunların hiçbirini yapmaz, onun bambaşka bir planı vardır. Yönetmen koltuğu Çağrı Bayrak’ın oturduğu dizinin oyuncu kadrosunda i Gonca Vuslateri, Seçkin Özdemir ve Mustafa Üstündağ gibi isimler yer alıyor.

Ve karşınızda ekranların en trajikomik ailesi: Sayılmazlar. Abla Melek Sayılmaz, abi Armağan Sayılmaz, ve kız kardeşler Biricik ve Cansın Sayılmaz’dan oluşan ailemiz İstanbul’da oldukça sıkıcı bir hayat sürdürmektedir. Melek Sayılmaz’ın hayattaki tek arzusu, bir başına büyüttüğü kardeşlerinden bir an önce kurtulmak ve böylece o hep hayalini kurduğu Bodrum’a ilk otobüsle kaçabilmektir. Ancak sivri dilli, hazır cevap ve kardeşlerinden illallah diyen ablamız Melek hanım, öyle pek de melek sayılmaz.

İstanbul’un en belalı mahallerinden Çukur’un kontrolü Koçova ailesinin elindedir. Koçovalıların Çukur’u yönetirken en önemli kuralları da uyuşturucuya asla izin vermemeleridir. Ancak gözünü bu mahalleye dikmiş ve bu yasağı kırmaya hazırlanan yeni bir grubun ortaya çıkması ile mevcut düzen bozulur.

Restoran işletmeciliği yapan Alper, hayatı boyunca sevdiklerinin ihanetine uğramış genç bir adamdır. Eşini trajik bir kaza sonucu kaybeden Alper, kendini dış dünyaya kapatmıştır. Bir gün karşısına Leyla çıkar ve hayatı hiç ummadığı şekilde değişir. Babasının gazabından kaçmak isterken, yanlış bir adamla, yanlış bir yola sürüklenen Leyla’nın bu ilişkiden bir çocuğu olur. Rüzgâr adını verdiği oğluyla hayata tutunmaya çalışan ve bu uğurda birçok zorlukla karşılaşan Leyla için hayat hiç de kolay değildir. Oğlunun güzel bir yaşantı sürmesi için çok iyi tanımadığı Haşmet ile evlenen biçare Leyla, evlendiği adamın hiç bilmediği karanlık yüzü ile karşılaşır. Haşmet azmi ve kararlılığı sayesinde zengin bir iş adamı olmuş ve sahip olduğu her şeyi yoktan var etmiştir. Güçlü durmayı bilen Haşmet’in hayattaki tek zaafı Leyla ve ona duyduğu derin aşktır. Leyla, Haşmet hakkındaki karanlık gerçekleri öğrendiğinde ondan kaçmaya çalışır. Bir rastlantı sonucu Leyla’nın yolu Alper ile kesişir. Artık bu ikili için aşk kapıdadır. Kendilerini planlamadıkları bir duygu selinin içinde bulan Alper ve Leyla birbirlerini buldukları kadar kolay kaybetmemeye kararlıdırlar. Leyla her şeyin yoluna girdiğini ve Haşmet’e izini kaybettirdiğini düşünürken onu bir anda karşısında bulur. Kâbus yeniden başlamıştır. İşte o anda Haşmet’ten kaçmanın sandığı kadar kolay olmayacağını anlar ama ona geri dönmesi de mümkün değildir çünkü gönlü Alper’dedir. Birbirlerine âşık iki insanın mücadelesine tanık olduğumuz hikâyede Haşmet, hem Leyla’nın hem de Alper’in yaşamlarının dönüm noktası olacaktır.

Babasının ani ölümüyle tahta çıkan Sultan Ahmed kendini başka bir dünyada bulur; savaşlar, entrikalar, devlet yönetimi... Ama bir gün bir tablo görmesiyle hayatına bir kadın girer: Kösem Sultan. İlk başlarda tahtın ağırlığında ezilse de yavaş yavaş işlerin farkına varacaktır. Kösem Sultan ise saraya gelmesiyle birlikte artık kendisine bekleyen hayatın ilk adımını atacaktır. O da işlerin farkına vardıktan sonra kendini saray entrikalarında ve taht kavgalarında bulacaktır. Eşinin ani ölümünden sonra zorlu bir hayat onu beklemektedir. İki çocuğunun ve torununun saltanatlarını görecek, Osmanlı İmparatorluğu'nun en kudretli valide sultanı olacak, deyim yerindeyse devleti o idare edecektir. Ne yazık ki en sonunda da kendisi saray entrikalarına kurban gidecektir.

İlk gençlik yıllarından beri birbirlerine aşık olan İpek ve Çetin, on beş sene sonra ayrılık kararı alırlar. Bu kararının ardından çift, "Tüm zorluklara rağmen aşk hala mümkün müdür? Mutlu evliliğin formülü nedir?" gibi sorulara cevap ararlar.

Hande Altaylı'nın çok satan romanı Kahperengi'den uyarlanan dizi Anadolu'nun küçük bir kasabasında doğup, büyüyen Narin'in hikayesini anlatıyor. Narin, azmi ve zekası sayesinde eğitimini büyük güçlüklerle olsa da tamamlamış ve zorlu geçmişini ardında bırakarak İstanbul'a, yeni bir hayat kurmaya gelmiştir. Narin'in çocukluktan büyük bir aşkla sevdiği Fırat, yıllar sonra Narin'in karşısına hiç beklemediği birisinin nişanlısı olarak çıktığında, Narin'in daha yeni açtığı temiz sayfası bir anda geçmişin izleri ile dolar. Diğer taraftan geçmişin bir hayaleti daha, Narin'in karşısına dikilmek için gün saymaktadır.

Eşref Bey karısı Serap Hanım'la birlikte Ege'de bir kasabada yaşamakta, kendi zeytinlikleri ve zeytinyağı fabrikasıyla geçimini sağlamaktadır. Hayatta en büyük gururu olan beş çocuğunu en iyi şekilde yetiştirmiştir. Artık ömrünün sonbaharında, ondan uzak yaşayan çocuklarının başarılarıyla gururlanmaktayken, karısının ani ölümü Eşref Bey'i derinden sarsar. Bu olayla sadece karısını değil, ona bağlılığından şüphe duymadığı beş çocuğuyla arasındaki köprüyü de kaybeder Eşref Bey. Ve bu köprüyü yeniden kurmak için yıllardır dışına adım atmadığı Kasabasından çıkıp, İstanbul'a çocuklarını ziyarete gitmeye karar verir.

Çilingirlik yaparak geçimini sağlayan Cemal (Kadir İnanır), kızıyla birlikte mütevazı bir hayat sürmektedir. Dişinden tırnağından arttırıp biriktirdiği parayla kızı Duru’ya bir ev almak ister. Ancak Cemal’in hayatı, kendini emlakçı olarak tanıtan Selami (Mustafa Üstündağ) yüzünden altüst olur. Selami ve ortağı Ateş (Kenan Ece), Cemal’i dolandırır. Bütün hayalleri yıkılan Cemal, soluğu karakolda alır. Suç dosyası kabarık olan Ateş’in resmini görür görmez tanımıştır. Bundan sonrası kolaydır, komiser Zeki Ateş’i eliyle koymuş gibi bulacaktır. Kendilerine yeni bir av bulan Selami ve Ateş ise bu yeni işten büyük kazanç sağlayacaktır. Ancak önlerinde büyük bir engel vardır. Adalet isteyen Cemal, ikilinin ensesindedir. Komiser Zeki’nin de katkısıyla işler çığırından çıkar.

Üç çocuğu olan ancak oğlu ve büyük kızından yana yüzü gülmeyen İsmet Baba, "Cümbür Cemaat"le ailemizden biri oluyor. Bir baltaya sap olamayan ve hâlâ kendini babasına ispatlamaya çalışan oğlu Kenan'la, evliliğinde mutsuz olan ve kocası Yavuz'la yaptığı her tartışmayı evdeki eşyaları ve hatta mobilyaları toplayın baba evine dönerek noktalayan kızı Ayşegül arasında sıkışıp kalan İsmet Baba'nın tek umudu küçük kızı Öykü'dür. Ta ki üniversitede okuyan ve başarılı bir öğrenci olan Öykü bir aşka yelken açana dek Ailesinde hayatında bunlar olurken İsmet Babanın yurtdışında yaşayan ve yıllardır görmediği can düşmanı Fikri de ülkeye kesin dönüş yapar ve olaylar gelişir. Bir yanda ailesi, diğer yanda Fikri ve Fikri'nin oğlu ile baş etmeye çalışan İsmet Baba, yaşadığı sıkıntılara eğlenceli çözümler buluyor.

Polat Alemdar, kendisine verilen görevi başarıyla yerine getirip Türkiye'deki mafyanın tepesinde bulunan Kurtlar Konseyi'ni çökertmiş ve Türkiye'deki mafya yapılanmasının sonunu getirmiştir. Bu görevi layığıyla yerine getirdikten sonra Kamu Güvenliği Teşkilatı'nın (KGT) başına geçer ve devlet adına önemli operasyonlarda bulunmak için harekete geçer. Ancak yeni misyonu daha derin ve tehlikelidir.

Bu kimsesizlerin, kimliksizlerin hikayesi... Savrulmuşların, yolunu kaybettiğini fark edip, yeni bir yol arayanların... Bu, hayata hiç hazırlanamayanların... Bu her şeye provasız yakalananların, ağzı birkaç kez yananların, bu sığınmak için yürekten söylenmiş tek bir sözcük arayanların hikayesi...

Ankaralı Gökhan Sırım, Trabzonlu Cemal Hekimoğlu, İstanbullu Rıdvan Sarı. İzmirli Fikri Zihni Parlak, Sivaslı Mehmet Karatren, Konyalı Şemsi Güneş, Mersinli Tansel Teneke, Rizeli İdris Fındıkoğlu... Her biri silah altında TSK mensubu ve 56. Piyade Er Eğitim Alayı’nda bir araya gelen askerler. Her biri Türkiye'nin farklı yerlerinden, ama aynı vatani görev için bir araya gelen bu insanlar askerlikleri boyunca hasret, arkadaşlık, vatan gibi kavramları yeni baştan öğreniyorlar.

Cennet Mahallesi, İstanbul'un kenar semtlerinden biridir. Dans, müzik, aşkların bol olduğu bir yerdir burası. En güzel kızlar, en afilli delikanlılar, en hoş sohbet duygulu insanlar burada yaşar. Bu mahallenin gülü güzeller güzeli dansöz Sultan ile yanık sesli kemancı Ferhat birbirlerine deliler gibi aşıktır ama iki taraf aileleri arasında 4 göbek önceden başlayan düşmanlık bu iki sevgilinin aşkına engel olmaktadır. Sultan'ın anası bohçacı Pembe ile Ferhat'ın babası zurnacı Yunus da yıllar önce birbirlerine büyük sevda ile bağlanmışlar; ama bu düşmanlık onların da mutluluğunu bozmuştur.
Görsel yokSonat (Mehmet Ali Alabora), başarılı bir piyanisttir. Bir gün bir cinayet işlenir ve tek şüpheli Sonat’tır.

Üniversitede okumak için İstanbul'a gelip ahşap bir evin üst katını kiralayan dört kız arkadaş ve onların alt katına taşınan dört taşralı ve haşarı gencin maceraları. Aynı üniversitede okuyan ve aileleri başka şehirde yaşayan dört kız arkadaş, yurtta rahat edemedikleri için beraber bir ev kiralamaya karar verirler. Fakat oturabilecekleri, beğendikleri evlere ya maddi güçleri yetmez ya da ev sahipleri evlerini öğrenciye kiralamaz. Sonunda iki katlı ahşap 7 numaralı evin kiralık olduğunu görürler. Hiç çocukları olmamış ama birbirine çok düşkün Vahit ve Zeliha çiftinin olan bu ahşap evin üst katını, dört kız arkadaş kiralar. Fakat bakkal Vahit'in saf, taşralı amca oğulları da İstanbul'a gelip aynı evin alt katına yerleşince cümbüş başlar!