İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

15 filminden 2'si İzlenir çıktı, 1 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Natalie Portman (doğum adıyla Neta-Lee Hershlag), 9 Haziran 1981 tarihinde Kudüs, İsrail'de dünyaya gelmiştir. İsrailli bir baba ve Amerikalı bir annenin kızı olan Portman, henüz üç yaşındayken ailesiyle birlikte Amerika Birleşik Devletleri'ne göç etti. Washington D.C. ve Connecticut'ta yaşadıktan sonra New York'a yerleşen Portman, çifte vatandaşlığa (İsrail ve ABD) sahiptir. Çocukluk yıllarında bale ve modern dans eğitimleri alan oyuncu, 11 yaşındayken bir pizzacıda keşfedilerek modellik teklifi alsa da tercihini oyunculuktan yana kullandı. Kariyerine olağanüstü bir başlangıç yapan Portman, ilk sinema deneyimini Luc Besson'un yönettiği ve Jean Reno ile başrolü paylaştığı "Sevginin Gücü" (Léon: The Professional) (1994) filminde yaşadı. Canlandırdığı Mathilda karakteriyle henüz 13 yaşındayken eleştirmenlerden büyük övgü aldı ve dünya çapında dikkatleri üzerine çekti. Bu başarının ardından "Büyük Hesaplaşma" (Heat) (1995) ve "Çılgın Marslılar" (Mars Attacks!) (1996) gibi yapımlarda rol alarak Hollywood'daki yerini sağlamlaştırdı. Ancak onu küresel bir yıldıza dönüştüren ve popüler kültür ikonu haline getiren rol, George Lucas'ın efsanevi "Star Wars" öncül üçlemesinde ("Bölüm I - Gizli Tehlike" 1999, "Bölüm II - Klonların Saldırısı" 2002, "Bölüm III - Sith'in İntikamı" 2005) canlandırdığı Kraliçe Padmé Amidala karakteri oldu. Şöhretinin zirvesindeyken eğitimini ihmal etmeyen Portman, bu dönemde Harvard Üniversitesi'nde psikoloji lisans eğitimini tamamlayarak 2003 yılında mezun oldu. 2004 yapımı Mike Nichols filmi "Daha Yaklaş" (Closer) ile dramatik yeteneğini bir kez daha kanıtlayan aktris, bu performansıyla ilk Oscar adaylığını elde etti ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Altın Küre kazandı. Ertesi yıl, saçlarını tamamen kazıtarak başrolünde yer aldığı distopik başyapıt "V for Vendetta" (2005) filmindeki Evey Hammond rolüyle kariyerine unutulmaz bir karakter daha ekledi. Portman'ı oyunculuk kariyerinin zirvesine taşıyan ve ona En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar, BAFTA ve Altın Küre ödüllerini kazandıran yapım ise, Darren Aronofsky'nin yönettiği psikolojik gerilim "Siyah Kuğu" (Black Swan) (2010) oldu. Filmde canlandırdığı mükemmeliyetçi ve saplantılı balerin Nina Sayers karakteri, sinema tarihinin en etkileyici performanslarından biri olarak kabul edilmektedir. Gişe rekortmeni filmlerle de bağını koparmayan oyuncu, Marvel Sinematik Evreni'ne katılarak "Thor" (2011) ve "Thor: Karanlık Dünya" (2013) filmlerinde astrofizikçi Jane Foster'ı canlandırdı; yıllar sonra "Thor: Aşk ve Gök Gürültüsü" (Thor: Love and Thunder) (2022) filmiyle seriye güçlü bir dönüş yaptı. Pablo Larraín'in yönettiği biyografik drama "Jackie" (2016) filminde Jacqueline Kennedy'yi canlandırarak üçüncü Oscar adaylığını kazanan Portman, yakın dönemde bilimkurgu gerilimi "Yok Oluş" (Annihilation) (2018) ve büyük beğeni toplayan "May December" (2023) gibi prestijli yapımlarda başrol üstlendi. Oyunculuğun yanı sıra "Aşk ve Karanlık Masalı" (A Tale of Love and Darkness) (2015) filmiyle yönetmenlik ve senaristliğe de adım atan Portman, aynı zamanda aktif bir yapımcıdır. Kadın hakları ve hayvan hakları konusundaki aktivizmiyle de tanınan usta aktris, günümüzde Hollywood'un en yetenekli, entelektüel ve saygın isimlerinden biri olarak çok yönlü kariyerini sürdürmektedir.

Mathilda, New York’ta yaşayan ailesi dağılmış 12 yaşında küçük bir kızdır. Ailesini sevmeyen Mathilda için en değerli varlığı küçük kardeşidir. Babası uyuşturucu işlerine bulaşınca mafya ailenin tüm bireylerini öldürür. O sırada alışverişte olan Mathilda ise olaydan kılpayı kurtulur ve Leon’un kaldığı daireye saklanır. Leon ise çok soğukkanlı bir katildir. Ancak Mathilda’ya karşı içten bir sevgi besler ve ona kol kanat gerer. Aslında babalık, arkadaşlık gibi kavramlar ona çok yabancıdır.

İnatçı bir Los Angeles emniyet müdürlüğü komiseri acımasız ve ölümcül bir profesyonel hırsızın ve onun suç ortaklarının peşine amansız bir şekilde düşer.

Onlar güçlü, sevgi dolu ve bilge ama ancak şimdi fillerin en büyük sırlarını keşfediyoruz. Stratejik düşünme becerileri, karmaşık duyguları ve gelişmiş dilleri onları mümkün olduğuna inandığımızdan çok daha bize benzeten eşsiz ve dinamik bir kültür yaratmış. Bu dizi filler hakkında bildiğinizi sandığınız her şeyi sonsuza dek değiştirecek.

Kasabaları alçak mı alçak, rezil mi rezil kötü karakterlerce ele geçirilen korkusuz çocuklar, onları alt etmek için sihirli hayvanlardan oluşan bir aileyle iş birliği yapar.

12 yaşındaki öğrencisiyle birlikte olmasından ötürü reşit olmayan birine cinsel istismar suçundan hapse giren öğretmen Mary Kay Letourneau'nün hikayesinden uyarlandı. Öğrencisiyle birlikteliğinin üzerinden yaklaşık 20 yıl sonra hayatı filme çevrilecek olan Gracie Atherton-Yoo'nun, filmde kendisini canlandıracak olan oyuncu Elizabeth Berry ile birlikte geçirdiği zaman konu ediliyor.

Marvel Studios'un "Thor: Aşk ve Gök Gürültüsü" filminde Gök Gürültüsü Tanrısı, kendini bulacağı benzersiz bir yolculuğa çıkıyor. Ne var ki çabaları, Tanrı Kasabi Gorr olarak bilinen ve tüm tanrıları yok etmeyi amaçlayan bir katil tarafından sekteye uğratılıyor. Thor da onunla şavaşmak için Kral Valkyrie'nin, Korg'un ve Yüce Thor olarak büyülü çekiç Mjolnir'i açıklanamayan bir biçimde kullanmayı başaran eski kız arkadaşı Jane Foster'in yardımına başvurur. Hep birlikte, Tanrı Kasabı'nın kininin ardında yatan gizemi açığa çıkarmak ve iş işten geçmeden önce onu durdurmak üzere kozmik bir maceraya atılırlar.

Bir üniversitede hocalık yapan biyolog Lena’nın (Natalie Portman) asker eşi Kane (Oscar Isaac), bir görev için “Area X” adlı bir bölgeye gider ve bir yıl sonra geri döner. Ancak döndüğünde tamamen bitik durumdadır ve komaya girer. Lena, eşini bu hale getiren şeyin ne olduğunu merak eder ve “Area X”te araştırma yapmak amacıyla gidecek, tamamı kadınlardan oluşan bir keşif ekibine gönüllü olarak katılır. Bir biyolog, bir psikolog, bir acil tıp teknisyeni, bir jeomorfolog ve bir fizikçiden oluşan bu keşif ekibi, doğanın kanunlarının geçersiz olduğu tamamen mutasyona uğramış bir bölgeye adım atacaklardır ve onları nelerin beklediği belli değildir.

Bu epik macera, günümüz Yeryüzü'nden Asgard'ın kozmik diyarına kadar Marvel evrenini baştan sona geziyor. Hikayenin merkezinde, pervasız davranışlarıyla kadim bir savaşı yeniden kızıştıran, kudretli fakat kibirli bir savaşçı, Mighty Thor yer alıyor. Thor'un babası Odin, bu olaydan sonra onu Dünyaya, insanlarla birlikte yaşamaya göndermiştir. Kötü kardeşi Loki'nin Odin'i tahttan indirmesini, iktidarı ele geçirmesini ve Asgard'ın her yerine zulüm getirmesini engellemek için Thor Dünyadayken hazırlık yapmalıdır. Dünyayı ele geçirmek için en karanlık güçler gönderilince, Thor gerçek bir kahraman olmanın ne demek olduğunu öğrenir.

Bir adam ve kadın, ilişkilerini sadece fiziksel olarak yürütmeyi dener. Ancak daha fazla şey istediklerini öğrenmeleri uzun sürmez.

Dünyada birçok kahraman vardır... Ama sadece bir tanesi tanrıdır. Kendi dünyası Asgard'dan Dünya'ya sürülmüş olan kibirli savaşçı Thor'un (Chris Hemsworth), kaybettiği güçlerini geri kazanabilmesi için mücadele etmesi gerekmektedir. Kendisini yok etmek üzere gönderilen işgal kuvvetlerinin takibindeki göklerden kovulmuş Fırtına Tanrısı ayağa kalkıp savaşmalı ve gerçek bir kahraman olmanın bedelini öğrenmelidir. Eleştirmenlerin heyecan verici, eğlenceli ve "cool" olarak tanımladığı gişe rekortmeni filmde, Natalie Portman ve Anthony Hopkins de rol alıyor.

Genç bir kadın olan Nina, yetenekli bir balerindir. Eski bir balerin olan ve dans konusundaki hırsını kendisine aşılayan annesi ile New York’ta yaşayan Nina’nın hayatı danstan ibarettir. Bale yönetmeni Thomas Leroy, sahneye koyduğu Kuğu Gölü Balesi’nin baş dansçısını yeni sezonda değiştirmeye karar verir. Zarif, masum ve saf Beyaz Kuğu ile kötülüğün, şehvetin ve bilinmezliğin temsilcisi Siyah Kuğu'yu aynı anda canlandırabilecek bir balerin arayan yönetmenin ilk tercihi Nina olur. Ancak rolü almak için elinden geleni yapan Nina’nın karşısında güçlü bir rakibi vardır. Nina, Beyaz Kuğu rolü için harikalar yaratsa da genç kadının Siyah Kuğu performansı pek de başarılı değildir. Rakibi Lily ise Siyah Kuğu rolü için iyi bir performans sergiler. Lily ve Nina arasındaki rekabet, çalışmalar boyunca ilginç bir dostluğa dönüşür. Bu süreçte Nina, hayatının mahvolmasına neden olan karanlık tarafıyla yüzleşmeye başlar.

Mary Boleyn (Scarlett Johansson) 14 yaşında, masum bir kız olarak kraliyet sarayına geldiğinde İspanyol Prensesi Catherine ile evli ancak çok çapkın bir adam olan Kral VIII. Henry’nin (Eric Bana) gözlerini kamaştırır. Kralın sonsuz ilgisi karşısında tüm varlığı alt üst olan Mary’nin krala olan aşkı her geçen gün artarken, apaçık yaşanan bu aşkın beraberinde sarayın taçsız kraliçesi olarak görülmeye başlanır. Zamanla kralın ilgisini kaybetmeye başlayan Mary, karşısında rakip olarak kardeşi Anne’i (Natalie Portman) bulacaktır. Tüm bunlar karşısında, ailesinin hırslı oyunlarında bir piyon haline gelmiş olduğunu ve saray hayatının tehlikeli entrikalarını fark eden Mary, ailesinin isteği üzerine kardeşinin krala yakınlaşmasına yardım eder ve olanları soğukkanlılıkla izler. Anne’i kraliçeliğe götürecek yolda bile sesini çıkarmayacaktır. Kral Henry, Mary ve Anne arasında gidip gelirken, İngiltere’yi de ikiye bölme yolundadır.

Film, Darjeeling Limited filmindeki kardeşlerden Jack ve kendisini Paris'te ansızın ziyaret eden eski kız arkadaşı (Natalie Portman) arasındaki ilişkiyi yansıtıyor. Hotel Chevalier asıl film olan Darjeeling Limited'e sadece giriş yapmakla kalmayıp filmin derinleşmesini sağlayan bir ön çalışma niteliğinde.

Yıldız Savaşları: Bölüm III - Sith'in İntikamı'nda Klon Savaşları'nın başlangıcından yıllar sonra soylu Jedi Şövalyeleri, Ayrılıkçılara karşı verilen galaksiler arası savaşta, büyük bir klon ordusunu yönetmektedir. Karanlık Sith'lerin bin yıllık galaksiye hükmetme komplosu açığa çıkarken Cumhuriyet düşer ve küllerinden Galaktik İmparatorluk doğar. Jedi savaşçısı Anakin Skywalker'ı gücün karanlık tarafı aldatır ve böylece İmparator'un yeni öğrencisi olur: Darth Vader. Çoğu Jedi katledilirken Obi-Wan Kenobi ve Usta Yoda, saklanmak zorunda kalır.

Yıldız Savaşları: Bölüm II - Klonlar'ın Saldırısı'nda Naboo'nun işgalinden on yıl sonra galaksi, bir iç savaşın eşiğindedir. Binlerce güneş sistemi, eski bir Jedi olan Kont Dooku'nun önderliğinde, Galaksi Cumhuriyeti'nden ayrılma tehditleri savurur. Naboo'nun eski kraliçesi Senatör Padmé Amidala'ya yapılan suikast girişiminin ardından, 20 yaşındaki Jedi öğrencisi Anakin Skywalker onu korumakla görevlendirilir. Koruma görevi sırasında genç Jedi Anakin, Padmé'ye olan aşkının yanı sıra İçindeki karanlık tarafı da keşfeder. Bir süre sonra Anakin, Padmé ve Obi-Wan Kenobi, kendilerini Ayrılıkçı Hareket'in ve Klon Savaşları'nın başlangıcının tam ortasında bulur.

Yıldız Savaşları: Bölüm I - Gizli Tehlike'de Anakin Skywalker'ın yolculuğundaki ilk önemli adımlarına eşlik edin. Kraliçe Amidala'yı Naboo gezegeninin işgalinden kurtardıktan sonra çöl gezegen Tatooine'e iniş yapan Jedi Ustası Qui-Gon Jinn ve öğrencisi Jedi Obi-Wan Kenobi, güç yönünden olağanüstü yeteneğe sahip 9 yaşındaki genç köle Anakin Skywalker'ı keşfeder. Anakin, heyecanlı bir mücadelenin ardından Pod Yarışı'nı kazanır ve ödül olarak özgürlüğünü alarak Jedi eğitimi almak için evini terk eder. Kahramanlarımız Naboo gezegenine dönerler. Anakin ve Kraliçe büyük işgal kuvvetleriyle uğraşırken iki Jedi, Darth Maul adlı ölümcül düşmanla mücadele eder. Daha sonra anlaşılacaktır ki bu işgal tekrar ortaya çıkan ve Sith olarak bilinen karanlık güçlerin uğursuz planının yalnızca ilk adımıdır.

İnatçı bir Los Angeles emniyet müdürlüğü komiseri acımasız ve ölümcül bir profesyonel hırsızın ve onun suç ortaklarının peşine amansız bir şekilde düşer.

Mathilda, New York’ta yaşayan ailesi dağılmış 12 yaşında küçük bir kızdır. Ailesini sevmeyen Mathilda için en değerli varlığı küçük kardeşidir. Babası uyuşturucu işlerine bulaşınca mafya ailenin tüm bireylerini öldürür. O sırada alışverişte olan Mathilda ise olaydan kılpayı kurtulur ve Leon’un kaldığı daireye saklanır. Leon ise çok soğukkanlı bir katildir. Ancak Mathilda’ya karşı içten bir sevgi besler ve ona kol kanat gerer. Aslında babalık, arkadaşlık gibi kavramlar ona çok yabancıdır.