İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

23 filminden 1'i İzlenir çıktı
1925 yılında Manisa’da dünyaya gelen Natuk Bayhan İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nden mezun olmuştur. Geçmişten günümüze bir çok sinema filminde oyuncu, senarist ve yönetmen olarak görev yapmıştır. Babası Mora Göçmeni bir veteriner, annesi ise Selanik Göçmeni bir hemşire’dir. İlköğretim ve Ortaokulu doğup büyüdüğü Manisa’da tamamladı. Daha sonra İstanbul’a taşınmış ve liseye Nişantaşı Işık Lisesi’nde başlamış, bir süre sonra Boğaziçi Lisesi’ne geçiş yaparak oradan mezun oldu. Üniversite eğitimi için İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne kaydolan Baytan daha sonra aynı üniversitenin Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nü bitirdi ve arkeolog olarak mezun oldu. Üniversite döneminde iken İstanbul Büyük Şehir Belediyesi’nde memurluğa başlamış aynı zamanda Tecnical Photographie Ajansı’nı kurmuştur. İlk dönemlerde filmlerde aldığı küçük roller ile sinema dünyasına giriş yapmıştır. İlk olarak 1961 senesinde Karanlıkta Yaşayanlar isimli sinema filminin yönetmenliğini üstlenmiştir. Ardından özellikle yönetmenliğini üstlendiği usta isim Kemal Sunal‘ın filmleri ile dikkatleri üzerine çekmiştir. Ayrıca Hacı Murat, Fantoma, Kara Murat, Malkoçoglu karakterleri sinema dünyasına kazandıran isim olmuştur. Kariyeri boyunca toplam 81 sinema filminde yönetmenlik yapmıştır. Son yıllarında ise vefatından önce bir çok başarılı dizinin de yönetmenliğini gerçekleştirmiştir. Ünlü isim Avrupa sinemalarında ise Natuck BAITAN adı ile tanınmaktadır.

Sakarlığı ve beceriksizliği yüzünden bir baltaya sap olamayan Rıfkı, kendini Tarzan sanmaktadır ve zamanının büyük çoğunluğu ormanda geçmektedir. Fakir ve saf bir delikanlı olan Tarzan Rıfkı tesadüfler sonucu kendisini mafyanın içinde bulur. Ve bu kanunsuz adamlar Rıfkı'yı kendi kirli işlerinde kullanmak isterler. Ama sakarlığı yüzünden mafyanın bütün işlerini alt üst eden Rıfkı, sonunda mafya babasını da çileden çıkarır. Çareyi Rıfkı'yı ortadan kaldırmakta arayan mafya, akla gelmeyecek her türlü yola başvurarak harekete geçer.

Altılı ganyandan servet kazanan bir işçinin hayatı birden değişir. Yoksul işçinin kazandığı parayı duyan herkes etrafını sarar. Birden hiç tanımadığı onlarca akrabası olmuştur. Ama o kıvrak zekasıyla parayı kaptırmadan bu sözde akrabalardan kurtulur. Bir gün tüm mahalleliyi saran at yarışı oyununa merak salar ve işine gitmek için bindiği minibüste oynar. At yarışını tutturur fakat kuponu yatırmadığı için ikramiyeyi alamaz. Niyazi hergün minübüste kupon yaparak kendini sınar fakat kuponu yatırmaz. At yarışlarını izlemeye giden Niyazi tüm atları yine bilir. Buna şahit olan bir adam, at yarışlarını oynatan mafya babası Kazım’a haber verir.

Saf köylü Osman, yanında ırgat olarak çalıştığı Hasan Ağa'nın kızı Emine'ye deliler gibi aşıktır... Bunu ağaya açıklayınca ağa öfkeden deliye döner. Ancak Osman ailesiyle birlikte kapısına dayanınca da yüklü miktarda başlık parası ister. Aşkından divane olan Osman yüzünden başlık parası arttıkça artar ve 600 bin liraya yükselir. Parayı biriktirmek için gurbete çalışmaya giden Osman tamamladığı başlık parasıyla köye dönerken soyulur. Dönüşte Emine'yi alamadığı gibi, toprakları elinden alınan babasının da ölümüne tanık olur. Tekrar şehire dönen Osman hem başlık parası biriktirmek, hem toprakları geri almak için çare aramaya başlar. İkinci İstanbul macerasında karşısına çıkan askerlik arkadaşı Şevket, ona kısa yoldan zengin olmasına yarayacak tokatçılığı öğretmeye başlar. Şevket'ten insanları ve hayatı tanımaya öğrenen Osman, ona saflığı ve iyiliği öğretecektir.

Film, düşmanları tarafından sevgilisinden ayrılmaya zorlanan bir adamın öyküsünü konu edinir. Ferdi ve Zeynep’in yolları bir rastlantı sonucu kesişir. İki genç kısa zamanda duygusal olarak yakınlaşır. Ancak Ferdi bir çiftlikte çalışan ve ağaya yüklü miktarda borçlanan dedesine yardım etmek için habersizce ortadan kaybolur. Bu çiftlik Zeynep’in babası Naci Bey’e aittir. Zeynep’in çiftliğe gelmesiyle birlikte Ferdi için zorlu günler başlar. Zeynep babasının serveti ve aldığı eğitim nedeniyle Ferdi’yi hor görür. Bu sırada babası Zeynep’i Erol’la evlendirerek onun servetinden yararlanmayı plânlamaktadır. Zeynep ise çareyi Ferdi’yle kaçmakta bulur. Bu olay üçlü arasında yıllarca devam edecek bir kinin ortaya çıkmasına neden olacaktır

Yedi Bela Hüsnü, sevdiği kızın kalbini kazanmak için kabadayı olmaya çalışan genç bir adamın hikayesini konu ediyor. Genç bir adam olan Hüsnü, kalbini mahallenin güzel kızı Hüsniye’ye kaptırır. Ama ne yazık ki hisleri karşılıklı değildir. Genç kızın kalbini kazanmaya çalışan Hüsnü, arkadaşı Cemal’den kendisine yardım etmesini ister. Hüsnü, Cemal’in verdiği taktikleri harfiyen yerine getirse de sonuçta değişen bir şey olmaz. Bu sırada Hüsniye’nin yaşadığı mahallenin tapuları, türlü oyunlarla Malik adındaki bir adama geçmiştir. Malik, mahallede yaşayanlardan kısa sürede evlerini boşaltmalarını isteyince insanlar ne yapacaklarını şaşırır. Herkes yaşananlara karşı çıkabilecek bir babayiğidin çıkmasını beklemektedir. Hüsnü de arkadaşlarının gazıyla hem mahalleliyi yaşadığı sorundan kurtarmak hem de Hüsniye’nin bu sayede kalbini kazanmak için kabadayı olmaya çalışır. Ancak bu durum onun peşine kiralık katilin düşmesine neden olacaktır.

Eroine alıştırıldıktan sonra karısı ve çocuğunu terkeden bir şoför ile, kendisini bu yoldan kurtarmak için savaş veren kardeşin öyküsü.

Rıfkı (Kemal Sunal), ölen babasının mallarını satmak için Almanya'dan köyüne geri döner. Köyde birden adı ermişe çıkar. Rıfkı, yağmur duasına çıkan köylüler için yarım saat içinde yağmur yağdırır. Üfürükçülük yapar. Evde kalmış yaşlı kadınların kısmetini açar. Kötürümleri üfleyerek ayağa kaldırır. Bu arada bazı çıkarcılar, köyün Belediye Başkanı seçimlerine Rıfkı'nın girmesini isterler. Bir başka Belediye Reisi adayı Rıfkı'ya seçimlere girmemesi için rüşvet verir. Rıfkı seçimleri kazanır, ancak sonunda üçkağıtçı olduğu ortaya çıkar.

Birbirlerine çok benzeyen bir mafya babasıyla bir figüranın iç içe geçen hikâyesi anlatılır. Filmlerde figüranlık yapan Osman, Lale ile evlenmek ister. Kızın ağabeyi Hamza, başlık parası olmadan bu evliliğe izin vermez. Bir gün Osman mahalleden birkaç arkadaşıyla birlikte gazinoya eğlenmeye gider. Gazino patronu, Osman'ı kendisine çok benzeyen mafya babası Seyfi ile karıştırır. O günlük haracını Osman'a verir. Aynı olay Osman'ın gittiği diğer gazinolarda da tekrarlanır. Bu durumu öğrenen diğer mafya liderleri Seyfi'yi kendi bölgelerinden haraç almakla suçlar. Bunun üzerine Seyfi kendi adına para toplayan Osman'ın peşine düşecektir.

Film, karısına kalan miras yüzünden hayatı kararan bir adamın yaşadıklarını konu alır. Ferdi bir fabrikada bekçilik yapmaktadır. Günün birinde mahalleye yaşlı bir adam taşınır. Hüsnü adındaki bu adam torunu Zeynep’le yaşamaktadır. Ferdi’nin çalıştığı fabrikanın sahibi Sabri Bey bütün servetini Zeynep’in dedesi Hüsnü’ye borçludur. Hüsnü’nün İstanbul’a geldiğini haber alan Sabri Bey, Zeynep’i sekreter olarak işe alır. Öte yandan vasiyetnamesini hazırlayan Sabri Bey, servetinin yarısını Zeynep’e bırakır. Bir süre sonra Ferdi ile Zeynep evlenir. Ancak fabrika avukatlarından Hasan vasiyetnameden haberdardır. Sabri Bey’in hovarda oğlu Erol’la birlik olan Hasan fabrika hissesinin Ferdi’ye geçmemesi için çare arar. Bunun için Ferdi’nin öldürülmesi gerektiğine karar verirler.

Mülayim devlet dairesinde odacıdır, gittiği hastanede raporlarının karışması ve çok yakında öleceği haberini almasıyla bütün hayatı değişir.

Afiş asarak geçimini sağlayan Apdi, şarkıcı Nevin Şenses'e âşıktır. Mafya babası Barut Osman da aynı kadını sevmektedir. Kadını elde etmek için her şeyi yapan Osman, Nevin'i artık bezdirir. Bu yüzden Nevin'in menajeri Osman'dan kurtulmak için bir plân yapar. Ünlü kabadayı Urfalı Apdi'yi gazinoya çağırtır. Urfalı Apdi yolda kaza geçirir ve o akşam buluşmaya gelemez. Bu sırada gazinoya gelen Abdi'yi herkes Urfalı Abdi zanneder. Abdi'nin ardından Barut Osman da gazinoya gelir fakat kapıda komiserle karşılaşır. Komiser, Osman'ı en ufak vukuatında hapse atacağını söyleyerek tehdit eder. Bu yüzden Abdi'ye dokunamayan Osman, onun her dediğini yapmak zorunda kalır.

Fatih Sultan Mehmet Mora kentinin başsız kaldığını öğrenir. Mora’da karışıklık başgöstermiştir. Rum Kani Paşa bu karışıklığın nedeni olarak sadrazamı suçlar. Kara Murat ise Rum Kani Paşa’nın sadrazamın yerinde gözü olduğu için iftira attığını, bunun doğru olmadığını ileri sürer. Fatih Sultan Mehmet bu sözler üzerine Kara Murat için ölüm fermanı çıkarır.

Ferdi ve Gülcan çocukluktan beri birbirlerine âşıktır. Ferdi'nin babası, Gülcan'ın amcasını öldürmeye mecbur kalmıştır. Bu olay sonrasında Ferdi kan davası sebebiyle Almanya'ya kaçırılır. Aradan uzun yıllar geçtikten sonra Ferdi köyüne geri döner. Gülcan ile ayrı kaldıkları senelerde birbirlerine olan aşkları daha da artmıştır. Ancak Gülcan'ın ağabeyi Kazım, kardeşini amcaoğlu Seyit ile evlendirmek ister. Ferdi'nin döndüğünü öğrenince de onu ve annesi Fatma'yı öldürmeyi kafasına koyar. İki âşık kan davası devam ederken, birbirlerine kavuşmak için büyük bir mücadele verecektir.

Filmde, Kara Murat’ın kaçırılan kaptan-ı derya’yı kurtarmaya çalışması anlatılır. Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u fetheder. Daha sonra Ege denizindeki birçok adayı vergiye bağlar. Kaptan-ı Derya Yunus Paşa adalardan vergileri toplar. Adalardan İstanbul’a döndüğü bir gün Kara Korsan ve tayfası gemiye baskın yapar. Yunus Paşa’yı yakalayarak gemiyi yağmalarlar. Durumdan haberdar olan Padişah, yaveri Kara Murat’ı görevlendirir. Yunus Paşa’yı kurtararak Kara Korsan’ı cezalandırmasını buyurur. Kara Murat, zindandaki korsanları kullanarak Kara Korsan’ın peşine düşecektir.

Sakarlığıyla çevresindekileri bıktıran Şakir'e İstanbul'da ölen amcasından büyük bir miras kalır. Fakat mirası paylaşmak istemeyen bir akrabası onu ortadan kaldırmak için planlar yapmaya başlar.Fakat Şakir yine sakarlıklarıyla olaylardan kurtulmayı başarır. Bu olaylar sırasında yolda ve İstanbulda karşılaştığı Gardolap Fuat ile kovalamacaları sürmektedir. Filmin sonunda akrabası malları alamayacağını anlar ve delirir. Şakir ise yine sakarlık yaparak dükkânını havaya uçurur ve köyüne geri döner.

Filmde, Kara Murat’ın bir hükümdarın saltanatına son vermesi anlatılır. Padişah Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethettikten sonra yeni seferler düzenler. Osmanlı’nın sınırlarını genişletmeye devam eder. Sıra Muşar Kalesi’ni vergiye bağlamaya gelir. Dört elçi Muşar Kalesi’ne gider. Muşar’ın hâkimi Şeyh Gaffar vergi vermeyi kabul etmez. Padişah ilk önce sefer düzenlemeye karar verir. Ancak Gaffar’ın hâkimiyetinin sırrını öğrenmek için bundan vazgeçer. Yaverlerinden Kara Murat’ı görevlendirir. Gaffar, Kara Murat’ın geleceğini haber alır. Kara Murat’ı engellemek için Kara Murat’ın ağabeyi Turhan Bey’i kaçırır. Ağabeyinin kaçırıldığını öğrenen Kara Murat, Gaffar’ın hâkimiyetini yıkmaya çalışacaktır.

Mafya babasının oğlu olan Kemal babasından habersiz tren garlarında pişmaniye satmaktadır. Saf ve gözü fazla açık olmayan Kemal aynı zamanda önüne gelen herkese kafa tutmaktadır. Babasının bir iş görüşmesi sırasında Muhtar isimli adamı tarafından öldürülmesi üzerine Babanın mirası bölünür. Babanın sağ kolu olan Avukat babanın oğlu Kemala ulaşarak durumu anlatır. Avukat sayesinde babasının mirasını geri almak için İstanbulun en namlı kabadayılarının mekanını tek tek ziyaret eder ve babanın oğlu Kemal niye nam salmaya başlar. Muhtar'ın babasının öldürdüğünden habersiz yanında gezdirir. Muhtar her seferinde onu tuzağa düşürmek için planlar kurmaya başlar ama babanın oğlu kemal saflığı şapşallığı yüzünden her zaman planlarından kurtulmayı başarır ve olaylar gelişir.

Bizans Prensi Carlos, Kara Murat’ın (Cüneyt Arkın) gözleri önünde babasını öldürür ve ikiz kardeşi Mehmet’i kaçırır. Kara Murat içinde büyük bir intikam hırsı ile büyür. Carlos Mehmet’i Hristiyan olarak yetiştirip Osmanlılar’a karşı kullanacaktır. Adını da değiştirip Marc koymuştur. Marc büyüdüğünde Türk köylerine baskınlar düzenler ve Türklere işkenceler yaptırır. Carlos ve şövalyeleri Rumeli Beylerbeyi Karaca Paşa’yı öldürmek için saldırıya geçer. Karaca Paşa’nın kızı kaçarken yakalanırsa da Türkler kızı kurtarır. Bu baskın sonucu Karaca Paşa esir düşer. Fatih, Paşa’yı kurtarmak için Kara Murat’ı görevlendirir. Kara Murat görevini sürdürürken Marc ile karşılaşır ve onun kardeşi Mehmet olduğunu anlar.

Film, kardeşi Kemal yüzünden başı belaya giren Murat’ın ailesi için verdiği mücadeleyi anlatır. Murat, karısı ve kızı ile fakir ama mutlu bir hayat sürmektedir. Kardeşi Kemal de Murat’ın yanında yaşamaktadır. Fakat Kemal, kolay yoldan para kazanmak için bir çeteye katılır. Kemal, bir akşam elinde para dolu bir çanta ile yaralı vaziyette Murat’ın evine gelir. Kemal’i takip eden polis, Murat’ın evini basar ve çalınan paraların bir kısmını burada bulur. Murat’ın da işin içinde olduğunu düşünen hâkim, Murat’ı hapishaneye atar. Bir süre sonra Kulaksız Recep, elinde fotoğraflarla Murat’ı ziyaret eder. Bu fotoğraflarda Murat’ın karısına ve kızına işkence yapıldığı görülür. Murat, hapishane arkadaşı Eşref ile birlikte hapishaneden kaçar. Murat ve Eşref çeteden intikam almaya çalışırken, bir trajedi yaşanacaktır.

Kara Murat (Cüneyt Arkın) Ömer ve Cafer adlı iki askerle Bizans’a gider. İmparator Konstantinis (Kayhan Yıldızoğlu) Sultan 2.Murat ölünce şehzade Orhan’ı (Bülent Kayabaş) Osmanlı hükümdarı yapacaktır. Aslında sıra şehzade 2.Mehmet’tedir. Orhan hükümdar olursa Bizans dostu olduğu için, Şehzade Mehmet’in öldürülmesi gerekmektedir.

Film, ellerinde olmayan sebeplerle kirli işlere bulaşmış gözü kara iki mafya babasının hikâyesini anlatır. Osman’ın karısı tecavüze uğramış ve öldürülmüştür. Karısının intikamını almak için yola çıkan Osman, kendini içinden çıkılmaz mafya dünyasında bulur. Küçük yaşta öksüz kalan oğlu Murat’ın izini kaybeder. Kadir, kimsesi olmayan biridir. Cesareti ve dövüş yeteneğiyle kısa sürede mafya âlemine kendini kabul ettirir. Kadir’e haraç vermekten bıkan Rafet ve arkadaşları, Kadir’den kurtulmak için hapisten yeni çıkan Osman ile anlaşırlar. Kadir ile Osman’ın karşılaşması, tahmin edilmez sonuçlar doğuracaktır.

Fatih Sultan Mehmet, Bizans prensesi İrene'i sevmektedir. İstanbul'un fethi sırasında İrene öldürülür. Buna çok üzülen padişah, İrene'in öldürülmesini araştırmak ve intikamını almak üzere Kara Murat'ı görevlendirir. Kara Murat da Nikol ve adamlarının saklandığı Midilli Adasına gider.

Fatih Sultan Mehmet’in başında bulunduğu Türk orduları Bizans topraklarını birer birer ellerine geçirmişler, İstanbul fethedilmiş, Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti olmuştur. Bu sırada zalimliği ve gaddarlığı ile tarihte olumsuz bir ün yapacak olan Eflak hükümdarı Ferecious Vlad, Türk köylerine baskınlar yapmakta, Fatih’in askerlerini tuzağa düşürüp vahşice öldürmektedir. İleride “Kazıklı Voyvoda” namıyla anılacak olan Vlad’a haddini bildirmek üzere Fatih, Hamza Paşa’yı görevlendirir. Türk akıncılarını tuzağa düşüren Kazıklı Voyvoda akıncıların çoğunu esir alır. Ağabeyi de tutsaklar arasında olan Kara Murat efendisine ihanete zorlanır. Ve Osmanlı sarayına ajan olarak gönderilir.