İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

17 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Nazan Kesal (d. 28 Mart 1969; Köprübaşı, Manisa), Türk tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu, tiyatro ve film yönetmeni. İlköğretim ve liseyi Manisa'da tamamlamasının ardından yüksek öğrenimini İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro - Oyunculuk bölümünde 1991 yılında bitirdi. Eğitimini tamamladıktan sonra İstanbul'a yerleşen Nazan Kesal, TV dizileri, sinema ve reklam filmlerinde rol aldı. 1996 - 2004 yılları arasında Diyarbakır Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü'nde oyuncu ve yönetmen olarak görev yaptı. 2004 başında Bursa Devlet Tiyarosu'na atanan sanatçı, Ankara Sanatevi Tiyatrosu, Tiyatro Ayna, Tiyatro İstanbul, Diyarbakır Sanat Merkezi gibi özel topluluklarda da çalıştı. Beykent Üniversitesi Sinema TV bölümünde yüksek lisans yapmıştır.

Aşka Düşman dizisinde, aşka düşman bir anne tarafından yetiştirilen İnci'nin Uygar ile aşkının hikayesi anlatılıyor. İnci ve Uygar, Bahriye ve Mahur'a rağmen aşklarını yaşayabilecekler midir? Yoksa bu bir imkansız aşk hikayesi midir?

Kenar bir mahallede yaşayan kendi hâlinde bir genç, geleceği öngörüyormuş gibi görünen mesajlar aldıkça hem bir takipçi kitlesi hem de güçlü düşmanlar edinir.

Ünlü bir program sunucusuyken kariyeri düşüşe geçen Sevgi Ersoy (Şevval Sam), ülkenin önde gelen iş insanlarından Fikret Alabey’le (Caner Cindoruk) ani bir şekilde evlenir. Bu beklenmedik evlilik herkeste bir şok etkisi yaratır. Daha önce Sevgi’nin de Fikret’in de başlarından mutsuz birer evlilik geçmiştir. Artık ikinci baharlarını yaşamak isteyen ikilinin bu hayallerine kavuşması hiç de kolay olmayacaktır. Çünkü ikisinin evlenmesi, birbirinden çok farklı ailelerinin de bir araya gelmesi demektir. Birbirine taban tabana zıt bu iki ailenin aynı çatı altında yaşamaya başlaması, Sevgi ve Fikret’in beklediğinden daha büyük sorunlar yaratacak, başta bu evliliğe büyük tepki gösteren anneleri olmak üzere tüm aile fertlerinin hayatlarını değiştirecektir. En çok da birbirlerinin yan odalarında yaşamak zorunda kalan çocukları; Taylan (Onur Seyit Yaran) ve Şelale’nin (Derya Pınar Ak)...

İnsanlar 24 saat içinde öleceklerine inandıklarında hayatları nasıl değişir? Hayatlarının son gününü yaşadıklarını öğrenen 6 kişi, geçmişleriyle yüzleşirken, farklı tepkiler verecek ve yaklaşan ölümle kendi yöntemleriyle başa çıkacaktır.

Hayat neden Zeynep’in yüzüne gülmemiştir? Onun, yanında bakıcılık yaptığı insanlardan ne farkı vardır? O da rahat ve konforlu bir hayatı hak etmiyor mudur? Neden hayat ona gülmüyor, yalnızca zorluk çıkartıyordur? Bu soruları tam da doğum gününde sorarken, Zeynep’in karşısına hayatını değiştirebilecek bir fırsat çıkar. Zeynep, erkek arkadaşı Alp’in kiraladığı arabada bir çanta dolusu para bulunca Alp’le tartışınca, kaza yaparlar. Zeynep’in iki seçeneği vardır: Ya kalıp Alp’in hayatını kurtaracaktır ya da parayı alıp kaçıp kendi hayatını...

“Çocuk” Dört kadının annelikleriyle sınandığı yolda, çocuklarının da anneleriyle sınanacağı bir hikayedir… Hayat kadını bir annenin kızı olan Akça kendi evladına daha iyi bir gelecek verebilmek için anneliğinden vazgeçerken, varlıklı bir ailenin gelini olan Şule, bir ömür boyu Akça’nın bebeğine annelik yapmaya söz verir. Adını Efe koyduğu bebeğe evladı gibi bakıp büyütürken kendi çocuğunun doğmasıyla işler değişir. Kayınvalide Asiye’nin ise herkesin hayatını alt üst edecek büyük bir sırrı vardır.

İki genç adam, iki farklı insan, iki kurban, bambaşka yerlerden gelip, yan yana durarak, inat ve öfkeyle, kader sandıkları, tesadüf saydıkları bir kumpasla savaşıyorlar. Uzakta kalan ve uzayıp gelen bir geçmişin peşine düşüyorlar. Eski defterlerin, kirli davaların, büyük ve küçük yalanların hesabını soruyorlar. Mafyanın, paranın, entrikanın konuştuğu ve sustuğu bir hayatın içinde sürükleniyorlar. Halka, dur durak bilmeyen bir serüvenin, karanlık bir dünyanın hikâyesi.

Dizide aşkı için öldürmeyi göze almış Yılmaz ile sevgilisi yaşasın diye kendini istemediği bir adamla yaptığı evliliğe hapseden Züleyha'nın hikayesi anlatılıyor. Ama bu hikayede sadece ayrı düşen iki sevgili yok! Ailesinin görkemli geçmişini ve biricik oğlunu korumak için kanatlarını açmış bir Hünkâr'ın savaşı da var; aşık olduğu kadını tutsak etmeyi göze alan Demir de! Ve elbette sınırsız aşkların coğrafyasında, geçmişten bugüne uzanan hesaplaşmalar, paylaşılamayan topraklar da! Aşkın sınırsız, kavganın ölümüne, umudun inadına yaşandığı Çukurova'da ihtiras ve zorbalık sınavlarından geçen bir aşkın hikayesi.

Ömrünü zengin bir hayat hayaliyle sürdüren ve buna ulaşmanın anahtarını kızlarında gören Fazilet Hanım’ın, kızları üzerinden hayatına olan öfkesini ve geçmişi ile hesaplaşmasının hikayesi.

Kökleri saraya dayanan Katiboğlu ailesi maddi anlamda zor günler geçirmektedir. Kuyumculuk mesleğini atalarından devralan "Saraylı Bey" lakaplı Ata Katiboğlu, ailenin iki asırdır ikamet ettiği yalıyı satışa çıkarmak durumunda kalır. Statülerini kaybetmek üzere olan karısı Üftade ve kızı Feride bu durumdan oldukça hoşnutsuzdur. Yalıya beklenmedik, sürpriz bir alıcı çıkar. Hayatında Kayseri'deki bağ evinden başka bir yer görmemiş olan genç, güzel ve milyoner Ayşen, "Bugünün Saraylısı" olarak yalıya yerleşir. Yalının bu şekilde el değiştirmesiyle herkes şoke olurken, Ayşen'le beraber herkesin de hayatı değişecektir.

Hikâyenin odağında Anadolu vilayetinden Tarlabaşı, İstanbul'a yeni taşınan Trabzonlu Toptaş ailesinin yeni yaşam yerlerinde yaşadıkları maceralar konu edinilmiştir. Toptaşlar birbirine bağlı ve güçlü, tipik bir Karadeniz ailesidir. Ailenin İstanbul'a taşınmasının ardından ilk kaybı Meryem'in (Nazan Kesal) eşini, çocukların ise babalarını kaybetmeleri olur. Meryem kayınpederi ve çocuklarıyla dul kalır ve aile, art arda yaşadıkları beklenmedik olaylar Toptaş ailesini yavaş yavaş zorunlu göçe doğru ilerler. Yeni bir yaşam umuduyla apar topar İstanbul'a gelen aile bu şehrin getireceği zorluklara dayanmaya çalışırlar. İstanbul'a geldiklerinde seks işçiliği yapan bir kadın olan Aysel (Gökçe Bahadır) ve onun transseksüel arkadaşı Duygu (Ayta Sözeri) ile komşu olurlar.

Küçük yaşta kötü bir olay sonucu ailesinden kopmuş Ali, sokaklarda serseri gibi büyümüş, cepçilik otoparkçılık gibi işler yaparak bugünlere gelmiştir. Şimdi İstanbul'un en kuvvetli adamlarından biri olan Şeker'in sağ koludur. Geçmişi sebebiyle duygusuz bir insan olan Ali, Şeker'in kızına olan duygularına engel olamamaktadır. Ancak iki genç birbirlerine olan aşklarını kalplerine gömerler. Şeker'in kızı haricinde hayattaki en önemli varlığı, yıllardır tutkuyla aşık olduğu İstanbul cemiyet hayatının en güçlü kadını Zuhal'dir. Zamanında yaşadığı tradejediye sebep olanın Şeker olduğunu bilmeden yıllarını geçiren Zuhal, gerçeklerini öğrendiğinde neler olacaktır? Zuhal'in öldü sandığı iki oğlu aslında yanıbaşındadır. Zuhal'in oğulları olan Ali ve Ömer de kardeş olduklarını bilmeden av ve avcı olarak birbirlerinin peşine düşerler. Ömer sıkı bir polis, Ali ise azılı bir suçludur.

Cennet ve Ömer.. Birbirlerinden çok farklı hayatlar yaşayan iki insan. Ama ikisinin de korkusu, çocuklarından uzak kalmak. İstemediği bir evlilik yapmak zorunda kalan Cennet, bir cinnet anında kocasını yaralayarak hapse girer. O günden sonra kocası ve kocasının ailesi, oğlunu Cennet'e göstermez. Hapisten çıkıp kendine yeni bir hayat kurmaya çalışan Cennet'in yolu, eşiyle sorunları olan ama sırf çocukları için evliliğini sürdürmeye çalışan mimar Ömer ile kesişir. Peki ya iki darmadağın hayat birbirini toplayabilir mi?
Görsel yokRüzgar ve eski bir doktor olan babası Çınar Rüzgarlı Bahçe'nin değirmenlerinden birinde yaşarlar. Rüzgar'ın dört gözle askerden dönmesini beklediği çocukluk aşkı Mercan'ın döndüğü gün, aynı zamanda nişan günü olacaktır. Askerden yalnız dönmeyen Mercan, yanında komutanı ve en iyi dostu olan Ozan'ı da getirir. Ozan'ın gelişi Rüzgarlı Bahçe'ye gelişi bazı sırları açığa çıkartacak ve dengeleri bozacaktır.
Görsel yok
Hayatlarında yeni bir sayfa açmaya çalışan üç hayat kadınının (Aydan Şener, Funda İlhan, Sevtap Çapan) hikayesi. Mühürlü isimli bir kasabada daha önceki acılı yaşamlarını unutmaları için bir fırsattır. Ama mahallede onları beklenmedik olaylar bekler.

Aziz Nesin'in romanından uyarlanan "Tatlı Betüş", Betüş adında bir kadının yaptığı yardımlara odaklanıyor. Atıf Yılmaz'ın yönetmen koltuğunda oturduğu dizide Betüş karakterine Türkan Şoray hayat veriyor.