İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

18 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Tiyatro Sanatçısı Metin Serezli'nin eşi olan Nevra Serezli, Amerikan Kız Koleji’nden mezun olduktan sonra ABD'de 1 yıl LCC'de tiyatro eğitimi gördü. Sanatçı, 1966’da Dormen Tiyatrosu'nda "Cengiz Hanın Bisikleti" oyunuyla profesyonel sanat hayatına başladı. 1967'de Ankara Sanat Tiyatrosu'nda, 1971-1978 yılları arasında Altan Erbulak ve eşi Metin Serezli ile, 1984-1989 arası Devekuşu Kabare Tiyatrosu'nda çalıştı. 1990'da tekrar Dormen Tiyatrosu'nda bir süre görev yaptıktan sonra, Tiyatro İstanbul topluluğuna katıldı. Ayrıca dublaj sanatçılığı da yaparak, TV reklamlarında rol alan Serezli, dizi filmlerde de oynadı. Türk televizyonlarının uzun soluklu dizilerinden biri olan Sihirli Annem'de 6 sezon (2003-2011) boyunca Dudu karakterini canlandırmıştır. Nevra Serezli en son Kocan Kadar Konuş adlı sinema filminde Peyker karakterini canlandırdı.

Can ve Aslı aynı sınıfta eğitim alan iki arkadaştır. Aslı ona sevgisi gösteren, onunla yakından ilgilenen ve bir ihtiyacı olduğunda her daim yanında olan bir ailenin kızıdır. Ailesi, Aslı'nın eğitimi, mutluluğu ve topluma yararlı bir birey olması için ona hem yol gösterirler hem de örnek olurlar. Can ise kendi evinde aynı sevgi ve saygı dolu ortamı bulamaz. Babası ve annesi birbirleri ile geçinemeyen agresif insanlardır ve bu sinir çocukları ile olan iletişimlerine de yansır. Ne Can ile ne de diğer kardeşleri ile yakından ilgilenmezler. Sık sık Can'ın isteklerini ve ihtiyaçlarını görmezden gelirler. Yıllar geçtikçe bu iki aile ortamının, çocukların psikolojik gelişimini ve akademik başarılarını nasıl etkilediği daha da gözler önüne seriliyor.

Güçlü duyguları var, hayalperest ve herkesten farklı. En büyük yeteneği sesi ama sahnelerden korkuyor. 17 yaşındaki bir yıldızın yükseliş hikayesi. Aleyna ve Cemal Can önlerine çıkan engelleri bir bir aşmayı nasıl başaracak?

Meryem ve Ecevit ailelerinin tüm karşı çıkmalarına rağmen evlenirler. Ancak ikili kültürleri, sosyal statüleri konusunda son derece farklıdır. Aşkları haricinde birbirinden çok farklı olan Meryem ve Ecevit birkaç yıl içinde sudan bir sebeple kavga eder ve galip gelen inatları yüzünden boşanırlar. İkiz kızları olan çift mahkemenin, birini anneye, diğerini de babada kalmak üzere karar vermesi ile tamamen yollarını ayırır. İkisi de çocukları birbirine göstermemeye yemin ederler. Kızları, kendi kültürlerine ve fikirlerine göre yetiştirirken onlara büyük bir yalan söylerler. Ancak yıllar sonra ikiz kardeşlerin kaderi İstanbul'da birleşir ve birbirinden habersiz iki kız kardeş çarpışırlar. Yüzleri aynı ama yaşam tarzları taban tabana zıt kardeşler elele verir ve tüm gerçeklerinin yalana dönüştüğü o gün, bir karar verirler. Anne babalarına iyi bir ders verecek ve onları yeniden bir araya getireceklerdir.

Annelerinin aniden gidişiyle kendileriyle ve babalarıyla birlikte bir başlarına kalan üç kız kardeşi ekranlara getirecek dizi, onların hayatla ve aşkla iç içe hikayelerini anlatacak. Düğün organizasyonu yapan bir şirkette çalışan büyük abla Servet, aşktan yana şansı hiç gülmeyen Saadet ve evin en küçüğü, en delidolusu, en hayalperesti olan Sevda ile babalarının hikayesinde, her kadın kendi arayışlarını bulacak.

Murat ve Candan şehirli, üniversite mezunu bir çifttir. İki yıldır evlidirler ve çift olarak pek de uyumlu oldukları söylenemez; İkisi de farklı dünyalardan gelmektedirler. Murat ve ailesi Anadolu kültürüne daha yatkınken, Candan ve ailesi ise daha batılı bir düşünce yapısına sahiptir. Ancak birbirlerine deli gibi âşık olan bu çift her ne kadar anlaşmazlık içinde olsalar da birbirlerinden bir türlü kopamazlar. Evliliklerinin beşinci yılında bir çocuk sahibi olma kararı alırlar ve Candan aşklarının meyvesi, biricik oğulları Yankı’ya hamile kalır. Aşklarının meyveleri artık kucaklarındadır ve mutlu bir aile tablosu çizmektedirler. Candan ve Murat hala birbirlerinden çok farklı bir çifttirler ancak Yankı’dan sonra aralarındaki sorunları sevimli yollarla çözmeyi öğrenmişlerdir.

İnsan insana benzer derler. İşte dar gelirli Bahtiyar'ın başına talih kuşu, onu Salih sanmaları ile konar. Eşi, iki çocuğu, kayınvalidesi ve kayınçosuyla ay sonunu zor eden bir hayat yaşayan Bahtiyar'ın hayatı bir gece parkta uyurken onu holding patronu Salih Bey sanıp eve götürmeleri ile bir anda değişir. Bahtiyar başta ne olduğunu anlayamasa da, sonradan köşk hayatının ona tatlı geldiğini fark eder ve kendi ailesini de, çeşitli sebepler uydurarak yanına alır ve bu rahat hayatın tadını çıkarmaya başlar.

İstanbul’un güzide semtlerinden birinde annesi Gönül, babası Tahir ve kız kardeşi Eda ile birlikte yaşayan Gani, işinde hırslı bir menajerdir. Tahir Bey geçmişte gazinolarda organizatörlük ve sanatçıların menajerliğini yapmıştır. Oğlu da kendi gibi menajer olunca onun işini sürekli eleştirir; annesi de eski bir assolist olan Gönül ise devamlı olarak oğlunu över. Evlilik dışında herhangi bir ideali olmayan Eda ise hayatını internetteki sosyal mecralarda geçirmektedir. Gani 8 ay önce eşi Ceyda’dan boşanmıştır ama şirketi ortak kurdukları içinde beraber çalışmaya mecburdur. Gani’nin tek ideali, kendisi sayesinde şöhret olacak dizi oyuncuları üzerinden para kazanmaktır. İlk keşfi Sarp Sezgin ise hem kendi hayatını renklendirecek hem de Gani Sarp için hayatının fırsatı olacaktır.

Hepsi dul ya da eşlerinden boşanmış hayat dolu dört kadının aynı çatı altında yaşarken başlarından geçen komik olayların anlatıldığı Altın Kızlar, Yeşilçam'ın devlerini bir araya getirdi.

Dizide, bir hayli zengin ancak görgüsüzlüğüyle dünürü Yıldız Hanım'ı çileden çıkartan Ahmet Bey ile kibarlık budalası Yıldız Hanım'ın komik zıtlaşmaları ve arada kalan çocuklarının iki aileyi bir arada tutmak için gösterdiği yoğun çabalar anlatılmaktadır.

Hayatlarında yeni bir sayfa açmaya çalışan üç hayat kadınının (Aydan Şener, Funda İlhan, Sevtap Çapan) hikayesi. Mühürlü isimli bir kasabada daha önceki acılı yaşamlarını unutmaları için bir fırsattır. Ama mahallede onları beklenmedik olaylar bekler.

İlk karısı ölünce çocukları Cem ve Ceren ile yaşayan Sadık, periliğinden habersiz olduğu Betüş ile evlenir ve sonra da Betüş gibi peri olan kimsesiz Çilek'i de evlatlık olarak alırlar. Kızlarının bir fani ile evlenmesini bir türlü kabullenmeyen Dudu, bu sevimli aileye karşı sürekli yeni sihirler yapar. Üstelik Dudu'nun kocası Taci de bir fanidir, ama Dudu kıskançlığından dolayı onu bir köpeğe dönüştürmüştür...

Sema ve Orhan birbirlerini delice severek evlenmişlerdir. Fakat Sema’nın annesi Leman başından beri bu evliliğe karşıdır. Hem damadı Orhan’ı, hem de damadın babası Sermet’i istememektedir. Çünkü Leman hanım yıllar önce Sermet beyle evliliğin eşiğinden dönmüştür. Sermet, son anda başka bir kadını tercih edip Leman’dan ayrılmıştır. Fakat ne var ki, yıllar sonra Leman’ın kızı Sema, Sermet’in oğlu Orhan’la evlenmiştir. Bu kaderin sürprizlerle dolu bir cilvesidir. Leman kızıyla damadını ayırmak için elinden geleni ardına koymamış, zaten kıskançlık yüzünden sık sık kavga eden çifti sonunda ayırmıştır. Bir tarafta bu evliliği istemeyen Leman hanımın komutanlığında Sema cephesi, diğer tarafta bu evliliği çok isteyen Sermet bey komutanlığında Orhan cephesi... Bu savaşın asıl belirleyicileri ise Orhan ve Sema’nın çocukları Elif ve Serkan... Her ikisi de dedeleriyle birlikte bu evliliğin kurtulması için var güçleriyle savaşacaklardır.

Yaşadığı köyde bir baraj yapılan ve köyü sular altında kalan Kibar Ana çaresiz kalınca İstanbul'a kızlarının yanına gelmek zorunda kalır. Kibar Ana'nın damatlarıyla arası pek iyi olmasa bile başka şansı yoktur. Büyük kızı Hacerlerde kalmaya başlayan Kibar Ananın büyük damadı Feyzullah yorgancılık yapan, muhafazakar ve her şeyi günah sayan biridir. Kibar Ana tarafından Büyükbaş Damat olarak çağrılır. İkinci damat Ekrem ise diğer damatlara göre biraz daha hâli vakti yerinde ve sürekli borsa ile yatıp kalkan biridir. Üçüncü damat Kadir ise çalışmayan ve sürekli ayyaş gezen bir alkoliktir. Zaman içinde Kibar Ana ile kızları ve damatları arasında eğlenceli ve komik maceralar başlar.
Görsel yok
Haldun Dormen’in yazıp yönettiği, 600’den fazla kez sahnelenen 1981 yapımı müzikal…

Beyninde tümör olduğu tespit edilen yazar Semih Şerifoğlu'na kan davasında hayatını kaybeden Mehmet Ekinci'nin beyni nakledilir. Dizi içerisinde beyin nakli ile meydana gelen yeni kişinin kim olduğu sorusunun yanıtı aranmaktadır. Bilim-kurgu olarak çok şey vaat etmese de gerek anlatım kalitesi gerekse Türk televizyonculuğunda fazla muadili olmaması sebebiyle izlenebilecek bir eser.

Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın aynı adlı eserinden televizyona uyarlanan dizi.
Görsel yokJoseph Kesselring'in 1939'da yazdığı Arsenic and Old Lace adlı oyundan uyarlanan diziyi Fırat Zobu tarafından senaryolaştırıldı. Babalarının laboratuvarında bulunan zehirle ahududu likörünü karıştırarak mutsuz olduklarını düşündükleri kişileri ebedi mutluluğa gönderen iki kardeşin 12 cinayetini konu alan drama.