İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

13 dizisinden 3'ü İzlenir çıktı
Nihal Menzil, 13 Aralık 1962 tarihinde dünyaya geldi. Baba tarafından aslen Sivas Koyulhisarlıdır. Babasının subay olması nedeniyle eğitimini çeşitli illerde tamamlayabildi. Haydarpaşa Sağlık Koleji’nde okurken ailesi tarafından evlendirildi. Eşini bir trafik kazasında yitirmesinden sonra tezgahtarlık, sekreterlik, anketörlük, kitap pazarlaması, radyo programcılığı, haber spikerliği, vokalistlik gibi çeşitli işlerde çalıştı. Sigorta poliçesi satarken bir tesadüf sonucu, oyunculuk teklifi alarak Sıcağı Sıcağına adlı programda ilk rolünü oynadı. İkinci Bahar adlı dizide yakaladığı başarıyı, Asmalı Konak dizisinde sürdürdü. Gözlerinde Son Gece, Çılgın Bediş, Dostlar Pasajı, Dikkat Bebek Var, Evdeki Yabancı, Üvey Baba, Bizim Aile, Vay Anam Vay, Belalım Benim, Ah Be İstanbul, Büyük Buluşma, Gece Yürüyüşü, Haziran Gecesi, Çemberimde Gül Oya, Doktorlar, Güz Yangını, Ezo Gelin, Doktorlar, Aşk Emek İster, Küçük Kıyamet, Kayıp Aranıyor, Eynihal ve O Hayat Benim, Kadın gibi bir çok projede rol aldı.

Nalan, sıcakkanlılığı ile herkesin ilk görüşte sevgisini kazanan, dünyalar güzeli bir genç kadındır. Ailesinin tek çocuğu olduğu için el bebek gül bebek büyütülmüş, hayatını varlık içinde yaşamış ve en iyi okullardan dereceyle mezun olan Nalan, Türkiye’nin en büyük oteller zinciri olan Koroğlu’nun şirketinde mimar olarak çalışırken birden kendisini Sedat Koroğlu’yla evlilik arifesinde bulur. Nalan ve Sedat, geçmişlerinde sakladıkları karanlık sırlardan uzaklaştıklarını düşünerek, umutla bu masalda el ele yürümeye başlasalar da; kısa bir zaman sonra hayatları, gerçek bir karanlığa gömülecektir.

Hikâye Karayip açıklarında lüks bir Cruise gemisinde başlar. 45 yaşına kadar hayatta hiç sorumluluk almamış, kız kardeşi ve eniştesini trafik kazasında kaybetmesinin ardından 3 yeğenine bakmak zorunda kalmasıyla yerleşik bir hayata geçen Adanalı Samim, yıllar sonra Adana'da terk edip gittiği nişanlısıyla aynı mahallede, hatta karşısındaki evde oturmaya başlar. Samim'in gemiden arkadaşı Ali ise onunla tanıştıktan sonra bütün hayatını planladığını düşünür. Ama hayat siz plan yaparken başınıza gelen şeymiş. Ali günlerce kendini terk eden Ahsen'in izini sürer. Sonunda İstanbul'a geldiğini öğrenir ve onun bulabilmek için İstanbul'a gelir. İstanbul'da tanıdığı tek bir kişi vardır: Samim! Bir yandan âşık olduğu Seyhan, bir yandan peşini bırakmayan ilk aşk Ahsen! Ali iki aşk arasında bildiği her şeyi unutur. Bu kadar kesişen yollar arasında hayat kavga gürültü, neşe eğlence son hız devam etmekte. Herkes can havliyle hayatın bir ucundan tutunmaya çalışmaktadır.

Yaşamını beş çocuğuna iyi fikirler ve temiz bir isim vermeye adayan Ali Rıza Tekin, yaşadığı bir olayda haksızlığa göz yumması istenince kaymakamlık görevinden istifa eder. Kızı Necla da İstanbul'da mimarlık bölümünü kazanınca, ailecek İstanbul'a, kendilerine ait eski bir konağa taşınırlar. Çocukların okul masrafları aileyi sıkıntıya sokunca Ali Rıza Bey yeniden çalışmaya başlar. Yeni işinde de prensiplerinden ödün vermesi istenince yine istifa eder. Askerden dönen oğlu Şevket bir bankada iyi bir maaşla çalışmaya başlayınca Ali Rıza Bey'in yükü hafifler. Ama Şevket gönlünü halihazırda evli bir kadın olan meslektaşı Ferhunde'ye kaptırır. Ferhunde ivedilikle boşanıp Şevket'le evlenir evlenmez dizginleri ele alır, evin bütün düzenini değiştirir. Oğuz Ayhan'ın da aileye sinsice girmesiyle beraber olaylar yavaş yavaş kötüye gider. Ali Rıza Bey tüm olanlara direnmeye çalışsa da ömrünün sonuna dek seyretmeye mahkum olduğu "Yaprak Dökümü" artık başlamıştır.

Nalan, sıcakkanlılığı ile herkesin ilk görüşte sevgisini kazanan, dünyalar güzeli bir genç kadındır. Ailesinin tek çocuğu olduğu için el bebek gül bebek büyütülmüş, hayatını varlık içinde yaşamış ve en iyi okullardan dereceyle mezun olan Nalan, Türkiye’nin en büyük oteller zinciri olan Koroğlu’nun şirketinde mimar olarak çalışırken birden kendisini Sedat Koroğlu’yla evlilik arifesinde bulur. Nalan ve Sedat, geçmişlerinde sakladıkları karanlık sırlardan uzaklaştıklarını düşünerek, umutla bu masalda el ele yürümeye başlasalar da; kısa bir zaman sonra hayatları, gerçek bir karanlığa gömülecektir.

Kaan Tuğlu, bekar bir babadır. Amerika’da doktora yaparken yaşadığı tek gecelik ilişkiden doğan 9 aylık kızıyla birlikte İstanbul’da yaşamakta, bir menkul kıymetler şirketinde borsa brokerlığı yaparak geçimini sağlamaktadır. Bebeğine bakan bakıcı kaçınca Kaan, Ayperi isimli bir köylü kızını dadı olarak işe alır. Kaan'ın sadece cahil bir köylü kızı sandığı Ayperi, onun yozlaşmış hayatına bomba gibi düşer. Kaan son derece çapkın ve sorumsuz bir metropol bekarı, Ayperi ise dediğim dedik bir Antepli köylü kızı olduğu için ikisi sürekli kavga etmeye başlarlar. Ama birbirlerinden hiç haz etmeyen bu iki inatçı keçinin bilmedikleri bir şey vardır. Kaderleri bundan kırk küsur yıl önce Kıbrıs Savaşı'nda yazılmıştır. Ayperi'nin dedesi Asım Onbaşı, Kaan'ın dedesi Emin Ağa'nın hayatını kurtarmak için bir kurşunun önüne atlamış, Emin Ağa’ya büyük bir vicdan borcu yüklemiştir. Kaan’ın Antepli bir Ağa olan dedesi, Asım Ağa’nın torununu kendi torununa almaya ant içmiştir. Dedeleri onların nasibini kertmiştir lakin bizimkiler kanlarıyla canlarıyla bu nasibe karşı dururlar. Ama ikisinin de karşı duramadığı tek bir şey vardır. Kaan’ın tatlı mı tatlı, dokuz aylık kızı Sue Ellen.

Zengin işadamının şımarık oğlu eğitimini Amerika’da tamamlamıştır. Uzun yıllar orada takılmış, zevk ve sefa içinde hayatın gerçeklerinden uzak kalmıştır. Türkiye’ye dönmeye karar veren bu genç ve yakışıklı adamın hedefi babasının kurduğu büyük holdingin başına geçmektir. Oysa babasının şımarık oğlu için çok değişik bir planı vardır. Oğlunun, fabrikalarından birine işçi olarak girmesini ve mesleği en alttan başlayarak yavaş yavaş öğrenmesini istemektedir. Genç adam once bu teklife çok büyük tepki gösterse de kabul etmek zorunda kalır ve babasının fabrikasında işçi olarak işe başlar. Bu büyük sırrı sadece baba ve emektar personel müdürü bilmektedir. Ne işçiler, ne ustabaşı, ne de herkesin nefret ettiği kötü adam fabrika müdürü bu sırrı bilmemektedir. Geleceğin patronu şimdi gizli bir işçidir.

Kardeş olduklarını öğrenmeden düşman olan kardeşlerin hikayesi Düşman Kardeşler, sıcak bir Trakya dizisi.. Hayatın içinden, gerçek aşkların ve gerçek kavgaların yaşandığı, içimizden insanların hikayelerinin anlatıldığı Düşman Kardeşler, İstanbul'da başlayıp Gelibolu'ya uzanıyor..

Kimsesiz büyüyen Güneş 'in hayattaki en önemli varlığı ailesi yerine koyduğu çocuk yuvasıdır. Yuvanın bulunduğu araziyi satın alan şirketin varisi Hazar da en büyük düşmanı... Hazar ve Güneş’in nefretle başlayan ilişkisi, zamanla büyük bir aşka dönüşür. Hazar ailesinden ve tüm sahip olduklarından vazgeçmeyi göze alarak aşkın peşinden gitmeyi seçer. Aşkları hayata meydan okuyan Hazar ve Güneş' in önüne son bir engel daha çıkar: Artık bir de ölüme meydan okumaları gerekecektir.

Hikâye Karayip açıklarında lüks bir Cruise gemisinde başlar. 45 yaşına kadar hayatta hiç sorumluluk almamış, kız kardeşi ve eniştesini trafik kazasında kaybetmesinin ardından 3 yeğenine bakmak zorunda kalmasıyla yerleşik bir hayata geçen Adanalı Samim, yıllar sonra Adana'da terk edip gittiği nişanlısıyla aynı mahallede, hatta karşısındaki evde oturmaya başlar. Samim'in gemiden arkadaşı Ali ise onunla tanıştıktan sonra bütün hayatını planladığını düşünür. Ama hayat siz plan yaparken başınıza gelen şeymiş. Ali günlerce kendini terk eden Ahsen'in izini sürer. Sonunda İstanbul'a geldiğini öğrenir ve onun bulabilmek için İstanbul'a gelir. İstanbul'da tanıdığı tek bir kişi vardır: Samim! Bir yandan âşık olduğu Seyhan, bir yandan peşini bırakmayan ilk aşk Ahsen! Ali iki aşk arasında bildiği her şeyi unutur. Bu kadar kesişen yollar arasında hayat kavga gürültü, neşe eğlence son hız devam etmekte. Herkes can havliyle hayatın bir ucundan tutunmaya çalışmaktadır.

Goncakaranfil mutlulukları, içimizi burkan hüzünleri, herkesin başına gelebilecek dramları, kendine çeken büyüsüyle bir mahalle masalıdır. Fakir yaşamları ama bir o kadar da büyük hayalleri olan insanlar yaşar bu mahallede. Mahallenin ortasında hepsinin gönülden bağlı olduğu Temür Baba türbesi dimdik durur. Türbenin ucundaki koskoca arsa ise yıllardır mahallenin en büyük derdidir. Arsanın tapusuna tüm mahalle ortaktır ve senelerdir burayı paylaşamazlar. Hepsinin büyük umutları, köşeyi dönmek için başka başka planları vardır arsa üzerinde. Kimisi "otopark" kimisi "alışveriş merkezi" der. Ama kimse yetinmez payına düşenle. Hepsinin hayatta yapmak istediği şeyler, en önemlisi de kelimelere sığmayan koca koca hayalleri vardır. Ancak onlar hayallerini gerçekleştirme isteğinden hiçbir zaman vazgeçmeyeceklerdir. Çünkü onlara göre hayali olmayanın hayatı da yoktur.

Yetimhanede yolları düğümlenen üç çocuk, Ali, Ezel ve Esmer, küçük yaşlarda birbirlerinden koparılarak ayrılırlar. 20 yıl sonra kader onları yeniden bir araya getirdiğinde her biri artık başka hayatların yolcuları olmuşlardır.

Yaşamını beş çocuğuna iyi fikirler ve temiz bir isim vermeye adayan Ali Rıza Tekin, yaşadığı bir olayda haksızlığa göz yumması istenince kaymakamlık görevinden istifa eder. Kızı Necla da İstanbul'da mimarlık bölümünü kazanınca, ailecek İstanbul'a, kendilerine ait eski bir konağa taşınırlar. Çocukların okul masrafları aileyi sıkıntıya sokunca Ali Rıza Bey yeniden çalışmaya başlar. Yeni işinde de prensiplerinden ödün vermesi istenince yine istifa eder. Askerden dönen oğlu Şevket bir bankada iyi bir maaşla çalışmaya başlayınca Ali Rıza Bey'in yükü hafifler. Ama Şevket gönlünü halihazırda evli bir kadın olan meslektaşı Ferhunde'ye kaptırır. Ferhunde ivedilikle boşanıp Şevket'le evlenir evlenmez dizginleri ele alır, evin bütün düzenini değiştirir. Oğuz Ayhan'ın da aileye sinsice girmesiyle beraber olaylar yavaş yavaş kötüye gider. Ali Rıza Bey tüm olanlara direnmeye çalışsa da ömrünün sonuna dek seyretmeye mahkum olduğu "Yaprak Dökümü" artık başlamıştır.

Nahide ile boşanma kararı alan Sinan, eski arkadaşı Tülin'in aracılığı ile Nilüfer ve Cüneyt çiftinin alt katındaki daireyi kiralayıp orada yaşamaya başlar. Tülin'deki bilinmez hastalık onu hayata karşı dalgacı ve yumuşak yapmış ve sevdiği insanların mutluluğuna adamaya yöneltmiştir. Nilüfer'in Cüneyt ile evliliği iyi gitmemektedir. Maddi sıkıntılar, Melek Hanım'ın beraberliklerinin ilk gününden itibaren kara bir bulut gibi evliliklerinin üzerindeki baskın gölgesi, Cüneyt'in başarısızlıkları nedeniyle günden güne daha da hırçınlaşıp hakaret ve aşağılamaya başlayan saldırı grafiğinin yükselerek fiziksel şiddete kadar uzanmış olması, Şebnem ve Metin'in aile içindeki huzursuzluklardan dolayı yaşadıkları sorunlar Nilüfer'i bunaltmıştır. Ancak genç kadın bu duruma bir son verebilecek güçte hissetmemektedir kendini. Sinan'la Nilüfer'in arasında komşulukları dolayısıyla başlayan ilişki; zamanla dertlerini, acılarını paylaştıkları sıcak bir omuz ihtiyacını karşılamaktan öteye gidecektir.

Havin üniversiteye giden 23 yaşında bir kızdır. Babası Gülağa hapse girerken kızını amcası ve yengesine teslim etmiş ancak Havin onların zulmüne dayanamayıp evden kaçmıştır. Havin'in en yakın arkadaşı Lale, escortluk yapmakta ve çok para kazanmaktadır. Havin'i de bu işe ikna etmeye çalışmaktadır. Baran'ın en yakın arkadaşı Levon onun için bir doğum günü partisi hazırlar, hediye olarak Havin'i getirir. Tanıştıkları gece Havin ile aralarında bir şey geçmeyen Baran, Havin'in çekingenliği ve güzelliğinden çok etkilenir ve ona aşık olur. Evlenmek üzere düğün yerine giderken kaza yaparlar. Baran hafif yaralanır fakat Havin'in durumu ağırdır. Bunu fırsat bilen ve oğlunun Havin ile evlenmesini istemeyen Kumru Havin'i bir dağ evine hapsedip ona bir miktar para vererek öldü süsü verir. Asıl şok Havin'in yıllar sonra başka bir kimlikle eski hayatına ve aşkına geri dönmesidir. Baran'a farklı bir kimlikle davranmasıyla bütün olaylar karışır.

Bahar İstanbullu bürokrat bir ailenin kızıdır. New York'taki sanat eğitimini tamamlarken Seymen ile tanışır. Birbirlerine âşık olan çift evlenmek üzere Kapadokya'ya giderler. Seymen ise Kapadokya'nın gelişmiş, aynı zamanda da geleneklerine bağlı köklü bir ailesinin varisidir. Asmalı Konak denilen büyük bir konakta ailesi ile birlikte yaşamaktadır. Bahar, gelin geldiği yöreye ve Seymen'in yöredeki saygınlığına hayran kalır.

Kemalettin Tuğcu'nun Üvey Baba adlı romanından TV'ye uyarlanan dram türündeki dizisidir.Üvey bir baba büyük bir mirası olan küçük kız ve bu mirasın üzerine konmak için kızını öldürmeye karar veren fakat bunu hiçbir zaman başaramayan bir alkolik bir babanın öyküsü.