İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

11 dizisinden 2'si İzlenir çıktı
İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı oyunculuk bölümünü tamamladıktan sonra Bahçeşehir Üniversitesi ileri oyunculuk bölümünde yüksek lisans yaptı. 29 Mayıs 2012 tarihine kadar Kurusıkı adlı doğaçlama gösterisi sergilemekteydi fakat tiyatroyu kısa bir süreliğine bıraktı. 2005'te "Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü?" adlı filmle sinema dünyasına adım attı. Okan Bayülgen'in Disko Kralı programında "Life Sux" isimli bölümde yer aldı.

Avrupa Yakası, ait olmak istediği havalı Nişantaşı hayatı, çalıştığı moda dergisi, tam bir beyaz Türk olan aşık olduğu erkek ve bu dünyanın tam zıttı hayat görüşüne sahip ailesi arasında kalmış genç bir kadın olan Aslı Sütçüoğlu (Gülse Birsel) ve onun ailesi ile arkadaş çevresini konu alıyor.

Kocabaş'ların otoriter reisi Şehmuz, evin titiz ve klorak bağımlısı kadını Servet, aynı evde damatları iç güveysi Selahattin, kızları Gülistan, torunları Orçun, Orçun'un sevgilisi Eylem ve bekar oğulları Rıza ile birlikte oturmaktadırlar. Antakya’dan İstanbul-Cihangir’e taşınan Kocabaşlar geleneklerine bağlı olan babaları Şehmuz Bey’in hakimiyeti altındadır. Damatları Selahattin, eşi Gülistan’a hiç bağlı değildir; üstelik onu pavyonda tanıştığı Tülay ile aldatmaktadır. Evin tek oğlu olan Rıza, hiç sevmediği Nurhayat ile ailesinin baskısıyla nişanlanmıştır. Ancak bu duruma daha fazla katlanamaz ve Nurhayat’tan ayrılma kararı alır. Bu karar Kocabaşlar için yıkım olur. Aile, Rıza ve Nurhayat’ın arasını düzeltmek için seferber olur. İki defa tertiplenen düğünde önce Rıza, sonra Nurhayat kaçar ve böylece ilişkileri sona erer. Bu olaylar yaşanırken tüm ailenin hayatını değiştirecek bambaşka bir gelişme yaşanır. Deniz, yanında kardeşi Bora ile birlikte, bir dizide bir bölüm konuk oyunculuk yapmak için İzmir’den İstanbul’a gelir. Yıllardır aradığı fırsatı bulamayan Deniz’in hiç beklemediği bir anda şansı döner. Dizinin başrol oyuncusu sette olay çıkartıp işi bırakır. Bir anda bölüm oyunculuğundan başrole terfi eden Deniz, İstanbul’da ev arayışına girer. Setteki diğer bir oyuncu Açılay da ev aramaktadır ve Deniz’e ev arkadaşı olmayı teklif eder. Şehmuz Bey de Rıza’ya kızar ve Nurhayat ile evlendirdikten sonra oturmalarını planladıkları yan daireyi kiraya vermeye karar verir. Herkes bu daireyi tutmak üzere harekete geçer. Damat Selahattin o dairede metresi Tülay’ı oturtmayı planlarken, büyük bir tesadüf sonucu Deniz ve Açılay da aynı eve talip olur. Ancak Şehmuz evi sadece ailelere kiralamaktadır. Daireyi çok isteyen Deniz, Açılay ve Bora’nın aklına bir plan gelir. Plan işe yarar; Şehmuz Bey’i ikna edip evi tutarlar. Ancak ilk başta yolunda giden işler kısa bir süre sonra kontrolden çıkar. Bütün bunların üzerine Deniz'in annesi ve babasının İzmir'den İstanbul'a taşınması ile işler iyice çığırından çıkar.

Sakıncalı, çocuğunu kaybetmesine rağmen dimdik bir şekilde ayakta duran Süreyya'nın adalet ve intikam için verdiği çarpıcı mücadeleyi konu alıyor. Öfke, vefat ve dayanışmanın iç içe geçtiği bu hikaye; güçlü bir kadının yeniden doğuşunu ekranlara taşıyor.

Bahar, ölümle karşı karşıya geldiğinde dışarıdan ‘kusursuz' görünen ailesinin özellikle de eşi Timur’un başka bir yüzüyle karşılaşacak. Bahar’ın ani hastalığı ile ailedeki tüm dinamikler değişecek. Bu süreçte Evren, her anlamda Timur’un rakibi olacak. Bahar’ın hayatını yeniden inşa etmesi ise çoğu zaman trajikomik hikayelerle izleyiciye umut aşılayacak.

Melike (Nihal Yalçın) ve İlyas (Timur Acar) Özyürek çifti, kızları Ceren ve 6 yaşındaki küçük oğulları Kaan ile birlikte Şile'de yaşamaktadır. Bir akşamüzeri Melike ilk maaşını almasının heyecanıyla zamanı unutup vitrinlere bakarken, oğlu Kaan’ın okul çıkışına geç kalır. Annesini okulun bahçesinde bekleyen Kaan, bir kirpinin peşine takılır ve kirpiyi bir parka kadar takip eder. Bu sırada Zeynep (Songü Öden) ve Tuğrul (Feyyaz Duman) çiftinin 12 yaşındaki oğulları Efe de parktadır. O sırada Melike ve İlyas ise telaş içinde Şile sokaklarında çocukları Kaan'ı aramaktadır. Yaşanan acı bir olay her iki ailenin hem kesiştirecek, hem değiştirecektir.

Psikiyatri kliniğindeki doktorların ve onlara başvuran hastaların hayatlarının anlatılacağı “Kırmızı Oda”da acılar, sevinçler, mutluluk ve hüzünler izleyicinin de ruhunun kapalı kapılarını aralayacak. Hastalar o güne kadar kimselere söyleyemedikleri sırları dile getirirken izleyiciler de kendi bugünleri, geçmişleri ve yarınlarına dair bir şeyler bulacak.

Annesiz babasız büyümüş, genç yaşta hayatın yükünü sırtlamış, çok güzel ve gururlu bir genç kız olan Süreyya’nın, karizmatik iş adamı Faruk’a aşık olup Bursa’ya gelin gitmesiyle başlayan hikayesi.

Sait, Nazım, Turgut, Orhan ve Aziz… Beş kardeşten oluşan bu aile, eski bir mahallede, dededen kalma ahşap bir konakta birlikte yaşamaktadırlar. Kardeşlerin en büyüğü Sait, depremde anne ve babalarını kaybettiklerinden beri ailenin babası gibidir. Tüm kardeşleri, her türlü zorluğa rağmen bir arada tutmayı başarmıştır. Duygusal gazeteci Nazım, mahallenin imamı Turgut, şarkıcılık hayalleri kuran bodyguard Orhan ile at yarışı tutkunu havai Aziz; hepsi Sait'in çocuğu gibidirler ve birbirlerinden ayrı bir yaşam sürmeyi hayal bile etmemektedirler. Ta ki Sait bir gün kardeşlerine, evleneceğini açıklayana kadar…

Kocabaş'ların otoriter reisi Şehmuz, evin titiz ve klorak bağımlısı kadını Servet, aynı evde damatları iç güveysi Selahattin, kızları Gülistan, torunları Orçun, Orçun'un sevgilisi Eylem ve bekar oğulları Rıza ile birlikte oturmaktadırlar. Antakya’dan İstanbul-Cihangir’e taşınan Kocabaşlar geleneklerine bağlı olan babaları Şehmuz Bey’in hakimiyeti altındadır. Damatları Selahattin, eşi Gülistan’a hiç bağlı değildir; üstelik onu pavyonda tanıştığı Tülay ile aldatmaktadır. Evin tek oğlu olan Rıza, hiç sevmediği Nurhayat ile ailesinin baskısıyla nişanlanmıştır. Ancak bu duruma daha fazla katlanamaz ve Nurhayat’tan ayrılma kararı alır. Bu karar Kocabaşlar için yıkım olur. Aile, Rıza ve Nurhayat’ın arasını düzeltmek için seferber olur. İki defa tertiplenen düğünde önce Rıza, sonra Nurhayat kaçar ve böylece ilişkileri sona erer. Bu olaylar yaşanırken tüm ailenin hayatını değiştirecek bambaşka bir gelişme yaşanır. Deniz, yanında kardeşi Bora ile birlikte, bir dizide bir bölüm konuk oyunculuk yapmak için İzmir’den İstanbul’a gelir. Yıllardır aradığı fırsatı bulamayan Deniz’in hiç beklemediği bir anda şansı döner. Dizinin başrol oyuncusu sette olay çıkartıp işi bırakır. Bir anda bölüm oyunculuğundan başrole terfi eden Deniz, İstanbul’da ev arayışına girer. Setteki diğer bir oyuncu Açılay da ev aramaktadır ve Deniz’e ev arkadaşı olmayı teklif eder. Şehmuz Bey de Rıza’ya kızar ve Nurhayat ile evlendirdikten sonra oturmalarını planladıkları yan daireyi kiraya vermeye karar verir. Herkes bu daireyi tutmak üzere harekete geçer. Damat Selahattin o dairede metresi Tülay’ı oturtmayı planlarken, büyük bir tesadüf sonucu Deniz ve Açılay da aynı eve talip olur. Ancak Şehmuz evi sadece ailelere kiralamaktadır. Daireyi çok isteyen Deniz, Açılay ve Bora’nın aklına bir plan gelir. Plan işe yarar; Şehmuz Bey’i ikna edip evi tutarlar. Ancak ilk başta yolunda giden işler kısa bir süre sonra kontrolden çıkar. Bütün bunların üzerine Deniz'in annesi ve babasının İzmir'den İstanbul'a taşınması ile işler iyice çığırından çıkar.

Üç çocuğu olan ancak oğlu ve büyük kızından yana yüzü gülmeyen İsmet Baba, "Cümbür Cemaat"le ailemizden biri oluyor. Bir baltaya sap olamayan ve hâlâ kendini babasına ispatlamaya çalışan oğlu Kenan'la, evliliğinde mutsuz olan ve kocası Yavuz'la yaptığı her tartışmayı evdeki eşyaları ve hatta mobilyaları toplayın baba evine dönerek noktalayan kızı Ayşegül arasında sıkışıp kalan İsmet Baba'nın tek umudu küçük kızı Öykü'dür. Ta ki üniversitede okuyan ve başarılı bir öğrenci olan Öykü bir aşka yelken açana dek Ailesinde hayatında bunlar olurken İsmet Babanın yurtdışında yaşayan ve yıllardır görmediği can düşmanı Fikri de ülkeye kesin dönüş yapar ve olaylar gelişir. Bir yanda ailesi, diğer yanda Fikri ve Fikri'nin oğlu ile baş etmeye çalışan İsmet Baba, yaşadığı sıkıntılara eğlenceli çözümler buluyor.

Esmer, güzeller güzeli genç bir kızdır. Her gün saatlerce dolaştığı dağlardan toplayıp, ilaç yaptığı otlar gibi yabanidir. Okuma yazma bilmeyen Esmer, resimlerine bakmaktan eskittiği masal kitabını kolunun altına alıp, dağlarda gezer. Bir gün her zamanki gibi dağlarda dolaştığı bir gün, yerde yatan bir adam görür. Kendisini ısıran yılanın acısıyla kıvranan bu adam, köyün köklü ailelerinden Elbeylilerin oğlu Ali Murat'tır. Esmer, adamın yarasını keser, içindeki zehri akıtarak Ali Murat'ı ölümden kurtarır. Esmer ve Ali Murat ilk gördükleri anda birbirlerine vurulurlar..

"Şöhret Okulu", okulun hocaları ile şöhreti yakalamak isteyen öğrencilerin ilişkilerini ve bu özel okulu ayakta tutma çabalarını konu alıyor. Bu okula girmek isteyen çoktur ancak İstanbul Sahne Sanatları Akademisi Süheyla Hanım'ın babasından yadigar bir okuldur. Tüm çabalarıyla bu okulu tek başına ayakta tutmaya çalışan Süheyla, bunu yaparken babasının yetenek seçme konusundaki titizliğinden de asla taviz vermemektedir. Bunun için de okulu her biri kendi alanlarında başarılı 6 öğretmenle renklendirmiştir. Okulda özenle seçilmiş hocaların disiplini, hayatları ve genç kuşağın kimi zaman onlarla çatışması yer alırken, kimi zaman da gençlerin kendi aralarında kurdukları dostluklar ve çatışmalar öyküyü şekillendirmektedir.

Avrupa Yakası, ait olmak istediği havalı Nişantaşı hayatı, çalıştığı moda dergisi, tam bir beyaz Türk olan aşık olduğu erkek ve bu dünyanın tam zıttı hayat görüşüne sahip ailesi arasında kalmış genç bir kadın olan Aslı Sütçüoğlu (Gülse Birsel) ve onun ailesi ile arkadaş çevresini konu alıyor.