İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

15 dizisinden 2'si İzlenir çıktı
Asiye Nur Fettahoğlu, 12 Kasım 1980 tarihinde Duisburg, Almanya'da dünyaya gelmiştir. Aslen Rizeli bir ailenin kızı olan Fettahoğlu, lise eğitimini Beşiktaş Lisesi'nde, yükseköğrenimini ise Haliç Üniversitesi Moda Tasarımı Bölümü'nde tamamladı. Oyunculuk kariyerine başlamadan önce bankacılık sektöründe görev aldı ve bir dönem Sky Türk kanalında borsa spikerliği yaparak ekran önü deneyimi kazandı. Oyunculuk dünyasına "Benden Baba Olmaz" (2007) ve "Gönül Salıncağı" (2007) dizileriyle adım atan Fettahoğlu, ilk dikkat çeken performansını bu projelerle sergiledi. Ancak asıl büyük çıkışını ve geniş kitlelerce tanınmasını sağlayan yapım, Türk televizyon tarihinin en çok izlenen dizilerinden biri olan "Aşk-ı Memnu" (2008-2010) oldu. Bu dizide canlandırdığı Peyker Yöreoğlu karakteri, naifliği ve dramatik hikayesiyle izleyicinin beğenisini kazandı. Kariyerinin en önemli dönüm noktası ve onu uluslararası bir şöhrete kavuşturan proje ise "Muhteşem Yüzyıl" (2011-2014) dizisi oldu. Kanuni Sultan Süleyman'ın eşi ve Şehzade Mustafa'nın annesi Mahidevran Sultan karakterine hayat veren oyuncu, karakterin yaşadığı hüzrü, kıskançlığı ve annelik mücadelesini ustalıkla yansıtarak eleştirmenlerden tam not aldı. Bu rolüyle hem Türkiye'de hem de dizinin yayınlandığı birçok ülkede büyük bir hayran kitlesi edindi. Sinema kariyerinde de "Kurtlar Vadisi: Filistin" (2011) filmindeki Simone karakteri ve "Gişe Memuru" (2010) gibi yapımlarla yer aldı. Televizyon kariyerine "Hayat Yolunda" (2014-2015) ve dönem dizisi "Filinta" (2014-2016) ile devam etti. Dijital platformların yükselişiyle birlikte "Fi" (2017) dizisinde de boy gösteren Fettahoğlu, "Kardeş Çocukları" (2019) dizisindeki Umay Karay rolüyle entrikalı ve güçlü kadın karakterlerini başarıyla canlandırabileceğini bir kez daha kanıtladı. Ardından Halit Ergenç ile yeniden bir araya geldiği "Babil" (2020) dizisindeki Eda karakteriyle derinlikli bir performans sergiledi. Son yıllarda "Kağıt Ev" (2021), "Darmaduman" (2022) ve Netflix filmi "Babamın Kemanı" (2022) gibi yapımlarda yer alarak aktif oyunculuk kariyerini sürdürmektedir.


İstanbul'un sayılı iş adamlarından biri olan Adnan Ziyagil, çok sevdiği eşi İnci öldükten sonra 17 yaşındaki kızı Nihal ve 11 yaşındaki oğlu Bülent ile köşkte bir başına kalır. Çocukların eğitimi için köşke yerleşen Matmazel Deniz de Courton, zaman içerisinde köşkte söz sahibi de olmaya başlar. Matmazel Adnan'ı yıllarca kendi içinde sevmiş olsa da, Adnan kendisinin yarı yaşında olan Bihter Yöreoğlu’na aşık olur ve onunla evlenir. Önce Bihter bir süre sonra da annesi Firdevs Yöreoğlu köşke yerleşir. Eşini kaybeden Firdevs’in hayattaki tek amacı lüks içindeki yaşamını sürdürebilmektir. Bihter annesine inat uğruna evlendiği Adnan’ı aralarındaki yaş farkına rağmen başlarda sevse de, bir süre sonra Adnan’ın manevi yeğeni hızlı çapkın Behlül Haznedar'a kapılır. Behlül ise Nihal’in küçüklüğünden beri ona aşık olduğunu anlamamazlıktan gelerek uzatmalı okuduğu üniversitede çapkın yaşamına devam eder; ta ki Bihter’le yasak bir aşkın içine girene kadar...

Sevgilisi tarafından terk edilen Ozan, aşk acısı çekmeye başlar ve gittiği hiçbir yerde teselli bulamaz. Ozan bir gün intihar etmeye karar verir. İntihar etmek devlet kontrolünde olduğu sürece yasaldır ancak bunun istisnai tek bir şartı vardır: İntihar edecek kişiye kimse aşık olmamalı ve böyle bir başvuruda bulunmamalıdır. Ozan, Yaşam sonlandırma merkezine gittiğinde başvurusu incelenir ve ret cevabı alır. Çünkü Ozan’a Ekin isminde hiç tanımadığı bir kadın aşıktır. Ozan bu yüzden ölemiyordur. Tek çaresi Ekin isimli bu kızı bulup onu aşkından vazgeçirmesidir.

Film, Sadık adında bir adam üzerinden, gerçekten iyi bir insan olmanın anlamı sorgulanıyor. Sadık, insan kaçakçıları ve katillerin dünyasında adalet arayan bir adamdır. Ancak bu süreçte o, iyilik ve kötülük arasındaki çizginin bulanıklaştığını fark eder.

Hayatta sahip olduğu her şeyi kaybettikten sonra artık kötü bir adam olmaya karar veren Sadık, bir köşkte işlenen tuhaf cinayeti çözmeye çalışır. Aksiyon dolu üçlemenin ikinci filmi.

28 yaşında fakat "düzenli" hayatı olduramamış Sertab, kararsız, kalıplara uymayan, kimlik arayışında bir kadındır. Evinin yanmasıyla evsiz ve parasız kalan Sertab, ablası Harika'nın "senden hiçbir şey olmaz" demesiyle büyük bir kırılma yaşar ve "benden ne olur" herkese göstereceğim diye kendisine söz verir. Sertab'ın aşk, kalp kırıklığı, başarı ve başarısızlık dolu macerası bu söz ile başlar.

Kendi halinde bir gişe memuru olan Kenan, babasıyla yaşayan, işiyle evi arasındaki küçük dünyada gidip gelen ve insanlarla iletişim kurmaktansa, kendi hayallerinde yaşamayı tercih eden bir karakterdedir. Çatalca gişeler bölgesinde çalışan ve görevinin başındayken zaman zaman kendi kendine konuşmasıyla bilinen Kenan’ın, diğer insanlarla olduğu gibi babasıyla da mesafeli bir ilişkisi vardır. Kenan’ın kalp hastası olan babasına, gündüzleri Nurgül bakıcılık yapar. 30 yaşlarındaki konuşkan ve anaç Nurgül, Kenan’ı, babasını ve yıllar önce vefat etmiş annesini küçüklüğünden beri tanımaktadır. Kenan’ın işiyle evi arasında sıkışıp kalmış monoton hayatı, yeni işletme şefinin Çatalca’yı denetlemeye geldiği gün değişecektir.

Köklü bir aileden kaçırılıp sokaklara düşen bir çocuğun, yıllar sonra evine dönmesi ile kendini yeniden var etme mücadelesini anlatıyor.

Ailevi sebeplerle Eskişehir’den İstanbul’a taşınan Servet ailesi bambaşka bir çevreye girerler. Başladıkları özel üniversitedeki ortama uyum sağlamaya çalışan ikizler Kerem ve Ece burada kendilerine hiç benzemeyen insanlarla tanışacak, bir yandan büyüme sancıları içinde yetişkinliğe doğru adım adım yol alırken bir yandan da kendilerini keşfedecekleri arayışlar, hatalar ve ilk aşkın heyecanlarıyla savrulacakları, adına gençlik denen uzun bir yolculuğa çıkacaklardır. İkizler büyüme sancılarıyla sınanırken babaları Harun 25 yıldır ayak basmadığı baba evine geri dönmek zorunda kalınca baba oğul arasındaki küslük derin hesaplaşmalarla tüm aileyi zorlayacaktır. Anneleri Beliz ise kendini keşfedeceği yeni bir döneme girecektir. İkizlerin dedesi Asaf ve babaanneleri Ayla, 25 yıl sonra oğulları ve torunlarıyla aynı çatı altında yaşamaya başladıklarında girecekleri çatışmalarla büyümenin ve olgunlaşmanın bir ömre yayıldığını anlayacaklardır.

Cihan ve Aylin Fırtına, oğulları Mert (19), büyük kızları Cemre (16) ve küçük kızları Melisa (7) ile; mutluluk ve refah içinde, imrenilecek bir hayat yaşamaktadır. Kariyerleri, evleri, hayatları… Kısacası çizdikleri aile tablosu mükemmeldir. Ama bu mükemmel hayatları tek bir yanlış anlama ile darmadağın olur. Onlar hem çocuklarını hem de ailelerini korumak için her şeyi göze almak zorundadırlar.

İdealist bir ekonomi profesörü olan İrfan’ın hayatı, haksız yere işten atılması ve 7 yaşındaki oğlu Deniz’in hastalanmasıyla alt üst olur. Kapılar birer birer yüzüne kapanırken karısı Eda’nın çocukluk arkadaşları Egemen’den yardım istemesiyle İrfan kendisini hayal bile edemeyeceği karanlık bir maceranın içinde bulur. Evlenmek üzereyken ayrıldığı büyük aşkı İlay’ın tehlikeli iş adamı Süleyman’ın sevgilisi olarak ortaya çıkmasıyla birlikte, İrfan bu macerada aşması gereken birçok sınavla karşı karşıya kalacaktır. Bu macera da karşısına çıkan idealist genç kız Ayşe onun kurtarıcısı olabilecek mi?

Ümran ve Umay’ın Hayatlarının Sınavı... Hayalleri ve hayatları birbirinden bambaşka olan iki anne; Ümran (Ayça Bingöl) ve Umay (Nur Fettahoğlu). Ümran ve kızı Hayat, küçük bir köyde yaşarken, “Sosyetik güzel’’ Umay Karay ve kızı Hayal, İstanbul’dadır. Hayallerde bile birleşemeyecek kadar farklı hayatlar yaşayan annelerin yolları, yıllar sonra karşılaşınca beklenmedik olaylara neden olur.

Burası çok fazla suçun işlenmediği, insanların çoğunlukla muhafazakar kesimden oluştuğu ve alışılmışın dışındaki kişilere pek fazla iyi gözle bakılmadığı bir yer. Bozkır’ın söyleyecekleri var.

Bir adam bir kadını sever ve dünya değişir. Ama hayatı kökten değiştiren, aşkı değil, aşkına ulaşabilmek için cesaret edebildikleridir. O kişiye duyduğu aşkın acımasızlığında öylesine büyük fırtınalar başlatır ki, sonunda, dokunduğu her şeyi yıkar. Ve bazen.. Hayatın kendini yenilemesi için önce her şeyin yıkılması şarttır. Çok satan Fi - Çi - Pi üçlemesinden Nüket Bıçakçı tarafından senaryolaştırılan, tutkunun peşinden koşanların, yanma pahasına ateşe uçanların ve acıdan geçerek süregelen yaşama karşı dik duranların hikayesi...

1896'da, Sultan Abdülhamid'in padişahlığının 20. yılından itibaren döneme damgasını vuran önemli olayları ekrana taşıyacak olan “Payitaht – Abdülhamid”, dizisinde, uzun süre sonra Osmanlı'nın zaferi ile sonuçlanan bir savaş: ''Yunan Harbi''ne yer verilecek. 1. Siyonist Kongre ile Sultan'dan istenen Filistin toprakları, Padişah'ın sonuna kadar vermediği ve masadan düşmanın hüsranla kalktığı bir dönem olarak ekrana gelecek. Yine Sultan'ın başarılı olduğu bir önemli proje, Hicaz Demiryolu çalışmaları ve dahası Payitaht Abdülhamid dizisinde yer alacak diğer önemli tarihi olaylar arasında. Sultan Abdülhamid Han ile birlikte ülkenin mücadelesine tanıklık ederek, günümüze taşınan güçlü bir milletin evlatlarına ve gelecek tarihimize armağan niteliğinde sunulmayı vaat eden dizi, 'Mücadele!’ Ana temasındaki mesajla seyirciye sunulacak.

19. yüzyılda dünya dengeleri yeniden kurulurken bir imparatorluğun yaşadığı değişime ve adalet savaşçılarının verdikleri mücadeleye şahit oluyoruz. Kendisine ve en yakın arkadaşına tuzak kurulan kahramanımız Filinta Mustafa tuzağı kuranın kızına aşık oluşunun çıkmazları da epizodik hikayelerle izleyiciye sunuluyor.

Prof. Dr. Veysel Tuncay, İstanbul’da kâr amacı gütmeyen bir özel hastanenin sahibidir. Hastane, borçları yüzünden zor durumdayken, doktorların bir kısmı istifa eder. Tüm ömrünü hastalarına adamış bir insan olarak, yıllarca emek verdiği hastanesinin kapanmasına gönlü razı olmayan Veysel Bey; hastaneyi kurtaracak bir ekip kurmaya karar verir. Türkiye’nin farklı yerlerinden bir araya gelen beş doktor ve beş farklı hayat vardır artık. Dertleri, aşkları, başarıları ve hırsları onları ne kadar farklılaştırsa da; hepsinin tek gayesi vardır aslında, o da: "hayat kurtarmak!"


Osmanlı İmparatorluğu'nun XV. padişahı I. Süleyman, yirmi altı yaşında bu büyük iktidarı yönetmeye başladığında, önüne öyle bir hedef koymuştu ki; Büyük İskender’den daha güçlü ve yaygın bir dünyada egemenlik kuracak ve Osmanlı’yı yenilmez kılacaktı. Bu yürüyüş ona; batıdaki savaş zaferleri nedeniyle Muhteşem Süleyman, doğuda ise adaletli yönetimine atfen Kanunî Sultan Süleyman ismini kazandıracaktı.

İstanbul'un sayılı iş adamlarından biri olan Adnan Ziyagil, çok sevdiği eşi İnci öldükten sonra 17 yaşındaki kızı Nihal ve 11 yaşındaki oğlu Bülent ile köşkte bir başına kalır. Çocukların eğitimi için köşke yerleşen Matmazel Deniz de Courton, zaman içerisinde köşkte söz sahibi de olmaya başlar. Matmazel Adnan'ı yıllarca kendi içinde sevmiş olsa da, Adnan kendisinin yarı yaşında olan Bihter Yöreoğlu’na aşık olur ve onunla evlenir. Önce Bihter bir süre sonra da annesi Firdevs Yöreoğlu köşke yerleşir. Eşini kaybeden Firdevs’in hayattaki tek amacı lüks içindeki yaşamını sürdürebilmektir. Bihter annesine inat uğruna evlendiği Adnan’ı aralarındaki yaş farkına rağmen başlarda sevse de, bir süre sonra Adnan’ın manevi yeğeni hızlı çapkın Behlül Haznedar'a kapılır. Behlül ise Nihal’in küçüklüğünden beri ona aşık olduğunu anlamamazlıktan gelerek uzatmalı okuduğu üniversitede çapkın yaşamına devam eder; ta ki Bihter’le yasak bir aşkın içine girene kadar...

Küçük yaşta trafik kazasında babasını kaybeden, iki tekerlekli demir atlara sevdalı Gönül adındaki tıp öğrencisinin yaşadıkları.
Görsel yokYakışıklı asayiş müdürü Fatih (Pamir Pekin) ne zaman ne yapacağı belli olmayan, gözü kara bir baş komiserdir. Selin (Sema Mumcu) işini çok seven, başarılı bir işletme müdürüdür. Güzelliğiyle bir çok erkeğin elde etmek için peşinden koştuğu Selin, sadece işine aşık bir kadındır. En gerçek ayrılıkların ve en sıcak buluşmaların mekanı havaalanında sıra dışı aşklar ve hayatlarla tanışacaksınız.