İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

11 dizisinden 2'si İzlenir çıktı

Tek dertleri hayat mücadelesi olan ve birbirlerinden başka tutunacak dalı kalmayan dört kardeşin iç burkan, sevgi dolu hikâyesi… Herkese ve her şeye rağmen kopmayan, düştükçe birbirine tutunup yeniden ayağa kalkan gençlerin umut dolu öyküsü

Mehmetçik Kutlu Zafer dizisi, Birinci Cihan Harbi’ne hazırlanan Osmanlı devletinde, tek hayalleri devletin yeniden dirilişi ve kurtuluşu olan, gönlünde vatan sevdasından başka bir şey bulunmayan Mehmet ve arkadaşlarının destansı hikâyesini konu alıyor.

İzmir ve Ege “3391 Kilometre”yi aşmış, Paris’te birlikte bir hayat kurmuştur. Fakat gelen bir telefonla her şey değişir. İzmir ve Ege’nin arasına yeniden mesafeler girecek, her şeye en baştan başlamaları gerekecektir. Hayat onları savurup, yollarını tekrar aşklarının başladığı İzmir’de kesiştirecektir. İzmir ve Ege’nin yıldızlarla dolu hikayesi devam ederken, artık aralarındaki Sıfır Kilometre ile hayatın acı-tatlı sürprizlerine birlikte göğüs gerebileceklerdir.

Birbirlerinden kilometrelerce uzakta olmalarına rağmen sevginin güçlü bağını hissedebilen iki gencin hikayesini konu ediyor. Sosyal medya üzerinden taşınan iki genç, sohbet ettikçe birbirlerinin hayatlarına dokunduklarını fark eder. Birbirlerini görmeden, duymadan gece gündüz konuşan gençler, aralarındaki mesafelere rağmen aşkın imkansız olmadığını keşfederler.

Filmde, bir trafik kazasının travmasını atlatmaya çalışan iç mimar Kerem’in şifacı bir kadın ve köylülerle geçirdiği arınma süreci anlatılıyor.

Yıllar önce engelli çocuklarından utanarak onu sahibi oldukları fabrikada öldüren karı-koca ve ailesinden intikam almak için, kurbanlar seçip onları arayan küçük bir çocuk… Aşık olup evlenen ancak maddi olarak istediği seviyede yaşayamayınca kocasını boşamak isteyen ve onu ünlü bir mankenle aldatan bir kadın… Karısına ve aşklarına tüm saf yüreğiyle inanan, boşanmak istemeyen, sorunların çözüleceğini düşünen fotoğrafçı bir koca… İntikam… Ve insanın derisini kavuran Sekar… Karısını aynı zamanda asistanı olarak kullanan fotoğrafçı, bir moda çekimi için eski bir mum fabrikasına gider. Gelişen olaylar, duvarlarda kendi kendine beliren mesajlar, çıkan yangınlar, vahşice öldürülen insanlar ile hikaye gelişir ve bilinmeyen sürpriz bir sonuca ilerler.

Hülya üç çocuğu Aslı, Sezin ve Murat’ı babasız büyüten güzel ve hayat dolu bir kadındır. Bir kahve zincirinde çalışan büyük kızı Aslı, yapay kalp cihazıyla hayata tutunmakta ve kalp nakli beklemektedir. Reyhan Alkan (Sibel Taşçıoğlu) ise kızı Melike'ye çok düşkün zengin bir ailenin dul gelinidir. İki farklı sosyal statüye sahip Hülya ve Reyhan'ın hayatı yaşanan felaket sonrası kesişir.

Üniversiteye gitme planları yapan Gece, bir yandan da tüm yaz boyunca sevgilisi Emir ile müzik yapma hayalleri kurmaktadır. Ancak tüm hayalleri bir süreliğine askıya alınmak zorundadır. Çünkü özel bir çocuk olan kız kardeşi Gülce için İstanbul’un kalabalığı ve gürültüsü giderek daha da başa çıkılması zor bir hal almaya başlamıştır.

Türk Hava Kuvvetleri içindeki seçkin bir filonun askerleri olan Gökhan ve Emre, sürekli yaşadıkları anlaşmazlıklara rağmen uluslararası sularda kendilerine verilen tehlikeli görevlerin başarısına ulaşmak için birlikte çalışmak zorundalardır.

Neslihan’ın dışardan bakıldığında muhteşem, gıpta edilen bir hayatı vardır. Neslihan da bu ilüzyona inanmış, kusursuz bir yaşam sürdüğünü zannederken hayatta en güvendiği insanın, kocasının onu uzun zamandır aldattığını öğrenir. Üstelik de kardeşi yerine koyduğu Damla’yla. Üstüne bastığı bütün taşlar yerinden oynar ve Neslihan doğruyu yanlışı, iyiyi kötüyü yeniden sorgulamak, yeniden anlamlandırmak zorunda kalır ki yeniden ayağa kalkıp, kendi için, ailesi için, çocukları için mücadele edebilsin…

Tek dertleri hayat mücadelesi olan ve birbirlerinden başka tutunacak dalı kalmayan dört kardeşin iç burkan, sevgi dolu hikâyesi… Herkese ve her şeye rağmen kopmayan, düştükçe birbirine tutunup yeniden ayağa kalkan gençlerin umut dolu öyküsü

Kılıcın parlattığı, kalemin aydınlattığı bir çağın öyküsü...

Mehmetçik Kutlu Zafer dizisi, Birinci Cihan Harbi’ne hazırlanan Osmanlı devletinde, tek hayalleri devletin yeniden dirilişi ve kurtuluşu olan, gönlünde vatan sevdasından başka bir şey bulunmayan Mehmet ve arkadaşlarının destansı hikâyesini konu alıyor.

İki âşık birbirine hem çok yakın hem çok uzak… Şimdi gerçekler, onlara bir adım kadar yakın… Bir yanda evladını kaybetmek istemeyen fedakar bir baba, Mehmet Kadir, diğer yanda babasının ona kurduğu dünyada esir Fatmanur… Bir patlama ile savrulan hayatlar, yeni bir hayatın inşasıyla yeniden can bulacak. Mehmet Kadir ve Fatmanur’un yaşadığı umutsuzluklar, genç yaşlarında savrulan öğrencilere örnek olacak. Onlar öğrencilerin hayatına dokundukça, umut köklerinden yeniden yeşerecek.

“O; Güneşi bayrak, göğü çadır eyleyip kısraklarını uçsuz bucaksız ovalara sürdü. Yağız yeri titretip, mavi göğü deldi. Pusatlarını yar eyleyip, ordularını gür kıldı. Daha çok denize, daha çok toprağa ilahi muştuyu taşıdı. Dünyanın iki hükümdara dar geldiğine inandı. Ve dünyayı bir hükümdara yar kıldı. Süleyman Şah oğlu Ertuğrul ümitlerin tükendiği bir çağda dirilişin adı oldu. ”Diriliş “Ertuğrul” , dünyanın kaderini belirleyen adamın hikayesi.

Elleri yalısının bahçesindeki topraktan başka toprağa değmemiş bir kadın ve bu kadını bir yalanı yaşamaya mahkum etmiş bir adam. Ve kadın en ummadığı anda gerçeklerle bir başına kalır. Şimdi hayat onu, kaybettikleri için savaşa davet ediyor . Hayat, onu çocukları için ayakta durmaya ve uzak diyarlarda yeniden doğmaya çağırıyor.

B2 koğuşundaki kadınlar, en ağır suçlardan hüküm giymiş mahkumlardır. Kimileri talihsiz, mağdur kadınlar, kimileriyse iflah olmaz suçlulardır. Fakat onlar aynı zamanda birer eş, birer anne, birer evlattır. Belki de hepsinden önemlisi; Onlar birer kadındır. İçinde bulundukları ortamda, çoğu zaman güçlü mahkumların kendi koydukları kurallar, hapishane kurallarının önüne geçer. İçeride geçerli olan tek kural vardır: Güçlü olan ayakta kalır! Sadist gardiyanların, kin ve güç savaşlarının egemen olduğu, en içgüdüsel duygularla hareket edilen, korkutucu ve huzursuz bir dünyadır onlarınki. Tüm bu şiddet ve yoksunluk içinde, yine de sımsıcak dostlukların, kadın duygularının hakim olduğu bir iç dünya yaratmayı başarabilen isimsiz kahramanlar onlardır.