İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

Oğuz Oktay (13 Ağustos 1939, Yalova - 22 Ocak 2015, İstanbul), Türk oyuncudur. 1939 yılında Yalova'da dünyaya gelen Oğuz Oktay, oyunculuk yaşamına 1955 yılında Kabataş Erkek Lisesinde okurken adım attı. İlk rol aldığı oyun Plautus'un Esirler adlı yapıtıydı. Daha sonra Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde iç mimarlık okudu. Birçok tiyatro oyunu, sinema filmi ve televizyon dizisinde rol alan Oktay, son olarak Tuncay Özinel Tiyatrosu'nda sahnelenen Hırsızistan adlı oyunda rol almıştı. Bir süredir yoğun bakım ünitesinde tedavi altında olan Oktay 22 Ocak 2015 tarihinde 75 yaşında hayatını kaybetti. Cenazesi Emirgan’daki Reşit Paşa Mezarlığı’na defnedildi.

Yer Bosna Hersek... Tarih 6 Nisan 1992... Bosna Savaşı... Aslında, tarihler 14 Eylül 1995'i gösterene dek sürmüş, acımasız bir katliam! 3 seneyi aşkın süren savaşta; yaklaşık 200 bin insanın öldüğü, iki milyon kadarının da yerini yurdunu terk etmek zorunda kaldığı Bosna Savaşı'nın yarattığı aile dramları...

Orta halli bir İstanbul mahallesine konuğuz bu Ramazan. Kaybolmaya yüz tutmuş, bizi biz yapan ve birbirimize bağlayan tüm değerlerimize sımsıkı sarılmış, bir avuç insanın misafiriyiz. Oruç tutmanın sadece aç kalmak olmadığının bilincinde, helal dairenin keyfinin kafi olduğunun idrakinde ve harama lüzumsuz gözüyle bakan, her sene Ramazan ayında yaşadıklarımızı yaşayan insanlardır bize kapılarını açanlar. "Nerede o eski Ramazanlar?" demeyen insanlardır. O eski Ramazanları yaşarlar hala.

Ayla (Özge Özberk), kızı Eylül ve kocası Sertaç (Sinan Tuzcu) ile mutlu bir hayat yaşamaktadır. Eşinin kendisini kapı komşusu ile aldattığını fark etmesiyle büyük bir şok yaşar. Bu psikoloji altındayken, her şeyden kaçmak ister. Ege'de küçük bir kasabada yaşayan akrabalarının sünnet düğünü için onu kasabaya çağırması, aradığı fırsattır. Ayla, kızıyla beraber akrabalarının yanına gider. Ama oradaki yaşam ve akrabaları, yıllar önce bıraktığı gibi değildir. Orada öğreneceği çok şey ve yaşayacağı çok zorluk ve yanında mutluluk vardır.

Oğlu Okyanus ve kızı Çiçek ile beraber yaşayan Antikacı İlyas, çocuklarına annelerinin yokluğunu hissettirmemek için elinden geleni yapmaktadır. Ancak bir babanın, bir annenin yerini tutmadığı zamanlar da vardır. Hayalperest bir kız olan Çiçek ve içine kapanık bir çocuk olan Okyanus'un hayatı, babalarının bir gün eve getirdiği sihirli bir dolapla birden değişiverir.

Yer Bosna Hersek... Tarih 6 Nisan 1992... Bosna Savaşı... Aslında, tarihler 14 Eylül 1995'i gösterene dek sürmüş, acımasız bir katliam! 3 seneyi aşkın süren savaşta; yaklaşık 200 bin insanın öldüğü, iki milyon kadarının da yerini yurdunu terk etmek zorunda kaldığı Bosna Savaşı'nın yarattığı aile dramları...

Orta halli bir İstanbul mahallesine konuğuz bu Ramazan. Kaybolmaya yüz tutmuş, bizi biz yapan ve birbirimize bağlayan tüm değerlerimize sımsıkı sarılmış, bir avuç insanın misafiriyiz. Oruç tutmanın sadece aç kalmak olmadığının bilincinde, helal dairenin keyfinin kafi olduğunun idrakinde ve harama lüzumsuz gözüyle bakan, her sene Ramazan ayında yaşadıklarımızı yaşayan insanlardır bize kapılarını açanlar. "Nerede o eski Ramazanlar?" demeyen insanlardır. O eski Ramazanları yaşarlar hala.

Anne ve babaları Nepal’e ruhsal dinlenme tatiline giden Tibet, Asya, Toprak ve Su adlı 4 kardeş Çinli bakıcıları Kim ile birlikte yazı geçirmek üzere otoriter halaları Kamuran’a emanet edilirler. Kamuran yıllar boyu görev yaptığı kasabaya, emekliliğinden sonra da yerleşmiş, kasaba halkı tarafından sevilen ve saygı duyulan eski bir öğretmendir. Üstelik son derece disiplinli ve aşırı derecede cimridir. Çocuklar istemeye istemeye halalarının evine yerleşirler. Ev boyayan, bahçe temizleyen, evi toplayan çocuklar bir an önce bu esir kampından kaçmak için fırsat kollarlar. İki kaçma girişimi başarısızlıkla sonuçlanan çocuklar sonunda güvenilir bir kaçış yolu bulurlar. Halalarının yemeğine uyku ilacı koyup kaçarlar. Ancak onları büyük bir sürpriz beklemektedir.

Ayla (Özge Özberk), kızı Eylül ve kocası Sertaç (Sinan Tuzcu) ile mutlu bir hayat yaşamaktadır. Eşinin kendisini kapı komşusu ile aldattığını fark etmesiyle büyük bir şok yaşar. Bu psikoloji altındayken, her şeyden kaçmak ister. Ege'de küçük bir kasabada yaşayan akrabalarının sünnet düğünü için onu kasabaya çağırması, aradığı fırsattır. Ayla, kızıyla beraber akrabalarının yanına gider. Ama oradaki yaşam ve akrabaları, yıllar önce bıraktığı gibi değildir. Orada öğreneceği çok şey ve yaşayacağı çok zorluk ve yanında mutluluk vardır.

Öğrencilik bitmiştir. Artık her biri pembe yıllarını geride bırakmış, acımasız hayatın kollarına düşmüşlerdir. Bazıları daha şanslıyken, bazıları ise sürünmektedir ve yaşam onları değiştirmeye başlamaktadır. Değişmeyen ise aralarındaki komik sevimli ve onlara yaşama kafa tutma gücü veren ilişkileridir. Geçen yıllar onları eskisine göre daha gerçekçi tipler yapsa da, eski neşelerini ve dostluklarını hayata karşı kalkan olarak tutmaya çalışmaktadırlar. Gerçek hayatın tam ortasında, yani asıl şimdi sorunlarla nasıl başa çıkacaklardır? Gerçek dostlukların ortaya çıkmasının zamanı gelmiştir.

Evli ve iki çocuk annesi olan Canan, evlendikten ve çocuklar doğduktan sonra kendisine eskisi kadar özen göstermemiş, kadınsı çekiciliğini zamanla kaybetmiştir. Yorgun ve yaşlı bir kadın gibi görünen Canan, bakımlı ve yaşına rağmen hala çekici bir erkek olan kocası Zafer'in kendisinden uzaklaştığını hisseder. Canan hislerinde yanılmaz ve Zafer'i genç ve güzel sekreteri Alev'e kaptırır. Kocası ondan ayrılacağını açıklayınca yıkılan Canan kısa bir düre sonra kendisini toplayarak Zafer ve Alev'den intikam almaya yemin eder... Bir dizi estetik operasyon sonucu bambaşka bir kadına dönüşen Canan artık eski Canan değil, orta yaşına rağmen oldukça alımlı ve çekici bir kadın olan Duygu'dur!

30’lu yaşlardaki kadınların sıcacık öyküsü... Yaşamsal kaygıları yoktur hiçbirinin. Tarz giyinirler, trendleri yakından takip ederler. Hemen hepsi üniversite mezunudur, başlarına gelenler dram değil, içinde komedi barındıran olaylardır. Dünyanın neresinde olursa olsun bir metropolde yaşayan herkesin yaşama dair problemleri vardır.
Görsel yok30'lu yaşlarının başında olan Ayten Boralı, geçmişinden kaçarak yeni bir başlangıç yapmak için yeni bir mahalleye taşınır ve taşınması ile birlikte mahallede büyük bir curcuna yaşanır. Komşulara haber salınmış, bütün Boyacıköy sakinleri semtlerine taşınan bu gizemli kadını merakla izlemişlerdir. Yaşadığı büyük acıları geride bırakmak isteyen Ayten, Boyacıköy'de her şeye sıfırdan başlamak için kolları sıvar ancak mahalleli tek başına yaşayan bu güzel kadının nereden geldiğini, kimden kaçtığını merak etmektedir. Kimi zaman aşırıya kaçan bu merak yeni beladan uzak bir hayata başlamak isteyen Ayten'in işini zorlaştırmaktadır. Hakkında hiçbir şey bilmedikleri bu gizemli kadının gelişi başta kapı komşuları 16 yaşındaki Ferhat olmak üzere herkesin hayatını değiştirir. Ayten sırlarla dolu güzelliği ile sadece mahalledeki gençlerin gönlünü fethetmekle kalmaz, ağır abi taksi şoförü Yavuz'un da aklını başından alır.