İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


Zafer coşkusu içinde, İzmir sokakları 'Yaşasın Gazi, Yaşasın Ordu, Yaşasın Büyük Millet Meclisi' sesleriyle inlemektedir. İzmir`deki evi, Başkumandanlık Karargahı olarak kullanılan Latife Hanım`ın Mustafa Kemal`e olan hayranlığı her geçen gün artmaktadır. Bu arada, Zübeyde Hanım, oğluna ilgi duyan bu İzmirli genç hanımla tanışmak ister. Latife Hanım, İzmir`e gelecek olan Mustafa Kemal`in annesini evinde ağırlamak için ısrar etmektedir. Çankaya Köşkü`nde Zübeyde Hanım`a ve Mustafa Kemal`in Doğu Cephesindeyken evlat edindiği küçük Abdürrahim`e bakan Fikriye Hanım`ın rahatsızlığı ilerlemekte, ancak kendisi bunu özellikle ölesiye sevdiği Mustafa Kemal`e belli etmemeye çalışmaktadır. Çankaya Köşkü`nde bir dost toplantısında piyano çalarken öksürük krizine tutulan Fikriye Hanım, hiç istemediği halde Münih`te bir sanatoryuma gönderilir. Bütün bunlar olurken işgalcilere karşı savaş da bütün hızıyla sürmektedir.

Ankara'da yaşayan, Kayserili katı ve hırslı bir işadamının yaşam biçiminin çekirdek ailesine etkilerinin, nesilden nesile aktarılan sırlar ve gizemlerle dolu hikayesi...

Astronomi kulübünün en parlak üyelerinden Akın, yörüngemize yerleşmiş bir uzay gemisi keşfeder ve bir anda dünyanın gündemine oturur. Uzay gemisi ile ilgili birçok haber yayınlanıp sayısız teori ortaya atılırken keşfin yapılmasında az da olsa parmağı olan Hayri de ufak bir şöhret kazanmıştır. Hayri’nin gazetelerde yayınlanan fotoğrafları hiç beklenmedik bir kişinin dikkatini çeker; geminin gerçek sahibinin, yani bir uzaylının… Bu gizemli ama sevimli uzaylı, Hayri’yi bulmak ve onu kendisine yardım etmesi için ikna etmek zorundadır. İstanbul’un bir yakasında yaşayan yüzyıllara uzanan tanışıklığın son temsilcisine ulaşmalıdır. Uzaylı, kader arkadaşını bulmak için yola çıkarken peşinde niyetleri hiç de iyi olmayan bir grup insanın olduğundan habersizdir.

Ankara'da yaşayan, Kayserili katı ve hırslı bir işadamının yaşam biçiminin çekirdek ailesine etkilerinin, nesilden nesile aktarılan sırlar ve gizemlerle dolu hikayesi...

Uzun yıllardır birbirlerinin en yakın arkadaşı ve sırdaşı olan Ali ve İlkay, herkesin dostluğuna imrendiği bir ikilidir. Ali için İlkay hayatındaki diğer insanlardan hep daha öncelikliyken, İlkay çocukluğundan beri Ali’ye içten içe aşıktır. Yıllarca itiraf edemediği bu aşkı ancak Ali başka biriyle, Nazlı ile nişanlanırken ile getirir. Öte yandan İlkay'ın ailesinin yoksul olması, Ali’nin ailesi tarafından küçük görülmesine neden olmuştur. Nazlı ise zengin ve köklü bir ailenin kızıdır ve tüm aile Ali’nin Nazlı ile evlenmesini uygun görmektedir. Ali ise İlkay’ın kendisine karşı hislerini öğrendiğinde çok şaşırır fakat Nazlı’ya ve ailesine verdiği sözden dönemez. Bir yandan da İlkay'ın aşkı kafasını allak bullak etmiştir.

Zafer coşkusu içinde, İzmir sokakları 'Yaşasın Gazi, Yaşasın Ordu, Yaşasın Büyük Millet Meclisi' sesleriyle inlemektedir. İzmir`deki evi, Başkumandanlık Karargahı olarak kullanılan Latife Hanım`ın Mustafa Kemal`e olan hayranlığı her geçen gün artmaktadır. Bu arada, Zübeyde Hanım, oğluna ilgi duyan bu İzmirli genç hanımla tanışmak ister. Latife Hanım, İzmir`e gelecek olan Mustafa Kemal`in annesini evinde ağırlamak için ısrar etmektedir. Çankaya Köşkü`nde Zübeyde Hanım`a ve Mustafa Kemal`in Doğu Cephesindeyken evlat edindiği küçük Abdürrahim`e bakan Fikriye Hanım`ın rahatsızlığı ilerlemekte, ancak kendisi bunu özellikle ölesiye sevdiği Mustafa Kemal`e belli etmemeye çalışmaktadır. Çankaya Köşkü`nde bir dost toplantısında piyano çalarken öksürük krizine tutulan Fikriye Hanım, hiç istemediği halde Münih`te bir sanatoryuma gönderilir. Bütün bunlar olurken işgalcilere karşı savaş da bütün hızıyla sürmektedir.