İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

19 dizisinden 2'si İzlenir çıktı

İdealist Savcı Selim Kara (Ali Atay) ile suç dünyası içinde büyümüş havai bir genç olan Akgün'ün (Alperen Duymaz) yolları beklenmedik bir şekilde kesişir.

Mudanya yakınlarındaki Işıklar Köyü'nde doğup büyümüş olan Bayram ve büyürken tek arkadaşı olan kan kardeşi Salih, aralarındaki bir anlaşmazlığı tatlıya bağlamak için çocukları Melek ile Kerim’i küçük yaşta nişanlarlar ve çocuklar büyüyüp evlenme çağına gelene kadar da farklı şehirlerde yaşamlarını sürdürmeye devam ederler. İki çocuk sahibi olan Bayram, ailesi ile yerleşmiş olduğu İstanbul’da işlerini geliştirip büyük bir servete sahip olsa da verdiği sözü unutmaz. Genç oğlu Kerim’i üniversiteden mezun olduğu gün yanına alarak Işıklar Köyü'nde iki kızı, Hülya ve Melek ile yaşayan Salih’in kapısını çalar. Salih de verdiği söze sadıktır ve Bayram’ın gelişi ile çocukların düğün kararını kesinleştirirler. Oysa her iki ailenin çocukları geçen yıllar içerisinde kendilerine ait birer hayat kurmuş ve farklı sevdalara ve hedeflere yönelmiştir.

Bütün Türkiye’nin tanıdığı Meryem Tunalı’nın kayboluşuyla başlayan hikaye, bir mahalleden yükselen büyük bir dönüşümün izini sürüyor. Küçük yaşta ailesini kaybeden ve kaderin sert yüzüyle tanışan Meryem’in, kalbinde büyüttüğü tek bir aşk vardır: Kadir. Yıllar sonra güç, para ve ihtirasla şekillenen Kadir’in dünyasıyla, saf duygularla hayata tutunan Meryem’in yolları yeniden kesişir. Ancak bu karşılaşma, bir aşk hikayesinden çok daha fazlasını beraberinde getirir: Sırlar, hesaplaşmalar ve geri dönüşü olmayan kararlar…

Sakıncalı, çocuğunu kaybetmesine rağmen dimdik bir şekilde ayakta duran Süreyya'nın adalet ve intikam için verdiği çarpıcı mücadeleyi konu alıyor. Öfke, vefat ve dayanışmanın iç içe geçtiği bu hikaye; güçlü bir kadının yeniden doğuşunu ekranlara taşıyor.

Kudüs Fatihi Selahattin Eyyubi dizisi, 1169 ile 1193 yılları arasında Suriye ve Mısır Sultanlığı'nı yöneten, Eyyubiler devletini kuran Selahattin Eyyubi'nin yaşam öyküsünü anlatan bir yapım olacak.

Her biri geçmişlerinden gelen sırlarla boğuşan iki anne adayının hikayesini takip ediyor.

Selma (Leyla Tanlar) bütün çıkar yolların tükendiğini düşündüğü bir anda ona kalan mirası alabilmek için Van'dan İstanbul'a gelir. Altında babasından kalma hurda arabası, yanında varı-yoğu kardeşi Leylim'le birlikte. Mirası alabilmek için tek şart, mirasın diğer ortağı, eski aşkı Mihran'ı (Burak Dakak) bulmaktır. Onunla aynı gün doğan, daha doğdukları gün birbirlerini büyük bir aşkla sevecekleri kehanet edilen, Selma'nın günah keçisi ilan edildiği yangının ardından İstanbul'a göçen Mihran. Selma, İstanbul'da Mihran'ı bulur. Böylece sadece Selma ve Mihran'ın değil, Mihran'ın barista kuzeni Atakan'ın (Olgun Toker), Atakan'ın platonik aşkı boksör Altan'ın (Zeynep Çamcı), Mihranların büyük ve neşeli ailesinin; teyzesi menemenci Kıymet (Binnur Kaya), kuzeni Füsun (Ecem Erkek), annesi Saliha (Seray Gözler), Kıymet'in eli-kolu Feyyaz (Orkuncan İzan) ve ezeli rakibi Hakim'in (Yıldıray Şahinler) hayatı da değişmiş olur.

Kadın cinayetlerini araştırmak için emniyet bünyesinde yeni kurulan birimin başına Önem başkomiser getirilir ve ekip katillerle amansız bir mücadeleye başlar.

Temizlik işlerine giden Fatma, kayıp eşi Zafer’i ararken beklenmedik bir kaosun içine çekilir. Fatma kimsenin şüphelenmediği görünmez bir “temizlikçi” olduğunu fark eder.

İdealist Savcı Selim Kara (Ali Atay) ile suç dünyası içinde büyümüş havai bir genç olan Akgün'ün (Alperen Duymaz) yolları beklenmedik bir şekilde kesişir.

Kendi halinde bir hayat süren ve mert bir adam olan taksici Ali Rıza ile karanlık dünyanın güçlü patronlarından birinin kıymetli kızı Halide’nin yolları bir kahramanlık hikayesinde kesişir. Ali Rıza ile müşterisi Halide’nin karşılaşmaları her ikisinin de hayatlarını sonsuza kadar değiştirir. Arıza; bir taksicinin, şehrin krallarıyla girdiği büyük savaşı ve bu amansız mücadelenin gölgesinde Halide ile yaşadıkları tehlikeli aşkın hikayesini anlatıyor.

Aynı gün otuz beşine basan dört insan… Dördü de hayatlarının en önemli gününü yaşamak üzere… Cem çok sevdiği karısı Reyhan’la doğum gününü kutlamaya hazırlanırken, Reyhan’ın aniden doğum sancısı tutar. Riskli bir doğum olmasına rağmen, son ana kadar her şeyin yolunda gideceğine ve üçüzleri kucaklarına alacaklarına inanırlar. Ancak hayatın onlar için bambaşka bir planı vardır.

İstanbul Emniyet’e bağlı olarak intihar girişiminde bulunan kişileri vazgeçirmekle görevli olan Sahir, bir gün telefonuna gelen bir ihbarla, Bilge’yi bulur. Hayatı sırlarla dolu, gizemli bir bilim kadını olan Bilge’yle tanıştığı andan itibaren Sahir’in önünde yeni ve tehlikeli bir dünyanın kapıları aralanacaktır. İkilinin eşiğinde olduğu bu kapının ardında her sır, yeni bir sırrı doğurmaktadır. Sahir ve Bilge içine atıldıkları bu büyük savaşta hem birbirlerine destek olacak hem de geçmişten, bugünden ve yarından gelen ve gelecek olan yaralarını birlikte saracaklar.

Türkiye’nin dört bir yanındaki gizemli ve çözülememiş dosyaları aydınlatmak amacıyla İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından özel bir ekip kurulur. Suçlu profili uzmanı Barış Başkomiser’in önderi olduğu ekibin her üyesinin farklı yetenekleri vardır. Deneyimli, komik ve olayları kendi bakış açısıyla çözen komiser Adem; yalan söyleyen insanları duygu durumundan ve hareketlerinden anlayan, ancak bulunduğu birimde çok fazla şans verilmemiş yeni komiser yardımcısı Ayşe; ekibin bilişim uzmanı, heyecanlı komiser yardımcısı Volkan… Geçmişlerinde birçok şey yaşamış ve birbirlerinden tamamen farklı olan bu dört kişi tek bir vakada birleşir ve beraber çalışmaya başlar.

Hayat Sırları, yıllardır sırtlarında taşıdıkları, kimseye anlatamadıkları büyük sırları, ilmek ilmek ördükleri mutlu yuvalarına bomba gibi düşen Kuzgun ailesinin, sevgiyle sarmalanmış, ama bir o kadar da tehlikelerle dolu hikayesini anlatıyor.

Mudanya yakınlarındaki Işıklar Köyü'nde doğup büyümüş olan Bayram ve büyürken tek arkadaşı olan kan kardeşi Salih, aralarındaki bir anlaşmazlığı tatlıya bağlamak için çocukları Melek ile Kerim’i küçük yaşta nişanlarlar ve çocuklar büyüyüp evlenme çağına gelene kadar da farklı şehirlerde yaşamlarını sürdürmeye devam ederler. İki çocuk sahibi olan Bayram, ailesi ile yerleşmiş olduğu İstanbul’da işlerini geliştirip büyük bir servete sahip olsa da verdiği sözü unutmaz. Genç oğlu Kerim’i üniversiteden mezun olduğu gün yanına alarak Işıklar Köyü'nde iki kızı, Hülya ve Melek ile yaşayan Salih’in kapısını çalar. Salih de verdiği söze sadıktır ve Bayram’ın gelişi ile çocukların düğün kararını kesinleştirirler. Oysa her iki ailenin çocukları geçen yıllar içerisinde kendilerine ait birer hayat kurmuş ve farklı sevdalara ve hedeflere yönelmiştir.

Aslı, Selin, Açelya, Hande ve Ebru çok iyi anlaşan yakın arkadaştırlar. Felekten bir gece geçirmek için buluşan beş arkadaş unutamayacakları bir eğlenceye imza atarlar. Ama geceye damga vuran ve asla unutmayacakları başka bir olay daha yaşanır. Gecenin sonunda Açelya gizemli bir şekilde ortadan kaybolur. Açelya'nın ortadan kayboluşunun şokunu yaşayan dört arkadaş uzun süre bir araya gelmez. Aradan bir yıl geçer ve kızların dördü de gizemli mesajlar almaya başlar. Sadece Açelya'nın bileceği konular hakkındaki bu mesajlar dört arkadaşı yeniden bir araya getirir. Mesajların kaynağını merak eden kızlar sununu bilmedikleri bir gizemin içine doğru sürüklenmeye başlar.

1980'li yıllar. İzmir'in Gültepe Semti. Öyle bir semt ki Gültepe, her sokağı ayrı bir hikaye, ayrı bir yaşam mücadelesi, yürek burkan hayal kırıklıkları, umut arayışları, birbirleriyle çatışan aileler, yasak aşklar ve karşılıksız sevdalarla örülü. İşte tüm bu hikaye ve daha fazlasına, o mahallede yaşayan Seyfi, Gülali, Fevzi ve Murat adındaki dört yakın arkadaşın gözünden tanıklık edilecek. Gülümser bu dört çocuktan Gülali'nin annesidir. Kocası hapishaneye düşen Gülümser, her şeye rağmen ayakları üzerinde durmaya, oğluna sahip çıkmaya çalışmaktadır. Ancak semtin yakışıklı ve bıçkın minibüs şoförü Halil ile yasak ve gizli bir aşk yaşamaktan da kaçamayacaktır. Halil de Gülümser'e aşıktır. Onunla bir hayat kurmak istemektedir. Eşref ise, mahallenin hem korkulan hem de saygı duyulan ağır abisidir. Mahalle sakinlerinin yaşadıkları dönem, yer ve hayatla mücadelelerini bambaşka bir dille ekrana taşıyacak olan "Benim Adım Gültepe"nin ana kahramanlarından biri de, bizzat Gültepe'nin kendisi.

Aile büyüğü dedelerinin ölümünün ardından annelerinin ısrarıyla, yeni bir başlangıç yapmak için İstanbul'a taşınan Yiğit ve Emir, geldikleri ilk günden itibaren bu şehrin onlara iyi gelmeyeceğini anlayacaktır. Ailelerinin her şeyini kaybetmesinin ardından, babaları da intihar eden iki kardeşten Yiğit, annelerini de yataklara düşüren bu olayın faillerinden intikam almaya ant içer.

Bazıları kahraman doğar, bazıları sonradan kahraman olur. Mahir her ikisi de... 1970'lerde Beyazıt'ta mutlu bir aile… Bir nişan günü her şey değişti. İşlemediği bir cinayet yüzünden Kara ailesinin babası, Nazif idam hükmü aldı. Mahir o gün vazgeçti kendinden, hayatından, sevdalarından, yarınlarından. Tek yolu vardı artık. Gerçek katili bulup, adaleti sağlamak ve babasını darağacından kurtarmak. Darağacına giden bu yolda önünde bir de imkansız bir aşk var.

Aslında hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Mutlu bir evlilik... Birbirine aşık bir karı koca... Çocuklarının üzerine titreyen anne baba... Şüphesiz, yalansız, güven dolu bir ilişki... Bir gün bütün hayatınızın aslında koca bir yalandan ibaret olduğu gerçeği yüzünüze bir tokat gibi çarpabilir... Aylin evliliği boyunca bir gün bile şüphe duymamıştı Selim’den... Bir gün bile yalan söyleyebileceğini düşünmemişti, aldatılacağını aklına getirmemişti. Ta ki o güne kadar… Bir uçak kazası haberiyle yaşamı altüst olana kadar… Onların “Son”u nasıl olacak?