İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

6 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Onur Dilber, 1982 yılında Trabzon’da doğdu. Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuarı Oyunculuk Bölümü'nden mezun oldu. Haliç Üniversitesi'nde ileri oyunculuk yüksek lisansı yaptı. Duru Tiyatro bünyesindeki Şah Mat doğaçlama gösteri grubunda yer aldı. 2012-2022 yılları arasında Seksenler dizisinde Komiser Rıza karakterini canlandırmaya başladı. 2017 yılında Yaşamak Güzel Şey adlı sinema filminde rol aldı. 2017 yılında DasDas Sahne'de sahnelenen İngiliz yazar Tom Basden’ın kara mizah yüklü "Joseph K." adlı tiyatro oyununda sahne aldı.

Almanya’da uzun yıllar yaşadıktan sonra memleket özlemiyle yanıp tutuşan Dede Hâlim, son bayramını Türkiye’de geçirmek ister. Ancak torunu Hami için Trabzon’a yolculuk düşündüğü kadar kolay değildir. Çözümü, dedesini mutlu etmek için Maşukiye’yi Trabzon gibi göstermekle bulur. Hami, dedesinin isteklerini yerine getirmeye çalışırken yalanlar zinciri giderek büyür ve kendini Anna ile Pelîn arasında duygusal bir karmaşanın içinde bulur. Dede Hâlim’in aniden ortadan kaybolması ise olayları tamamen içinden çıkılmaz hale getirir. Ailenin köye akın etmesiyle birlikte, Hami’nin kurduğu küçük oyun büyük bir maceraya dönüşür.

Her biri kendi dünyasında yaşayan aile; oyunculukla aklını bozmuş bir anne, boks maçlarında ringe çıkarak dayak yiyen ve bunu bağımlılık yapmış bir baba, ilaçların yan etkilerini görmek için çeşitli ilaçlar içen takıntılı bir dayı, ölmek isteyen karamsar bir kardeş ve yaptığı işe tövbe edip çıka gelen kiralık katil teyze… Bir gün yıllardır kendilerinden uzakta yaşayan kızları Zeynep’in doğum yapacağını öğrendikleri video ile İstanbul’dan Antalya’ya yola çıkarlar.

4 ferdi olan Mutlu ailesinin aile reisi Sıtkı, cimriliğiyle bilinen bir adamdır. Eşi Türkan ise yaşadığı hayattan bıkmış, kocasının aileye olan ilgisizliğinden şikayetçidir. Yıllardır tatile gitmemiş olan çift, terapistlerinin de ikna çabalarının sonuç vermesiyle birlikte bir karavan kiralarlar. Antalya'ya doğru yola çıkan çifti bu yolda kimi aksilikler beklemektedir. Arabaları bozulan çift, Yavaşlar Köyü'ne gitmek zorunda kalır. Köylülerin misafiri olan şehirli çift, burada köylülere öğretecebilecekleri kimi şeyler olduğunu fark eder. Bu ortaklık hem iki kültürü birleştirecek hem de haklı bir mücadeleye destek verecektir.

Bir başkasına şaka gibi, kabus gibi gelebilecek bir gün, Oflu Hoca için sıradan bir gündür. Çünkü o her gün yerel kanalda, akıl hocalığı yaptığı programda, tahammül sınırlarını zorlayan abuk sorulara yanıt vermekte; yöredeki her dişi için artık bir tehlike unsuru haline gelmiş babasını mümkün mertebe zapt etmeye çalışmakta ve bir “deli mıknatısı”na dönmüş ekmek fırınında, envai çeşit abuk olay yaşamaktadır. Tüm bunlar yetmezmiş gibi, Oflu Hoca’nın hayatını birdenbire değiştirecek ve onu pek de istemediği, komik bir rekabetin ortasına düşürecek olaylar ardı ardına yaşanmaya başlar. Öncelikle Hoca’nın da gençliğinde futbol oynadığı Doğanspor kulübünün zor durumdan kurtulması için “namuslu, zeki ve gönüllerin şampiyonu” bir başkan gerekmektedir. Bu özelliklerden bir tanesini bile taşımayan ve hiç de güven vermeyen Müteahhit Ahmet ile Oflu Hoca’nın başkanlık mücadelesi inanılmaz olaylar eşliğinde başlar.

Aydın, İstanbul’a yeni tayin edilmiş bir polis memurudur. Şehir kadar sosyal hayata da yabancılık çekmektedir. En büyük sıkıntısı yalnızlıktır. Şekerci dükkânında çalışan Mehtap’la uzaktan uzağa ilişki kurmaya çalışır. Fakat ilgisine karşılık alamaz. Tıpkı hastalığından dolayı arkadaşları tarafından dışlanan Osman ve diğerleri gibi… Her insan, hayatı boyunca birinden ötekine savrulup durur.

İki çocuklu Dilek, kocasından ayrı yaşar ama hâlâ boşanmamıştır. Para kazanmak için bir arkadaşının tavsiyesiyle korsan taksi şoförlüğü yapmaya başlar. Bir gün arabasına daha önce hiç korsan taksiye binmemiş bir müşteri biner ve hayatı değişir.

Hırçın dalgalarla, dinmez fırtınalarla mücadele etmeye alışmış insanların coğrafyasında, ayakları üzerinde dimdik duran, tüm duygusallığı, dirayeti ve direnci ile bir kadının ve Karadeniz’in fırtınalarıyla yarışan, dalgalarıyla boğuşan “sevdasına” tutkun bir erkeğin hikâyesi etkili bir senaryo eşliğinde ekranlara geliyor… Can düşmanı iki ailenin bitmeyen savaşının ortasında kendini bulan bir yabancının gözünden; dağların, denizin ve insan ruhunun iniş çıkışları anlatılıyor…

Dizi, oyuncularını evden çıkarıp dizi çekmeye ikna etmeye çalışan bir yapımcıyı ve onun etrafındaki oyuncu dostlarının aile yaşamlarını konu ediniyor.Korona virüsü salgınının sıradan insanların yanı sıra ünlü insanların hayatlarını nasıl etkilediği bu dizi aracılığıyla gözler önüne serilecek.

Bayram ve Kerem küçük yaşlardan itibaren insanlarla çok fazla diyalog kuramadıkları için asosyal olmuş ve bütün vaktini bilgisayarda geçiren iki yakın arkadaştır. İnsanların yüzlerine söyleyemediklerini bilgisayar vasıtasıyla dile getirip bir de üstüne para kazanıyorlardır. Yani kısaca “TROL” olmuşlar. Bayram’ın kuzeni ve bizimkilerin tam tersi bir karakter olan Kuzen Volki Amerika’dan dönmüştür. Dijital dolandırıcılık yapmak için takım kuruyordur. Bayram ve Kerem’i peşinden sürükleyerek yeni nesil bir dolandırıcılık şebekesinin içine sokar. Takımda bir eksik kalmıştır; Seyran. Güzelliği ve zekası sayesinde bir dolandırıcılık abidesi olan Seyran da ekibe katılır. Özellikle zengin insanları kredi kartları üzerinden dolandırmayı hedefleyen ekibimizi uzun soluklu, bol maceralı ve aşırı komik bir yolculuk bekliyordur.

Seksenler dizisi Türkiye’nin 1980’lerin başından günümüze değin geçen 32 yıllık geçmişini ve değişimin hikayesidir. Klasik bir Türk ailesi üzerindeki etkilerini hedefleyen eğlenceli bir dönem sitcom’u olan dizide sosyal hayattaki değişimin, hayatımıza giren yeniliklerin bizleri nasıl etkilediğini gözler önüne serecek. Seksenler dizisi bize kaybettiğimiz insani değerleri yeni nesillere tekrar kazandırmak amacıyla geçmişe yapılmış eğlenceli bir yolculuk olacak. Seksenler dizisi o yılları yaşamış olanlar kadar yaşamamış olan gençlerin ve çocukların da ilgisini çekecek. Bir çocuk sobayı, merdaneli makineyi, pul yapıştırıp yolladığımız mektupları, anket defterlerini, siyah önlükleri, kolalı yakaları, sokaklarda koşturarak sürdüğümüz telli arabaları, misket dolu torbaları ilk defa bu dizide görecekler.

Yaşları ilerlemiş ve aşktan ümidi kesmiş iki insanın bir evlendirme programında karşılaşmasıyla değişen hayatlarının hikâyesi. Televizyonda evlenmek kolay peki ya sonrası? Bu evlilik yalnızlıklarına çare olacak mı yoksa bir yastıkta iki yalnız olmaya devam mı edecekler? Bir yanda üç kere boşanmış gönül işlerinde başarısız bir adam öteki tarafta aldatılmış yaralı bir kadın. Aynı eve girdiklerinde anladılar ki geçinmek hiç de kolay olmayacak. Ama bu işten dönüş yok. Çünkü aşk bacayı sardı artık. Peki ya çocuklar? Babalarının evlenmelerini hiç istemediler. Şimdi ne yapacaklar? Birbirinden farklı bu kadar insan bir eve toplanırsa neler olur?