İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

14 dizisinden 2'si İzlenir çıktı

Avlu yılların sağır kaldığı adaletini kendisi sağlamaya çalışmış bir kadının ceza evine girişini konu alıyor. “Avlu” özgürlüğünden vazgeçmek zorunda kalan bu kadınların 3. sayfa haberlere yansımayan, mutsuzluğun acı ile yarıştığı Karakuyu’da kendi düzen ve kendi hukuklarına karşı verdikleri yaşam mücadelesini konu alıyor.

İstanbul'un orta yerinde bir masal başlıyor! Bu masal, güçlü ve karmaşık bir aşk hikâyesi ekseninde günümüz İstanbul'unda farklı kesimlerden insanların hayatlarını anlatıyor. Bir yanda iş dünyasının hırçın atmosferinde, lüks barlarda, araba yarışlarında, yatlarda, köşklerde geçen hayatlar, diğer yanda mütevazı ama tutkulu, güçlüklerle dolu ama aynı zamanda da eğlenceli insanlar. İstanbul'un rengarenk atmosferinin en çarpıcı hikayeleri, "Bir İstanbul Masalı"yla ekranlara taşınıyor.

Kariyerini tekrar canlandırmaya çalışan fakat pek de yetenekli olmayan illüzyonist İskender, tura çıkar. Ancak illüzyonlarından biri fazlasıyla iyi gidince ortalık karışır.

Bir çete lideri, Süpermen kılığındaki intihara meyilli adamı işe alır. Bu sırada çeteyle bağlantılı çalıntı bir arabayı kullanan kadın ise çeteden intikam almayı planlar.

1939 yılında kömür şehri Zonguldak’ta bir kasabada madenci Davut (Uğur Güneş), kardeşleri ve ana-babasıyla mütevazı bir hayat sürmektedir. Madenin sahibi Paşazade Malik Bey (Murat Daltaban) adında zengin bir adamdır. Yağmurun çok yağdığı bir gün uyarıları dikkate almayan Malik Bey yüzünden beklenen olur ve maden çöker. Davut, bu düzene karşı sesini yükseltmeye karar verir. Malik Bey’in de Davut için hiç beklenmeyen bir teklif vardır. Malik Bey’in kızı Gülfem (Esra Bilgiç) hayatın gerçeklerinden uzak, korunarak büyütülmüştür. Gülfem, ele avuca gelmez, söz dinlemez, hatta kaba-saba bir adam olarak gördüğü Davut’un zamanla içten içe hayranlık duymaya başlar. Malik Bey ise kızı Gülfem’i, Ali Gelik (Necip Memili) adında zengin bir maden patronuyla evlendirmeyi düşünmektedir.

Suna, 40’lı yaşların başında, dünyalar güzeli bir kadındır. Göksu sahilinde zar zor işlettiği ufak bir balıkçı dükkanı vardır. Çocuklarıyla beraber Göksu yakınlarında, bahçe içinde bir gecekonduda yaşar. Dişinden tırnağından arttırarak bir yandan çocuklarını okutmuş bir yandan da başlarını sokabilecekleri bir evleri olsun diye ev kooperatifine girmiştir. Hayattaki en büyük dayanağı büyük oğlu Yusuf’tur. Suna’nın kafasında güzel günler yakındır. Ev bitince, Yusuf da mezun olup avukat çıkınca, her şey yoluna girecektir. Yıllardır soluksuz çalışan Suna, balıkçı dükkanını kapatıp, evde yalnızca çocukları için yemek pişirecektir. Hatta Yusuf hayırlısıyla bir gün evlenince, Suna da torunlarını sevecektir. Ama zavallı Suna, kurduğu bu güzel hayallere koşarken, kaderin ona takacağı çelmeden habersizdir.

Avlu yılların sağır kaldığı adaletini kendisi sağlamaya çalışmış bir kadının ceza evine girişini konu alıyor. “Avlu” özgürlüğünden vazgeçmek zorunda kalan bu kadınların 3. sayfa haberlere yansımayan, mutsuzluğun acı ile yarıştığı Karakuyu’da kendi düzen ve kendi hukuklarına karşı verdikleri yaşam mücadelesini konu alıyor.

Çalınmış Hayatlar’da toplum vicdanında yara açan olaylar tüm gerçekliğiyle ekrana geliyor…

Savaşçı, dünyanın en zor şartlarında görev yapan, akla gelebilecek tüm güçlüklere katlanan adanmış kahramanların, “Bordo Berelilerin” hikayesi... Hikayemiz, bir dönem Bordo Berelilerin seçkin birliklerinden olan ünlü Kılıç Timi, komutanları Albay Halil İbrahim Kopuz ve Yüzbaşı Kağan Bozok’un hapisten çıkıp tekrar timi toplamaları ve göreve dönüşleriyle başlar. Üstün beceri, görev duygusu ve sonsuz vatan sevgisiyle Kılıç Timi, ülkenin ihtiyaç duyduğu her noktada görev alacak, Türkiye’nin sıkılmış yumruğu, bükülmez bileği olacaktır. Aşklarını, özlemlerini, yaşadıkları türlü zorlukları omuzlarında taşıyan bu genç adamlar, kendilerini adadıkları vatan için her şeylerini fedaya hazırdırlar. Çünkü onlar için, “söz konusu vatansa, gerisi teferruattır..!”

Cemiyetin önde gelen isimlerinden biri olan Sai Bey, eşinin ölümünün ardından çocukları büyüyene kadar yalnız bir hayatı tercih eder. Cemiyet ona kendi aralarında yakıştırmalar yaparken, Sai Bey bir memur kızı olan Calibe'nin gençlik ve güzelliğine tutulacaktır.

Aile içi ilişkileri sorgulatacak olan Bir Çocuk Sevdim, mahalle baskısının insan hayatını ne derece etkileyebileceğini gösteren bir aile draması. Zengin bir ailenin tek oğlu olan Sinan ile orta halli bir ailenin küçük kızı Mine birbirlerine aşıktırlar, ancak bu aşk onları hiç tahmin edemeyecekleri başka bir hayata savurur. Değerlerine bir ailenin kızı olan Mine, ilk aşkında yaşadığı hayalkırıklığının ardından, tüm ailesini karşısında bulur.

Yaşanmış hayat hikayelerini televiyon ekranına taşımayı amaçlayan Önce Vatan, Hakan Evrensel'in 'Güneydoğu'dan Öyküler' isimli çok satan kitabından uyarlanıyor. Nefes: Vatan Sağolsun filminin senaristlerinin elinden çıkan dizide, askeri hemşire Aylin ve askerliğini Şırnak Asker Hastanesi'nde yapan Doktor Oğuz'un yaşadıkları, çatışmalar, yaralı taşıyan ambulanslar bütün gerçekliği ile yansıtılıyor. Sürekli ölümün konuşulduğu bu yerde, hastane görevlilerinin nihai hedefi herkesi hayatta tutmaktır... Diğer yanda terröristlerle mücadele eden Metin Yüzbaşı, birliğindeki askerleri sağsalim evlerine ulaştırmaya çalışır...
Görsel yokGüneydoğulu zengin bir ailenin kızı olan Dilan (Azra Akın) İngiltere’de üniversite eğitimini tamamlayıp Türkiye’ye döndüğünde kötü bir sürprizle karşılaşır. Babası Tahsin (Zeki Alasya) Dilan’ın bir beşik kertmesi olduğunu ve onunla evlenmesi gerektiğini söyler. Dilan’ın Beşik kertmesi, babasının ortağı Şehmuz Ağa’nın (Tarık Papuçcuoğlu) oğlu Şahin’dir. (Baran Ayhan) Eğitimli ve modern bir kız olan Dilan böyle çağdışı bir yöntemle evliliğe karşı çıkar.

B2 koğuşundaki kadınlar, en ağır suçlardan hüküm giymiş mahkumlardır. Kimileri talihsiz, mağdur kadınlar, kimileriyse iflah olmaz suçlulardır. Fakat onlar aynı zamanda birer eş, birer anne, birer evlattır. Belki de hepsinden önemlisi; Onlar birer kadındır. İçinde bulundukları ortamda, çoğu zaman güçlü mahkumların kendi koydukları kurallar, hapishane kurallarının önüne geçer. İçeride geçerli olan tek kural vardır: Güçlü olan ayakta kalır! Sadist gardiyanların, kin ve güç savaşlarının egemen olduğu, en içgüdüsel duygularla hareket edilen, korkutucu ve huzursuz bir dünyadır onlarınki. Tüm bu şiddet ve yoksunluk içinde, yine de sımsıcak dostlukların, kadın duygularının hakim olduğu bir iç dünya yaratmayı başarabilen isimsiz kahramanlar onlardır.

II. Dünya Savaşı’nda Adolf Hitler toplama kamplarında Yahudilerden aldığı altınları eritip külçe haline getirtir, daha sonra savaşı kaybedeceğini anlayan Naziler altınları korumak için güvendikleri insanlara emanet ederler. Bunlardan biri de Türktür. Dizide altınların Türkiye’de olup olmadığı Kırımlı ailesinin etrafında işleniyor. Kayıp Nazi altınlarının peşine düşerek startını veren, Aras Dağlı'nın gizli örgütlerle olan mücadelesini merkezine alıyor.

Arda genç, yakışıklı ve varlıklı bir adamdır. Babasının şirketinde sevgilisi Şebnem ile beraber yöneticilik yapmaktadır. Gönül iyi bir eğitim almış, orta halli bir ailenin kızıdır. Giyinmeyi hiç bilmeyen Gönül, zaten güzel bir kız değildir. Tavırlarıyla akranlarından hayli olgun olan Gönül, çok zeki bir kızdır. Hayattaki en büyük amacı, iyi bir kariyer yapabilmektir. Bu yolda gece gündüz çalışmaktan erinmez. Arda'nın şirketine yönetici sekreter olarak başvuran Gönül önce görünüşünden dolayı elenir. Ancak kıskanç Şebnem, Gönül'ü işe almanın daha iyi olacağına karar verir ve çirkinliği ilk defa Gönül'ün işine yarar.

İstanbul'un orta yerinde bir masal başlıyor! Bu masal, güçlü ve karmaşık bir aşk hikâyesi ekseninde günümüz İstanbul'unda farklı kesimlerden insanların hayatlarını anlatıyor. Bir yanda iş dünyasının hırçın atmosferinde, lüks barlarda, araba yarışlarında, yatlarda, köşklerde geçen hayatlar, diğer yanda mütevazı ama tutkulu, güçlüklerle dolu ama aynı zamanda da eğlenceli insanlar. İstanbul'un rengarenk atmosferinin en çarpıcı hikayeleri, "Bir İstanbul Masalı"yla ekranlara taşınıyor.

Baraj yapımı nedeniyle sular altında kalacak olan bir Anadolu kasabasının feodal insanlarının dramını anlatır. Gelenek ve göreneklerine sıkı sıkıya bağlı bu insanlar için ata toprağını terk etmek ve başka diyarlara göçmek ölümden de beterdir. Bu ailelerden biri filmin kahramanlarını oluşturur. Ailenin büyük oğlu Haydar bu bunalımlı ortamda, kasabada iffetsiz bir kadın olarak nam salmış olan Gülizar'ın kızı Zeynep ile evlenir. Aile Haydar'ı evlatlıktan reddeder. Haydar bütün kasaba erkeklerinin hedefi haline gelir. Kasabanın bıçkınları Gülizar ve Zeynep'i bir gece kaçırırlar. Haydar kaçıranları bulur ve onları ateş yağmuruna tutar. Genç yaşta elini kana bulayan Haydar ile Zeynep dağ köylerine kaçarlar. Dağda kaçak Murat ile tanışırlar. Artık tek hedefleri vardır: Denize inip karşılara kaçmak ve kurtulmak.