İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

Orhan Aydın 5 Haziran 1961 yılında İstanbul'da doğdu. Kendi yazdığı tiyatro oyunu ile yarışmaya katılan Orhan Aydın, İstanbul genelinde birinci olarak ödül kazandı. 1930 yılı doğumlu usta sinema oyuncusu Öztürk Serengil'den eğitim aldı. Tiyatroya olan merakı onu bu işte dahada başarılı olmaya sevk etti. Orhan Aydın 2000 yılında İstanbul/Beşiktaş'ta Gayrettepe Oyuncuları Tiyatrosu'nu kurmuştur. 2011 senesinde Şafak Sezer'in başrol olarak yer aldığı Kolpaçino Bomba (2011) filminde Nedim Abi karakterini oynamış ve akıllarda yer edinmiştir.

Film yapımcısı Kalender, Feza ve eşi Aydan’dan aldığı film yatırımı teklifini, Feza’nın evindeki altınlara ulaşmak için kabul eder. Vefa ve Namık’la sahte bir film çekimi planlar; ancak her şeyin aslında onlara kurulan bir tuzak olduğu ortaya çıkar. Planlar bozulur, büyük bir kayıp yaşanır ve geçmişten gelen hesaplar hikâyeyi beklenmedik bir finale taşır.

Kenan Dağaşan, alışılmışın dışında eğitim yöntemleri deneyerek öğrencilerine yeni ufuklar açan, bardağın hem dolu hem boş taraflarını gören ve hayatındaki problemleri matematik zekasıyla kendi lehine çevirebilen bir öğretmendir. Uzun yıllar taşrada hizmet veren Kenan, kendisi gibi öğretmen olan Bahar ile evlenmiş fakat oğulları Yusuf’un doğumunda Bahar hayatını kaybetmiştir. Oğluna hem baba hem anne hem de öğretmen olan Kenan Yusuf'u tek başına yetiştirmeyi başarır ve oğlu okul çağına geldiğinde onun daha iyi bir eğitim alması için İstanbul'a tayinini ister. Üsküdar'da bir lisede öğretmenliğe başlayacak olan Kenan, bacanağı ve kayınbiraderinin yardımıyla Kuzguncuk'ta bir eve çıkar. Bu sırada üniversiteden arkadaşı olan ve aynı lisede öğretmenlik yapan Sedef ile de yolları tekrar kesişir. Fakat Kenan'ı bu yeni hayatta, binbir türlü aksilik ve problem beklemektedir....

Doğduğu gün yetimhaneye bırakılan Asya, aslında çok büyük bir mirasın tek varisiydi, Ve bunu kendisi dahil kimseler bilmiyordu. Yıllar önce annesini doğum masasında kaybederek en büyük talihsizliği yaşayan Asya için hayat, başlangıcından itibaren zorluklarla geçmiştir. İki günlük bebekken babası Cevher’in yurt dışından ölüm haberi gelmiş; böylece Asya, amcası Levent ve yengesi Aysel’in eline kalmıştır. Cevher’in tek varisinin Asya olduğunu bilen Aysel, Levent’ten gizli sevgilisi Kürşat’ı kullanarak hain bir plan hazırlamıştır. Plan tıkır tıkır işler ve Aysel kaynının büyük servetine konar. Ama henüz onun da bilmediği bir şey vardır. Aysel, Asya’yı öldü bilmektedir. Oysa Kürşat, kızı bir yetimhaneye vermiş, hayatını adım adım takip etmiştir. Amacı günü gelince Asya’yı, Aysel’den intikam almak için kullanmaktır.

Film yapımcısı Kalender, Feza ve eşi Aydan’dan aldığı film yatırımı teklifini, Feza’nın evindeki altınlara ulaşmak için kabul eder. Vefa ve Namık’la sahte bir film çekimi planlar; ancak her şeyin aslında onlara kurulan bir tuzak olduğu ortaya çıkar. Planlar bozulur, büyük bir kayıp yaşanır ve geçmişten gelen hesaplar hikâyeyi beklenmedik bir finale taşır.

Cihangir ve Hakan, babalarından kalan dükkanda büfecilik yaparak geçimlerini sağlayan kardeşlerdir. İkilinin düzenli müşterilerinden biri de yasadışı hasılat taşıyan bir kuryedir. Kardeşlerin hayatı, bu kuryenin büfenin arka deposunda ölmesiyle bambaşka bir hal alır.

İstanbul’da güçlü bir afrodizyağın yaratıcısı ve birkaç kişi gizemli şekilde kaybolur. Polis Kasım'ı sorgular, o da Nibiru gezegeninden Agulu adında bir uzaylıdan bahseder. Agulu, Dünya’nın afrodizyak kaynaklarını Nibiru'ya kaçırmaktadır. Hamdi Bülbül ve ekibi bu sırrı ifşa edince Anunnakiler tarafından ortadan kaldırılmışlardır. Polis, Kasım'ın olayla bağlantısı olduğundan şüphelenir.

Kendilerini hapishaneden yeni çıkan Ali Kapan ve adamlarından kurtarmaya çalışan Altan ile Gürkan'ın hikayesini konu ediniyor.

Beladan uzak duramayan Altan ve isim benzerliğiyle mevzuya dahil olan Gürkan, bu sefer daha büyük bir bela olan Ali Kaptan'a bulaşır. Şeytan'ın yeryüzündeki gölgesi olarak nam salan Ali Kaptan'ın kendisine has işkence yöntemleri vardır. Başına gelen olaylardan sıyrılmaya çalışan ikili, uçkur belasına kendilerini daha beter durumların içinde bulur. Ali Kaptan'a hayatları pahasına borçlanan ikiliyi, Gürkan'ın aşiret reisi olan dayısı Ferruh kurtarmaya çalışacaktır.

Kalender, bir akrabasının cast şirketinde çalışan ve arada dizilerde, filmlerde ufak ve sözsüz roller alan bir figürandır. Uzatmalı sevgilisi İmge ile evlenme hayalleri kurmakta; yaşadığı semtteki çevresine ufak tefek roller ayarlamaya çalışmaktadır. Akrabasının adının karıştığı bir mali suçu üzerine alan Kalender, kısa süreyle cezaevine girer. Cezaevinde Vefa abi isimli bir mahkumla karşılaşır. Vefa, kendisinden yaşça küçük olan Kalender'i rol aldığı dizilerden, filmlerden tanımaktadır; kısa sürede Kalender'i çok sever ve himayesine alır. Cezasını tamamlayan Kalender, cezaevinden çıkar ve eski yaşamına geri döner. Vefa'nın dışarıdaki adamları ona dışarıda da yardım ederler. Bir süre sonra Vefa da cezaevinden çıkar. Kalender, Vefa'nın yanına gider ve yıllardır hayalini kurduğu kendi cast şirketini kurmaktan ve film çekme hayalinden bahseder. Vefa çok sevdiği Kalender'e yardım etmeye ve ona bir film çektirmeye karar verir. Olaylar sürpriz şekilde gelişir.

Özgür, zengin bir ailenin evlâdıdır. Ancak ne cimri babasından ne de zengin kayınpederinden destek görmez. Eski sevgilisi Şale ise çıkaracağı albüm için maddi destek beklemektedir. Desteği bulamayınca Özgür'ü, gizlice çektiği bir şantaj kaseti ile tehdit eder. Kadınca intikam gibi görünen durumun arkasında büyük hesaplar vardır. Özgür, Sabri ve Tayfun'dan yardım ister.

1970’lerin sonlarına doğru Türkiye’nin gittikçe gerginleşen atmosferi, her geçen gün işlenen onlarca cinayet ve yitip giden bir dolu hayata eşitti. Sokağın kanla boyanan kaldırımları, siyasilerin bu kanı daha da arttıran demeçleri ile ülkedeki derin kaos ortamını besliyordu. Türkiye’nin bu son derece gergin atmosferine bir de ülkenin en önde gelen gazetecilerinden Abdi İpekçi’nin öldürülmesi eklenince bu ortamı yapacaklarına sebep olarak gören askeri yapı, ülke yönetimine müdahaleye hazırlanıyordu. Zincirbozan'da Abdi İpekçi’nin öldürüldüğü dönemden 12 Eylül askeri darbesine kadar geçen süre, siyasilerin terör olaylarına kayıtsız kalmanın ötesinde nasıl körükleyici davranışlarda bulundukları ve askerin darbe hazırlıkları anlatılmaktadır.