İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

8 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Osman Alkaş (d. 3 Kasım 1955, Lefkoşa), Kıbrıslı Türk oyuncudur. Lefkoşa Belediye Tiyatrosu'nun kurucularındandır ve hâlen bu tiyatroda aktif görev almaktadır. Kıbrıs Türk halkı arasında popüler olan Torba programının yapımında görev almış, Gölgeler ve Suretler filmi ve Öyle Bir Geçer Zaman ki dizisinde rol almıştır. Ardından sırasıyla; Uzun Hikâye, Hükümet Kadın 2 ve Sarmaşık filmlerinde oynamıştır. Özellikle Sarmaşık filmindeki rolüyle beğeni toplamıştır. Osman Alkaş 3 Kasım 1955 günü Lefkoşa'da doğdu. İlkokul, ortaokul ve lise öğrenimini Lefkoşa'da gördü. Liseden mezun olduktan sonra Ankara Devlet Konservatuvarı Oyunculuk Ana bilim Dalı'na girdi. 1976 yılında mezun oldu. 1976 yılının haziran ayında Kıbrıs'a dönen Alkaş, Kıbrıs Türk Devlet Tiyatrosu 'nda sözleşmeli sanatçı olarak işe başladı. Bu dönemde iki buçuk yıllığına askerliğe gitti; ama askerliği boyunca zaman zaman oyuncu açığını kapatmak için oyunlarda rol aldı. 1980 yılında Lefkoşa Kültür-Sanat Festivali'nde Güzel Sanatlar Derneğinin bir oyununda rol alınca tiyatrodan atıldı. Bunun ardından 3 Kasım 1980 tarihinde Lefkoşa Türk Belediyesi Belediye Meclisi'nin onayıyla Yaşar Ersoy, Işın Cem ve Erol Refikoğlu'yla birlikte Lefkoşa Belediye Tiyatrosu'nu kurdu. Hâlen bu tiyatronun kadrosunda yer almaktadır. Alkaş Bayrak Radyosu'nda da çeşitli programlar yaptı. Kendi tabiriyle "uzun dönem" bir çocuk programı yapan Alkaş, bunun yanı sıra radyoda kadın programları, sabah programları ve yemek programları yaptı. Bu dönemde radyo reklamları da yapmaktaydı. Televizyonculuğa Tolgay Tarıman ile birlikte başladı. Tarıman ile birlikte bir süre reklam filmleri yapan Alkaş, daha sonra 1994 yılında Torba programının yapımında Tarıman'la birlikte yer aldı. Program Kıbrıs Türk halkı arasında çok popülerleşince başka kanallara olan bağımlılıktan kurtulmak için Tarıman'la beraber Tempo TV adlı bir televizyon kanalı kurdu. Program 2003-05 yılları arasında sona erdi. 2001 yılında Kıbrıs'ta çekilen, Rum, Türk ve diğer uluslardan gelen oyuncuların oynadığı sekiz bölümlük Gimme 6 dizisinde hem Mustafa karakterini canlandırdı, hem de senaristlik yaptı. 2010 yılında çekilen ve 2011 yılında sinemalarda gösterilen Gölgeler ve Suretler filminde rol aldı. Filmde "Veli" karakterini canlandırdı. 2010 yılından beridir Öyle Bir Geçer Zaman ki dizisinde Ekrem Tatlıoğlu karakterini canlandırmıştır. Yannis Yoannu'nun Hi! Am Erica filminde ve çeşitli kısa filmlerde de rol almıştır. 2017 Ocak'ta başlayan Bu Şehir Arkandan Gelecek dizisinde Rauf karakterini canlandırdı. Alkaş hâlen reklam filmlerinde yer almaktadır. Bunların yanı sıra Saraydan Kız Kaçırma operasında da oynamıştır. Oyunculuk yaşamının yanı sıra Lefkoşa Türk Belediyesi Kültür Sanat Koordinatörlüğü görevinde de bulunmaktadır. 2009 yılında Satirigo Tiyatrosu'ndan "Başarı ve Barış Ödülü"nü almıştır.

Mümtaz’ın hayatında hiçbir şey yolunda gitmemektedir. Yine böyle bir günde onun yolu Derya ile kesişir. Dahil oldukları büyük bir kaza, Derya ile Mümtaz’ın hayatını geri dönüşü olmayacak bir şekilde değiştirir. Mümtaz ile Derya aile olabilmenin zorlukları ve sonsuz aşkın sınırlarıyla mücadele etmek zorunda kalır

Umut’un mükemmele yakın hayatı, yaşadığı bir olay sonrasında değişir. Kendi içinde hesaplaşmaya çalışırken hiç de beklemediği bir gerçekle karşı karşıya kalır.

Kocasını kaybeden Sultan, yalnızlıktan kurtulmak için yeniden evlenmek ister. Oğlunun itirazlarına ve kızının "erken" olduğu yönündeki eleştirisine rağmen kararlıdır. Bekar bir kadın olarak ayakta kalabilmek için toplumsal normları yıkarak evini pansiyona çevirir, pazarda tezgah açar ve erkek egemen işlere girer. Onun bu cesur duruşu, kasabadaki diğer kadınlara ilham olur ve kadınların bağımsızlık mücadelesini başlatır.

Üniversite öğrencisiyken yazdığı bir şiir yüzünden hapse atılan ve hapiste olduğu için babasının cenazesine katılamayan Muntazam adlı bir gazeteci, bu olaydan dolayı paranoya yaşamaya başlar.

Peşine düştüğü sanat eseri hırsızının eski sevgilisi olduğunu öğrenen bir Interpol ajanı, onu suçüstü yakalamak için bir plan yapar.

Babasının zoruyla nişanlanmak zorunda kalan Hicran evden kaçar. Hicran’ın zaten onu istemediğini düşünen Rıza, bu durumu önceleri pek umursamasa da durum giderek zoruna gitmeye başlar ve Hicran ile yüzleşmeye karar verir. Sadece bir kere gördüğü nişanlısının peşinden İstanbul’a gidip uzun sürecek büyük bir arayışa başlar.

Hiçbir ortak noktası olmayan kardeşler, babalarının ölümünün ardından aile mirasının bulunduğu kasanın kilidini açmak için birbiriyle yarışır.

Başkomiser Emin, komiser Salih, komiser Asuman ve komiser yardımcısı Alaattin'den oluşan cinayet büro ekibi ilginç bir vaka ile karşı karşıyadır. Birbiri ardına işlenen cinayetleri araştıran ekip, hiçbir delil ve ipucuna ulaşamaz. Cinayetlerin gittikçe artması, basının ve halkın olayla fazlasıyla igilenmesi, buna rağmen ekibin hiçbir ilerleme katedememesi Başkomiser Emin ve arkadaşları üzerinde büyük bir baskı oluşturur. Bu sırada Emniyet Genel Müdürü, davanın çözümünde yardımcı olması için \"suç uzmanı\" Dizdar Koşu'yu Emin'in ekibine atar. Üzerlerindeki baskıdan dolayı iyice ezilen Emin ve ekibi, karşılaştıkları en tuhaf seri cinayet zincirini çözebilmek için her yönteme başvurur. Bu kedi fare oyununda katili mi pes edecektir yoksa polisler mi?

Filmde, bir trafik kazasının travmasını atlatmaya çalışan iç mimar Kerem’in şifacı bir kadın ve köylülerle geçirdiği arınma süreci anlatılıyor.

Nesillerdir Haydarpaşa Garı'nda Anadolu Tat Lokantası'nı işleten Mermer Ailesi, sekiz kişiden oluşan geniş bir ailedir. Kendi halinde, sade bir yaşamları olan bu insanların durumları biraz karışıktır. Bu ailenin, uzun zamandır gizledikleri bir de sırları vardır. Bu sır, her ne pahasına olursa olsun açığa çıkmaması gerekmektedir.

Hayatınızın aşkıyla beş senelik bir ayrılık anlaşması yapmayı kabul eder miydiniz? Peki beş sene sonra yeniden karşılaştığınızda onu yine de sever miydiniz? Murat ve Duygu birbirine deli gibi aşıktır. Üniversiteden mezun olurken Murat Duygu’ya evlenme teklif eder. Oysa Duygu’nun gerçekleştirmek istediği hayalleri vardır. Beş sene sonra yeniden birleşmek üzere bir ayrılık anlaşması yaparlar. Halbuki hayatın onlar için başka sürprizleri vardır.

Büre Bey Oğlu Bamsı Beyrek ve Bican Bey'in kızı Banuçiçek beşik kertmesidir ancak birbirlerini tanımazlar. Ayrı ayrı avlanırlarken karşılaşırlar ve güreşe tutuşurlar. Bamsı Beyrek'in esir düşmesi sonucunda senelerce ayrı kalırlar.

Fadıl bölgesinin en acımasız mafya babalarından biridir. Ancak günün birinde Hintli yoga hocası Gundhi'ye aşık olur. Günün birinde Gundhi Fadıl'ın malikanesinden kaçırılınca Fadıl genç kadını bulma yoluna baş koyar. En güvendiği arkadaşı Hulusi'yi de alarak Hindistan'a giden mafya babasının amacı Gundhi'yi onu kaçıranların elinden kurtarmak ve onun kalbini kazanmaktır. Ancak işler sandığı kadar kolay olmayacaktır. Gundhi'nin annesi de Hindistan'da çok güçlü bir mafya örgütünü yönetmektedir. Fadıl, Hulusi ve Mumbai'da çalışan Türk belediye işçisinin yardımıyla Gundhi'ye ulaşmaya çalışır. Ancak Fadıl'ın ailesi de Mumbai'ye geldiğinde işler iyice karışır...

Bir armatör iflas eder ve o sırada seferde olan gemisindek mürettebat gemide mahsur kalır. Zira deniz hukuku gereği gemide kalmak zorundadırlar ve hiçbir yere kıpırdayamazlar. 5 gemici ve bir de kaptandan oluşan mürettebat bu huzursuz bekleyişte hiyerarşik güç mücadelesine girecektir.

Hükümet Kadın 2'de ilk filmde yaşananların 7 yıl öncesine gidiyor. Xate ve kocası Aziz Veysel'in, Faruk ile olan azılı mücadelesine tanık oluyoruz. Xate'in, Güneydoğu'nun ilk kadın belediye başkanı olmasına henüz yedi yıl vardır ve şimdilik, belediye başkanı Aziz Veysel'in eşi olarak yaşamaktadır. Faruk'un bitmek bilmeyen koltuk sevdasının kökeni de bu günlere dayanmaktadır. Xate, sıradan sabahlardan birinde Aziz Veysel'i evden uğurlarken beklenmedik bir sürprizle karşılaşır. Bu kötü sürpriz de Xate ve Faruk'u bir kez daha karşı karşıya getirir. Daha da beklenmedik olanı ise tüm kasabalıyı şaşkına çeviren erken seçim kararıdır.

Adem (Timuçin Esen) namuslu bir adamdır. Darphane’de sıradan bir memur olarak çalışan Adem, oğlu Arda için yaptığı bir sürprizle hayatını altüst eder. Masum gibi görünen hareket, Adem’in hayatında geri dönülemez bir çöküşe yol açar ve işini, eşi Canan’ı (Şükran Ovalı) ve hatta oğlunu kaybetme noktasına kadar getirir. Karizmatik ama aynı zamanda müthiş bir sahtekar olan kardeşi Kartal’ın (Çağlar Ertuğrul) bu zor dönemde hayatına girişi ile işler daha da çıkılmaz bir hale gelir. İki kardeş yasalara meydan okurken; Polis Ayşe (Deniz Baysal) her ikisinin de sonunu getirecek tek kişidir. Yolu beklenmedik bir şekilde Ayşe ile kesişen Kartal’ın ona aşık olması ise tüm dengeleri değiştirecektir.

Köklü bir aileden kaçırılıp sokaklara düşen bir çocuğun, yıllar sonra evine dönmesi ile kendini yeniden var etme mücadelesini anlatıyor.

Seni Kalbime Sakladım’da aile şirketini yöneten zeki, becerikli ve güzeller güzeli Zeynep ile “yekparmak vale” olarak ün salmış, naif ama mert mahalle delikanlısı Civanmert’in aşkını ekrana taşıyor.

Aziz, babası ve annesinin devleştirdiği holdingin başında tek yönetici olarak bulunmakta ve kendi dünyasında Tanrıcılık oyunu oynamaktadır. Feride’ye âşık olduğu andan itibaren kendini ve hayatı sorgulamaya başlar. Ancak Aziz konumundaki biri için vazgeçmesi gereken çok fazla şey vardır.

Henüz beş yaşındayken annesinin ölümüne şahit olan Ali'yi, yük gemilerinde aşçılık yapan Rauf sahiplenir ve büyütür. Birlikte gemilerde çalışarak, yirmi dört yılı geride bırakırlar, Rauf, Ali'ye hem annelik hem de babalık yapar, yaşadığı travmayı unutturmak için hayatını ona adar. Armatör Tekin Mirkelamoğlu'nun kızı Derin ise, Hayatıyla ilgili çok önemli kararların eşiğindedir. Nişanlısı Yiğit'le mutlu sona yaklaştıkça, nedense mutsuzluğu artmaktadır.. Ali'nin içinde bulunduğu gemi limana yanaşırken, Derin de O sabaha yatağından bambaşka bir hayal için kalkar, ama O gün, hayatının değişeceğinin farkında değildir...

Yıllar önce uğradığı haksızlıkların intikamını almaya yemin etmiş Ali, yaşama duyduğu öfkeyi kumar masalarından çıkaran Vedat ve unutamadığı aşkı ile kendisini kumarda öne süren kocası arasında kalan Begüm… Birbirlerine kardeş olmak yerine düşman olmayı tercih eden iki adam ve aşkı için ölümüne mücadele ettikleri bir kadın… Yok edici bir aşkın üç kahramanı arasında geçen mücadele, geçmişin karanlık sırlarını ortaya çıkaracak.

Yıllar önce babası öldürülen Mete, babaannesi ile yaşayan ve babasının intikamını almak için çalışan bir gençtir. Mete, babasının aleyhinde mahkemede şahitlik yapan Sadri'nin apartmanına taşınır ve Sadri'nin kızı Türkan ile tanışır.

1960'lı yıllarda, kocasının kendisine yaptığı onca kötülüğü ve yaşadığı aile dramını unutamamış, bir evladını torununun doğumunda kaybetmiş bir annenin ve aynı zamanda kendisine ait bir konfeksiyon atölyesinin sahibi olan Cemile'nin, kızları Berrin ve Aylin; oğulları Mete ve Osman, kayınvalidesi Hasefe Hanım, damatları ve torunları ile verdiği mücadele anlatılmaktadır. Geçen bu olayları Cemile'nin küçük oğlu Osman anlatmaktadır. 3. Sezonda 12 Eylül Darbesi anlatılmaktadır.