İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

8 Ekim 1986 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelen Özge Sezince lise öğreniminde aldığı Güzel Sanatlar ve Grafik Tasarım eğitimine Marmara Üniversitesi'nde devam etti ve 2010 yılında mezun oldu. Üniversite eğitimine eş zamanlı olarak, Ekol Drama Sanat Okulu'na devam etti; Ayla Algan başta olmak üzere, birçok yönetmenden, oyunculuk, kamera önü oyunculuğu, senaryo çözümleme ve diksiyon dersleri aldı. Varley, zaman zaman canlı ve bant kaydı olmak üzere farklı televizyon programları da sunmuştur. Varley'in oyunculuk kariyeri, 2007 yılında canlı yayınlanan Her Şey Dahil isimli televizyon programında, oyuncu Önder Açıkbaş ile doğaçlama skeç oyunculuğu yaparak başlamıştır. Televizyon dizilerinde ise canlandırdığı ilk ana karakter, 2010 yılında, TRT 1’de yayınlanan Halil İbrahim Sofrası dizisinde canlandırdığı Yasemin karakteridir. Kariyerinde asıl çıkışını 2012 yılında yapımını Tims yapım şirketinin üstlendiği ve Show TV'de yayınlanan Suskunlar isimli dizide Sibel karakteri ile yakalayan Varley, daha sonra oyunculuk kariyerine birçok televizyon dizisi, reklam, televizyon filmleri ve sinema ile devam etmiştir. İlk başrolü olarak yer aldığı sinema filmi, 2016 yılında Yolsuzlar Çetesi isimli sinema filmidir.

Birbirlerinden başka tutunacak şeyi olmayan, dört küçük çocuğun hikayesi bu. Dört arkadaş. Dört kardeşten öte. Büyümeleri yıllar sürecek sandılar. Ama bazı çocuklar. Tek bir günde büyür. Basit, masum, tek bir hata yaptılar. Ve çocukluklarına veda ettiler. O günden sonra bir söz verdiler birbirlerine. Sustular. Ve dağıldılar şehrin dört bir yanına. Ama içlerinden biri tutmadı sözünü. Yıllar sonra bir araya topladı hepsini. Başladığı işi bitirmeleri için... Şimdi her biri bambaşka bir adam. Biri gözü kara bir serseri. Biri başarılı bir kanun adamı. Biri hiç büyümemiş, kocaman kalpli bir çocukadam. Biri de sözü ilk bozan. Şehrin dört bir yanından esen dört rüzgar gibi çıktılar bir yola. Arkalarında paylaşılamayan bir aşk, önlerinde sorulacak bir hesap, tek silahlarıysa girdiği her savaştan galip çıkan dostluklarıydı. Onlar yıllarca sustular. Şimdi konuşma zamanı...

Emanet unutulmaz Türk filmlerinden "Askerin Dönüşü" filminin televizyona uyarlamasıdır. Emanet, geleneğin, kanunun, askerin ve kan bağının kutsal olduğu Anadolu'dan imkansız bir aşkın hikayesini anlatıyor. Jandarma çevirmesinde masum bir adamın ölümüne sebep olan Murat, adaleti ararken öldürdüğü erkeğin güzel gelini Zelal'e çaresiz bir aşkla bağlanır. Murat ve Zelal kendilerini bir ihanet içinde buldukları Tuz Gölü ve Kapadokya'nın nefes kesen coğrafyasında adalete ve aşka ulaşmak için daha çok bedel ödeyeceklerdir.

Demir Kadın Neslican, kanser tedavisi gördüğü sırada yaşama tutunma mücadelesiyle insanlara umut olan Neslican Tay'ın hayat hikayesini konu ediyor. Kendisine kanser teşhisi konmasıyla başlayan zorlu tedavi sürecinin aktarıldığı filmde, Neslican'ın bu süreçte yaşadıkları, yaşama tutunma mücadelesi gözler önüne seriliyor.

İstanbul’un kenar mahallelerinden birinde yaşayan ve şarkıcı olma hayalleri kuran Haziran, pop yıldızı Aras’ın en büyük hayranıdır. İkilinin yollarının kesişmesi çok zordur; ama bir mucize gerçekleşir.

68 Kuşağı olarak bilinen ve o dönemde farklı coğrafyalarda gençleri etkileyen hareketin ülkemizdeki boyutu, dönemin egemen güçlerinin, farklı görüşlere sahip gençleri nasıl manipüle ettiği ve bu çatışma ortamına girmek istemeyen bir avuç gencin provokasyonlara karşı nasıl direndiği anlatıyor. Dizi, ilk etapta, 1968 sonundan başlayarak 1972 yılına kadar yaşanılan olaylardan esinleniyor ve bir imkânsız aşk hikâyesi üzerinden ilerliyor. Bu ülke gençlerinin, farklı kimlikler altında birbirleriyle çatışsalar da, ortak temel değerler ve kültürel zemin üzerinde buluştuklarında kardeşliklerini hatırlayıp yeni bir sevgi bağı kurabileceklerini anlatılıyor.

Emanet unutulmaz Türk filmlerinden "Askerin Dönüşü" filminin televizyona uyarlamasıdır. Emanet, geleneğin, kanunun, askerin ve kan bağının kutsal olduğu Anadolu'dan imkansız bir aşkın hikayesini anlatıyor. Jandarma çevirmesinde masum bir adamın ölümüne sebep olan Murat, adaleti ararken öldürdüğü erkeğin güzel gelini Zelal'e çaresiz bir aşkla bağlanır. Murat ve Zelal kendilerini bir ihanet içinde buldukları Tuz Gölü ve Kapadokya'nın nefes kesen coğrafyasında adalete ve aşka ulaşmak için daha çok bedel ödeyeceklerdir.

Boşanmış bir ailenin büyük oğlu olan Tarık ve kardeşi Necdet, anneleri Neriman'la aynı çatı altında tembel bir hayat sürmektedirler. Tarık, büyük aşkı Hülya'nın onu terk etmesiyle yaşadığı bu tatlı rüyadan uyanmak zorunda kalır. Bu ayrılık yüzünden Tarık ve en az onun kadar tembel arkadaşları hayatın gerçek yüzü ile karşı karşıya gelirken onlara ağabeylik yapan ve koruyup kollayan Nadir Ağabey, hikayeleriyle onları hayata hazırlayacaktır.

Birbirlerinden başka tutunacak şeyi olmayan, dört küçük çocuğun hikayesi bu. Dört arkadaş. Dört kardeşten öte. Büyümeleri yıllar sürecek sandılar. Ama bazı çocuklar. Tek bir günde büyür. Basit, masum, tek bir hata yaptılar. Ve çocukluklarına veda ettiler. O günden sonra bir söz verdiler birbirlerine. Sustular. Ve dağıldılar şehrin dört bir yanına. Ama içlerinden biri tutmadı sözünü. Yıllar sonra bir araya topladı hepsini. Başladığı işi bitirmeleri için... Şimdi her biri bambaşka bir adam. Biri gözü kara bir serseri. Biri başarılı bir kanun adamı. Biri hiç büyümemiş, kocaman kalpli bir çocukadam. Biri de sözü ilk bozan. Şehrin dört bir yanından esen dört rüzgar gibi çıktılar bir yola. Arkalarında paylaşılamayan bir aşk, önlerinde sorulacak bir hesap, tek silahlarıysa girdiği her savaştan galip çıkan dostluklarıydı. Onlar yıllarca sustular. Şimdi konuşma zamanı...

Yıllardır berberlikte ustalaşan Ali, büyük oğlu Münir’i de kendisi gibi berber olarak yetiştirmiştir. Ortağı Nuri ile işlettikleri berber dükkânı, ailesinin geçimini iyi kötü sağlamaya yetmiştir. Ama artık Berber Ali'nin gözü işi büyüterek, yükselmektedir. Ali, yeni açılacak iş merkezindeki dükkânlardan birini kiralayıp, hem işini büyütmek hem de oğlu Münir'e daha çok sorumluluk vermek ister. Fakat kardeşi gibi bildiği ortağı Nuri önce bu teklifi reddeder, sonraysa Nuri'nin kendisinden habersiz dükkanı kiraladığı öğrenilir.