İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

Parla Şenol, (d. 7 Mayıs 1956), Türk sinema, tiyatro, reklam, seslendirme, şarkıcı ve dizi sanatçısı. 7 Mayıs 1956 yılında İstanbul'da doğdu. Sanatçı bir ailede yetişti. Babası müzisyen Armağan Şenol, onun dayısı Necdet Mahfi Ayral ve onun kızı Jeyan Mahfi Ayral Tözüm, erkek kardeşi ise müzisyen Arda Şenol'dur. Namık Kemal İlkokulunda başladığı eğitimine İtalyan Kız Orta Okulu ve Site Koleji'nde devam etti. Daha sonra Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji bölümünü bitirdi. Dokuz yıl bale yaptı. Beş yıl solfej, bir yıl piyano dersi aldı. Bir “artist yarışması”nda ‘çocuk artistler’ kategorisinde 260 çocuk arasından oy birliği ile birinci seçildi. Böylece beş yaşında sinemaya başladı, 38 film çevirdi. 12 yaşında sinemayı bırakan sanatçı çalışmalarına ara verdi. 17 yıl şarkıcılık yaptı. Yedi 45’lik plak çıkardı. Parla Şenol'un 1974 yılında çıkan Dam Üstünde Saksağan adlı parçasının ilk Türkçe rap olduğu iddia edilmektedir. Tiyatro oyunlarında oynadı. 1981 yılında seslendirme yapmaya başladı. İtalyanca, İngilizce, Fransızca bilen sanatçı, 1983 yılında “Profesyonel Turist Rehberi” brövesini alarak; üç dilde, sekiz yıl turist rehberliği yaptı. Daha sonra sanat yaşamına geri dönen sanatçı, 2000 yılından itibaren dizilerde oynamaya başladı. 2008 yılı sonunda Yalçın Menteş ile birlikte oynadığı Eros Pansiyon adlı komedi ile tiyatroya döndü. 1984 yılında evlenen oyuncu, 1992 doğumlu Aras isimli bir erkek çocuk annesidir.

Acı Aşk, mutluluk ve masumiyetle başlayan bir aşkın darmadağın ettiği hayatları konu alıyor. Bir yandan Melek ve Bulut’un rüya gibi yaşadığı imkansız aşkları, diğer yandan sevgiye aç bir kadın olan Sude’nin çırpınışı ve bütün bu gönül tutulmalarının arasında aşkın fedakarlık ve cesaretten ibaret olduğunu hatırlatan Ali… Bu kördüğüm nasıl çözülecek, yolları nasıl kesişecektir...

Hayatlarında yeni bir sayfa açmaya çalışan üç hayat kadınının (Aydan Şener, Funda İlhan, Sevtap Çapan) hikayesi. Mühürlü isimli bir kasabada daha önceki acılı yaşamlarını unutmaları için bir fırsattır. Ama mahallede onları beklenmedik olaylar bekler.
Görsel yokTarsus'un köklü, ailelerinden biri olan Herani Ailesi'nin reisi Ömer, hasta döşeğinde yatarken kendi yerine geçebilecek, hem sakladığı hazineyi devredebileceği hem de aileyi birlik içerisinde tutabilecek varisini aramaktadır. Güvenebileceği tek kişi ise Fransa’dan dönen torunu Melike'dir. Melike ise hem hasta dedesinin kendisinden istedikleri karşısında şaşkın kalır, hem de Tarsus’a geldiği gün dedesinin eski iş ortağı Haydar’ın torunu Davut'tan çok etkilenir. Şimdi Melike, Tarsus’ta yeni bir yaşama başlama ile İstanbul’da annesinin yanına dönme arasında bir karar vermek zorundadır.

Tövbeler Olsun dizisinde; başarılı ama “pinti” bir mücevher imalatçısı olan Horanta Holding’in patronu Namzet Horanta’nın, pintilikten cömertliğe giden büyük değişimi; bu değişimin "hatme çiçeğim" diye sevdiği ve seslendiği karısı Latife, kızı Nazmiye, oğulları Sinan ve Buğra’yı nasıl etkilediği; bu değişim sayesinde, eski ortağı ve en büyük düşmanı olan Osman ile hayat çizgilerinin kesişmesine dair kimi düşündüren, daha çok da güldüren birbirinden ilginç olaylar zinciri yaşanacak.

Gülümse Yeter, izleyicisine hem kahkaha hem de aşk dolu bir hikaye ile beraber aile değerlerine de gülümseterek dokunan güzel bir hikaye sunmaya hazırlanıyor.

Acı Aşk, mutluluk ve masumiyetle başlayan bir aşkın darmadağın ettiği hayatları konu alıyor. Bir yandan Melek ve Bulut’un rüya gibi yaşadığı imkansız aşkları, diğer yandan sevgiye aç bir kadın olan Sude’nin çırpınışı ve bütün bu gönül tutulmalarının arasında aşkın fedakarlık ve cesaretten ibaret olduğunu hatırlatan Ali… Bu kördüğüm nasıl çözülecek, yolları nasıl kesişecektir...

Seneler önce İstanbul’a göç etmiş bir ailenin oğlu Bayram Bayram hikayemizin ana kahramanı… Bayram annesi Kiraz, dedesi Cemşit ve kız kardeşi Arife'yle lüks sitede iki bloğun arasında kalmış şirin bir evde yaşıyor… Babası Bayram’a “Ben Türkiye’ye dönmeden sakın evi satma” diyerek her hafta hatırlatmada bulunuyor. Bayram’ın bu evden vazgeçmeye hiç niyeti yok… Bayram’ın evi satmamak için gösterdiği çabayı, site sakinlerinin kiminin Bayram’dan memnun oluşunu kiminin olmayışını, müteahhidin evi almak için sunduğu komik teklifleri, Bayram’ın iş arkadaşı ve rakibi Vehbi'yle aralarındaki düelloyu ve Ceyda’ya olan tutkusunu izlerken, gülüp eğlenebileceğimiz, kendimizden bir şeyler bulabileceğimiz sıcacık bir aile komedisi Adım Bayram Bayram…

Selin, Leyla ve Nazlı, anne ve babalarını bir trafik kazasında kaybederler ve hayatları alt üst olur. Üç küçük kız annelerinden kalan üç beş parça eşya ve bir sandık dolusu hatıra defteri ile birlikte amcalarının yanına yerleşirler. Amcanın huysuz karısı Aslı ve önceki evliliğinden olma kızı Kıvılcım, üç küçük kızı evde istememektedir. Üç öksüz kıza akıllara gelmedik eziyetler yaparlar. Üstelik bu eziyet okulda da müdür Fitnat Hanım ve küçük zengin şımarıklar tarafından da sürdürülmektedir. Selin, Leyla ve Nazlı dünyada yapayalnız kaldıklarını düşünürler evrenin kaderini değiştirecek sırra sahip olduklarını bilemeden. Çünkü ütopya gezegenindeki adalet divanında evrenin iyilik ve kötülük savaşındaki son durak tartışılmaktadır.
Görsel yokTarsus'un köklü, ailelerinden biri olan Herani Ailesi'nin reisi Ömer, hasta döşeğinde yatarken kendi yerine geçebilecek, hem sakladığı hazineyi devredebileceği hem de aileyi birlik içerisinde tutabilecek varisini aramaktadır. Güvenebileceği tek kişi ise Fransa’dan dönen torunu Melike'dir. Melike ise hem hasta dedesinin kendisinden istedikleri karşısında şaşkın kalır, hem de Tarsus’a geldiği gün dedesinin eski iş ortağı Haydar’ın torunu Davut'tan çok etkilenir. Şimdi Melike, Tarsus’ta yeni bir yaşama başlama ile İstanbul’da annesinin yanına dönme arasında bir karar vermek zorundadır.

Hayatlarında yeni bir sayfa açmaya çalışan üç hayat kadınının (Aydan Şener, Funda İlhan, Sevtap Çapan) hikayesi. Mühürlü isimli bir kasabada daha önceki acılı yaşamlarını unutmaları için bir fırsattır. Ama mahallede onları beklenmedik olaylar bekler.

İsmet, İstanbul'un küçük ve bir aileymişçesine birbirine bağlı semtlerinden birinde canından çok sevdiği oğlu Özgür ile birlikte yaşayan bir meyhanecidir. Özgür ölecektir, çok sevdiği hayattan ve babasından koparılmadan önce yaşayabileceği sadece 1 ayı kalmıştır. Herkes birlik olup bu haberi baba oğuldan saklamaya ve Özgür'e son ayını olabilecek en mutlu şekilde yaşatmaya karar verir. Şimdi akıllarında Özgür'ün gerçek aşk olmadan olmayacağına inandığı fakat babasının artık vaktinin geldiğini düşündüğü Özgür'ün milli olma durumu vardır. Bakalım mahalleli Özgür'e ölmeden önce ölümsüz aşkını yaşatabilecek midir?