İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

Peter Lawrence Boyle, Jr. (October 18, 1935 – December 12, 2006) was an American actor, best known for his role as Frank Barone on the sitcom Everybody Loves Raymond, and as a comical monster in Mel Brooks' film spoof Young Frankenstein (1974). Boyle, who won an Emmy Award in 1996 for a guest-starring role on the science-fiction drama The X-Files, won praise in both comedic and dramatic parts following his breakthrough performance in the 1970 film Joe.

Hem Martin Scorsese’nin hem de Robert De Niro’nun filmografilerindeki belki de bu en çarpıcı filmde, 70’lerin Manhattan gecelerinde taksicilik yapan Vietnam gazisi Travis’le birlikte sokaklardayız.Hikaye boyunca etrafındaki hayatla ve yolunun kesişeceği "toplumun pisliğiyle" (bir çocuk fahişe, güzel bir sarışın, başkan adayı bir senatör, gözü dönmüş bir kadın satıcısı) bir türlü iletişim kuramayacak olan Travis, en nihayetinde ipleri eline alacaktır. Üstelik gündüzleri izlemeye gittiği belden aşağı filmlerdeki "vahşi" bir stilde...Sadece eşsiz senaryosu ve oyunculuklarıyla değil, sıradışı sinematografisiyle de tüm zamanların en etkili filmlerinden biri...

Lucy bekar bir kadındır. Güzel görünümlü Peter ile her sabah metroda göz göze gelmektedir ve ona hayranlığını beslemektedir. Bir gün Peter raylara düşer. Lucy onu kurtarmak için devreye girer. Peter komaya girmiştir ve yanındaki tek kişi Lucy'dir. Peter'ı ziyaret eden ailesi Lucy ile tanışırlar ve Lucy onlara Peter'ın nişanlısı olduğunu söyler. Bir gün Peter'ın kardeşi olan Jack çıkageldiğinde asıl problem baş gösterir. Lucy ve Jack birbirlerine karşı koyulmaz bir biçimde aşık olmuşlardır.

Bu elbiseyi giyen ve kızağa binen kişi önceki kimliğine dair tüm haklarını kaybeder ve kazayla veya doğal, Noel Baba olmanın tüm görevlerini ve sorumluluklarını kabul eder!Oyuncak satıcısı Scott Calvin kendini tatsız ve karmaşık bir durumun içinde bulduğunda Christmas'tan bir gece öncedir. Noel Baba çatıya düşer acilen Scott'ın onun yerine geçmesini emreder. Noel Baba kostümünü giymekle Scott bilmeden kırmızı yanaklı efsanenin bütün sorumluluğunu da kabul etmiş olur...

Herkesin ulaşmak istediği bir noktada bulunan John Dolittle'ın hayatıyla ilgili hiçbir sorunu yoktur. Mesleğinde başarılı ve aranan bir isimdir; çok sevdiği iki kızı ve bağlı olduğu bir eşi vardır. Aniden başına gelen bir olay ise hayatın John'u konumlandırdığı yerin tuhaf bir şekilde değişmesine sebebiyet verecektir. John'un kazandığı yeni yetenek hiçkimsenin sahip olmadığı türdendir. John artık hayvanların kendi aralarındaki konuşmalarını duyabilmektedir. John artık hayvanların düşüncelerini okuyabilmektedir.

Lucy bekar bir kadındır. Güzel görünümlü Peter ile her sabah metroda göz göze gelmektedir ve ona hayranlığını beslemektedir. Bir gün Peter raylara düşer. Lucy onu kurtarmak için devreye girer. Peter komaya girmiştir ve yanındaki tek kişi Lucy'dir. Peter'ı ziyaret eden ailesi Lucy ile tanışırlar ve Lucy onlara Peter'ın nişanlısı olduğunu söyler. Bir gün Peter'ın kardeşi olan Jack çıkageldiğinde asıl problem baş gösterir. Lucy ve Jack birbirlerine karşı koyulmaz bir biçimde aşık olmuşlardır.

Bu elbiseyi giyen ve kızağa binen kişi önceki kimliğine dair tüm haklarını kaybeder ve kazayla veya doğal, Noel Baba olmanın tüm görevlerini ve sorumluluklarını kabul eder!Oyuncak satıcısı Scott Calvin kendini tatsız ve karmaşık bir durumun içinde bulduğunda Christmas'tan bir gece öncedir. Noel Baba çatıya düşer acilen Scott'ın onun yerine geçmesini emreder. Noel Baba kostümünü giymekle Scott bilmeden kırmızı yanaklı efsanenin bütün sorumluluğunu da kabul etmiş olur...

Hem Martin Scorsese’nin hem de Robert De Niro’nun filmografilerindeki belki de bu en çarpıcı filmde, 70’lerin Manhattan gecelerinde taksicilik yapan Vietnam gazisi Travis’le birlikte sokaklardayız.Hikaye boyunca etrafındaki hayatla ve yolunun kesişeceği "toplumun pisliğiyle" (bir çocuk fahişe, güzel bir sarışın, başkan adayı bir senatör, gözü dönmüş bir kadın satıcısı) bir türlü iletişim kuramayacak olan Travis, en nihayetinde ipleri eline alacaktır. Üstelik gündüzleri izlemeye gittiği belden aşağı filmlerdeki "vahşi" bir stilde...Sadece eşsiz senaryosu ve oyunculuklarıyla değil, sıradışı sinematografisiyle de tüm zamanların en etkili filmlerinden biri...