İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

8 filminden 2'si İzlenir çıktı, 1 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Rafe Joseph Spall is an English actor on both stage and screen. He is perhaps best known for his roles in BBC's The Shadow Line, Channel 4's Pete versus Life, One Day, Anonymous, and the Ridley Scott film Prometheus. He played writer Yann Martel in the 2012 film Life of Pi.

Hindistan'dan Kanada'ya giden bir yük gemisi, içindeki hemen hemen tüm canlılarla birlikte trajik şekilde batar. Bir can kurtaran filikası, uçsuz bucaksız vahşi Pasifik Okyanusu'nun ortasında yapayalnız kalır. Sandalın hayatta kalmayı başarabilen mürettebatı ise bir sırtlan, kırık bacaklı bir zebra, bir orangutan, Richard Parker adında üç yüz kiloluk bir Bengal kaplanı ve Pi adlı 16 yaşında Hintli bir çocuktan oluşmaktadır. Pi'nin hayvanat bahçesi işleten ve hayvanlarıyla göç yoluna koyulan ailesi, batan gemide yaşamını kaybetmiştir. Pi, kurtuluş yok gibi görünen bu okyanusta, zayıf bir sandalda yanındaki hayvanlarla birlikte hayatta kalma savaşı verir ve keskin zekası ve zooloji bilgisiyle besin zincirine kurban gitmez. Ama şimdi Bengal Kaplanı ile teknede baş başa kalmıştır. Dev kaplana yem olmamak için hayvanla anlaşmanın ve yakınlaşmanın yollarını bulur. Sıra dışı yolculuk sona ermeden büyülü bir adaya varacaktır.

Sektör dışından dört kişi, büyük bankaların, medyanın ve devletin görmezden geldiği küresel ekonomik çöküşün yaklaştığını fark edince akıllarına bir fikir gelir: Büyük Açık. İddialı yatırımları sayesinde modern bankacılığın karanlık yüzüyle tanışırlar. Artık herkesi ve her şeyi sorgulamak zorundadırlar.

Oscar ve Emmy ödüllü Riz Ahmed, zor günler geçiren aktör Shah Latif'in hikâyesini anlatan komedi dizisi Zoka'yı sunar. Büyük başarıya ulaşmak için son şansı, hayatının seçmelerine katılmaktır. Hayatı kontrolden çıkarken dört çılgın gün boyunca onu izliyoruz ve bu arada ailesi, eski sevgilisi ve tüm dünya onun bu iş için doğru kişi olup olmadığını tartışır.

Yetenekli Ajan H, Londra'da Siyah Giyen Adamlar'ın bir çalışanı olarak işini yapmaktayken, Amerika'da ise genç bir kadın 20 yıldır aradığı şeyi sonunda bulmuştur; Siyah Giyen Adamlar'ın merkezinin yerini. Bu sıradışı büroda bir çalışan olmak isteyen genç kadın, müdür O'nun onayı ile işe alınır ve Ajan H ile ortak olur. Kurnaz ve atak olan ikili, dünyanın karşılaştığı dünya dışı tehditler için son bariyer olacaktır...

İlk filmde yaşanan facianın ardından, Claire’in (Bryce Dallas Howard) parkı yönetirken birer market ürünü gibi gördüğü dinozorlara olan bakış açısı değişir ve “Dinozor Koruma Grubu” isimli bir organizasyon kurar… Amacı; aktif bir yanardağın harekete geçtiği adada yaşayan dinozorları adadan çıkarmanın bir yolunu bulmaktır… Claire, bu tehlikeli ve zor görevi yerine getirebilmek için de dinozorlara karşı baskınlığını kanıtlamış olan tanıdığı tek kişiden, Owen Grady (Chris Pratt)'den yardım ister… İkilinin bir kurtarma görevi amacıyla gittikleri adada ise her şey sarpa saracaktır…

Yakın arkadaşlarının üzücü ölümünün ardından bir araya gelen üniversiteden dört eski arkadaş, İskandinavya’nın el değmemiş doğasında yürüyüşe çıkarlar. Fakat yanlış bir dönüş, onları İskandinav efsanelerindeki karanlık ve gizemli ormanlara yönlendirir. Ormanda var olan kadim bir bela dört arkadaşın her hareketini takip ediyordur.

Sektör dışından dört kişi, büyük bankaların, medyanın ve devletin görmezden geldiği küresel ekonomik çöküşün yaklaştığını fark edince akıllarına bir fikir gelir: Büyük Açık. İddialı yatırımları sayesinde modern bankacılığın karanlık yüzüyle tanışırlar. Artık herkesi ve her şeyi sorgulamak zorundadırlar.

Hindistan'dan Kanada'ya giden bir yük gemisi, içindeki hemen hemen tüm canlılarla birlikte trajik şekilde batar. Bir can kurtaran filikası, uçsuz bucaksız vahşi Pasifik Okyanusu'nun ortasında yapayalnız kalır. Sandalın hayatta kalmayı başarabilen mürettebatı ise bir sırtlan, kırık bacaklı bir zebra, bir orangutan, Richard Parker adında üç yüz kiloluk bir Bengal kaplanı ve Pi adlı 16 yaşında Hintli bir çocuktan oluşmaktadır. Pi'nin hayvanat bahçesi işleten ve hayvanlarıyla göç yoluna koyulan ailesi, batan gemide yaşamını kaybetmiştir. Pi, kurtuluş yok gibi görünen bu okyanusta, zayıf bir sandalda yanındaki hayvanlarla birlikte hayatta kalma savaşı verir ve keskin zekası ve zooloji bilgisiyle besin zincirine kurban gitmez. Ama şimdi Bengal Kaplanı ile teknede baş başa kalmıştır. Dev kaplana yem olmamak için hayvanla anlaşmanın ve yakınlaşmanın yollarını bulur. Sıra dışı yolculuk sona ermeden büyülü bir adaya varacaktır.

Bu mitolojik dünyanın içinde bir grup kaşif, Dünya üzerindeki insanoğlunun kökenine dair bir ipucu keşfediyor. Bu ipucu gruptakileri evrenin en karanlık köşelerine heyecanlı bir yolculuk yapmaya zorluyor. Ancak yolculuğun sonunda insan ırkının geleceğini kurtarmak için korkunç bir savaşa katılmaları gerekiyor.

Emma Morley (Anne Hathaway) ve Dexter Mayhew (Jim Sturgess) birbirlerine tamamen zıt sosyal yapılardan gelen iki genç insandır. Emma işçi sınıfı bir aileden yetişmiş, hayata dair devrimci ruhu olan bir genç kızdır. Dexter ise baba parası ile okuyan, çapkın ve eğlenceden başka bir şeyi umursamayan biridir. İkilinin yolları üniversiteden mezun oldukları gün kesişecek ve 15 Temmuz günü onlar için uzun yıllar sürecek bir arkadaşlığın başladığı gün olacaktır. Onların hayatları bazen beraber bazen uzak diyarlarda akıp giderken, her yıl 15 Temmuz'da aralarındaki ilişkinin seyrine de tanık oluruz. Mutlulukları, hüzünleri, umutlarıyla geçen 20 yılın ardından tanıştıkları mezuniyet gününün gerçek anlamını da anlayacaklardır.

Kendinden emin ve burnu havada, yakışıklı bir borsacı olan, Max Skinner Londra borsasında spekülasyonlar yaparak büyük paralar kazanmaktadır. Son fethinde ise bir çok rakibini buyuk kayıplara uğratmıştır. Max'in zaferi felsefesi ile aynı yöndedir: en önemli şey kazanmaktır ve hayatta başka hiçbir şeyin kıymeti yoktur. Büyük zaferin hemen ardından Max Fransa'da yaşayan büyük amcasının öldüğüne dair üzücü bir haber alır. Henry Amca Max'ın en yakın akrabasıdır ve bütün çocukluğu onun hatıralarıyla doludur. Max bir yandan eksantrik amcasıyla dolu çocukluk hatıralarını anımsarken bir yandan da şatoda geçecek bir hayatın nasıl bir hayat olacağı konusunda araştırmalar yapmaktadır. Londra'da onu bekleyen geleceği değişecek belki de oradaki herşeyinden vazgeçecektir.