İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

28 filminden 9'u İzlenir çıktı
Ralph Nathaniel Twisleton-Wykeham-Fiennes, 22 Aralık 1962 tarihinde Ipswich, Suffolk, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Fotoğrafçı bir baba ve romancı bir annenin altı çocuğunun en büyüğü olan Fiennes, sanatla iç içe büyüdü. Gençlik yıllarında resim eğitimi alsa da tiyatroya yönelerek prestijli Royal Academy of Dramatic Art'ta (RADA) oyunculuk eğitimi aldı. Mezuniyetinin ardından Royal Shakespeare Company kadrosuna katılarak klasik tiyatro sahnelerinde rüştünü ispat etti. Sinema kariyerine ise Emily Brontë'nin ölümsüz eserinden uyarlanan "Uğultulu Tepeler" (Wuthering Heights) (1992) filminde Heathcliff karakterini canlandırarak adım attı. Fiennes'ı dünya çapında bir sinema yıldızı haline getiren ve ona ilk Oscar adaylığını getiren asıl çıkışı, Steven Spielberg'ün yönettiği 1993 yapımı çığır açan drama "Schindler'in Listesi" (Schindler's List) ile oldu. Filmde canlandırdığı sadist Nazi kampı komutanı Amon Göth performansı, sinema tarihinin en etkileyici kötü adam kompozisyonlarından biri olarak kabul edildi. Bu büyük başarının ardından, Anthony Minghella'nın yönettiği ve en iyi film dahil 9 Oscar kazanan romantik savaş draması "İngiliz Hasta" (The English Patient) (1996) filminde Kont László Almásy karakterine hayat vererek ikinci kez Oscar'a aday gösterildi ve adını Hollywood'un en saygın aktörleri arasına yazdırdı. Bu dönemde "Quiz Show" (1994) ve "Tuhaf Günler" (Strange Days) (1995) gibi önemli yapımlarda da başrolü üstlendi. 2000'li yıllarda kariyerini farklı türlerle zenginleştirmeye devam eden Fiennes, David Cronenberg'in psikolojik gerilimi "Örümcek" (Spider) (2002), "Kızıl Ejder" (Red Dragon) (2002) ve "Arka Bahçe" (The Constant Gardener) (2005) gibi filmlerde rol aldı. Ancak onu modern popüler kültürün en ikonik figürlerinden biri haline getiren asıl rol, "Harry Potter ve Ateş Kadehi" (2005) filmiyle dahil olduğu fantastik evrende canlandırdığı karanlık büyücü Lord Voldemort oldu. Serinin sonraki filmlerinde de ("Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı" 2007, "Harry Potter ve Ölüm Yadigarları: Bölüm 1" 2010, "Bölüm 2" 2011) bu karakteri canlandırarak hafızalara kazındı. Kariyerinin olgunluk döneminde komedi ve aksiyon türlerinde de dehasını gösterdi. Wes Anderson'ın kült filmi "Büyük Budapeşte Oteli" (The Grand Budapest Hotel) (2014) filmindeki karizmatik konsiyerj Gustave H. performansı büyük beğeni topladı. Ayrıca James Bond serisine "Skyfall" (2012) ile dahil olarak Judi Dench'in ardından yeni "M" (Gareth Mallory) karakterini üstlendi ve bu rolü "Spectre" (2015) ile "Ölmek İçin Zaman Yok" (No Time to Die) (2021) filmlerinde sürdürdü. Yönetmen koltuğuna da oturarak "Coriolanus" (2011) ve "The Invisible Woman" (2013) filmlerini hem yönetti hem başrolünde oynadı. "The Menu" (2022) filmindeki Şef Slowik rolüyle gerilim türündeki ustalığını bir kez daha kanıtlayan aktör, yakın dönemde "Conclave" (2024) ve "The Return" (2024) gibi güçlü dramalarla sinema yolculuğuna devam etmektedir.

Lord Voldemort'un ruhunun parçalarının bir kısmını bulup yok eden Harry, Ron ve Hermione, Dumbledore'un verdiği görevi tamamlamak için arayışlarını sürdürürlerken Ölüm Yiyenler'le bir ölüm kalım savaşına çıkacaklardır. Voldemort artık iyice güçlenmiş olsa da, hem Lord'dan kaçmak hem de Ölüm Yiyenler'i etkisiz hale getirip Hortkuluklar'ı da yok etmek zorunda kalacak ekip, Ölüm Yadigârları'nın sırrına erişmek için ellerinden geleni yapacaklardır.Serinin en görkemli savaşı başlamaktadır, artık hiçbir şey ve hiçbir yer güvenli değildir. Sona yaklaşılmıştır. İki tarafın da tüm güçlerini ortaya serecekleri bu savaşta Harry Potter da geçmişiyle ilgili pek çok şeyi öğreneceği kadar, en büyük fedakarlığı da yapmak zorundadır.

20. yüzyılın başlarında Gustave H., Büyük Budapeşte Oteli'nin işleyişini büyük bir profesyonellikle idare eden, müşterilerini en ince ayrıntılarına kadar tanıyan bir konsiyerj görevlisidir. Bir gün otele bellboy ve komi görevlisi olarak Zero Mustafa adında genç bir adam gelir ve kısa zamanda aralarında yakın bir arkadaşlık başlar. İkili birbirlerinin sırdaşı olurken yaşadıkları şehir de büyük bir savaşa doğru sürüklenmektedir. Bu esnada Gustave'ın yaşlı sevgilisi Madame D. esrarengiz bir şekilde hayata veda eder, ikili Madame D. adlı kadına veda etmek için yola çıkar. Bir asilzade olan Madame D. adlı kadının şatosuna vardıklarında miras paylaşırken denk gelirler. Madame D., Gustave'a miras olarak paha biçilmez bir rönesans tablosu bırakmıştır ve bunun açıklanmasıyla aile içerisinde büyük bir karmaşa çıkar. Bu andan itibaren belalarla dolu bir maceraya atılan Gustave ve Zero, gerçeklerin peşinde koşarken dışarıda da bir çağ değişmektedir.

Harry anlaşılmaz bir şekilde, prestijli Üçbüyücü Turnuvası’na katılmak üzere seçilmesinden mutlu olmalıdır. Ama bu heyecan verici uluslararası yarışma, Harry’yi Hogwarts’ın yanı sıra, Avrupa’daki iki rakip büyücülük okulunun da daha büyük ve deneyimli öğrencileriyle karşı karşıya getirecektir.

M'in geçmişi peşine takıldığında Bond'un ona olan bağlılığı sinanır. MI6 saldırıya uğradıktan sonra 007, bedeli ne kadar kişisel olursa olsun, tehdidi bulup yok etmek zorundadır. Filmin çekimleri dünyanın çeşitli ülkelerinin yanı sıra ülkemizde Adana, Fethiye ve İstanbul'da gerçekleştirildi.

Dr. Kelson, kendisini şok edici yeni bir ilişkinin içinde bulur. Bu ilişkinin sonuçlarının, alışık oldukları dünyayı değiştirebileceğinin farkındadırlar. Spike'ın Jimmy Crystal ile karşılaşması ise kaçamadığı bir kâbusa dönüşür.

Öfke virüsünden sağ kurtulan bir grup, küçük bir adada yaşamaktadır. Grubun bir üyesi ana karaya bir görev için adadan ayrıldığında yalnızca enfekte olanların değil, diğer hayatta kalanların da mutasyona uğradığı sırları, harikaları ve dehşetleri keşfedecektir.

Büyük Kral, Truva Savaşı'ndan dönmüştür ama o yokken krallığında çok şey değişmiştir. Sevgili karısı Penelope, kendi evinde tutsaktır ve kral olabilmek için yarışan talipleri peşini hiç bırakmamıştır. Oğulları Telemakhos, onu engel olarak gören bu taliplerin karşısında ölümle yüz yüzedir. Odysseus da değişmiştir elbette, savaş onu çok yıpratmıştır, artık yıllar önceki güçlü savaşçı değildir ancak kaybettiği her şeyi geri kazanmak için içindeki gücü yeniden bulmak zorundadır.

Kardinal Lawrence, yeni bir Papa seçerek dünyanın en gizli ve kadim olaylarından birine liderlik etmekle görevlendirilir. Katolik Kilisesi'nin dünyanın dört bir yanından en güçlü liderleri bir araya toplanıp Vatikan salonlarında bir araya kilitlendiğinde, Lawrence kendisini bir komplonun ortasında bulur ve Kilise'nin temellerini sarsabilecek bir sırrı keşfeder.

Wes Anderson'ın dört kısa filmden oluşan koleksiyonunda yer alan bu Roald Dahl uyarlaması, profesyonel bir fare avcısını merkezine alıyor.

Wes Anderson'ın dört kısa filmden oluşan koleksiyonunda yer alan bu Roald Dahl uyarlamasında iri yarı ama yarım akıllı iki zorba, ufak tefek ama zeki bir çocuğa zulmetmeye çalışır.

Poison, Roald Dahl’ın aynı adlı kısa öyküsünden uyarlanan bir kısa film. Hikâye, yatağında zehirli bir yılan bulduğunu iddia eden bir adamın yaşadıklarını anlatıyor. Woods, daha önce yatağında zehirli bir yılan bulan ve şimdi tuhaf davranışlar sergileyen arkadaşı Harry’yi ziyaret eder. Bu kısa film, aynı zamanda The Wonderful Story of Henry Sugar adlı projede yer alan dört kısa filmden biridir.

Kumarbaz bir adamın hayatına odaklanıyor. Zengin bir adam olan Henry Sugar’ın en büyük tutkusu kumar oynamaktır. Bir gün gözleri dikili olduğu halde görebilen bir adam hakkında bir rapor okur. Okuduklarından etkilenen Henry, adamın görmesini sağlayan yöntemi dener ve bu yöntemle kumar oynamaya başlar.

Daniel Radcliffe, Emma Watson ve Rupert Grint de olmak üzere tüm "Harry Potter" filmlerindan oyuncular, ilk filmin 20. yıldönümünü kutluyor! Pek çok röportajı içeren bu retrospektifte, oyuncular orijinal Hogwarts setinde bir araya gelecek. Ayrıca, geçmiş sekiz filme dair özel detaylara da yer verilecek.

Bir çift, ünlü bir şefin şok edici sürprizlerle dolu zengin bir menü hazırladığı seçkin bir restoranda yemek yemek için bir adaya gider. Çifte birbirinden farklı kişilerin de eşlik ettiği yemekte, beklenmedik yemekler servis edilirken her masanın kendine ait sırlarının ortaya çıkması gerilim dozu yüksek bir akşama neden olur.

James Bond aktif hizmetten ayrılmıştır ama yaşadığı huzur kısa ömürlü olacaktır. Çünkü CIA'den eski bir arkadaşı olan Felix Leiter ortaya çıkarak yardım isteyecek ve Bond'u tehlikeli yeni teknolojilerle donanmış gizemli bir kötü adamın izini sürmeye ikna edecektir.

2. Dünya Savaşı'nın hemen öncesinde Britanyalı bir dul, kendi kendini yetiştirmiş bir arkeologdan arazisindeki höyükleri kazmasını isteyince şaşırtıcı bir keşfe yol açar.

20. yüzyılın ilk yıllarında geçen film, Kingsman örgütünün kuruluşuna yol açan olayları konu ediniyor. Tarihin en kötü zorbaları ve suç dehalarından oluşan bir ekip, milyonlarca insanı yok etmek için bir savaş planlamak üzere toplanırken sadece bir kişinin onları durdurmak için zamana karşı yarışması gerekmektedir.

Kraliçe Victoria İngiltere’sinin ünlü doktoru ve veterineri olan hayvan dostlarıyla konuşabilen; tuhaf Dr. John Dolittle, yedi yıl önce karısını kaybettikten sonra canlı, egzotik hayvanlarıyla birlikte kendisini Dolittle malikanesinin yüksek duvarlarının ardına kapatmış. Ama genç kraliçe ölümcül bir hastalığa yakalanınca, Dolittle çare aramak üzere efsanevi bir adaya doğru, epik bir maceraya gönülsüzce yelken açmıştır. Eski düşmanlarıyla karşılaştığında, bilgeliğini ve cesaretini yeniden kazanır ve muhteşem yaratıklar keşfeder. Doktor Dollitle’a bu yolculuğunda genç ve kendinden menkul çırağının yanı sıra gürültücü havyan arkadaşlarından oluşan bir grup eşlik eder. Grupta endişeli bir goril, coşkulu ama kuş beyinli bir ördek, didişen, alaycı devekuşu ikilisi, eğlenceli bir kutup ayısı ve Dolittle’ın en güvendiği akıl hocası ve sırdaşı olan inatçı bir papağan da yer almaktadır.

Bildiğiniz tüm Sherlock Holmes hikayelerini, aksiyon ve macera dolu olaylarını bir kenara bırakın. Holmes ve Watson sıkı iki dost ve polisiye işler ile uğraşarak sır dolu olayları çözmeye çalışırlar. Ancak bu sefer aksiyon, macera ile silahların ve üstün zeka taktiklerin döndüğü bir şekilde değil. Tamamıyla bir Komedi uyarlaması olacak Holmes ve Watson başından geçen büyük felaketlerde bu sefer her şeyi yüzlerine gözlerine bulaştıracaklar ve komik olaylar yaşayacaklar. Üstelik sakar olacak ikili bir şekilde bu olayları çözüme kavuşturabilecek.

Sakin ve durağan bir hayat süren Batman kocaman evinde tembellik ederken, yeni yardımcıları Robin ve Batgirl'ün ortaya çıkmasıyla işler değişir. Ekip henüz birbirine alışamadan Joker'in hain bir planla Gotham'ı tehdit ettiği haberi duyulunca, taze ekip birleşmek zorunda kalacaktır.

Geçmişten gelen şifreli bir mesaj James Bond’u Mexico City’ye ve sonunda, kötü şöhretli bir suçlunun, yasaklı dulu, güzel Lucia Sciarra ile tanışacağı Roma’ya sürükler. Bond, sızdığı gizli bir toplantı sonucunda Spectre olarak bilinen tekinsiz bir örgütün varlığını ortaya çıkartır. Bond, Spectre’nin ağını ortaya dökebilecek ipuçlarına ulaşmak için eski düşmanı Mr White’ın kızı, Madeleine Swann’ı aramaktadır. Moneypenny ve Q’dan kıza ulaşmak için gizlice kendisine yardım etmelerini ister. Bond, Spectre'ye yaklaştıkça ulaşmaya çalıştığı Christoph Waltz tarafından canlandırılan düşmanı ile kendisi arasında, kan dondurucu bir bağ olduğunu öğrenecektir.

20. yüzyılın başlarında Gustave H., Büyük Budapeşte Oteli'nin işleyişini büyük bir profesyonellikle idare eden, müşterilerini en ince ayrıntılarına kadar tanıyan bir konsiyerj görevlisidir. Bir gün otele bellboy ve komi görevlisi olarak Zero Mustafa adında genç bir adam gelir ve kısa zamanda aralarında yakın bir arkadaşlık başlar. İkili birbirlerinin sırdaşı olurken yaşadıkları şehir de büyük bir savaşa doğru sürüklenmektedir. Bu esnada Gustave'ın yaşlı sevgilisi Madame D. esrarengiz bir şekilde hayata veda eder, ikili Madame D. adlı kadına veda etmek için yola çıkar. Bir asilzade olan Madame D. adlı kadının şatosuna vardıklarında miras paylaşırken denk gelirler. Madame D., Gustave'a miras olarak paha biçilmez bir rönesans tablosu bırakmıştır ve bunun açıklanmasıyla aile içerisinde büyük bir karmaşa çıkar. Bu andan itibaren belalarla dolu bir maceraya atılan Gustave ve Zero, gerçeklerin peşinde koşarken dışarıda da bir çağ değişmektedir.

M'in geçmişi peşine takıldığında Bond'un ona olan bağlılığı sinanır. MI6 saldırıya uğradıktan sonra 007, bedeli ne kadar kişisel olursa olsun, tehdidi bulup yok etmek zorundadır. Filmin çekimleri dünyanın çeşitli ülkelerinin yanı sıra ülkemizde Adana, Fethiye ve İstanbul'da gerçekleştirildi.

Canavar Kraken'e yenilişinden 10 yıl sonra Zeus'un yarı Tanrı oğlu Perseus, on yaşındaki oğlu Helius'a bakan bir balıkçı olarak biraz daha sessiz bir hayat sürmeye çalışmaktadır. Bu arada Tanrılar ve Titanlar arasında bir güç savaşı vardır. İnsanlığın fedakârlıklarının azalması sonucu tehlikeli biçimde güç kaybeden Tanrılar; hapsettikleri Titan'lar ve onların zalim lideri Zeus, Hades ve Poseidon'un babası Kronos'un kontrolünü de kaybetmektedirler. Uzun zaman önce üç kardeş babalarının tahtını devirmiş ve onu yeraltı dünyasının derinliklerindeki korkunç bir zindan olan Tartarus uçurumuna atmışlardı. Hades, Zeus'un tanrı oğlu Ares ile birlikte ihanet edip Zeus'u ele geçirmek için Kronos ile anlaşınca Perseus harekete geçmeye karar verir. Zeus'un hâkimiyeti zayıfladıkça dünya cehenneme dönmekte ve Titan'lar her geçen gün güç kazanmaktadır.

Lord Voldemort'un ruhunun parçalarının bir kısmını bulup yok eden Harry, Ron ve Hermione, Dumbledore'un verdiği görevi tamamlamak için arayışlarını sürdürürlerken Ölüm Yiyenler'le bir ölüm kalım savaşına çıkacaklardır. Voldemort artık iyice güçlenmiş olsa da, hem Lord'dan kaçmak hem de Ölüm Yiyenler'i etkisiz hale getirip Hortkuluklar'ı da yok etmek zorunda kalacak ekip, Ölüm Yadigârları'nın sırrına erişmek için ellerinden geleni yapacaklardır.Serinin en görkemli savaşı başlamaktadır, artık hiçbir şey ve hiçbir yer güvenli değildir. Sona yaklaşılmıştır. İki tarafın da tüm güçlerini ortaya serecekleri bu savaşta Harry Potter da geçmişiyle ilgili pek çok şeyi öğreneceği kadar, en büyük fedakarlığı da yapmak zorundadır.

Harry Potter ve Ölüm Yadigârları: Bölüm 1, Harry, Ron ve Hermione’nin Voldemort’un ölümsüzlük sırrını barındıran Hortkuluklar’ın izini sürmek ve yoketmek görevini üstlenerek yola çıkmaları ile başlıyor. Profesörlerinin yönlendirmelerive Profesör Dumbledore’un koruması olmaksızın, tek başlarına yola çıkan üç arkadaş şimdi herzamankinden daha fazla birbirlerine güvenmek zorundadır. Ancak, onları tehdit ederek ayrı düşmelerini sağlamak isteyen Karanlık Güçler de aralarındadır.Bu arada, büyücülük dünyası Karanlık Lord’un tüm düşmanları için tehlikeli bir yer haline gelmiştir. Uzun zamandır korkulan savaş başlamış ve Voldemort’un Ölüm Yiyicileri Büyü Bakanlığı’nın kotrolünü zorla ele geçirerek terör estirmekte ve kendilerine karşı olabilecek herkesi tutukulamaktadırlar. Ama, Voldemort için en değerli olan ganimeti; Harry Potter’ı hala bulamamışlardır.

Nihai güç için süren mücadele, insanları krallara karşı ve kralları da tanrılara karşı kışkırtmaktadır. Diğer taraftan, tanrılar arasındaki savaş da dünyayı yok edebilecek güçtedir. Bir tanrı olarak doğmuş ancak insan gibi yetiştirilmiş olan Perseus, ailesini yeraltı dünyasının kinci tanrısı Hades'e karşı korumak konusunda çaresizdir. Kaybedecek hiçbir şeyi kalmayan Perseus, Zeus'un güçlerini ele geçirebilecek ve dünyaya cehennemi yaşatabilecek Hadese karşı, çok tehlikeli bir görevi yönetmeye gönüllü olur. Şeytanlarla ve korkunç canavarlarla olan savaşı kazanmanın tek yolu tanrı olarak güçlerini kabul etmek ve kendi kaderini çizmektir.

5. öğretim yılı için Hogwarts’a dönen Harry, büyücü camiasının büyük çoğunluğunun onun kötü Lord Voldemort’la karşılaştığını inkar ederek, Lord Voldemort’un döndüğü haberine kulak tıkamayı tercih ettiklerini görür. Sihir Bakanı Cornelius Fudge, Dumbledore ve Hogwarts öğrencilerinin hareketlerinden haberdar olabilmek için okula yeni bir Karanlık Sanatlara Karşı Savunma öğretmeni atar. Ama Profesör Dolores Umbridge’in Bakanlıktan onaylı savunma büyüsü dersi onları ve tüm büyücü camiasını kendilerini tehdit eden karanlık güçlere karşı ne yazık ki savunmasız bırakır; bu yüzden, arkadaşları Hermione ve Ron’un teşviki üzerine, Harry konuya el atar. Kendilerine “Dumbledore’un Ordusu” adını veren küçük grupla buluşan Harry, onlara Karanlık Güçlere karşı nasıl savunacaklarını öğreterek, bu genç ve cesur büyücüleri kendilerini bekleyen olağanüstü savaşa hazırlar.

Harry anlaşılmaz bir şekilde, prestijli Üçbüyücü Turnuvası’na katılmak üzere seçilmesinden mutlu olmalıdır. Ama bu heyecan verici uluslararası yarışma, Harry’yi Hogwarts’ın yanı sıra, Avrupa’daki iki rakip büyücülük okulunun da daha büyük ve deneyimli öğrencileriyle karşı karşıya getirecektir.

Anthony Hopkins, en başarılı ve en tüyler ürpertici performansını sergilediği Dr. Hannibal Lecter rolüyle tekrar karşınızda... FBI ajanı Will Graham artık emekli olmasına rağmen "Diş Perisi" olarak bilinen seri bir katili bulmak için tekrar göreve çağırılır. Graham, bu vahşi cinayetleri durdurabilmek için ilk başta Dr. Lecter'ın zihnine girmesine izin vermelidir... Oscar ödüllü oyuncular Ralph Fiennes, Emily Watson, Harvey Keitel, Mary Louise Parker ve Philip Seymour Hoffman gibi oyuncuların inanılmaz performanslarıyla devleşen bu filmi kaçırmayın.

"İngiliz Hasta", dört yabancının birbirinden farklı hayatlarının kesişerek içinden çıkılmaz bir hal aldığı; aşk, ihanet, entrika ve macera dolu destansı bir film... Hikayemizin çoğu, II. Dünya Savaşı'nın başlamasına yakın vurularak düşen bir uçaktan kurtulan, aklı hayatın sırları ve tutkularıyla dolu, bilinmeyen bir İngiliz hastanın gözlerinden anlatılmaktadır. Geçmişin ve şimdinin öyküleri gözler önüne serildikçe karakterler birbirlerine açılırlar ve iki aşk hikayesi ortaya çıkar. Mısır'dan sahra çöllerine yaptıkları tehlike dolu yolculukları, onları terkedilmiş bir İtalyan manastırında unutulmaz bir sonuca götürür...

Tüm zamanların tarihsel açıdan en önemli filmlerinden biri olan Steven Spielberg'in Schindler'in Listesi, cesaret ve inanç dersleriyle nesiller boyu ilham vermeye devam eden güçlü bir hikaye. En İyi Film ve En İyi Yönetmen de dahil olmak üzere yedi Akademi Ödülü sahibi olan bu inanılmaz gerçek hikaye, Holokost sırasında 1.100'den fazla Yahudinin hayatını kurtaran esrarengiz Oskar Schindler'i (Liam Neeson) konu alıyor. Bu, fark yaratan bir adamın zaferi ve yaptıkları sayesinde insanlık tarihinin en karanlık bölümlerinden birini atlatanların dramıdır.