İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


Hırçın dalgalarla, dinmez fırtınalarla mücadele etmeye alışmış insanların coğrafyasında, ayakları üzerinde dimdik duran, tüm duygusallığı, dirayeti ve direnci ile bir kadının ve Karadeniz’in fırtınalarıyla yarışan, dalgalarıyla boğuşan “sevdasına” tutkun bir erkeğin hikâyesi etkili bir senaryo eşliğinde ekranlara geliyor… Can düşmanı iki ailenin bitmeyen savaşının ortasında kendini bulan bir yabancının gözünden; dağların, denizin ve insan ruhunun iniş çıkışları anlatılıyor…

Haziran, ne zamandır hayalini kurduğu Tokyo’daki pozisyon için patronu Doygun’la görüşmeye gider. Ancak hayalindeki terfiyi almak için patronuna bir konuda yardım etmesi gerekecektir: Kırlangıç Adası’na gidip arsasını satmamak için direnen, Ada’nın da gelişiminin önünü tıkayan huysuz adamın bir açığını bulmalıdır. Haziran, bahsedilen araziye gittiğinde Poyraz’la tanışır. Poyraz onu turist kafilesiyle beraber fabrikadan atmaya çalışır. Daha ilk andan birbirlerine gıcık olurlar. Bu sırada Haziran patronun ihtiyacı olan bilgiye ulaşır. Çok sevdiği İstanbul’a dönmek için sabırsızlanırken yıllardır görmediği teyzesiyle karşılaşır. Vapuru da kaçırınca mecburen Ada’da kalırlar. Ne olduğunu anlayamadan kendisini Poyraz’la dans yarışmasında dans ederken bulan Haziran çok geçmeden patronu tarafından yanlış yönlendirildiğini öğrenir. Dahası istemeden zarar verdiği kişinin Poyraz olduğunu anlar. Neden olduğu zararı düzeltmeyi kafasına koyan Haziran, Poyraz’a bir teklifle gider.

Çocuk hastanesinde tanışıp büyülü anlar yaşayan Bilge ve Can, 21 yıl sonra aniden telepatik olarak birbirlerini duymaya başlar. Çok geçmeden Can bu mücizenin arkasında büyük bir sır olduğunu keşfeder. Bunca yıl sonra onları bir araya getiren kaderin başka planları vardır.

Çocuk hastanesinde tanışıp büyülü anlar yaşayan Bilge ve Can, 21 yıl sonra aniden telepatik olarak birbirlerini duymaya başlar. Çok geçmeden Can bu mücizenin arkasında büyük bir sır olduğunu keşfeder. Bunca yıl sonra onları bir araya getiren kaderin başka planları vardır.

Genç bir kadın olan Azra, özel ders adı ile gençlere yaşam ve ilişki koçluğu yapar. Ancak onun hayatı, apartmanlarına yeni gelen komşusu sayesinde bambaşka bir hal alır. Yeni yakışıklı komşusu, Azra'ya bildiği doğruları unutturur. Ne de olsa terzi kendi söküğünü dikemez.

Hırçın dalgalarla, dinmez fırtınalarla mücadele etmeye alışmış insanların coğrafyasında, ayakları üzerinde dimdik duran, tüm duygusallığı, dirayeti ve direnci ile bir kadının ve Karadeniz’in fırtınalarıyla yarışan, dalgalarıyla boğuşan “sevdasına” tutkun bir erkeğin hikâyesi etkili bir senaryo eşliğinde ekranlara geliyor… Can düşmanı iki ailenin bitmeyen savaşının ortasında kendini bulan bir yabancının gözünden; dağların, denizin ve insan ruhunun iniş çıkışları anlatılıyor…

Zuhal Erdem, kişisel gelişim uzmanı olarak kariyerinde zirvede olan bir kadındır. Aşk ve ilişkiler üzerine danışmanlık yaparak başarı kazanmıştır. Ancak ailesiyle yaşadığı evde bambaşka bir hayat sürmektedir. Genç yaşta annesini kaybettikten sonra babası ve üç kız kardeşine kendini adamıştır. Yıllarca süren yalnızlığının ardından, asistanı Eylem sayesinde Tayfun ile tanışır ve bu ilişki uğruna büyük zorluklarla yüzleşir. Babası Çetin'e karşı çıkacak, aşk ve hayal kırıklıklarıyla dolu bir yolculuğa adım atacaktır.

“Dokuz Oğuz”, Türk’ün olduğu her yerde, Türk için savaşacak “Oğuz Timi”nin hikayesini anlatıyor. Albay Tomris Toprak; “Türk Dünyası Acil Müdale Timi“ni kurmak için titizlikle çalışmalarını sürdürmüş ve en seçkin askerlerden oluşan Oğuz Timi’ni kurmuştur. Türk Silahlı Kuvvetlerinin göz bebeği olan bu birlik, dünyanın her noktasında kıyıma, zulme uğrayan Türkler için mücadele edecektir. Tim komutanı Türk Silahlı Kuvvetlerinin en yetenekli ve en cesur subaylarından biri olan Yüzbaşı Batur Karanlık ve onun isteğiyle “Oğuz Timi”ne kabul edilen Sözleşmeli Erler; Okan Demirkır ve Yaşar Kayatürk, Teğmen Yiğit Toygar, Astsubaylar; Ercan Korkut, Umay Çolpan, Timur Gökay ve Boran Delideniz yemin ederek göreve başlarlar. Oğuz Timi’nin göreve başlamasıyla artık dünyada hiçbir Türk kimsesiz değildir…

Sosyetik bir ailenin oğlu Alper ile İngiltere'den gelen Pakistan asıllı Ferhan'ın yolları Thorvingen'de bir üniversitenin Türkoloji bölümünde kesişir. Sorumluluktan uzak planladıkları bu hayat, yabancı kaldıkları değerlere doğru bir yolculuğa dönüşür.

Kadir ve Aslı… Onların aşkı unutulacak ya da zamana yenilecek bir aşk değildir. Sonsuza kadar hatırlanacak kutsal bir bağ gibidir. Ama Kadir’in hapse girmesi hem de Aslı’nın babasının katili olarak hapse girmesi bütün güzel anıların yitip gitmesine yol açar. Aslı bu darbenin etkisiyle savrulurken Kadir’in artık tek bir amacı vardır. Masumiyetini ispatlamak ve hapishanede kendisine yol gösteren Yahya ile birlikte bu oyunu oynayan Varnalı ailesinden intikam almak… Gerçekler ortaya çıktığında ise içlerinde küllenmiş aşk ateşi yeniden alev almaya yüz tutacak olsa da, geçmişe gömülmüş büyük sırlar yüzünden o büyülü mutluluk bir kez daha avuçlarından kayıp gitmek üzeredir.

Haziran, ne zamandır hayalini kurduğu Tokyo’daki pozisyon için patronu Doygun’la görüşmeye gider. Ancak hayalindeki terfiyi almak için patronuna bir konuda yardım etmesi gerekecektir: Kırlangıç Adası’na gidip arsasını satmamak için direnen, Ada’nın da gelişiminin önünü tıkayan huysuz adamın bir açığını bulmalıdır. Haziran, bahsedilen araziye gittiğinde Poyraz’la tanışır. Poyraz onu turist kafilesiyle beraber fabrikadan atmaya çalışır. Daha ilk andan birbirlerine gıcık olurlar. Bu sırada Haziran patronun ihtiyacı olan bilgiye ulaşır. Çok sevdiği İstanbul’a dönmek için sabırsızlanırken yıllardır görmediği teyzesiyle karşılaşır. Vapuru da kaçırınca mecburen Ada’da kalırlar. Ne olduğunu anlayamadan kendisini Poyraz’la dans yarışmasında dans ederken bulan Haziran çok geçmeden patronu tarafından yanlış yönlendirildiğini öğrenir. Dahası istemeden zarar verdiği kişinin Poyraz olduğunu anlar. Neden olduğu zararı düzeltmeyi kafasına koyan Haziran, Poyraz’a bir teklifle gider.

Çocukken yetimhaneden çalınan kız kardeşinin izini İtalya'da bulan Gazzeli Ezra, kardeşini bulmak için Gazze'den kaçarken bindiği mülteci teknesi Kıbrıs açıklarında batar. Tekneden sağ çıkan tek kişi olan Ezra'yı bulan ve onu kurtaran zengin iş adamı Çahangir Hüseyinov, ilk görüşte Ezra'ya aşık olur. Ancak Ezra için ilk görüşte aşk bir başkasında, bir poliste vücut bulacaktır.