İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

19 filminden 4'ü İzlenir çıktı
Sir Ridley Leighton Scott (30 Kasım 1937 doğumlu) İngiliz bir film yapımcısıdır. Atmosferik ve son derece yoğun bir görsel stille bilim kurgu, suç ve tarihi epik türlerinde filmler yönetmektedir. Filmlerinin dünya çapında toplam 5 milyar dolar hasılat elde etmesiyle en çok hasılat yapan yönetmenler arasında yer almaktadır. 2018'de Yaşam Boyu Başarı için BAFTA Onur Ödülü, iki Primetime Emmy Ödülü ve bir Altın Küre Ödülü de dahil olmak üzere birçok ödül almıştır. 2003 yılında Kraliçe II. Elizabeth tarafından şövalye ilan edilen Scott, 2024 yılında Kral III. Charles tarafından Büyük Haç Şövalyesi unvanına layık görüldü. Londra'daki Kraliyet Sanat Koleji mezunu olan Scott, kariyerine televizyonda tasarımcı ve yönetmen olarak başladıktan sonra reklamcılık sektörüne geçerek reklam filmi yönetmeni oldu. İlk film yönetmenliği deneyimini The Duellists (1977) ile yaşadı ve bir sonraki filmi Alien (1979) ile daha geniş bir tanınırlık kazandı. Filmlerinin mekan ve dönem açısından geniş bir yelpazeye yayılmasına rağmen, 2. yüzyıl Roma'sını (Gladiator, 2000 ve 2024'teki devam filmi), 12. yüzyıl Kudüs'ünü (Kingdom of Heaven, 2005), Orta Çağ İngiltere'sini (Robin Hood, 2010), antik Memphis'i (Exodus: Gods and Kings, 2014), çağdaş Mogadişu'yu (Black Hawk Down, 2001), fütüristik Los Angeles şehir manzaralarını (Blade Runner, 1982) ve uzaylı dünyalarını (Alien, Prometheus, 2012, The Martian, 2015 ve Alien: Covenant, 2017) kapsayan unutulmaz kentsel ortam görüntüleri sergiliyorlar. Scott, En İyi Yönetmen dalında üç Akademi Ödülü'ne aday gösterildi: Thelma & Louise, Gladiator ve Black Hawk Down. Gladiator, En İyi Film Akademi Ödülü'nü kazandı ve The Martian da aynı kategoride aday gösterildi. 1995 yılında Scott ve kardeşi Tony, İngiliz Sinemasına Olağanüstü Katkı dalında İngiliz Akademi Film Ödülü'nü aldı. Scott'ın filmleri Alien, Blade Runner ve Thelma & Louise, "kültürel, tarihi veya estetik açıdan önemli" kabul edildikleri için Kongre Kütüphanesi tarafından Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Film Arşivi'nde korunmak üzere seçildi. 2004 yılında BBC'nin yaptığı bir ankette Scott, İngiliz kültüründeki en etkili kişiler listesinde 10. sırada yer aldı. Scott ayrıca televizyon alanında da çalışıyor ve 10 kez Primetime Emmy Ödülü'ne aday gösterildi. HBO yapımı "The Gathering Storm" (2002) filmiyle En İyi Televizyon Filmi ve History Channel'ın "Gettysburg" (2011) belgeseliyle En İyi Belgesel veya Kurgusal Olmayan Özel Program dallarında iki ödül kazandı. "RKO 281" (1999), "The Andromeda Strain" (2008) ve "The Pillars of the Earth" (2010) yapımlarıyla Emmy'ye aday gösterildi.

Roma İmparatorluğu'na en parlak dönemi yaşatan General Maximus, girdiği bir meydan savaşından daha zaferle çıkar, artık tek hayali bir an önce evine dönerek karısı ve ailesine kavuşmaktır. Fakat, zamanın Roma İmparatoru Marcus Aurelius, Maximus'a önemli bir görev verir ve iktidara sahip çıkmasını ister. Bunun üzerine imparatorun oğlu olan Commodus, iktidarın elinden alınacağını anlayınca general ve ailesini öldürme emri verir. Maximus ölümden zor kurtulur ve gladyatörler arenasına sürgün edilir. Yıllar sonra Roma'ya geri dönen güçlü gladyatör Maximus'un tek amacı Commodus'u öldürerek karısı ve oğlunun katledilmesinin intikamını almaktır.

Görevini tamamlayarak Dünya'ya dönmeye hazırlanan kargo gemisi Nostromo'nun beş erkek, iki kadın ve bir kediden oluşan mürettebatı özel kabinlerinde uykudadır. Bilgisayarların çevredeki bir gezegende yabancı bir yaşam türü tespit etmeleri üzerine uyandırılırlar. Yasalar, akıllı olabilecek her canlının araştırılmasını emretmektedir. Dallas, Lambert ve Kane'den oluşan ekip, gezegene gittiğinde terk edilmiş bir uzay gemisiyle karşılaşır. Buldukları yumurta benzeri organizmaları incelerken, bir tanesi kırılır ve yengeç benzeri bir yaratık Kane'in yüzüne yapışır. Ekip gemiye döndüğünde Ripley, Kane'i içeri almakta tereddüt eder. Karantina kuralları çok açıktır. Fakat mürettebat, arkadaşlarını kurtarmak için bu sorumluluğu alır.

Mars'a gönderilen astronotlardan Mark Watney, şiddetli bir fırtına sonrası öldü sanılarak ekibi tarafından terk edilir. Ancak Watney hayattadır ve kendisini Mars'ta yapayalnız bulur. Elindeki sınırlı olanaklarla zekasını ve dayanıklılığını kullanarak dünyaya yaşadığına dair bir sinyal gönderir. Bilim adamları "Marslı"nın eve dönmesi için uğraşırken ekip arkadaşları da kurtarma operasyonunda yer alırlar.

New York’un önde gelen suç patronlarından birisinin şoförlüğünü yapan Frank Lucas’ın varlığından patronu ölene kadar hiç kimsenin haberi yoktur. Ancak patronunun aniden ölümü üzerine kendi imparatorluğunu kurmak ve Amerikan Rüyası’nın kendine özgü versiyonunu yaratmak için gereken açık kapıları keşfeder ve kolları sıvar. Frank Lucas, zekâsı ve katı çalışma ahlâkı sayesinde kısa sürede Harlem bölgesindeki uyuşturucu ticaretinin kontrolünü eline geçirir.

Gladyatör Maximus Decimus Meridius’un ölümünden 15 yıl sonrasıdır. Kana susamış kalabalıklar yarı deli ikiz imparatorları zalimliğin yeni zirvelerine iterken Kolezyum’daki savaşlar çok daha ölümcül ve görkemli hâle gelmiştir. Roma İmparatorluğu sınırlarını genişleterek, yoluna çıkan her kültürü yağmalayarak ve hayatta kalanları ringde yaşamları için savaşmaya zorlayarak yeryüzündeki yürüyüşünü sürdürmektedir.

Napolyon filmi, Fransız İhtilâli sonrası çalkantılı günler yaşayan Fransa'da Napolyon'un sıradan bir askerden, Fransa İmparatoru'na kadar yükselişinin hikayesini konu ediyor. Film aynı zamanda Bonaparte'ın eşi Josephine ile yaşadığı evliliği de gözler önüne seriyor. Bonapart, tek gerçek aşkı Josephine ile olan bağımlılık yaratan, değişken ilişkisinin prizmasından geçerek iktidara gelmek için amansız bir yolculuğa çıkar.

Film, İtalyan moda evi Gucci'nin ardındaki aile imparatorluğunun şok edici gerçek hikayesinden ilham alıyor. Otuz yıllık aşk, ihanet, çöküş, intikam ve nihayetinde cinayetle, bir ismin ne anlama geldiğini, değerinin ne olduğunu ve bir ailenin kontrol için ne kadar ileri gidebileceğini görüyoruz.

Norman (Normandiya'da yaşayan Frenk ve İskandinav kökenli halk) şövalyesi Jean de Carrouges ve Norman beyi Jacques le Gris eskiden çok yakın arkadaşlardır. Carrouges savaşa gider ve döndüğünde hiçbir şey eskisi gibi değildir. Le Gris, Carrouges'in karısına tecavüz etmek suçundan yargılanıyordur. Ancak kimse Margerite'e inanmaz. Bunun üzerine asker, karara itiraz etmek üzere Fransa kralına kadar gider. Hakim açısından ise Le Gris avantajlı konumdadır. Mahkemenin yeni kararına göre iki adam düello yapacak ve bu düellonun sonucunca biri ölecektir. Hayatta kalan kişi Tanrı'nın isteğini yerine getirmiş olacak ve eğer ki Le Gris hayatta kalırsa da aklanacaktır. Ayrıca eğer ki Carrouges kaybederse karısı ceza olarak bir kazığa bağlanarak yakılacaktır.

Gerçek bir olaydan uyarlanan filmde, 1973 yılında Roma’da 16 yaşındaki John Paul Getty’nin (Charlie Plummer) kaçırılması ile başlayan olaylar, anne Gail Harris’in (Michelle Williams) oğlunun multimilyoner büyükbabasından fidye parasını istemesi ve büyükbaba Getty’nin (Christopher Plummer) bunu reddetmesi ile gelişir. Serveti torunundan daha değerlidir ve kuruşunu kaybetmeye niyeti yoktur. Umutsuzca çırpınan Gail bundan sonra oldukça öfkeli ve saldırgan bir tutum içerisine girer ve gerçek sevginin karşısında zamana karşı bir yarış başlar.

Covenant adlı bir gemi, sakin ve bilinmeyen bir gezegene iniş yapar. Tayfa, başlangıçta gezegeni keşfedilmemiş bir cennet olarak görse de, karanlık kendini gösterdiğinde ekibin fikri değişecektir.

Mars'a gönderilen astronotlardan Mark Watney, şiddetli bir fırtına sonrası öldü sanılarak ekibi tarafından terk edilir. Ancak Watney hayattadır ve kendisini Mars'ta yapayalnız bulur. Elindeki sınırlı olanaklarla zekasını ve dayanıklılığını kullanarak dünyaya yaşadığına dair bir sinyal gönderir. Bilim adamları "Marslı"nın eve dönmesi için uğraşırken ekip arkadaşları da kurtarma operasyonunda yer alırlar.

Firavun Ramses'in şiddetinden kaçmak için, Hz. Musa'ya güvenen 600 bin kişiyle birlikte bin bir türlü engeli aşma çabalarını anlatan film, Musa'nın doğumu ve Mısır kraliyet ailesi tarafından evlat edilişiyle başlıyor. Sonrasında ise firavuna baş kaldırıp Mısır'da köle olarak çalıştırılan İbraniler'i serbest bırakılmasını sağlamasıyla başlayan ve ölümüne kadar geçen sürece odaklanıyor.

Counselor, üst seviyede saygı duyulan ve nişanlısı Laura ile huzurlu bir hayat süren başarılı bir avukattır. İtibarının sarsıldığı günler ise ekonomik sıkıntılarla boğuştuğu ve daha fazla paraya ihtiyaç duyduğu sırada başlar. Counselor, adaletin iki yanında da yer alacağı bir hamle yapar ve kendini milyonlarca doların havada uçuştuğu uyuşturucu ticareti ağı içerisinde bulur. Artık Amerika'nın Meksika sınırındadır ve Reiner isimli güçlü bir iş adamıyla bir iş anlaşması yapmak üzeredir. Yirmi milyon dolarlık kargoyu satmaları gereken bu işe Westray isimli tuhaf bir yabancı ve son derece çekici bir kadın olan Malkina da dahil olmuştur. Ne var ki hiçbir şey planlandığı gibi gitmez ve kendilerini acımasız bir can pazarının içerisinde bulurlar...

Bu mitolojik dünyanın içinde bir grup kaşif, Dünya üzerindeki insanoğlunun kökenine dair bir ipucu keşfediyor. Bu ipucu gruptakileri evrenin en karanlık köşelerine heyecanlı bir yolculuk yapmaya zorluyor. Ancak yolculuğun sonunda insan ırkının geleceğini kurtarmak için korkunç bir savaşa katılmaları gerekiyor.

New York’un önde gelen suç patronlarından birisinin şoförlüğünü yapan Frank Lucas’ın varlığından patronu ölene kadar hiç kimsenin haberi yoktur. Ancak patronunun aniden ölümü üzerine kendi imparatorluğunu kurmak ve Amerikan Rüyası’nın kendine özgü versiyonunu yaratmak için gereken açık kapıları keşfeder ve kolları sıvar. Frank Lucas, zekâsı ve katı çalışma ahlâkı sayesinde kısa sürede Harlem bölgesindeki uyuşturucu ticaretinin kontrolünü eline geçirir.

Kendinden emin ve burnu havada, yakışıklı bir borsacı olan, Max Skinner Londra borsasında spekülasyonlar yaparak büyük paralar kazanmaktadır. Son fethinde ise bir çok rakibini buyuk kayıplara uğratmıştır. Max'in zaferi felsefesi ile aynı yöndedir: en önemli şey kazanmaktır ve hayatta başka hiçbir şeyin kıymeti yoktur. Büyük zaferin hemen ardından Max Fransa'da yaşayan büyük amcasının öldüğüne dair üzücü bir haber alır. Henry Amca Max'ın en yakın akrabasıdır ve bütün çocukluğu onun hatıralarıyla doludur. Max bir yandan eksantrik amcasıyla dolu çocukluk hatıralarını anımsarken bir yandan da şatoda geçecek bir hayatın nasıl bir hayat olacağı konusunda araştırmalar yapmaktadır. Londra'da onu bekleyen geleceği değişecek belki de oradaki herşeyinden vazgeçecektir.

Gladyatör'ün yönetmeni Ridley Scott'tan cesaret, tutku ve macera dolu, destansı bir yolculuğa hazır olun. Ortaçağ Kudüs'ünün entrika ve şaşaasının ortasında Orlando Bloom her şeyini kaybetmiş biriyken, şeref ve cesareti kendisini ziyarete gelen yürekli bir misafirde bulan genç Fransız Balian rolüyle göz dolduruyor. Yaşanan yenilgilere rağmen Balian, halkını kurtarmak ve gerçek bir şövalye olmak için ezici kuvvetlerle savaşır.

"Sessizliği bozun..." sloganıyla ürkütücü içeriğini açığa vuran Hannibal, Thomas Harris'in aynı adlı romanından sinemaya uyarlandı. Kuzuların Sessizliği'nin (hem filmin, hem de romanın) devamı niteliğindeki yapımda, uzun bir aradan sonra Amerika'ya dönen cani Hannibal Lecter'in FBI ajanı Clarice Starling'i bulma çabası konu ediliyor. Floransa'da gizleniyor olan Lecter, Amerika'da kendisiyle hesaplaşmak isteyen diğer bir suçlunun, değer verdiği yegane insan olan Starling'e zarar vermesinden kokmaktadır. İki caninin karmaşık planları arasında kalan ajan Starling, en zorlu mücadeleyi kendini korumak için verecektir...

1993'te birleşmiş milletlerin Somali'ye yiyecek yardımı yapmasının ardından gelen yardımları adamları tarafından toplatan Mohamed Farrah Aidid, on binlerce insanın ölmesine yol açmıştır.Bu olaya bir son vermek için özel eğitimli bir ekibin, Aidid'in iki önemli adamını şehir merkezindeki bir binada yakalamasına karar verilir. Plana göre şehre helikopterle gidilecektir binada 2 adam yakalanılarak sıcak çatışma olmadan geri dönülecetir.

Roma İmparatorluğu'na en parlak dönemi yaşatan General Maximus, girdiği bir meydan savaşından daha zaferle çıkar, artık tek hayali bir an önce evine dönerek karısı ve ailesine kavuşmaktır. Fakat, zamanın Roma İmparatoru Marcus Aurelius, Maximus'a önemli bir görev verir ve iktidara sahip çıkmasını ister. Bunun üzerine imparatorun oğlu olan Commodus, iktidarın elinden alınacağını anlayınca general ve ailesini öldürme emri verir. Maximus ölümden zor kurtulur ve gladyatörler arenasına sürgün edilir. Yıllar sonra Roma'ya geri dönen güçlü gladyatör Maximus'un tek amacı Commodus'u öldürerek karısı ve oğlunun katledilmesinin intikamını almaktır.

Bütün sihirli yaratıkların barış içinde yaşadığı ve tek boynuzlu atların ışığın sırrını taşıdığı bir ülkede, iyiyle kötü arasında geçen ebedi mücadelenin hikâyesi. Ama ışık, Karanlığın Efendisi için ölümcül ve o, bu sırrı çaldığında Jack adlı bir insan ve güzeller güzeli bir prenses tek boynuzlu atları kurtarmak ve karanlığı yok etmek için onun yeraltındaki kalesinin dehşetiyle yüzleşmek zorunda kalacak.

2019'un dumanla boğuşan distopik Los Angeles'ında, kısa ömürlerini uzatmanın bir yolunu bulmak için yaratıcılarını arayarak Dünya'ya kaçan birkaç Replicant'ı yok etmek için Rick Deckard emeklilikten çağrılır.

Görevini tamamlayarak Dünya'ya dönmeye hazırlanan kargo gemisi Nostromo'nun beş erkek, iki kadın ve bir kediden oluşan mürettebatı özel kabinlerinde uykudadır. Bilgisayarların çevredeki bir gezegende yabancı bir yaşam türü tespit etmeleri üzerine uyandırılırlar. Yasalar, akıllı olabilecek her canlının araştırılmasını emretmektedir. Dallas, Lambert ve Kane'den oluşan ekip, gezegene gittiğinde terk edilmiş bir uzay gemisiyle karşılaşır. Buldukları yumurta benzeri organizmaları incelerken, bir tanesi kırılır ve yengeç benzeri bir yaratık Kane'in yüzüne yapışır. Ekip gemiye döndüğünde Ripley, Kane'i içeri almakta tereddüt eder. Karantina kuralları çok açıktır. Fakat mürettebat, arkadaşlarını kurtarmak için bu sorumluluğu alır.