İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

10 filminden 2'si İzlenir çıktı
Rıza Pekkutsal (1 Ocak 1935, İzmir - 16 Ağustos 2022, İzmir), Türk sinema, ses ve tiyatro sanatçısı. Sanatçı aynı zamanda seslendirme yaparak ilk komedi tarzında plak komedi yaptı. Çalışmalarından bazıları ödül aldı. Buca Halkevi'nde sanat yaşamına başlayıp İzmir Özel Tiyatrosu'nda eğitim gördü. İstanbul'a gelince Muammer Karaca'nın tiyatrosunda çalıştı. Hulki Saner'in kendisini sinemaya kazandırmasıyla oynadığı ilk film Cibali Karakolu oldu. Bu filmden sonra 1971'den 1979 yılına kadar seslendirme sanatçılığı yaptı. Korkusuz Korkak filminde memur rolünü canlandırdı. 1980'lerde çoğunlukla Kemal Sunal filmlerinde rol ve seslendirmeler yaptı. İlk dizi oyunculuğunu 1994 yılında Kaygısızlar dizisinde Hacı Gaffur rolüyle yaptı. En son oynadığı film 2007 yapımı Sıfır Dediğimde filmidir. Müzik sektörüyle de ilgilenen Pekkutsal'ın yaklaşık 20 plakta imzası vardır. Uzun süre İstanbul'da yaşadıktan sonra döndüğü memleketi İzmir'de 16 Ağustos 2022 tarihinde doğal nedenlerle 87 yaşında vefat etti.

Davaro ve Hıyarto aileleri arasındaki kan davası iki yüz yıldır sürmektedir. Yıllardır Almanya'da çalışan Memo, Cano ile evlenmek için başlık parasını toplayınca köye döner. Düğünün yapıldığı sırada Memo'nun babasını öldüren Sülo cezaevinden çıkar. Töreler gereği Memo'nun Sülo'yu öldürmesi gerekmektedir. Cano ile evlenmek isteyen Memo, Sülo'nun teklif ettiği oyunu kabul eder. Fakat işler plânladıkları gibi gitmeyecektir.

Mülayim devlet dairesinde odacıdır, gittiği hastanede raporlarının karışması ve çok yakında öleceği haberini almasıyla bütün hayatı değişir.

Rakiplerini ağır bir yenilgiye uğratıp, seçimlerini kazanan imar müdürlüğünde görevli saf bir adamın güldürüsü.

Sosyete Şaban, kendisini beğenmeyen beşik kertmesinin kalbine girmeye çalışan bir adamın hikayesini konu ediyor. Köylü Şaban Ağa, beşik kertmesi olan Peri adındaki kadınla evlenecekleri günün hayali ile yaşamaktadır. Güzel bir kadın olan Peri ise Şaban’ın varlığından bile haberdar değildir. Amerika’daki eğitimini tamamlamasının ardından ailesinin yanına geri dönen Peri, babasının ciddi bir maddi sıkıntı içinde olduğunu öğrenir. Babası, yaşadıkları bunalımdan çıkış yolunun kızının, zengin bir adam olan Şaban ile evlenmesinde görmektedir. Babasının içine düştüğü durumdan kurtarmak isteyen Peri, Şaban ile evlenmeyi kabul eder. Ancak, gereken parayı alındıktan sonra Şaban’dan kaçarak şehre, eski yaşantısına geri döner. Kendine yapılanlardan dolayı incinen Şaban, genç kızdan intikam almaya kararlıdır. Köylü yaşamından kurtulup, tam bir şehir insanına dönüşen Şaban, Peri’nin karşısına Dilaver Bey olarak çıkacaktır.

Saf köylü Osman, yanında ırgat olarak çalıştığı Hasan Ağa'nın kızı Emine'ye deliler gibi aşıktır... Bunu ağaya açıklayınca ağa öfkeden deliye döner. Ancak Osman ailesiyle birlikte kapısına dayanınca da yüklü miktarda başlık parası ister. Aşkından divane olan Osman yüzünden başlık parası arttıkça artar ve 600 bin liraya yükselir. Parayı biriktirmek için gurbete çalışmaya giden Osman tamamladığı başlık parasıyla köye dönerken soyulur. Dönüşte Emine'yi alamadığı gibi, toprakları elinden alınan babasının da ölümüne tanık olur. Tekrar şehire dönen Osman hem başlık parası biriktirmek, hem toprakları geri almak için çare aramaya başlar. İkinci İstanbul macerasında karşısına çıkan askerlik arkadaşı Şevket, ona kısa yoldan zengin olmasına yarayacak tokatçılığı öğretmeye başlar. Şevket'ten insanları ve hayatı tanımaya öğrenen Osman, ona saflığı ve iyiliği öğretecektir.

Yedi Bela Hüsnü, sevdiği kızın kalbini kazanmak için kabadayı olmaya çalışan genç bir adamın hikayesini konu ediyor. Genç bir adam olan Hüsnü, kalbini mahallenin güzel kızı Hüsniye’ye kaptırır. Ama ne yazık ki hisleri karşılıklı değildir. Genç kızın kalbini kazanmaya çalışan Hüsnü, arkadaşı Cemal’den kendisine yardım etmesini ister. Hüsnü, Cemal’in verdiği taktikleri harfiyen yerine getirse de sonuçta değişen bir şey olmaz. Bu sırada Hüsniye’nin yaşadığı mahallenin tapuları, türlü oyunlarla Malik adındaki bir adama geçmiştir. Malik, mahallede yaşayanlardan kısa sürede evlerini boşaltmalarını isteyince insanlar ne yapacaklarını şaşırır. Herkes yaşananlara karşı çıkabilecek bir babayiğidin çıkmasını beklemektedir. Hüsnü de arkadaşlarının gazıyla hem mahalleliyi yaşadığı sorundan kurtarmak hem de Hüsniye’nin bu sayede kalbini kazanmak için kabadayı olmaya çalışır. Ancak bu durum onun peşine kiralık katilin düşmesine neden olacaktır.

Davaro ve Hıyarto aileleri arasındaki kan davası iki yüz yıldır sürmektedir. Yıllardır Almanya'da çalışan Memo, Cano ile evlenmek için başlık parasını toplayınca köye döner. Düğünün yapıldığı sırada Memo'nun babasını öldüren Sülo cezaevinden çıkar. Töreler gereği Memo'nun Sülo'yu öldürmesi gerekmektedir. Cano ile evlenmek isteyen Memo, Sülo'nun teklif ettiği oyunu kabul eder. Fakat işler plânladıkları gibi gitmeyecektir.

Birbirlerine çok benzeyen bir mafya babasıyla bir figüranın iç içe geçen hikâyesi anlatılır. Filmlerde figüranlık yapan Osman, Lale ile evlenmek ister. Kızın ağabeyi Hamza, başlık parası olmadan bu evliliğe izin vermez. Bir gün Osman mahalleden birkaç arkadaşıyla birlikte gazinoya eğlenmeye gider. Gazino patronu, Osman'ı kendisine çok benzeyen mafya babası Seyfi ile karıştırır. O günlük haracını Osman'a verir. Aynı olay Osman'ın gittiği diğer gazinolarda da tekrarlanır. Bu durumu öğrenen diğer mafya liderleri Seyfi'yi kendi bölgelerinden haraç almakla suçlar. Bunun üzerine Seyfi kendi adına para toplayan Osman'ın peşine düşecektir.

Sadece para kazanmayı amaçlayıp bir robot haline gelen fabrika işçisi Güldane ile, formalite icabı evlendiği kocasının Almanya'dan köyüne iznini geçirmek üzere gelen Güldane (Hülya Koçyiğit) Mahmut (Rahmi Saltuk) ile tanışır. Almanya düşleriyle yaşayan Mahmut, para ve arazi karşılığında Güldane'ye evlenme teklifi eder. Mahmut'un amacı böyle bir formalite evliliği sayesinde Almanya'ya gidip yerleşmektir. Evlenip birlikte Almanya'ya giderler. Para biriktirmekten başka bir şey düşünmeyen Güldane Almanya'ya vardıklarında Mahmut'u terkeder. Mahmut tek başına yabancı bir ülkede kalırken, Güldane çalıştığı fabrikada giderek robotlaşır. Alman polisi aylak aylak dolaşan Mahmut'u yakalayıp karısına teslim eder.

Mülayim devlet dairesinde odacıdır, gittiği hastanede raporlarının karışması ve çok yakında öleceği haberini almasıyla bütün hayatı değişir.

Afiş asarak geçimini sağlayan Apdi, şarkıcı Nevin Şenses'e âşıktır. Mafya babası Barut Osman da aynı kadını sevmektedir. Kadını elde etmek için her şeyi yapan Osman, Nevin'i artık bezdirir. Bu yüzden Nevin'in menajeri Osman'dan kurtulmak için bir plân yapar. Ünlü kabadayı Urfalı Apdi'yi gazinoya çağırtır. Urfalı Apdi yolda kaza geçirir ve o akşam buluşmaya gelemez. Bu sırada gazinoya gelen Abdi'yi herkes Urfalı Abdi zanneder. Abdi'nin ardından Barut Osman da gazinoya gelir fakat kapıda komiserle karşılaşır. Komiser, Osman'ı en ufak vukuatında hapse atacağını söyleyerek tehdit eder. Bu yüzden Abdi'ye dokunamayan Osman, onun her dediğini yapmak zorunda kalır.

Filmde, Ahmet ve Kemal isimli iki eski arkadaşın bir cinayeti çözmek için birlikte verdikleri mücadele anlatılır. “Baba” lakaplı Ahmet, muhasebe memuru olarak geçimini sağlamaktadır. Aynı fabrikada işçi olarak çalışan oğlu Ali ise bir sendika üyesidir. Fabrika müdürü, oğlunu sendikadan ayrılmaya ikna etmesi için Ahmet’e baskı yapmaktadır. Bu sırada fabrikada başlayan grev sırasında Ali öldürülür. Ahmet, oğlunun katilini bulmak için askerlik arkadaşı olan iş adamı Kemal’den yardım ister. Bu süreçte hem Kemal hem de Ahmet kendi hayatlarını sorgulamaya başlayacaktır..

Hüzünlü ve maceralı bir geçmişi olan ve şu anda Beykoz-Yeniköy hattında kendi teknesinde yolcu taşıyan Ahmet Zeybek, annesiz büyüttüğü üç çocuğu ile hala var gücüyle yaşama tutunmaya çalışmaktadır. Diğer yandan Hayat Karayel yılların ona yaşattığı acılara rağmen umudunu hiç yitirmeden henüz küçücük bir bebekken kaybettiği oğlunu aramak için, eski mahallesine yeniden taşınmıştır; fakat bu kez belaları da peşinden onu takip edecektir. Ahmet her mutluluk için bir bedel ödeyerek yaşamlarını tek parça halinde tutmaya çalışmaktadır ve Hayat’tan güç alarak ailenin direği olmaya devam eder.

Memnun Kaygısız, Ordulu ve çapkın biridir. Sabriye onun ilk karısıdır. Birkaç yıl sonra çeşmenin başında Terbiye'yi görür ve o an ona aşık olur. Yine birkaç yıl geçmeden tarlada Kafiye'yi görür. Bu üç eşinden tam 36 çocuğu olur. Evi geçindirmek konusunda ne yapacağını bilmeyen Memnun'un aklına, asker arkadaşı ve tertibi İsmail'in yanına, yani İstanbul'a gitmek gelir. Artık İsmail'in başı Memnun, üç karısı ve 36 çocuğu ile derttedir. Tabii hanımı Zeynep ve ev sahipleri Hacı Gaffur Bey'in de.