İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

5 filminden 1'i İzlenir çıktı
26 Kasım 1968’te İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Adalet Yüksek Okulu ve Dokuz Eylül Üniversitesi Aydın Turizm İşletmeciliği bölümlerinde okudu. Daha sonra Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde ve Actor Studio Marmara Üniversitesi Sinema TV Yüksek Okulu’nda oyunculuk eğitimi aldı. Oynadığı ilk sinema filmi Sekizinci Saat (1995) oldu. Eşkıya (1996), Masumiyet (1997), Filler ve Çimen (2000), Neredesin Firuze (2004), Cenneti Beklerken (2006), Mavi Gözlü Dev (2007), Nefes (2009), Kars Öyküleri (2010), Balık (2014), Kar Kırmızı (2020) gibi filmlerde ve Süper Baba (1993), Çılgın Bediş (1996), Küçük Hanımefendi (2011), Gölgedekiler (2014) gibi televizyon dizilerinde rol aldı. 2016 yılında yönetmen koltuğuna geçip senaristliğini ve yapımcılığını da yaptığı Orhan Pamuk’a Söylemeyin Kars’ta Çektiğim Filmde Kar Romanı da Var (2016) adlı belgesel filmi çekti.

Bir fabrikada işçi olarak çalışan Aydanur, çocukluk arkadaşı Songül’le evli olan tek aşkı Mahmut’la ilişkileri vardır. Mahmut’la önceden beri birliktelikleri olmasına rağmen, Mahmut Songül’le evlenmiştir. Aralarındaki ilişkiyi öğrenen Songül, Aydanur’un rahat tavırlarına uyarak kocasından uzaklaşıp Aydanur’la yakınlaşır. Bu durum, üç kişinin hayatını trajediye döndürecektir. Bereketli Topraklar Üzerinde’nin 28 yıl sonra tekrar vizyona girmesiyle gündeme gelen usta yönetmen Erden Kıral, bu sefer de vicdani duyguların çarpıştığı bir aşk üçgeni hikayesiyle karşımıza çıkıyor.

Özel bir hastanenin psikiyatri kliniğinde çalışan Dr. Tahsin, hastanenin mafya tarafından satın alınması üzerine zor durumda kalır. Hastalar tahliye edilmek durumundadır. Gidecek yeri olmayan üç hasta, Dr. Tahsin’in evine yerleşince, curcuna başlar.

Hayri ve Orhan piyasaya sürdükleri başarısız kasetler sonucu borç batağında olan iki müzik yapımcısıdır. İkili, Sansar isimli menajerin 'genç yetenek' diye lanse ettiği, o sıralar Almanya'da yaşayan Ferhat ile irtibata geçerler. Telefonda şarkı söylettikleri Ferhat'ın sesini çok beğenirler ve acil bir eylem planı oluştururlar: Ferhat gelecek, altyapıyı söyleyecek, kasetten gelen paralarla borçlar ödenecek ve düze çıkılacaktır. Firuze isimli gizemli, kararlı ve zengin bir kadın gelir. Ferhat'ı televizyonda seyretmiş ve çok beğenmiştir. Parası olduğunu ve Ferhat'a yatırım yapmak istediğini söyler. Ama her şeyden önce imajlarını değiştirmeleri gerekmektedir: Yeni bir ofis, şık kıyafetler, yaşayacakları güzel bir villa.

Konu olarak gazetelerin üçüncü sayfalarında rastlayacağımız türdeki fiziksel ve ruhsal şiddet vakalarını işleyen film, çaresiz bir adamın başına gelen talihsizlikleri yansıtır. Figüranlık yaparak yaşamını idame ettiren İsa’nın bir yanlış anlaşılma sonucunda hırsızlıkla suçlanır, mafyanın peşine düştüğü İsa bir gün içerisinde çalınan parayı bir şekilde toparlamak zorundadır. İntihar etmekten başka bir çözüm yolu bulamayan İsa, o esnada çalan kapı ziliyle birlikte başka bir yola girer. Türk sinemasının özgün yönetmenlerinden Zeki Demirkubuz’un Masumiyet’ten sonra çektiği filmi Masumiyet gibi Altın Portakal’ı kazanmıştır ve yönetmenin kendine has üslubunu kanıtlar niteliktedir.

Film, 35 yıl önce Cudi Dağları’nda yakalanan bir grup eşkıyanın hikayesini anlatır. Eşkıyaların hepsi ya hastalıktan ya da hesaplaşmalardan ötürü hayatını kaybetmiştir, sadece Baran (Şener Şen) hayattadır. Baran, 35 yıllık mahkûmiyetinin ardından Viranşehir Cezaevi’nden çıkar ve doğduğu köyün artık baraj suları altında olduğunu öğrenir. Ceren Ana (Zübeyde Erden) ona geçmişte yaşananları anlatır. Baran, eski arkadaşı Berfo’nun (Kamran Usluer) ihaneti nedeniyle hapse düşmüştür. Berfo, Eşkıya’nın altınlarını çalarak çocukluk aşkı Keje’yi (Sermin Hürmeriç) babasından satın alıp İstanbul’a kaçmıştır. Baran, Keje’nin peşine düşerken Cumali (Uğur Yücel) adlı genç bir adamla karşılaşır. Bu iki insan, büyükşehir fırtınası içinde savrulmamak için birbirlerine sığınırlar. Ve şiddetin, ihanetin, tutkunun, sınırsız aşkların, nefretin kol kola girdiği bu dünyada ayakta kalmaya çalışırlar.

Yakın arkadaş olan Cemal ve Ayhan, bir sabah uyandıklarında kendilerini bir mahalle dizisinin başrolleri olarak bulurlar. Geçmişleri ile alakalı hiçbir şey hatırlamayan ikili, diziye düşmelerinin şokunu bile atlatamadan hiç bilmedikleri bu mahallede, daha önce hiç görmedikleri aileleri, aşkları, arkadaşları ve hatta düşmanlarıyla karşılaşırlar. Cemal ve Ayhan, bir yandan buradan çıkmanın yollarını arayıp bir yandan da durumu idare etmeye çalışırken mahallenin kahramanları olduğu gerçeğiyle karşı karşıya kalırlar.

Zengin bir aileden gelmesine rağmen babasını kaybettikten sonra sahte bir hastalık bahanesiyle eve kapatılan Neriman hayata yeniden dönüp, kendi tercihlerine, duygularına göre bir yaşam kurma hevesindedir. Çocukluk aşkı Ömer'i de kendisini hapsolduğu boğucu hayattan kurtarabilecek bir kahraman gibi görmektedir. Ömer, gönüllü olmasa da ailesinin yaşadığı ekonomik problemler nedeniyle, zorunlu bir kahraman. Üstelik Ömer'in gönlünde hala eski karısı ve kızının annesi olan Nüveyre vardır. Neriman ise saf aşık duyguları ile Ömer'in kendisiyle parası için evlendiğini kabul etmek istemez. Neriman'ın "çirkin ördek yavrusu"ndan bir "Küçük Hanımefendi"ye dönüşme süreci sancılar içerisinde mi olacak?

Lise yıllarında aynı sıralarda mahallede oturan gençlerin, arkadaşlık, sevgi, çılgınlıklarla geçen serüveni.