İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

3 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Robert Carlyle, 14 Nisan 1961 tarihinde Maryhill, Glasgow, İskoçya'da dünyaya gelmiştir. Annesi Elizabeth bir otobüs şirketi çalışanı, babası Joseph ise bir boyacı ve dekoratördü. Dört yaşındayken annesinin aileyi terk etmesi üzerine babası tarafından tek başına büyütülen Carlyle, zorlu bir çocukluk geçirdi. 16 yaşında okulu bırakarak babası gibi boyacı olarak çalışmaya başladı. Ancak 21 yaşına geldiğinde Arthur Miller'ın "Cadı Kazanı" (The Crucible) oyununu okumasıyla oyunculuğa olan ilgisi ateşlendi ve Glasgow Sanat Merkezi'nde dersler almaya başladı. Eğitimini prestijli Kraliyet İskoç Müzik ve Drama Akademisi'nde (RSAMD) tamamlayarak profesyonel oyunculuk dünyasına adım attı ve 1991 yılında kendi tiyatro kumpanyası Raindog'u kurdu. Televizyondaki kariyerine 1990'ların başında "Taggart" ve "Cracker" gibi popüler İngiliz dizilerindeki dikkat çeken konuk oyuncu rolleriyle başlayan aktör, Ken Loach'un yönettiği "Riff-Raff" (1991) filmiyle sinemaya güçlü bir giriş yaptı. Ancak onu uluslararası alanda büyük bir şöhrete kavuşturan ve kariyerinin en ikonik rollerinden biri haline gelen yapım, Danny Boyle'un yönettiği kült klasik "Trainspotting" (1996) filminde canlandırdığı şiddet eğilimli ve öngörülemez Francis Begbie karakteri oldu. Bu unutulmaz performansının hemen ardından, ekonomik zorluklar çeken ve striptizci olmaya karar veren bir grup çelik işçisini konu alan "Anadan Doğma" (The Full Monty) (1997) filmindeki Gaz rolüyle BAFTA En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'nü kazanarak başarısını taçlandırdı. 1990'ların sonu ve 2000'li yıllarda Hollywood'un aranan isimlerinden biri haline gelen Carlyle; James Bond serisinden "Dünya Yetmez" (The World Is Not Enough) (1999) filminde acıyı hissetmeyen kötü adam Renard'a, "Angela'nın Külleri" (Angela's Ashes) (1999) filminde alkolik baba Malachy McCourt'a ve "Sahil" (The Beach) (2000) filminde Daffy karakterlerine hayat verdi. Aynı zamanda kıyamet sonrası korku evrenine de adım atarak "28 Hafta Sonra" (28 Weeks Later) (2007) filminde Don karakterini canlandırdı ve serinin gerilimli atmosferine büyük bir derinlik kattı. Sinema projelerinin yanı sıra televizyon dünyasında da oldukça güçlü ve uzun soluklu işlere imza atan Carlyle, bilimkurgu serisi "Stargate Universe"te (2009-2011) zeki ama manipülatif Dr. Nicholas Rush karakterini canlandırdı. Televizyondaki en popüler ve geniş hayran kitlelerine ulaşan rolü ise, fantastik dizi "Bir Varmış Bir Yokmuş" (Once Upon a Time) (2011-2018) dizisinde canlandırdığı kompleks, karanlık ve büyüleyici Rumpelstiltskin / Mr. Gold karakteri oldu. Yakın dönemde ise İngiliz siyasi gerilim dizisi "COBRA"da (2020-günümüz) Başbakan Robert Sutherland karakteriyle başrolde yer almaktadır. Oyunculuk kariyerinin yanı sıra kamera arkasına da geçen aktör, 2015 yapımı kara komedi filmi "The Legend of Barney Thomson" ile ilk uzun metrajlı yönetmenlik denemesini gerçekleştirmiştir. Sinema ve televizyon dünyasına yaptığı üstün katkılardan dolayı 1999 yılında Kraliçe II. Elizabeth tarafından Britanya İmparatorluk Nişanı (OBE) ile onurlandırılan Robert Carlyle, İskoçya'nın çıkardığı en yetenekli ve çok yönlü karakter oyuncularından biri olarak projelerine aktif bir şekilde devam etmektedir.

1996 yılında vizyona girdikten sonra olay yaratan Trainspotting'in devam filmi olarak çekilen filmde, 20 yıl sonra Mark Renton'ın İskoçya'ya dönmesi ve eski arkadaşları olan Sick Boy, Spud ve Begbie'yle yeniden kavuşması anlatılıyor.

Rage virüsünün Britanya adalarına yayılmasının yarattığı kaos kontrol altına alınmış ve insanlar yavaş yavaş boşaltmak zorunda kaldıkları evlerine geri dönmeye başlamışlardır. Amerikan ordusu da Londra'nın çeşitli yerlerinde düzenin sağlanması ve insanların güvenle evlerine yeniden yerleşebilmelerini sağlamak için yardım etmektedir.

Bundan yıllar yıllar önce...Dedelerinizin dedelerinin dedeleri zamanında...Belki de onların babaları zamanında...Yoksul bir çiftçinin yeğeni olan Eragon ormanda parlak, mavi bir taş bulur... O an bu taşın başına konan bir talih kuşu olduğunu ve bu sayede ailesinin ihtiyaçlarını karşılayabileceğini düşünür. Taş çatladığında ise ailesine eski dünyadan kalan bir miras ile karşı karşıya olduğunu anlar...

Bu yapmacık dünyada gerçek bir şey bulmak ve ona bağlanmak isteyen Amerikalı gezgin Richard, Thailand'a gelir. Bangkok'ta ucuz bir otelde kalan çılgın gezgin, Fransız bir çift ve Daffy adında ilginç bir adamla tanışır. Dünya üzerinde hiç kimsenin dokunmadığı, turistler tarafından işgal edilmemiş gizli bir cennetten, bir adadan söz eden Daffy, Richard'a elde çizilmiş bir harita bırakarak ortadan kaybolur. Fransız çifti de yanına alan Richard, keşfedilmemiş sahili bulmak üzere yola çıkar.

Robert King adlı çok zengin bir petrol kralı, uluslararası bir teröristin düzenlediği suikast sonucu öldürülür. Yanına nükleer silahlar uzmanı Christmas Jones'u (Denise Richards) da alan çılgın teröristin amacı dünyayı ele geçirmektir. Öldürülen petrol kralının güzel kızı Elektra'yı (Sophie Marceau) olabilecek tehlikelerden korumakla görevlendirilen James Bond (Pierce Brosnan), Hazar Denizi'ne ve İstanbul'a yolculuklar yaparak çılgınteröristi durdurmaya çalışır. Bu arada can düşmanı Christmas Jones'la da işbirliği yapmaya başlayan Bond'u İstanbul Boğazı sularının derinliklerinde seyreden nükleer bir denizaltıda ölümcül bir mücadele beklemektedir.

Altı işsiz adam, bir erkek striptiz grubundan aldıkları ilhamla, kendi striptiz şovlarını hazırlayarak bir servet kazanabileceklerini düşünürler, ama arada küçük bir fark vardır. Anadan doğma kalmaya ve tümüyle soyunmaya niyetleri vardır! Bu inanılmaz komik, içten eğlencede, bu altı arkadaş tüm dünyaya karşı önlerini açma cesaretini toplarlar.

Kült klasiği filmde Ewan McGregor, eroini ve ‘kötü arkadaş’ları ardında bırakmak isteyen Mark Renton’u oynuyor. Renton, zor da olsa (akıllardan silinmeyecek bir sahne sonunda) temizlenir ve Londra’ya gider. Ama geçmişten kurtulmak o kadar kolay değildir, hele eski arkadaşları kapısında bitiverirse!

Corby'de onlarca bebek engelli doğunca anneler sorumluları ortaya çıkarmak için mücadeleye girişir.

Arthur Conan Doyle'un sevilen Sherlock Holmes hikayelerindeki Dr. John Watson karakteri, yeni bir yolculukta sevenleriyle buluşuyor! Dr. Watson, garip ve benzersiz vakaları iyileştirmek için Pittsburgh'da Holmes Kliniği açıp pratik yaparken bir yandan geçmişi ile yüzleşiyor.

Hepsi sonsuza kadar mutlu mesut yaşadılar… Ya da herkesin bu cümleye inanması sağlandı. Şimdi 28 yaşında olan Emma Swan kendisine nasıl bakacağını biliyor çünkü bebekken terk edildiğinden beri o bunu zaten yapıyor ama onunda yıllar önce terk ettiği oğlu onu tekrar buluyor ve işte her şey burada değişmeye başlıyor. Henry şimdi 10 yaşında ve Emma’nın yardımına muhtaç. Çünkü Henry aslında Emma’nın alternatif bir dünyadan geldiğine ve Pamuk Prenses ve yakışıklı Prens’in kızı olduğunu inanıyor. Sahip olduğu masallar kitabına göre, onu Korkunç Cadı’nın lanetinden korumak için başka bir diyara göndermeleri gerekiyordu bu sayede cadı masallar ülkesinde kapana kısılmış, zamanda donmuş olacaktı ama tabi ki Emma bu hikâyenin bir kelimesine bile inanmamaktadır. Emma bu küçük çocuğu alıp yaşadığı yer olan Storybrooke’a götürür fakat Henry’nin durumuna endişelendiğini için bir süre orda kalmaya karar verir. Orda geçirdiği zamanda Storybrooke’ta çok daha değişik şeyler döndüğünden şüphelenecektir. Orası sihrin unutulduğu ama gücünün de çok yakında hissedildiği, tüm masal karakterlerinin yaşadığı ama bir zamanlar kim olduklarını hatırlamadıkları bir yerdir. Tüm dünyaların geleceğe dair verecekleri bu epik savaşta Emma’nın kaderini kabullenmesi ve çalgınlar gibi savaşması gerekmektedir.