İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

9 filminden 3'ü İzlenir çıktı
Robert Selden Duvall, 5 Ocak 1931 tarihinde San Diego, Kaliforniya'da dünyaya gelmiştir. Amerikan sinema ve tiyatrosunun en saygın ve çok yönlü aktörlerinden biri olarak kabul edilen Duvall, altmış yılı aşan kariyeri boyunca sayısız unutulmaz karaktere hayat vermiştir. Oyunculuk eğitimini New York'taki The Neighborhood Playhouse School of the Theatre'da, efsanevi Sanford Meisner'ın öğrencisi olarak tamamladı. Kariyerinin başlarında Dustin Hoffman ve Gene Hackman gibi isimlerle oda arkadaşlığı yaptı. Sinemadaki ilk ve en ikonik rollerinden birini, Harper Lee'nin romanından uyarlanan klasik film "Bülbülü Öldürmek"te (To Kill a Mockingbird) (1962), gizemli ve tek kelime konuşmayan Arthur "Boo" Radley karakteriyle oynadı. Bu rol, onun sinemadaki güçlü başlangıcını simgeledi. 1970'li yıllar, Duvall'ın kariyerinde bir dönüm noktası oldu ve Yeni Hollywood akımının en önemli filmlerinde yer aldı. Francis Ford Coppola ile yaptığı iş birlikleri ona büyük bir tanınırlık getirdi. "Baba" (The Godfather) (1972) ve "Baba 2" (The Godfather Part II) (1974) filmlerinde Corleone ailesinin avukatı ve danışmanı Tom Hagen rolüyle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Oscar'a aday gösterildi. Yine Coppola'nın yönettiği "Kıyamet" (Apocalypse Now) (1979) filminde canlandırdığı Yarbay Bill Kilgore karakteri ve "Sabahları napalm kokusunu severim" repliği sinema tarihinin en unutulmaz performanslarından biri olarak kabul edilir ve bu rolüyle bir Oscar adaylığı daha kazandı. Bu dönemde ayrıca "MAS*H" (1970) ve "Şebeke" (Network) (1976) gibi önemli yapımlarda da rol aldı. 1980'lerde başrol oyuncusu olarak da kendini kanıtlayan Duvall, alkolik bir country müzisyenini canlandırdığı "Tender Mercies" (1983) filmiyle En İyi Erkek Oyuncu Akademi Ödülü'nü kazandı. Bu dönemde ayrıca televizyon klasiği haline gelen "Lonesome Dove" (1989) mini dizisindeki performansıyla da büyük beğeni topladı. 1990'larda hem oyuncu hem de yönetmen olarak üretkenliğini sürdürdü. Yazıp yönettiği ve başrolünü oynadığı tutku projesi "Havari" (The Apostle) (1997) ile bir kez daha En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar'a aday gösterildi. 21.yüzyılda da aktif olarak çalışmaya devam eden Robert Duvall, "Open Range" (2003) ve "Yargıç" (The Judge) (2014) gibi filmlerde rol aldı ve "Yargıç"taki performansıyla kariyerinin yedinci Oscar adaylığını elde etti. Canlandırdığı her karaktere derinlik ve gerçekçilik katma yeteneğiyle tanınan Duvall, neslinin en büyük aktörlerinden biri olarak sinema tarihindeki yerini sağlamlaştırmıştır.

Bir yetenek avcısı, İspanya'da yüksek potansiyelli bir oyuncu bulunca hem kendisinin hem de oyuncunun NBA'de başarılı olabileceğini kanıtlamaya çalışır.

Genç Vito Corleone, Amerika'ya yeni gelmiştir. 1917 yılında, New York şehri'nin yerel mafyalarından birinin liderini öldürünce saygınlık kazanır ve korkulan biri haline gelir.Bu arada, 50 yıl sonra, Michael Corleone, Washington'da senato komitesine aile işleriyle ilgili ifade vermektedir.1972 yapımı ilk filmin devamı niteliğinde, yine yazar Mario Puzo ve yönetmen Francis Ford Coppola'nın yaratıcı ellerinden çıkmış usta işi bir yapım. Eleştirmenler tarafından, önceki filmden daha başarılı bulunan az sayıdaki devam filminden biri olarak kabul ediliyor.

Mario Puzo'nun çok satan kitabından Puzo ve yönetmen Francis Ford Coppola tarafından sinemaya uyarlanan eser, 40'lar ve 50'lerin Amerika'sında, bir İtalyan mafya ailesinin destansı öyküsünü konu alıyor. Corleone ailesi, Don Vito Corleone'nin başında olduğu, suça dayalı bir örgüt kurmuş olan İtalyan asıllı meşhur bir ailedir. Aile, New York'taki diğer dört aileyle birlikte New York'un yeraltı işlerini yönetmektedir. Ancak Corleone ailesini diğerlerinden ayıran özelliği, Don Corleone'nin cebinde bozuk para gibi taşıdığı politikacılar ve yargıçlardır. Politikacılar ve yargıçlarla olan bu yakın ilişkileri diğer ailelerin açamadığı kapıları açabilmesini sağlamaktadır.

Bir yetenek avcısı, İspanya'da yüksek potansiyelli bir oyuncu bulunca hem kendisinin hem de oyuncunun NBA'de başarılı olabileceğini kanıtlamaya çalışır.

Genç bir öğrencinin yardımıyla Batı Cephesi’t-ndeki ABD Askeri Akademisi’nde meydana gelen gizemli cinayetleri çözmeye çalışan kıdemli bir dedektifin hikâyesini konu ediyor. Dedektif Augustus Landor (Christian Bale), daha sonra dünyaca ünlü bir yazar olacak olan detay odaklı öğrenci Edgar Allan Poe’dan (Harry Melling) yardım alarak bu cinayetleri araştırır.

Modern Şikago'da geçen filmde, dört kadının tek ortak noktası; dul kalmış olmalarıdır. Ölen eşlerinin yasını tutan kadınların tek derdi yalnızca sevdikleri adamları özlemekle de sınırlı değildir. Ölen eşlerinin hepsi yasadışı işlere bulaşmışlardır. Asıl mesele, ölen eşlerin geride kalan dullarına suç dünyasında işledikleri suçları borç bırakmış olmasıdır. Ellerinde borçları ödeyecek para olmayan dul kadınların tek şansı, riskli bir soyguna girişmektir. Veronica liderliğinde bir araya gelen Alice, Linda ve Belle, geleceklerini istedikleri gibi yaratmak için iş birliği yapar. Şu ana dek eşleri tarafından yönlendirilmiş olan pasif hayatları artık onların elindedir ve şekillendirilmeyi beklemektedir...

Jack Reacher paralı bir askerdir ve suçluları bulmakta oldukça başarılıdır. Bir gün, tanıdığı bir adam beş kişiyi öldürmekten tutuklanır ve Jack'ten kendisine yardım edip gerçek suçluları bulmasını ister. Böylelikle gerçeği bulmak için Jack Reacher'ı, şiddet konusunda yetenekli ve saklayacak bir sırrı olan beklenmedik bir düşmanla karşı karşıya getiren sıra dışı bir kovalamaca başlar.

Bad Blake birden fazla evlilik yapmış, alkol bağımlısı, kötü şöhretli eski bir country müzik yıldızıdır. Ailesi olmayan bu adam şimdilerde küçük kasaba barlarında tek gecelik sahne almaktadır ve 28 yaşındaki oğlunu en son o dört yaşındayken görmüştür. Hayatı yıllardır yollarda geçen ve yaşamı günden güne kötüye giden Bad, gazetecilik yapan Jean Craddock'ı tanıdıktan sonra değişmeye başlar. Jean müzisyenin içindeki gerçek insanı görmeye başlamış ve aralarında beklenmedik bir ilişki doğmuştur.

Gerçek bir araba tutkunu olan Memphis'in arabalara karşı dayanılmaz bir bağımlılığı vardır. Her model arabanın tüm özelliklerini en ince ayrıntısına kadar bilen Memphis, adı efsaneleşmiş bir araba hırsızıdır. Hiçbir kilit ya da alarm sistemi onu durduramaz. Arabanızı herhangi bir yere bırakın; eğer o çalmayı kafasına koyduysa 60 saniye içinde yok olacaktır. Memphis uzun yıllar boyunca akla gelebilecek her modelde arabayı çalarak yasaları ihlal etmiştir ama bunun tek istisnası, çok beğendiği ama bir türlü ele geçiremediği Eleanor adlı 1967 model Shelby Mustang GT 500'dür. Yasadışı işlerinin doruk noktasına çıktığı bir zamanda sevdiği herşeyi ve herkesi arkasında bırakarak farklı bir yaşama başlamıştır. Ancak erkek kardeşinin de (Giovanni Ribisi) kendi yolunu izlediğini ve çok tehlikeli bir araba hırsızı çetesinin eline düştüğünü öğrendiğinde eski yaşamına dönmek zorunda kalır.

Yönetmenin kurguladığı Final Cut versiyonu ile izleyici karşısına çıkan film, Vietnam'da görev alan bir Amerikan askerine verilen görev sonrasında yaşananları konu ediyor. Yüzbaşı Benjamin Willard, zorlu bir görevle karşı karşıyadır. Willard'dan, Vietnam Savaşı sırasında ordu emirlerini görmezden gelip kendisini tanrı ilan eden özel tim albayını öldürmesi istenir. Willard, gizli görevi yerine getirmeye çalışırken kendisini zorlu durumlarla karşı karşıya bulur.

Genç Vito Corleone, Amerika'ya yeni gelmiştir. 1917 yılında, New York şehri'nin yerel mafyalarından birinin liderini öldürünce saygınlık kazanır ve korkulan biri haline gelir.Bu arada, 50 yıl sonra, Michael Corleone, Washington'da senato komitesine aile işleriyle ilgili ifade vermektedir.1972 yapımı ilk filmin devamı niteliğinde, yine yazar Mario Puzo ve yönetmen Francis Ford Coppola'nın yaratıcı ellerinden çıkmış usta işi bir yapım. Eleştirmenler tarafından, önceki filmden daha başarılı bulunan az sayıdaki devam filminden biri olarak kabul ediliyor.

Mario Puzo'nun çok satan kitabından Puzo ve yönetmen Francis Ford Coppola tarafından sinemaya uyarlanan eser, 40'lar ve 50'lerin Amerika'sında, bir İtalyan mafya ailesinin destansı öyküsünü konu alıyor. Corleone ailesi, Don Vito Corleone'nin başında olduğu, suça dayalı bir örgüt kurmuş olan İtalyan asıllı meşhur bir ailedir. Aile, New York'taki diğer dört aileyle birlikte New York'un yeraltı işlerini yönetmektedir. Ancak Corleone ailesini diğerlerinden ayıran özelliği, Don Corleone'nin cebinde bozuk para gibi taşıdığı politikacılar ve yargıçlardır. Politikacılar ve yargıçlarla olan bu yakın ilişkileri diğer ailelerin açamadığı kapıları açabilmesini sağlamaktadır.