İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

4 filminden 3'ü İzlenir çıktı
Roman Polański (born 18 August 1933) is a Polish-French film director, producer, writer and actor. Born in Paris to Polish parents, Polański relocated with his family to Poland in 1937. After surviving the Holocaust, he continued his education in Poland and became a critically acclaimed director of both art house and commercial films. Polański's first feature-length film, Knife in the Water (1962), made in Poland, was nominated for an Academy Award for Best Foreign Language Film. He has since received five more Oscar nominations, and in 2002 received the Academy Award for Best Director for his film, The Pianist. He has also been the recipient of two Baftas, four Césars, a Golden Globe and the Palme d'Or. He left Poland in 1961 to live in France for several years, then moved to the United Kingdom where he collaborated with Gérard Brach on three films, beginning with Repulsion (1965). In 1968 he moved to the United States, immediately cementing his burgeoning directing status with the 1968 groundbreaking Academy Award winning horror film Rosemary's Baby. In 1969, Polański's pregnant wife, Sharon Tate, was murdered while staying at the Polańskis' Benedict Canyon home above Los Angeles by members of the Manson Family. Following Tate's death, Polański returned to Europe and spent much of his time in Paris and Gstaad, but did not make another film until he filmed Macbeth (1971) in England. The following year he went to Italy to make What? (1973) and subsequently spent the next five years living near Rome. However, he traveled to Hollywood to direct Chinatown (1974) for Paramount Pictures, with Robert Evans serving as producer. The film was nominated for eleven Academy Awards, and was a critical and box-office success; the script by Robert Towne won for Best Original Screenplay. Polański's next film, The Tenant (1976), was shot in France, and completed the "Apartment Trilogy", following Repulsion and Rosemary's Baby. In 1977, after a photo shoot in Los Angeles, Polański was arrested for the sexual abuse of a 13 year old girl. He was charged with rape but pleaded guilty to unlawful sex with a minor. To avoid sentencing, Polański fled to his home in London, and then moved on to France the following day. He has had a U.S. arrest warrant outstanding since then, and an international arrest warrant since 2005. Polański continued to make films such as The Pianist (2002), a World War II-set adaptation of Jewish-Polish musician Władysław Szpilman's autobiography of the same name, which echoed some of Polański's earlier life experiences. Like Szpilman, Polański escaped the ghetto and the concentration camps while family members were killed. The film won three Academy Awards including Best Director, the Cannes Film Festival's Palme d'Or, and seven French César Awards including Best Picture and Best Director. He then released the successful films Oliver Twist (2005), To Each His Own Cinema (2007), and The Ghost Writer (2010), completed while under house arrest. In September 2009, Polański was arrested by Swiss police, at the request of U.S. authorities, when he traveled to receive a lifetime achievement award at the Zurich Film Festival. In October 2009, the U.S. requested his extradition; however, on July 12, 2010, the Swiss rejected that request and instead declared him a "free man" after releasing him from custody.

Roman Polanski'nin en ünlü ve başarılı filmlerinden birisi olan "Çin Mahallesi", zengin ve saygın bir toprak sahibi olan Hollis Mulwray'in (Darrell Zwerling) araştırılmasıyla başlayan gizemi anlatıyor. Mulwray'in karısı Evelyn Cross Mulwray (Faye Dunaway), özel dedektif Jake Gittes'den (Jack Nicholson) kocasının diğer kadınlarla olan ilişkisini araştırmasını istiyor. Mulwray'in başka kadınlarla fotoğraflarını çeken Gittes, bir süre sonra kendini korkunç bir komplonun ve sıradışı bir ilişkiler ağının içerisinde buluyor.

Genç bir çift, Rosemary ve tanınmak için çırpınıp duran bir aktör olan kocası Guy, New York'taki kötü şöhretli eski bir binaya taşınırlar.Rosemary yeni yaşantısından tedirgindir. Komşu evlerden tuhaf seslerin geldiği bir ortamda, bir gece rüyasında şeytansı bir varlık tarafından tecavüze uğradığı görür. Ardından hamile kalır. Bu arada Broadway'de güzel bir rol kapan Guy'un kariyeri yükselmeye başlar.

Wladyslaw Szpilman, Polonyalı başarılı bir piyanisttir. İkinci Dünya Savaşı'nda Almanların Polonya'yı işgal etmesiyle hayatı kâbusa döner. Musevi olduğu halde şans eseri toplama kamplarına gitmekten kurtulur ve Varşova'nın gettolarında yaşamaya başlar. Acı ve sefalet dolu yaşamı, bir gün bir Alman subayının ona yardıma gelmesi ve onu oradan kurtarmasıyla değişir.

Dedektif Carter ve Müfettiş Lee, bu sefer pek de alışkın olmadıkları bir yerde Paris sokaklarında suçluların peşinde yeni bir mücadele veriyorlar. Fakat ne diline ne de yaşam tarzına alışkın olmadıkları bu şehirde işleri o kadar da kolay olmayacaktır. Büyük çaplı bir suç örgütünü çökertmek için geldikleri Paris'te, aynı zamanda eski dostları Büyükelçi Han'ın kızı Soo Yung'u da kurtarmak istemektedirler. Ama bu sefer oldukça sıkı bir maceranın içine düşmüşlerdir.

Wladyslaw Szpilman, Polonyalı başarılı bir piyanisttir. İkinci Dünya Savaşı'nda Almanların Polonya'yı işgal etmesiyle hayatı kâbusa döner. Musevi olduğu halde şans eseri toplama kamplarına gitmekten kurtulur ve Varşova'nın gettolarında yaşamaya başlar. Acı ve sefalet dolu yaşamı, bir gün bir Alman subayının ona yardıma gelmesi ve onu oradan kurtarmasıyla değişir.

Roman Polanski'nin en ünlü ve başarılı filmlerinden birisi olan "Çin Mahallesi", zengin ve saygın bir toprak sahibi olan Hollis Mulwray'in (Darrell Zwerling) araştırılmasıyla başlayan gizemi anlatıyor. Mulwray'in karısı Evelyn Cross Mulwray (Faye Dunaway), özel dedektif Jake Gittes'den (Jack Nicholson) kocasının diğer kadınlarla olan ilişkisini araştırmasını istiyor. Mulwray'in başka kadınlarla fotoğraflarını çeken Gittes, bir süre sonra kendini korkunç bir komplonun ve sıradışı bir ilişkiler ağının içerisinde buluyor.

Genç bir çift, Rosemary ve tanınmak için çırpınıp duran bir aktör olan kocası Guy, New York'taki kötü şöhretli eski bir binaya taşınırlar.Rosemary yeni yaşantısından tedirgindir. Komşu evlerden tuhaf seslerin geldiği bir ortamda, bir gece rüyasında şeytansı bir varlık tarafından tecavüze uğradığı görür. Ardından hamile kalır. Bu arada Broadway'de güzel bir rol kapan Guy'un kariyeri yükselmeye başlar.