İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

20 dizisinden 4'ü İzlenir çıktı
Ruhi Sarı (d. 18 Mayıs 1972, Trabzon), Türk tiyatro, sinema ve dizi oyuncusudur. Sanat hayatında şimdiye dek 10 sinema filmi, 17 televizyon dizisi, 3 tiyatro oyunu, 2 televizyon filmi ve 3 kısa filmde rol almıştır. Sen de Gitme Triyandafilis, Üçüncü Sayfa, Hiçbiryerde ve Made in Europe adlı filmlerdeki performansıyla birçok ödüle layık görülmüştür. Selçuk Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü mezunu olan sanatçı, sanat hayatına Kartal Sanat Tiyatrosu'nda başladı. Tiyatro sahnesinde Çapraz Aşklar, Ağır Roman, Havadan Sudan ve 2'si 1 Arada adlı oyunlarda rol aldı. 1995'te Tunç Başaran'ın Sen de Gitme Triyandafilis adlı filmiyle sinemaya geçti. Filmde başarılı bir performans sergileyerek Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "Yılmaz Zafer Onur Ödülü", Adana Altın Koza Film Festivali'nde "Yılmaz Güney Onur Ödülü" ve Ankara Uluslararası Film Festivali'nde "Umut Veren Yeni Erkek Oyuncu" ödülünü kazandı. Boşnak yazar Meşa Selimoviç'in 1966 tarihli romanı Derviş ve Ölüm'den uyarlanan Derviş (Il Derviscio) adlı filmde genç yetim Yusuf'u canlandırdı. 2002'de gösterime giren filmin yönetmenliğini İtalyan yönetmen Alberto Rondalli üstlendi. Serdar Akar'ın üçüncü sinema filmi Maruf'ta töreler gereğince dul kalan yengesiyle evlenmeye zorlandırılan Maruf'u canlandırdı. 2007'de senaryosunu Yavuz Turgul'un yazdığı ve Ömer Vargı'nın yönettiği Kabadayı'da mafya adamı rolüne büründü. Aynı yıl İnan Temelkuran'ın Made in Europe filminde Ali adında uyuşturucu bağımlısı bir gurbetçiyi canlandırdı. Filmin diğer 17 erkek oyuncusuyla birlikte Adana Altın Koza Film Festivali'nde "En İyi Erkek Oyuncu" ödülüne layık görüldü. Şimdiye kadar Unutmadım, Bakış ve Çarpışma adlı üç kısa filmde rol almıştır. Yalan ve Figüran adlı televizyon filmleriyle deneyim kazandı. İlk televizyon dizisi 1999'da Star TV'de yayınlanmaya başlayan Zilyoner oldu. Daha sonra aynı yılda Yılan Hikayesi adlı dizide oynadı. 2000'de TRT'de yayınlanan Yedi Numara adlı dizide Satılmış Ballıoğlu karakterini canlandırdı. Aynı yıl Çağan Irmak'ın yönetmenliğini yaptığı Şaşıfelek Çıkmazı dizisinde rol aldı. 2001'de Yeditepe İstanbul, 2002'de Yarım Elma, 2003'te Sultan Makamı, 2004'te Haziran Gecesi, Ruhun Duymaz ve Saçsaça Başbaşa, 2005'te Hırsız Polis, Alanya Almanya ve AB'nin Yolları Taştan, 2006'da ise Ezo Gelin dizisinde rol adlı. 2008 yılında Özcan Deniz ve Meltem Cumbul'un başrollerini paylaştığı Aşk Yakar adlı dizide Tarantino karakterini canlandırdı.2009'da Bahar Dalları 'nda Halil karakterini canlandırdı.2010 yılında TRT'de yayınlanan Yerden Yüksek adlı dizide Cumali rolünde oynadı. 2020 yılında Kırmızı Oda ve Gönül Dağı dizilerinde oynadı.

Üniversitede okumak için İstanbul'a gelip ahşap bir evin üst katını kiralayan dört kız arkadaş ve onların alt katına taşınan dört taşralı ve haşarı gencin maceraları. Aynı üniversitede okuyan ve aileleri başka şehirde yaşayan dört kız arkadaş, yurtta rahat edemedikleri için beraber bir ev kiralamaya karar verirler. Fakat oturabilecekleri, beğendikleri evlere ya maddi güçleri yetmez ya da ev sahipleri evlerini öğrenciye kiralamaz. Sonunda iki katlı ahşap 7 numaralı evin kiralık olduğunu görürler. Hiç çocukları olmamış ama birbirine çok düşkün Vahit ve Zeliha çiftinin olan bu ahşap evin üst katını, dört kız arkadaş kiralar. Fakat bakkal Vahit'in saf, taşralı amca oğulları da İstanbul'a gelip aynı evin alt katına yerleşince cümbüş başlar!

Sıdıka Saka ve İstanbul'un bir kenar mahallesinde yaşayan Sinoplu Saka ailesinin maceralarını anlatır. Sıdıka okula gönderilmemiş olsa da kendisini eğitebilmiş, kitap okuyan, espritüel bir ev kızıdır. Aklı az olan bir abisi, baskıcı ve alkolik bir babası, Sıdıka'nın sorunlu olduğunu düşünen ve bir an önce onu evlendirmek niyetinde olan bir annesi vardır. Sıdıka'nın günleri evde kapalı kalarak geçmektedir ve dış dünya ile tek bağlantısı pencereden dışarıyı izlemektir.

Sapsarı toprakların, yıllarca dile gelen efsanelerin, unutulmaz aşkların hikayesidir Gönül Dağı... Küçük dünyalarında büyük hayaller yeşerten Anadolu çocuklarının hikayesidir Gönül Dağı… Bozkırda hayallerinin peşinden koşan ve tüm engellere rağmen imkansızı başarmaya çalışan 3 kuzenin hikayesidir Gönül Dağı…

1950'lerin kozmopolit İstanbul'unda bir anne, sorunlu geçmişi yüzünden yetiştiremediği asi kızıyla yeniden bağ kurmak için bir gece kulübünde çalışmaya başlar.

Mısır'da kazı yapan Türk akademisyen olan Şevket ve Perihan'ın kazı sırasında buldukları 4000 yıllık heykelin Mısırlı yetkililere tesliminden sonra çalınmasıyla birlikte Mısır'dan İstanbul'a uzanan hikâyesi.

Zaferin Rengi, 1919 yılında İstanbul'u işgal eden düşman kuvvetlerine karşı örgütlenen insanların Anadolu'da başlattıkları direnişi, Cumhuriyet tarihinin en önemli spor başarılarından olan General Harington Kupası efsanesinin etrafında anlatıyor.

Fikret, yanlışlıkla girdiği papazlık yolunda kendisini tahmin edemeyeceği bir konumda bulur. Beklenmedik bir şekilde Vatikan'a kadar yükselen Fikret, artık yurduna geri dönmesi gerektiğine karar verir.

Gözünü para hırsı bürümüş bir otel sahibi olan Fahri Fırfır ve müdür Şehnaz Şıkır, ormanları yok ederek otellerini genişletmek istemektedir. Onlara meydan okuyan bir aile, yanlarında hiç beklemedikleri bir destek bulurlar: Boyo, Süslü, Kösteban, Köstepem ve Köstosun'dan oluşan köstebekler ekibi, ormanlarını korumak için ellerinden geleni yapacaklardır.

Temel, ilk film olan Sümela Manastırı’ndaki şifreyi çözerek hazineye ulaşmış ve aşık olduğu kadına kavuşmuştur; ya da kendisi bu şekilde sanmaktadır. Aslında Rus mafyası Korkunç İvan’ın adamları yanlışlıkla Türk mafyasıyla çatışmış ve karşılıklı olarak birbirlerini öldürmüşlerdir. O esnada Temel, çukurdaki altınları Sümela’nın hazinesi sanarak alır. Ne var ki altınları çalınan hem de adamları öldürülen Rus mafya lideri sinirden küplere binmiştir. En zalim adamlarından olan Abromoviç’i, Temel’i öldürmesi için Trabzon’a yollar. Saftirik Temel, bir şekilde kaçış yolu bulur ama adamların peşini bırakmadığını anladığında Abromoviç’in peşinden dostu Turgay ile birlikte Moskova’nun yolunu tutar.

Kendi halinde bir gişe memuru olan Kenan, babasıyla yaşayan, işiyle evi arasındaki küçük dünyada gidip gelen ve insanlarla iletişim kurmaktansa, kendi hayallerinde yaşamayı tercih eden bir karakterdedir. Çatalca gişeler bölgesinde çalışan ve görevinin başındayken zaman zaman kendi kendine konuşmasıyla bilinen Kenan’ın, diğer insanlarla olduğu gibi babasıyla da mesafeli bir ilişkisi vardır. Kenan’ın kalp hastası olan babasına, gündüzleri Nurgül bakıcılık yapar. 30 yaşlarındaki konuşkan ve anaç Nurgül, Kenan’ı, babasını ve yıllar önce vefat etmiş annesini küçüklüğünden beri tanımaktadır. Kenan’ın işiyle evi arasında sıkışıp kalmış monoton hayatı, yeni işletme şefinin Çatalca’yı denetlemeye geldiği gün değişecektir.

Temel Karadeniz'de yaşayan saf ve hayallerinin peşinden giden bir delikanlıdır ve bu haliyle herkesin alay konusudur. Kalbinin sesini dinleyen beş parasız Temel, Trabzon'un en bilindik ve zengin ailelerinden Yücesoyların kızı Zuhal'e aşık olur. Zuhal'i babasından isteyen Temel'i, Hıdır Yücesoy kapı dışarı eder. Sevdiğine ulaşamayan ve hayalleri yıkılan Temel, arkadaşı Turgay'ın Sümela Manastırı'nın çatısına çıkarak intihara giriştiğini öğrenir. Arkadaşını vazgeçirmek için manastırın çatısına çıkan Temel, Turgay'ı ikan etmek yerine kendisi de intihar etmeye karar verir. Onları çatıdan indirmeye çalışan polislerden Sümela Manastırı'nda büyük bir hazine saklandığını öğrenen Temel intihar etmekten cayıp bahsedilen hazineyi aramaya başlar. Bu sayede hem zengin olacak hem de Zuhal'e olan aşkını ispatlayacaktır.

Ünlü işadamı Fahri ve ailesi Somalili korsanlar tarafından kaçırılır. Korsanlar, işadamı ve ailesinin serbest bırakılması için Türkiye’den yüklü bir miktar fidye ister. Türk hükümeti bu iş için illegal bir ekip kurmaya karar verir. Uzun süredir hapis yatan Albay Mehmet’e tahliye olması karşılığında bu görev teklif edilir. Mehmet, mahkûmlar arasından seçilen altı kişiyle beraber Fahri ve ailesini kurtarmaya çalışacaktır.

Hayri ve Orhan piyasaya sürdükleri başarısız kasetler sonucu borç batağında olan iki müzik yapımcısıdır. İkili, Sansar isimli menajerin 'genç yetenek' diye lanse ettiği, o sıralar Almanya'da yaşayan Ferhat ile irtibata geçerler. Telefonda şarkı söylettikleri Ferhat'ın sesini çok beğenirler ve acil bir eylem planı oluştururlar: Ferhat gelecek, altyapıyı söyleyecek, kasetten gelen paralarla borçlar ödenecek ve düze çıkılacaktır. Firuze isimli gizemli, kararlı ve zengin bir kadın gelir. Ferhat'ı televizyonda seyretmiş ve çok beğenmiştir. Parası olduğunu ve Ferhat'a yatırım yapmak istediğini söyler. Ama her şeyden önce imajlarını değiştirmeleri gerekmektedir: Yeni bir ofis, şık kıyafetler, yaşayacakları güzel bir villa.

Konu olarak gazetelerin üçüncü sayfalarında rastlayacağımız türdeki fiziksel ve ruhsal şiddet vakalarını işleyen film, çaresiz bir adamın başına gelen talihsizlikleri yansıtır. Figüranlık yaparak yaşamını idame ettiren İsa’nın bir yanlış anlaşılma sonucunda hırsızlıkla suçlanır, mafyanın peşine düştüğü İsa bir gün içerisinde çalınan parayı bir şekilde toparlamak zorundadır. İntihar etmekten başka bir çözüm yolu bulamayan İsa, o esnada çalan kapı ziliyle birlikte başka bir yola girer. Türk sinemasının özgün yönetmenlerinden Zeki Demirkubuz’un Masumiyet’ten sonra çektiği filmi Masumiyet gibi Altın Portakal’ı kazanmıştır ve yönetmenin kendine has üslubunu kanıtlar niteliktedir.

Kapadokya'nın ileri gelen ailelerinden Gülsoylar, büyük oğulları Ateş'in Amerika'dan dönüşüyle bir araya gelirler. Babasını küçük yaşta trafik kazasında kaybeden Ateş, dedesi Ömer'in ezici otoritesine boyun eğmeyerek evden ayrılmış, uzun yıllar sonra annesi Gülfem'in isteği üzerine erkek kardeşleri Yaman ve Okan ile beraber dedesinden aile şirketlerini devralıp büyütmek üzere evine geri dönmüştür. Ateş, Yaman ve Okan için artık birlik olmak vaktidir.

Mona yetimhanede büyümüş genç bir kadındır. İnternet gazetesinde çalışıyor ve son zamanlarda İstanbul'un farklı yerlerindeki ev kundaklama vakalarını haber yapıyor. Bir gün yangın haberine gittiğinde foto muhabiri Yakup ile karşılaşırlar. Haberlerden dönen Mona, zaten kavga ettiği ev sahibinin eşyalarını kapının önüne koyduğunu ve artık evsiz olduğunu görür. Yetimhaneden arkadaşı ve artık polis olan Leyla, gizli bir görevde olduğundan, yeni tanıdığı Yakup'un evinde kiracı olma teklifini geçici bir çözüm olarak kabul etmek zorundadır. Ancak Mona'nın daireye taşındığı ilk gün Yuva Apartmanı'nda garip şeyler olduğunu fark eder.

1950'lerin kozmopolit İstanbul'unda bir anne, sorunlu geçmişi yüzünden yetiştiremediği asi kızıyla yeniden bağ kurmak için bir gece kulübünde çalışmaya başlar.

Sapsarı toprakların, yıllarca dile gelen efsanelerin, unutulmaz aşkların hikayesidir Gönül Dağı... Küçük dünyalarında büyük hayaller yeşerten Anadolu çocuklarının hikayesidir Gönül Dağı… Bozkırda hayallerinin peşinden koşan ve tüm engellere rağmen imkansızı başarmaya çalışan 3 kuzenin hikayesidir Gönül Dağı…

Psikiyatri kliniğindeki doktorların ve onlara başvuran hastaların hayatlarının anlatılacağı “Kırmızı Oda”da acılar, sevinçler, mutluluk ve hüzünler izleyicinin de ruhunun kapalı kapılarını aralayacak. Hastalar o güne kadar kimselere söyleyemedikleri sırları dile getirirken izleyiciler de kendi bugünleri, geçmişleri ve yarınlarına dair bir şeyler bulacak.

Hikayenin baş kahramanı olan fizik öğretmeni Akif Erdem; öğrencilerine bir “insanlık dersi” vermek istemektedir. Yalnız Akif Öğretmen; bildiğimiz, alıştığımız öğretmenlerden daha farklı bir ders anlatma yöntemi kullanmaktadır. Akif Erdem, bu son dersi için öncelikle Küçükkapı Lisesi 12A sınıfını rehin alır ve bir bomba kullanarak sınıfı okulun geri kalanından kopartır. Çocuklar ve Akif artık dışarı çıkamayacaklardır… Ve Akif Öğretmen; çocuklara bir soru sorar; “12A sınıfı öğrencisi Rüya Örnek’in ölümüne aranızdan kim sebep olmuştur?” Rehin alınan gençlerin bu durumdan kurtulmalarının tek bir yolu vardır; doğruyu söylemek! Çocuklara ve hatta tüm ülkeye “iyi insan” olmanın önemini anlatan, empati kurmayı ve düşünmeyi öğreten Akif Öğretmen’i zamanla anlayacak ve çok sevecek olan öğrenciler; yaptıkları yanlışların farkına varıp son derslerini başarıyla tamamlayacaklardır.

Yunus, Hollywood'da tutunamayıp şansını Bollywood'da denemeye çalışan başarısız bir aktör, ikizi Yiğit ise büyük bir suç örgütünün peşinde başarılı bir komiserdir. Bir dizi talihsizlik sonucu Hindistan (Bollywood)'dan da sınır dışı edilen Yunus, ikizinin yerine polis olmak zorunda kalınca işler karışır. Üstelik bir de hiç derdi yokmuş gibi ikizinin ortağı Aslı’ya aşık olmuştur. Peşinden hiç ayrılmayan bir nişanlı, ansızın ortaya çıkan küçük bir kız ve içine düştüğü seri polisiye olaylar zinciriyle Yunus, kendisini adeta "hayatının rolü"nü oynarken bulacaktır.

Bir trafik kazası sonucu tanışan ve birbirlerine aşık olan Ejder ve Nağme’nin ailelerinden habersiz verdikleri evlilik kararı her iki aile tarafından kabul edilmez. Yenilmezler Çiftliği’ne adım attığı andan itibaren Nağme, her kapının ardında hazin bir hikaye olduğunu fark eder. Bir süre sonra bu dört duvarın Ejder’le ilgili çok önemli bir sırrı da sakladığını öğrenen Nağme’nin bu evliliğe olan inancı sarsılır. Ancak bu aşktan vazgeçmeyecektir.

Meryem ve Ecevit ailelerinin tüm karşı çıkmalarına rağmen evlenirler. Ancak ikili kültürleri, sosyal statüleri konusunda son derece farklıdır. Aşkları haricinde birbirinden çok farklı olan Meryem ve Ecevit birkaç yıl içinde sudan bir sebeple kavga eder ve galip gelen inatları yüzünden boşanırlar. İkiz kızları olan çift mahkemenin, birini anneye, diğerini de babada kalmak üzere karar vermesi ile tamamen yollarını ayırır. İkisi de çocukları birbirine göstermemeye yemin ederler. Kızları, kendi kültürlerine ve fikirlerine göre yetiştirirken onlara büyük bir yalan söylerler. Ancak yıllar sonra ikiz kardeşlerin kaderi İstanbul'da birleşir ve birbirinden habersiz iki kız kardeş çarpışırlar. Yüzleri aynı ama yaşam tarzları taban tabana zıt kardeşler elele verir ve tüm gerçeklerinin yalana dönüştüğü o gün, bir karar verirler. Anne babalarına iyi bir ders verecek ve onları yeniden bir araya getireceklerdir.

Ali Sunal, Alper Kul, Mine Tugay, İrem Sak, Okan Çabalar'ın rol aldığı "5'er Beşer", sıra dışı ve eğlenceli formatı ile tüm seyircileri ekran başına toplayacak. Derslerini daha ilgi çekici bir hale getirmek isteyen öğretim görevlisi Aziz Güngör Esen (Ali Sunal), ders konularını canlandırmalı anlatmaya karar verir. Ancak tiyatro kulübünün yeteneksiz, saf ve hırslı öğrencileri ile işler içinden çıkılmaz bir hale gelir. Hocasına hayran ve hayatının projesi olduğuna inanan İsmail (Alper Kul), asil ve profesyonel oyuncu Bengisu (Mine Tugay), mahalle kızı Sinem (İrem Sak) bitirim ve bıçkın Hakkı (Okan Çabalar) ile gittikçe artan kıskançlıklar, kavgalar, ders aralarında röportajlara yansımaya başlar.

Yer Bosna Hersek... Tarih 6 Nisan 1992... Bosna Savaşı... Aslında, tarihler 14 Eylül 1995'i gösterene dek sürmüş, acımasız bir katliam! 3 seneyi aşkın süren savaşta; yaklaşık 200 bin insanın öldüğü, iki milyon kadarının da yerini yurdunu terk etmek zorunda kaldığı Bosna Savaşı'nın yarattığı aile dramları...

Gençliğinde çok iyi top oynarken sakatlanmış, pes etmeyip teknik direktörlüğe hırs yapmış emekli, içi futbol ateşi ile yanan Ziya Fikret Tamyol'un yaşamından kesitler... Başarısızlığa yenilmeyen, umutlarının peşinden koşarak, inandığı, güvendiği ve gönülden istediği hedefine ulaşmakta ilerleyen bir teknik direktörün öyküsü...

Birbirlerini çocukluklarından beri seven Nazlı ve Mustafa, bir türlü evlenememişlerdir. Biri mahallenin en güzel kızı, diğeri en afilli delikanlısı olunca, onlarınki herkesin dilinde efsane aşka dönüşmüştür. Hayata her zaman iyi tarafından bakan Nazlı için üstesinden gelinemeyecek dert yoktur. Hele şimdi! Sonunda beklenen an gelmiş, Mustafa’nın babası Payidar, Nazlı’nın babası Sacit’ten kızını istemiştir. İsterse istemesin; Nazlı, mahallenin kalantorlarından birinin oğlu, kendisine ezelden beri yanık Teoman ile neredeyse nişanlanmak üzeredir. Mustafa ani bir baskınla nişanı bozmuştur; çünkü ikisinin de kalbine yıllarca nakış nakış işlenmiş, onları kâh acıtmış kâh avutmuş “aşk”, yine devreye girmiştir.
Görsel yokAB’ye uyum yasalarını birer birer çıkarıp ciddi aşamalar kaydeden Türkiye’de, sıra sokaktaki insanın sınavındadır. Bu nedenle AB yetkilileri, çıkarılan yasaların hangi ölçülerde uygulandığını tespit için 15 örnek aile seçer. Bunlardan biri de Çekirdek Ailesi’dir. Alman denetçi Bayan Adelhayt Hildegart (Seray Sever), belirli aralıklarla Brüksel’e rapor vermek üzere Çekirdekler’in yanına yerleşir.

Anne ve babasını küçük yaşta kaybeden Ezo, yakın bir akrabalarının yanında evlatlık gibi büyür. Ortaokuldan sonra okumasına izin verilmeyen Ezo, tarlada bahçede çalışmaya başlar. Herkesin yanaşmaya korktuğu Ezo'nun kalbini köyün en yakışıklı delikanlısı Ömer çalmıştır. Asker dönüşü kurulan düğün derneğin ardından Ezo ve Ömer mutlu sonlarına kavuşmuşken, kader oyununu oynar.

İstanbul’un son yazlık sinemasını işleten Sultan, arkadaşları ; Eko, Sefer ve Bahtiyar ile insanların birbirleriyle ilişkilerinin hala zayıflamadığı mahallerinde, kendi dünyalarında yaşamaktadırlar. Ancak mahalledeki evleri yıkıp yerine bir site kompleksi kurmak isteyen bir şirketin mahallerine gelişiyle birlikte, Sultan ve arkadaşları da küçük dünyalarının sınırlarını zorlamak durumunda kalırlar. Sultan bir yandan sinemasının büyük inşaat şantiyesine döndüğünü görmemek için çabalarken diğer yandan da Bahtiyar’ın kız kardeşi Asiye’nin karşısında sağlam durabilmek için bir yol aramaktadır.

Dergi editörlüğü yapan Yonca'nın hayatı bir gün karşısına yıllardır görmediği ikiz kardeşi Gonca'nın çıkmasıyla değişir. Gonca bir anda İstanbul'a gelir ve Yonca'yı bulur. Başlarda Yonca bunu kabullenmese de ikiz kardeşini evine davet eder ve birlikte yaşamaya başlarlar.

Olcay (Zuhal Olcay) ve kızı Duru (Özgü Namal) sürdürdükleri rahat ve güzel yaşamı Olcay'ın eşi Engin'in (İlhan Şeşen) intihar etmesi sonucu kaybederler. Artık zengin değillerdir. Engin'in iflas ederek intihar etmesi sonucu evlerini de kaybederek yepyeni bir hayat için yepyeni bir mahalleye taşınmak zorunda kalırlar. Artık hayatları hiç bir zaman eskisi gibi olmayacaktır.

Üniversitede okumak için İstanbul'a gelip ahşap bir evin üst katını kiralayan dört kız arkadaş ve onların alt katına taşınan dört taşralı ve haşarı gencin maceraları. Aynı üniversitede okuyan ve aileleri başka şehirde yaşayan dört kız arkadaş, yurtta rahat edemedikleri için beraber bir ev kiralamaya karar verirler. Fakat oturabilecekleri, beğendikleri evlere ya maddi güçleri yetmez ya da ev sahipleri evlerini öğrenciye kiralamaz. Sonunda iki katlı ahşap 7 numaralı evin kiralık olduğunu görürler. Hiç çocukları olmamış ama birbirine çok düşkün Vahit ve Zeliha çiftinin olan bu ahşap evin üst katını, dört kız arkadaş kiralar. Fakat bakkal Vahit'in saf, taşralı amca oğulları da İstanbul'a gelip aynı evin alt katına yerleşince cümbüş başlar!

Sıdıka Saka ve İstanbul'un bir kenar mahallesinde yaşayan Sinoplu Saka ailesinin maceralarını anlatır. Sıdıka okula gönderilmemiş olsa da kendisini eğitebilmiş, kitap okuyan, espritüel bir ev kızıdır. Aklı az olan bir abisi, baskıcı ve alkolik bir babası, Sıdıka'nın sorunlu olduğunu düşünen ve bir an önce onu evlendirmek niyetinde olan bir annesi vardır. Sıdıka'nın günleri evde kapalı kalarak geçmektedir ve dış dünya ile tek bağlantısı pencereden dışarıyı izlemektir.