İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

10 dizisinden 1'i İzlenir çıktı

Ayrıcalıklı bir geçmişe sahip olmasına rağmen, erkek egemen bir film sektöründe tutkusunun peşinden giden vizyoner bir senaristin gerçek öyküsü. Türk sinemasının altın çağının belirleyici seslerinden biri haline gelme yolculuğu.

Boşanmanın eşiğindeki bir baba, hayatın zorluklarıyla boğuşurken kendini organize suç dünyasının içinde bulur. Oğlunun hayatı tehlikedeyken bir sonraki hamlesi ne olacaktır?

Tarihin akışını değiştiren büyük lider Sultan Mehmed'in mücadelesi ve yaşadığı dönemin atmosferiyle büyülenmeye hazır olun!

Şahsu, öğretim görevlisi olarak gittiği Adana’da yıllar önce annesini terk eden büyükbabasıyla yüzleşmeye kararlıdır. Bu yolculukta kendisini Şahmaran’ın soyundan gelen ve Mar adı verilen sıradışı ve gizemli bir topluluğun ortasında bulur. Aşkın ve bilgeliğin en büyük sembollerinden olan Şahmaran efsanesine inanan Mar ırkı, Şahsu’nun da gelmesiyle tarihi kehanetin tamamlanmasını beklemektedir. Büyükbabasından geçmişin hesabını sormak üzere yola çıkan Şahsu’nun Maran ile yollarının kesişmesiyle bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır…

İbrahim Çelikkol ‘Ali Nejat’ isimli güçlü ve etkili bir iş adamını canlandırırken, Belçim Bilgin idealist çocuk doktoru ‘Naz’, Alican Yücesoy ise otomobil tutkunu, hayalperest ‘Umut’ karakteri ile izleyicilerin karşına geçiyor. Koşulların karakterleri değiştirdigi dizide, Ali Nejat ve Umut’un, doktor Naz’ın etrafında dönen serüveni izleyiciyle buluşuyor.

Azize üç çocuğu ve kayınvalidesi ile zorlu bir mücadelenin içinde bulur kendini... Canından çok sevdiği kocası Cevdet'in yokluğuyla ve savaş yıllarının zorluklarıyla mücadele ederek yetiştirir çocuklarını. 1919 yılında, Yıldız (Pınar Deniz) güzeller güzeli, gözü yükseklerde bir genç kız, Hilal ise memleket sevdalısı mücadeleci bir genç kız olmuştur. Ali Kemal ise gönlündeki aşk acısıyla ve kendisine dair öğrendiği hazin sırla yaşamaya çalışan serseri bir mayın gibidir. Azize her birinin dertleriyle uğraşmaya çalışırken, İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edileceği haberi ile sarsılırlar. Oysa bu işgal onlara yıllar önce kaybettikleri birini geri getirecektir. Ama hiç ummadıkları bir şekilde...

Torunu Zehra ile Makedonya topraklarında gömülü olan hazineyi bulmaya giden Ali Dede'nin son arzusu doğduğu topraklarda son nefesini vermektir. Ancak, sülaledeki herkesin hayalini bu hazine süslemektedir. Bu nedenle, onlar da gizlice Ali Dede ve Zehra'nın peşinden Üsküp'e gelirler. Ömer ise Üsküp'te yaşayan Türk asıllı bir gençtir. Tatlı bir serseri olan Ömer'in Arnavut mafya babası Luran ve eski sevgilisi Galina ile başı fena halde derttedir. Zehra ve Ömer'in yolu Üsküp'te kesişir. Bundan sonra tüm Balkan coğrafyasını kapsayan bir kaçıp kovalamaca hikayesi başlar.

Ülkenin en önde gelen şirketlerinden birinin başında olan Oktay, işi gereği saygın ve zengin bir adamdır. Fakat kariyerinin hayatını etkilememesi için büyük çaba sarf eden Oktay, adına çamur atılınca dayanamaz ve kalp krizi geçirir. Artık kalp nakli sırasında bekleyen hastalardan biridir. Bir gün kaza yapan tır sürücüsü Hüseyin, Oktay'ın beklediği ikinci bir şans olacaktır... Fakat bu kalbin sahibi Oktay'ın neredeyse tam zıttı bir karakterdir. Hayatına bir başkasının kalbiyle devam edecek olan Oktay'ın yaşamı bu yeni yürekle mi şekillenecektir? Yılmaz Erdoğan’ın "Aşkları da devralır mı kalp nakli yaptıranlar?" sorusundan yola çıkarak oluşturulan hikaye ilgi çekici olmakla birlikte sosyal bir konu olan organ naklini de gündeme getiriyor.

Elif ve Orhan İstanbul'da varoş bir semtlerde yaşayan ortalama işlerde çalışıp, üç kuruş para kazanma derdinde olan iki gençtir. İşsiz, umutsuz ailelerinin belki de son umutlarıdır onlar. Büyük hedefleri, büyük istekleri var. Ailelerini bu yoksulluktan kurtarmak ise en büyük amaçları.

Tatlı bir ilkbahar sabahına uyanmakta olan Dila Hanım’ın çiftlik evi bütün heybetiyle koca çiftliğin ortasında yıllara meydan okurcasına durmaktadır. Nice sırlara, acılara, mutlu mutsuz yaşamlara şahitlik etmiş evin önündeki siyah cip evin hanımını beklemektedir. Dila hanım askerdeki en küçük oğlu Kerem'i ziyarete gidecektir. Bu ziyarette Mercan Kanlıca’nın kızı Ceylan’da kendisine eşlik edecektir. Zira Kerem ve Ceylan birbirlerine tutku ile aşıktırlar ve aralarında sözlüdürler ancak bu aşktan Ceylan’ın ailesinin haberi yoktur. Dila hanım oğlunun bu sürprizden mutlu olacağını düşündüğünden bir bahaneyle Mercan Kanlıca’dan izin koparmıştır.