İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

19 filminden 1'i İzlenir çıktı, 12 dizisinden 3'ü İzlenir çıktı
Şafak Sezer, 10 Ekim 1970 tarihinde Ankara'nın Sincan ilçesinde dünyaya gelmiştir. Genç yaşlarda Ankara Halk Tiyatrosu'nda sahneye çıkarak sanat hayatına adım attı. Doksanlı yıllarda Ankara'da ve daha sonra İstanbul'da kendi stand-up gösterileriyle adını duyurmaya başlayarak "Gelmeyin Üstüme" adlı şovuyla geniş kitlelere ulaştı. Bu dönemde "Sıdıka" ve "Baskül Ailesi" gibi televizyon dizilerindeki rolleriyle tanınırlığını artırdı. Sinema kariyerindeki ilk büyük çıkışını, Yılmaz Erdoğan'ın yönettiği ve gişe rekorları kıran "Vizontele" (2001) filmindeki 'Deli Veli' karakteriyle yaptı. Bu başarısını Cem Yılmaz'ın kült filmi "G.O.R.A."da (2004) canlandırdığı Kuna karakteriyle pekiştirdi ve Türk komedi sinemasının aranan yüzlerinden biri haline geldi. 2000'li yılların ortalarından itibaren başrolünü üstlendiği komedi serileriyle Türk sinemasında kendi markasını oluşturdu. "Maskeli Beşler" serisiyle (2005-2008) büyük bir ticari başarı yakaladı. Ancak onu bir komedi ikonuna dönüştüren yapım, sahte papaz Fikret karakterine hayat verdiği "Kutsal Damacana" (2007) filmi oldu. Bu film ve devam filmleri, Sezer'in komedi tarzını sinemaseverlere tam anlamıyla kabul ettirdi. Kariyerindeki bir diğer önemli dönüm noktası ise senaryosunu yazdığı, yönetmenliğini üstlendiği ve başrolünde oynadığı "Kolpaçino" serisidir. Özgür karakteri etrafında şekillenen bu seri ("Kolpaçino: Bir Şehir Efsanesi" 2009, "Kolpaçino: Bomba" 2011, "Kolpaçino 3. Devre" 2016, "Kolpaçino 4 4'lük" 2024), Türk argosunu ve mizahını kendine has bir üslupla harmanlayarak sinemaseverlerin favorileri arasına girdi. Televizyon kariyerinde ise özellikle "Alemin Kıralı" (2011-2013) dizisinde canlandırdığı Aslan Kıral karakteriyle büyük beğeni toplamıştır. Canlandırdığı sinirli, agresif ama özünde iyi niyetli karakterlerle ve kendine özgü fiziksel komedisiyle tanınan Şafak Sezer, Türk komedi sinemasının en üretken ve popüler isimlerinden biri olarak kariyerine devam etmektedir.

En büyük eğlence kaynağı, herkesin büyük ilgi gösterdiği yazlık sineması olan bir kasaba… Kasabanın deli oğlanı Emin, çevresindeki tüm insanlara her türlü işte yardım eden ve herkesin sevdiği bir adamdır. Televizyonun henüz yeni yeni Anadolu’ya yayılmaya başladığı bu dönemde köy halkı dönemin en büyük icadıyla tanışmaya hazırlanmaktadır. Televizyona dair çeşitli beklentiler vardır. Mekanik işlerle uğraşmayı seven Emin de televizyonun nasıl bir buluş olduğunu merak etmektedir. Televizyon kasabaya gelirken, beraberinde birçok şey getirecektir.

Türkiye’nin ilk seyircili sitcomu olan Bir Demet Tiyatro’da orta sınıf bir işçi ailesinin yaşadıkları, ailenin 30 yaşlarındaki işsiz ve bıçkın oğlu Mükremin, sivri dilli ve zeki kız kardeşi Lütfiye, fantezileriyle oduncunun karısı Feriştah gibi karakterler aracılığıyla izleyiciye aktarılır.

Fırıncı Nusret Efendi'nin beş kızı vardır. Eşi ve beş kızıyla mutlu, mesut bir hayat sürmektedirler. Nusret Efendi yıllardır eşi Ayhan Hanım'la beraber mahallenin anası babası olmuşlardır... Mahallede herkes Nusret Efendi'nin söylediklerine itimat eder ve ona büyük saygı duyar... Mahallenin eşrafı birbirinden naif, birbirinden enteresan insanlardan oluşmaktadır... Her birinin ayrı komik öyküsü, hayatları olsa da hepsinin en önemli özelliği birlikte yaşıyor olmalarıdır... İstanbul'un eski bir mahallesinin, gerçek olmayan ama gerçek olma arzu edilecek kadar güzel olan masalıdır Ekmek Teknesi...

Sıdıka Saka ve İstanbul'un bir kenar mahallesinde yaşayan Sinoplu Saka ailesinin maceralarını anlatır. Sıdıka okula gönderilmemiş olsa da kendisini eğitebilmiş, kitap okuyan, espritüel bir ev kızıdır. Aklı az olan bir abisi, baskıcı ve alkolik bir babası, Sıdıka'nın sorunlu olduğunu düşünen ve bir an önce onu evlendirmek niyetinde olan bir annesi vardır. Sıdıka'nın günleri evde kapalı kalarak geçmektedir ve dış dünya ile tek bağlantısı pencereden dışarıyı izlemektir.

Film yapımcısı Kalender, Feza ve eşi Aydan’dan aldığı film yatırımı teklifini, Feza’nın evindeki altınlara ulaşmak için kabul eder. Vefa ve Namık’la sahte bir film çekimi planlar; ancak her şeyin aslında onlara kurulan bir tuzak olduğu ortaya çıkar. Planlar bozulur, büyük bir kayıp yaşanır ve geçmişten gelen hesaplar hikâyeyi beklenmedik bir finale taşır.

Fikret, Asım ve Artin, ezeli düşmanları İblis’in kurduğu yeni ve tehlikeli bir planla karşı karşıya. Bu kez ekip, İblis’in dünyaya yaydığı ölümcül bir virüsle yarattığı zombi ordusunu durdurmak için amansız bir mücadeleye girişiyor.

İstanbul’da güçlü bir afrodizyağın yaratıcısı ve birkaç kişi gizemli şekilde kaybolur. Polis Kasım'ı sorgular, o da Nibiru gezegeninden Agulu adında bir uzaylıdan bahseder. Agulu, Dünya’nın afrodizyak kaynaklarını Nibiru'ya kaçırmaktadır. Hamdi Bülbül ve ekibi bu sırrı ifşa edince Anunnakiler tarafından ortadan kaldırılmışlardır. Polis, Kasım'ın olayla bağlantısı olduğundan şüphelenir.

Kolpaçino serisinin devam halkası olan komedi türündeki "Kolpaçino 4 4'lük", önceki filmlerde kendisine kazık atan eski dostlarıyla hesaplaşmaya karar veren Özgür’ün hikayesini konu ediniyor. Eski dostlarıyla son bir veda kumarı atacak olan Özgür, eski olayları yüzünden mafya tarafından kaçırılır.

Fikret, yanlışlıkla girdiği papazlık yolunda kendisini tahmin edemeyeceği bir konumda bulur. Beklenmedik bir şekilde Vatikan'a kadar yükselen Fikret, artık yurduna geri dönmesi gerektiğine karar verir.

Beladan uzak duramayan Altan ve isim benzerliğiyle mevzuya dahil olan Gürkan, bu sefer daha büyük bir bela olan Ali Kaptan'a bulaşır. Şeytan'ın yeryüzündeki gölgesi olarak nam salan Ali Kaptan'ın kendisine has işkence yöntemleri vardır. Başına gelen olaylardan sıyrılmaya çalışan ikili, uçkur belasına kendilerini daha beter durumların içinde bulur. Ali Kaptan'a hayatları pahasına borçlanan ikiliyi, Gürkan'ın aşiret reisi olan dayısı Ferruh kurtarmaya çalışacaktır.

Yalan Dolan, kusursuz bir plan yapıp, sistemin hatalarını kullanarak bir banka soygunu yapmak isteyen altı arkadaşın hikayesini konu ediyor. Michael Şahin Derun'un yönetmen koltuğunda oturduğu komedi türündeki filminin oyuncu kadrosunda Şafak Sezer, Çetin Altay, Burcu Binici gibi isimler yer alıyor.

Çeto ve Sülo, yaşadıkları talihsiz olaylardan sonra soluğu Kıbrıs’ta almış ve farklı bir hayat kurmuşlardır. Hayatlarını sade bir yaşantı içerisinde sürdürürlerken, kendilerine Kıbrıs’ta iş imkânı yaratan Nasip’in çalıştıkları Otel’in sahibesi Nadide hanımın kızı Asya ile evlenme kararı almasından sonra bir anda karmaşanın tam ortasında kalacaklardır. Nasip’in düğün parası için Kasap Tercan’ın kapısını çalarak yasa dışı bir işe bulaşması ve bu işi eline yüzüne bulaştırması yüzünden bir kez daha hiç ummadıkları şekilde aksiyonun içine düşen Çeto ve Sülo, Kasap Tercan belasından kurtulmak için Nasip ile birlikte çalıştıkları Otel’in kumarhanesini soymaya karar verirler. Üç kafadar dünyanın en zor işine kalkıştıklarının farkında olmadan Kumarhane’yi soyma planları yaparken, üçlünün hiç beklemediği bir anda plana Otel Sahibesi Nadide’nin kızı Asya’da dahil olunca, işler iyice karışacaktır.

Kalender, bir akrabasının cast şirketinde çalışan ve arada dizilerde, filmlerde ufak ve sözsüz roller alan bir figürandır. Uzatmalı sevgilisi İmge ile evlenme hayalleri kurmakta; yaşadığı semtteki çevresine ufak tefek roller ayarlamaya çalışmaktadır. Akrabasının adının karıştığı bir mali suçu üzerine alan Kalender, kısa süreyle cezaevine girer. Cezaevinde Vefa abi isimli bir mahkumla karşılaşır. Vefa, kendisinden yaşça küçük olan Kalender'i rol aldığı dizilerden, filmlerden tanımaktadır; kısa sürede Kalender'i çok sever ve himayesine alır. Cezasını tamamlayan Kalender, cezaevinden çıkar ve eski yaşamına geri döner. Vefa'nın dışarıdaki adamları ona dışarıda da yardım ederler. Bir süre sonra Vefa da cezaevinden çıkar. Kalender, Vefa'nın yanına gider ve yıllardır hayalini kurduğu kendi cast şirketini kurmaktan ve film çekme hayalinden bahseder. Vefa çok sevdiği Kalender'e yardım etmeye ve ona bir film çektirmeye karar verir. Olaylar sürpriz şekilde gelişir.

Fadıl bölgesinin en acımasız mafya babalarından biridir. Ancak günün birinde Hintli yoga hocası Gundhi'ye aşık olur. Günün birinde Gundhi Fadıl'ın malikanesinden kaçırılınca Fadıl genç kadını bulma yoluna baş koyar. En güvendiği arkadaşı Hulusi'yi de alarak Hindistan'a giden mafya babasının amacı Gundhi'yi onu kaçıranların elinden kurtarmak ve onun kalbini kazanmaktır. Ancak işler sandığı kadar kolay olmayacaktır. Gundhi'nin annesi de Hindistan'da çok güçlü bir mafya örgütünü yönetmektedir. Fadıl, Hulusi ve Mumbai'da çalışan Türk belediye işçisinin yardımıyla Gundhi'ye ulaşmaya çalışır. Ancak Fadıl'ın ailesi de Mumbai'ye geldiğinde işler iyice karışır...

Fanatiği olduğu takıma ve Duygu’ya aşık olan Zafer, bir türlü büyümeyen adamlardan biridir. Bir gün babasının zoruyla kendini istemediği bir evlilikte bulur. Birbirinden komik şekillerde bu evlilikten kurtulmaya çalışan Zafer’in planları beklediği gibi gitmez. Zafer, son düdük çalmadan gerçek aşkın ne olduğunu anlayabilecek midir? Kahkaha dolu bir seyir vaat eden "El Değmemiş Aşk" filmi, iki aşk arasında kalan Zafer’in eğlenceli hikayesinde aşktan, dostluktan, aileden bahsediyor. Yeni sezonun öne çıkan romantik komedilerinden biri olmaya hazırlanan filmin yönetmen koltuğundaysa Umut Kırca var.

Özgür, karısı Cemile’den ayrılmıştır. Tam bu karışık dönemde bir de babası Kudret, vefat eder. Özgür, oturduğu villayı eskiden olduğu gibi filmcilere kiraya vermekte ve oradan gelen para ile geçinmektedir. Sese takıntılı, biraz filozof ama çoğu zaman deliliğin sınırlarında gezen “Başkan” lakaplı mafya babasının adamlarından birinin telefonu Özgür’ün telefonuyla karışır, Başkan’a gitmesi gereken paralar Özgür’e gider ve işler karışır.

Özgür, zengin bir ailenin evlâdıdır. Ancak ne cimri babasından ne de zengin kayınpederinden destek görmez. Eski sevgilisi Şale ise çıkaracağı albüm için maddi destek beklemektedir. Desteği bulamayınca Özgür'ü, gizlice çektiği bir şantaj kaseti ile tehdit eder. Kadınca intikam gibi görünen durumun arkasında büyük hesaplar vardır. Özgür, Sabri ve Tayfun'dan yardım ister.

Fikret, eski mesleği olan gemiciliğe dönmüş, tayfa olarak çalıştığı gemiyle uzak denizlere açılmıştır. Gemi Hint okyanusunda seyrederken Somali’li korsanların saldırısına uğrar, korsanlar gemiyi ele geçirir, Fikret denize atlayıp kaçar.Ertesi gün Fikret baygın bir halde Hindistan sahilinde bir kumsalda karaya vurur. Bir kaç hintli köylü Fikret’i bulur, tedavi etmek için yakınlardaki bir Budist tapınağına götürürler.Aradan beş ay geçer, Fikret sağlığına kavuşur, tapınakta eğitim gören Serkan adındaki bir Türkle tanışıp arkadaş olur.

Birbirine kenetlenmiş yedi kişinin bir günde başına gelen maceraların öyküsü... "Para darphanede basılır, imzası atılır, banknot yapılır, deste deste akar gider. Milyonlarca temiz, milyonlarca pis el değer. Anlatılmaz bir sevgisi, anlatılmaz bir acısı vardır. Dünyada para için istenilecek en güzel dilek pis tarafını tutmamaktır, eğer tutarsan.

Yaşar Yaşamaz… Adına yakışır bir hayat yaşıyordu çocukluğundan beri. Bir gün yolu hiç düşünmese de hapishaneden geçiverdi! Hapishanede verildiği Adem baba koğuşunun sakinleri onu oldukça sıcak karşıladılar. Özellikle koğuş ağası Halil, onun gibi naif bir insanın hapishanede ne işi olduğunu merak ediyordu. Ve Yaşar anlatmaya başladı. Annesi o çocukken ölmüş, babası sahip çıkmıştı Yaşar’a. Ölen kardeşlerinden dolayı ona Yaşar adını vermişti babası, yaşar bedenen yaşadı, ama, İlkokul çağına geldiğinde nüfus dairesine gittiler babasıyla birlikte, maksat okula kayıt için nüfus kağıdı almaktı aslında ama, olmadı!... Kütükte daha önce iki kez şehit düşerek öldüğü yazıyordu!

Hayatını gemilerde tayfalık yapıp geçiren Fikret, artık İstanbul'a demirleyip yerleşik bir yaşam seçer. Hayatı kendisinden öğrenen ve bir dediğini iki etmeyen saf arkadaşı Asım'la bir gün karşılarına çıkacak olan o büyük fırsatı umut ederek yuvarlanıp giderler. Yaşadığı semtteki kilisesinin papazı Artin'in Vatikan'a gitmesini fırsat bilen ve kilisenin nimetlerini kendi tezgahına uydurup geçinmeye devam eden Fikret ve can yoldaşı Asım'ın karşısına bir gün gerçekten hiç beklenmedik bir iş gelir. Fikret'i kilisenin papazı sanıp başlarına gelen sihirli bir olayın çözümü için bu sahte papazın çaresine başvuran aile; ne kendi başlarına geleceklerden haberdardır ne de sahte papaz Fikret, karşısına çıkacak olan büyük sürprizden haberdar.

Arif, Antalya’da halı ticareti yapmaktadır. En büyük zevki UFO’larla ilgili hayaller kurup bunları çevresi ile paylaşmaktır. Bir gün hayali gerçek olur ve uzaylılar tarafından kaçırılır. Komutan Logar’ın esir ettiği Arif, GORA gezegenini bir alev topundan kurtarır. Bu sayede Logar’ın düşmanlığını, Amiral’in kızı Prenses Ceku’nunsa sevgisini kazanır. Oysa Logar, Prenses Ceku ile evlenip gezegeni ele geçirmeyi planlamaktadır. Arif’in yapabileceği tek şey, kaçarken Ceku’yu da yanına almaktır.

En büyük eğlence kaynağı, herkesin büyük ilgi gösterdiği yazlık sineması olan bir kasaba… Kasabanın deli oğlanı Emin, çevresindeki tüm insanlara her türlü işte yardım eden ve herkesin sevdiği bir adamdır. Televizyonun henüz yeni yeni Anadolu’ya yayılmaya başladığı bu dönemde köy halkı dönemin en büyük icadıyla tanışmaya hazırlanmaktadır. Televizyona dair çeşitli beklentiler vardır. Mekanik işlerle uğraşmayı seven Emin de televizyonun nasıl bir buluş olduğunu merak etmektedir. Televizyon kasabaya gelirken, beraberinde birçok şey getirecektir.

Aziz Keklik Malatya'da çiğ köftecidir, ona bir gün amcasından miras kalır. İstanbul'a şirketin başına geçmemesi için Senem'in babası bir sürü iş çevirir ve yardım için Pamir'i çağırır. Aziz Keklik Senem'e âşık olduğu için Ailesi ile birlikte İstanbul'a yerleşir. Aziz Keklik İstanbul'a geldikten bir süre sonra Babür adlı Avukat ikinci vasiyeti açıklar, bu vasiyette Aziz'in mirası hak etmesi gerektiği, eğer hak edemezse mirasın Aytekin'e kalacağı yazmaktadır. Aziz Keklik de artık kendini işe verir ve Ceyda adlı yönetici asistanını işe alır. Senem Ceyda'ya güvenmemektedir, Aziz Senem ve Ceyda'nın kendisine âşık olduğunu düşünür ve Senem'e her defasında Ceyda'dan bahsetmektedir. Pamir ne yaparsa yapsın Aziz'i yenememektedir, bu yüzden Fransa'dan annesi Zinnur'u çağırır. Senem'in babası Aytekin Pamir'in annesi Zinnur'a âşık olmuştur.

Ekrem Altındağlı nam-ı diğer "Başkan" İstanbul'un önemli mafya patronlarından biridir. Tıpkı sokaklarda olduğu gibi özel hayatında da derdi tasası bir türlü bitmek bilmez.

Kibirli kayınvalidesi Asalet'in gözüne yıllardır bir türlü giremeyen Aslan'ın hayatının akışı, kayınbabası Nejat, son nefesinde, "Karım, kızlarım ve torunlarım sana emanet..." diyerek ölünce birdenbire değişir. Üç kız babası olmanın gerekleriyle zor baş ederken kendini bir anda altı kadının yaşadığı insomniyak Asalet'in evinde iç güveysi olarak bulan Aslan'ın başına, kayınbabasına verdiği sözü tutmaya çalışırken birbirinden komik olaylar gelir. Zaten köy kökenli ve muhafazakâr biri olan Aslan, evdeki kadınların arasında iyice paranoyak ve kıskanç biri hâline gelir.

Erman ile Abiye, yirmi yıllık evli ve birbirlerinden oldukça sıkılmış bir çifttir. Ayrı yumurta ikizi iki sorunlu çocuk ve herkesten daha sorunlu bir kayınbirader de, birbirlerine zor tahammül ederken Kuzu çiftinin hayatını eziyete çevirir. Kuzu Ailesi'nin hayatı, yan binaya taşınan komşuları ile değişir. Yeni evli Gökhan ve Seval çifti, Kuzuların kendi hayatlarını karşılaştırabilecekleri bir "denek aile" modeli olurlar. Kuzular, her yeni macerada, ilk başta, komşu çiftin sevgi ve saygı ve modernlik dolu hayatlarına özenseler de, sonunda yine de kendi hayat tarzlarını en doğrusu olduğuna kanaat getirirler.

İki samimi arkadaş olan Gülüm Arif ve Doktor Tırtıl Necmi İstanbul' un eski semtlerinden birinde, mütevazı bir evde otururlar. Gülüm Arif' in tatlı diliyle, Doktor Tırtıl Necmi'nin buluşlarıyla kıt kanaat geçinen ikilinin canına garibanlık tak eder. Bir plan yaparlar. Havadan, cıvadan paralarla lüks hayat süren, sosyetenin en tanınmış dulu Sema Karaduman ' ın hayatına girecekler, güvenini kazanacaklar ve Sema hanım kendi elleriyle birkaç milyon doları bizimkilerin kucağına bırakacaktır. Bizimkiler tam planı yaptıklarında, oturdukları apartmana başarılı ve gözü pek komiser Pamuk Hüseyin ve onun dünyalar güzeli kızı Gülpare taşınır. Gülüm Arif ve Doktor Tırtıl Necmi kendilerince zengin olma hayalleri kurarken sosyete güzelinin peşinde olan Kilink Timur ve oğlu Cesur 'un olduğunu bilmezler. Bizimkiler iki ateşin arasında kalmışlardır bile.


Zalim is a 2003 Turkish adventure television series that lasted for 13 episodes. The series began broadcasting on Star TV on March 14, 2003, and concluded its season with the 13th episode aired on June 25, 2003

Fırıncı Nusret Efendi'nin beş kızı vardır. Eşi ve beş kızıyla mutlu, mesut bir hayat sürmektedirler. Nusret Efendi yıllardır eşi Ayhan Hanım'la beraber mahallenin anası babası olmuşlardır... Mahallede herkes Nusret Efendi'nin söylediklerine itimat eder ve ona büyük saygı duyar... Mahallenin eşrafı birbirinden naif, birbirinden enteresan insanlardan oluşmaktadır... Her birinin ayrı komik öyküsü, hayatları olsa da hepsinin en önemli özelliği birlikte yaşıyor olmalarıdır... İstanbul'un eski bir mahallesinin, gerçek olmayan ama gerçek olma arzu edilecek kadar güzel olan masalıdır Ekmek Teknesi...

Üç çocuklu bir ailenin aşırı yemek yeme alışkanlıkları yüzünden başlarına gelenler, seyyar bir satıcının onlara zayıflama ürünleri satarak zayıflamayı vaat etmesi gibi olayların geçtiği 16 bölümlük bir komedi dizisi.

Sıdıka Saka ve İstanbul'un bir kenar mahallesinde yaşayan Sinoplu Saka ailesinin maceralarını anlatır. Sıdıka okula gönderilmemiş olsa da kendisini eğitebilmiş, kitap okuyan, espritüel bir ev kızıdır. Aklı az olan bir abisi, baskıcı ve alkolik bir babası, Sıdıka'nın sorunlu olduğunu düşünen ve bir an önce onu evlendirmek niyetinde olan bir annesi vardır. Sıdıka'nın günleri evde kapalı kalarak geçmektedir ve dış dünya ile tek bağlantısı pencereden dışarıyı izlemektir.

Türkiye’nin ilk seyircili sitcomu olan Bir Demet Tiyatro’da orta sınıf bir işçi ailesinin yaşadıkları, ailenin 30 yaşlarındaki işsiz ve bıçkın oğlu Mükremin, sivri dilli ve zeki kız kardeşi Lütfiye, fantezileriyle oduncunun karısı Feriştah gibi karakterler aracılığıyla izleyiciye aktarılır.

Türkiye Müzik Ödülleri (1995'ten 2009'a kadar Kral TV Video Müzik Ödülleri ve 2009'dan 2013'e kadar Kral Müzik Ödülleri adıyla), her yıl Doğuş Yayın Grubu tarafından düzenlenen, Kral TV'de yayınlanan ve internet ortamında da canlı izleme imkânı bulunan müzik ödülleri törenidir. Uzan döneminde de Star TV ile ortak yayınla yayınlanan ödüller 2012'de düzenlenen törenle birlikte Kral Pop TV ve Star TV ile ortak yayınla yayınlanmaya başlamıştır.