İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

18 filminden 3'ü İzlenir çıktı
Sandra Annette Bullock, 26 Temmuz 1964 tarihinde Arlington, Virginia, ABD'de dünyaya gelmiştir. Alman bir opera sanatçısı annenin ve Amerikalı bir şan hocası babanın kızı olan Bullock, çocukluğunun önemli bir bölümünü babasının işi nedeniyle Almanya ve Avusturya'da geçirmiş, bu sayede akıcı bir şekilde Almanca öğrenmiştir. Küçük yaşlardan itibaren annesinin opera performanslarını izleyerek sahne sanatlarına ilgi duyan Bullock, lise yıllarında tiyatro oyunlarında rol almaya başlamıştır. East Carolina Üniversitesi'nde drama eğitimi aldıktan sonra oyunculuk kariyeri hedefiyle New York'a taşınan Bullock, burada oyunculuk dersleri alırken bir yandan da çeşitli işlerde çalıştı. Off-Broadway oyunlarında sahneye çıktıktan sonra 1980'lerin sonunda ve 1990'ların başında küçük film rollerinde görünmeye başladı. İlk dikkat çeken performanslarından birini Sylvester Stallone ve Wesley Snipes ile birlikte rol aldığı bilimkurgu aksiyon filmi "Cezalandırıcı"da (Demolition Man) (1993) sergiledi. Ancak Sandra Bullock'u bir gecede uluslararası bir yıldıza dönüştüren film, Keanu Reeves ile başrolü paylaştığı aksiyon gerilim filmi "Hız Tuzağı" (Speed) (1994) oldu. Bu filmdeki başarısının ardından Hollywood'un en çok aranan başrol oyuncularından biri haline geldi. Ertesi yıl rol aldığı romantik komedi "Sen Uyurken" (While You Were Sleeping) (1995) ile hem gişede büyük başarı yakaladı hem de En İyi Kadın Oyuncu (Müzikal veya Komedi) dalında ilk Altın Küre adaylığını kazandı. 1990'lar boyunca "Ağ" (The Net) (1995), "Öldürme Zamanı" (A Time to Kill) (1996), "Umudun Peşinde" (Hope Floats) (1998), "Aşkın Büyüsü" (Practical Magic) (1998) ve "Doğal Güçler" (Forces of Nature) (1999) gibi hit filmlerde rol alarak sempatik tavırları, komedi zamanlaması ve doğal güzelliğiyle "Amerika'nın Sevgilisi" olarak anılmaya başlandı. Aynı dönemde kendi yapım şirketi Fortis Films'i kurdu. 2000'li yıllarda da başarısını sürdüren Bullock, "Güzel Dedektif" (Miss Congeniality) (2000) – ki bu rolle ikinci Altın Küre adaylığını aldı – ve devam filmi "Güzel Dedektif 2" (2005), Hugh Grant ile rol aldığı "Aşka İki Hafta" (Two Weeks Notice) (2002) ve Ryan Reynolds ile başrolü paylaştığı "Teklif" (The Proposal) (2009) gibi popüler komedi filmleriyle gişedeki gücünü korudu. Aynı zamanda "Çarpışma" (Crash) (2004) ve "Infamous" (2006) gibi dramatik rollerle de eleştirmenlerin beğenisini kazandı. Kariyerinin zirvesine ise 2009 yapımı biyografik drama filmi "Kör Nokta" (The Blind Side) ile ulaştı. Bu filmdeki Leigh Anne Tuohy portresiyle En İyi Kadın Oyuncu dalında Akademi Ödülü, Altın Küre, SAG Ödülü ve Eleştirmenlerin Seçimi Ödülü'nü kazandı. 2013 yılında rol aldığı ve büyük beğeni toplayan bilimkurgu gerilim filmi "Yerçekimi" (Gravity) ile ikinci kez En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar'a aday gösterildi. Melissa McCarthy ile başrolü paylaştığı komedi "Ateşli Aynasızlar" (The Heat) (2013), Netflix filmleri "Bird Box" (2018) ve "The Unforgivable" (2021), Channing Tatum ile rol aldığı macera komedisi "Kayıp Şehir" (The Lost City) (2022) ve "Suikast Treni" (Bullet Train) (2022) gibi projelerle farklı türlerdeki başarısını devam ettirdi. 2022 yılında vizyona giren filmlerinin ardından Sandra Bullock, ailesine daha fazla zaman ayırmak istediğini belirterek oyunculuğa bir süre ara verdiğini açıkladı.

’Sonun Başlangıcı’ ve ’Çizgi Ötesi’ filmleriyle yeteneğini kanıtlayan Joel Schumacher’ın yönetmenliğini üstlendiği ’Öldürme Zamanı’, Güney Amerika’da hala süren ırk ayrımı üzerine bir film gibi gözükse de, işin haraketli yönüne ağırlık veren ve dolayısıyla bir macera filmi olarak tanımlanması daha uygun bir yapım. Mississippi’li bir fabrika işçisi olan Carl Lee Hailey, on yaşındaki kızı Tonya’nın gözü dönmüş iki beyaz ırkçı tarafından saldırıya uğraması sonucunda haklı olarak çok sinirleniyor ve bu iki adamı gördüğü ilk yerde öldürmeye teşebbbüs ediyor. Böylece bir anda ’suçlu’ durumuna düşen Carl Lee, Jake Brigance isimli bir avukatı savunma için tutuyor. Jake’e dava sırasında Ellen Roark isimli genç bir hukuk öğrencisi destek oluyor. Birlikte Klan’ın kirli yüzünü, ve 1860’larda çözülmüş olduğu iddia edilen siyah-beyaz ayrımının hala varolduğunu gören Jake ve Ellen, dava sırasında önemli kanıtlara rastlıyorlar..

Dr. Ryan Stone zeki bir tıp mühendisidir ve emekliliğinden önce son görevine çıkan yetenekli ve deneyimli astronot Matt Kowalsky'nin yönetimindeki mekikte ilk uzay yolculuğuna çıkar. Her şey yolunda gibi görünürken rutin bir keşif yürüyüşü sırasında bir felaket yaşanır. Mekik çarpan bir cisim sonucu paramparça olur. İki bilim insanı uzay boşluğunda yapayalnız kalırlar. Yeryüzü ile iletişimleri tamamen kopmuştur ve sonsuz karanlıkla baş başadırlar. Şimdi korkunun yerini panik alır, üstelik var olan sınırlı oksijenleri de gitgide tükenmektedir. İkili eve, dünyaya dönüş yolunu bulabilecek midir?

Howard fidye istemek için bombalı saldırılar düzenleyen polis tarafından aranılan bir suçludur.Bir otobüse yerleştirdiği özel bombayla yine fidye istemektedir.Genç bir polis memuru olan Jack hızı 80 km altına düşerse içinde bomba patlayacak olan otobüsün içindekileri kurtarmakla görevlendirilmiştir..Ona yardım edecek olan kişiyse otobüs şöförünün yerine geçmek zorunda kalan ve ehliyeti aşırı hız nedeniyle alınmış olan Annie'dir.

Loretta, Alan ile birlikte yeni kitabının tanıtım turnesinde iken, onu son kitabında yer alan antik kayıp şehrin hazinesine götürebileceğini uman eksantrik bir milyarder (Daniel Radcliffe) tarafından kaçırılır. Sadece kitaplarının sayfalarında değil, gerçek hayatta da bir kahraman olabileceğini kanıtlamak isteyen Alan, onu kurtarmak için yola koyulur. Destansı bir orman macerasına atılan bu beklenmedik çiftin, Kayıp Şehir’de hayatta kalmak ve sonsuza dek kaybolmadan önce antik hazineyi bulmak için artık birlikte çalışması gerekmektedir.

Suikast Treni'nde Brad Pitt, birçok işte raydan çıktıktan sonra işini barışçıl bir şekilde yapmaya kararlı şanssız bir suikastçı olan Uğur Böceği'ni canlandırıyor. Ancak kaderin başka planları olabilir, çünkü Uğur Böceği'nin son görevi onu dünyanın en hızlı treninde dünyanın dört bir yanından gelen ölümcül düşmanlarla - hepsi birbiriyle bağlantılı ama çelişkili hedeflere sahip - bir çarpışma rotasına sokar...

İki polis memurunu öldürmekten 15 yıl hapis cezasına çarptırılan Ruth Slater (Sandra Bullock), cezasını çektikten sonra yeni bir hayat kurmaya çalışıyor. Ancak cezaevinden çıkar çıkmaz öldürülen iki polis memurunun yakınları onu tehdit etmeye ve hayatını cehenneme çevirmeye başlar. Aksi takdirde artık eski evlerinde hoş karşılanmazlar. Bir çıkış yolu tıkanmış görünüyor, ancak nefret saldırıları artmaya devam ediyor. Şimdi, Ruth'un topluma geri dönüş yolu arayışında tek bir çıkış yolu vardır: yıllar önce gözden kaybettiği küçük kız kardeşini aramak, son çaresi olmalıdır. Ancak, kayıp aile bireyini arama, uzun yıllar hapis yattıktan sonra beklenenden daha zor hale gelir.

Görünmeyen uğursuz bir varlığın nüfusun büyük kısmını yok etmesinden beş yıl sonra, hayatta kalan bir kadın ve iki çocuğu çaresiz bir şekilde güvenli bir yere ulaşmaya çabalar.

Danny Ocean'ın kız kardeşi Debbie, 5 yıl süren bir hapis döneminden sonra yine akıllanmaz ve eski "ihtişamlı" günlerine geri dönmeyi ister. New York City'de düzenlenecek olan MET Ball gala gecesinde Daphne Kluger'a, Cartier tarafından "ödünç verilmiş" 150 milyon dolarlık gerdanlığını çalmayı planlar ve bunun için de Lou, Rose Weil, Nine Ball, Tammy, Amita ve Constance ile tamamı kadınlardan oluşan bir ekip kurar.

Tarih öncesi çağlardan beri kendilerine kötü bir efendi arayışında olan Minyonlar; Dracula'dan Firavun'a, Napolyon'dan, dinozorlara kadar birçok kişiye hizmet etmeye çalışsalar da hepsi bir gün yok olmuştur. Hizmet edecek bir efendi bulamayınca Antartika'da kendi hallerinde yaşamaya başlayan minyonların kaderi 1960'lı yıllarda değişir. Çünkü 3 kişilik maceracı bir minyon ekibi, Amerika'ya doğru yola çıkar.

Bir FBI ajanı olan Katerina James'e yeni bir görev verilir. Fakat bu sefer ki ortağı büro içerisinden değil, Boston polis departmanındandır. Kaçıklığı ile ün yapmış kadın polis memuru Shannon Mullins ile birlikte çalışarak bir Rus gangsterin ve çetesinin peşine düşerler. İkisi de birbirinden kişilik ve çalışma yöntemi olarak oldukça farklı olan bu iki kadın erkeklere taş çıkartacak bir iş birliği ile çete avına çıkarlar! Tabii bu komik macera boyunca başlarına türlü işler de açılacaktır...

Dr. Ryan Stone zeki bir tıp mühendisidir ve emekliliğinden önce son görevine çıkan yetenekli ve deneyimli astronot Matt Kowalsky'nin yönetimindeki mekikte ilk uzay yolculuğuna çıkar. Her şey yolunda gibi görünürken rutin bir keşif yürüyüşü sırasında bir felaket yaşanır. Mekik çarpan bir cisim sonucu paramparça olur. İki bilim insanı uzay boşluğunda yapayalnız kalırlar. Yeryüzü ile iletişimleri tamamen kopmuştur ve sonsuz karanlıkla baş başadırlar. Şimdi korkunun yerini panik alır, üstelik var olan sınırlı oksijenleri de gitgide tükenmektedir. İkili eve, dünyaya dönüş yolunu bulabilecek midir?

Yaptığı bulmacalarla başarı kazanan Mary Horowitz, kısa bir buluşmanın ardından hayatının erkeğini bulduğunu düşünür. Bu kişi haber kameramanı Steve'dir. Hayatının aşkının peşine düşen Mary, Steve'i haber niteliği olan tüm olayların içinde bulmaya çalışır. Önüne geçen her fırsatta eğlenmeyi kendine ilke edinmiş Hughes adlı kameraman, Mary'nin çılgın aşkını cesaretlendirir.

Kitap editörü Margaret, sınır dışı edilerek ülkesi Kanada'ya gönderilmesi gündeme gelince hemen aklını çalıştırır ve yıllardır çile çektirdiği ezik asistanı Andrew ile nişanlı olduğunu hükümet yetkililerine bildirir. Ancak asistanı, bu yalana ortak olmak için kendince bazı koşullar öne sürer. Zoraki çiftimiz, damat adayının ailesiyle tanışmak için Alaska'nın yolunu tutmak zorunda da kalacaktır. Büyük şehirde daima kontrollü bir kadın olan Margaret, orada karşılaşacağı birbirinden komik durumlar karşısında sudan çıkmış balığa döner.

Hazır Olun! Kapak kızı yine görev başında! Sandra Bullock, Güzel Dedektif'in bu devam bölümünde özel ajan Gracie Hart olarak tekrar geri dönüyor. Bu sefer, Gracie FBI'ın yeni yüzü olarak televizyonlardaki talk showlara çıkmaktadır... Ayrıca Gracie'nin öfke kontrolü problemi yaşayan ve ince yapılı Gracie hakkında dar bir görüşe sahip yeni bir ortağı da var...

Gwen Cummings, New York'lu başarılı bir yazar ve aynı zamanda hızlı yaşamayı seven, herkesin favorisi bir parti kızıdır. Dans klüpleri ve barlar arasında mekik dokuduğu bu yaşamını, çekici, yakışıklı ve hayatın vahşi yanlarına kendisi kadar tutkulu erkek arkadaşı Jasper ile paylaşmaktadır. Hayat Gwen için sadece eğlenmekten ibarettir. Ta ki kız kardeşi Lily'nin düğününde sarhoş olup limuzini kullanmaya kalkana kadar. Bu çirkin şovu Gwen'e mahkeme tarafından verilen 28 günlük rehabilitasyon cezasına mal olur....

Gracie Hart (Sandra Bullock), görevi başında ölen FBI ajanı annesinin izinden gitmek ve onun gibi olmak ister. Bu yüzden üzerinde ağır bir baskı vardır. Oldukça sinirli bir yapıya sahip olan Grace, dağınık ve kendine dikkat etmeyen, giyim konusunda yeteneksiz bir FBI ajanıdır. Bir teröristin "Miss United States" güzellik yarışmasını bombalama eyleminde bulunacağını söylemesi üzerine, FBI; yarışmada katılımcı bir kadın ajan bulundurmaya karar verir. FBI'da çalışan tek bayan ajan Gracie'dir. Zarafet ve kadınsılıktan uzak, erkek gibi davranmaya alışık olan Grace'in yarışmaya katılma düşüncesi tüylerini diken diken etmeye yetmektedir. Ne var ki, durumu kabullenmekten başka çaresi yoktur. Victor Melling (Michael Caine) uzmanlığının gereklerini fazlasıyla yapan, disiplinli ve maharetli bir güzellik uzmanıdır. Grace onun ellerinde çok zarif ve güzel bir kadın haline gelir.

Birdee, hayatını hep umutları ile sürüklemiş, gençlik aşkı ile evlenerek mutlu bir yuvada çocuğu ile yaşayan genç bir kadındır. Oysa ki yaşamındaki hemen herşey bir oyundan ibarettir. Dünyası tıpkı buzdan bir ev gibi eriyip gider. En yakın arakadaşı onu en çok sevdiğiyle aldatmıştır. Bunu da birlikte katıldıkları bir televizyon programında itiraf eder. Gidecek hiç bir yeri yoktur. Doğduğu kasabaya geri döner. Fakat programı burada herkes seyretmiştir. Artık hayattan başka sığınacak yeri yoktur.

Annie Porter, erkek arkadaşıyla büyük bir gemi vasıtasıyla Karayip Adaları’nda tatile çıkmakta olan sıradan bir kadındır. Bulundukları geminin bilgisayar sistemi, bir bilgisayar korsanı tarafından ele geçirilir. Bütün gemiyi ve içerisindeki insanları tehdit etmekte olan bilgisayar korsanının kendince emelleri vardır. Zamana karşı bir ölüm kalım mücadelesi başlamıştır. Gemi, eğer ki yavaşlarsa, infilak edecektir. Keanu Reeves ve Sandra Bullock’un başrolde olduğu çok sevilen Speed’in devam filmi olan Speed 2: Cruise Control, otobüsteki macerayı gemiye taşıyor. Willem Dafoe’nun da yan rollerden birinde karşımıza çıktığı filmin yönetmeni ise İlk Speed’in ve Twister’ın da yönetmen koltuğunda oturan Jan de Bont.

’Sonun Başlangıcı’ ve ’Çizgi Ötesi’ filmleriyle yeteneğini kanıtlayan Joel Schumacher’ın yönetmenliğini üstlendiği ’Öldürme Zamanı’, Güney Amerika’da hala süren ırk ayrımı üzerine bir film gibi gözükse de, işin haraketli yönüne ağırlık veren ve dolayısıyla bir macera filmi olarak tanımlanması daha uygun bir yapım. Mississippi’li bir fabrika işçisi olan Carl Lee Hailey, on yaşındaki kızı Tonya’nın gözü dönmüş iki beyaz ırkçı tarafından saldırıya uğraması sonucunda haklı olarak çok sinirleniyor ve bu iki adamı gördüğü ilk yerde öldürmeye teşebbbüs ediyor. Böylece bir anda ’suçlu’ durumuna düşen Carl Lee, Jake Brigance isimli bir avukatı savunma için tutuyor. Jake’e dava sırasında Ellen Roark isimli genç bir hukuk öğrencisi destek oluyor. Birlikte Klan’ın kirli yüzünü, ve 1860’larda çözülmüş olduğu iddia edilen siyah-beyaz ayrımının hala varolduğunu gören Jake ve Ellen, dava sırasında önemli kanıtlara rastlıyorlar..

Lucy bekar bir kadındır. Güzel görünümlü Peter ile her sabah metroda göz göze gelmektedir ve ona hayranlığını beslemektedir. Bir gün Peter raylara düşer. Lucy onu kurtarmak için devreye girer. Peter komaya girmiştir ve yanındaki tek kişi Lucy'dir. Peter'ı ziyaret eden ailesi Lucy ile tanışırlar ve Lucy onlara Peter'ın nişanlısı olduğunu söyler. Bir gün Peter'ın kardeşi olan Jack çıkageldiğinde asıl problem baş gösterir. Lucy ve Jack birbirlerine karşı koyulmaz bir biçimde aşık olmuşlardır.

Howard fidye istemek için bombalı saldırılar düzenleyen polis tarafından aranılan bir suçludur.Bir otobüse yerleştirdiği özel bombayla yine fidye istemektedir.Genç bir polis memuru olan Jack hızı 80 km altına düşerse içinde bomba patlayacak olan otobüsün içindekileri kurtarmakla görevlendirilmiştir..Ona yardım edecek olan kişiyse otobüs şöförünün yerine geçmek zorunda kalan ve ehliyeti aşırı hız nedeniyle alınmış olan Annie'dir.