İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

7 dizisinden 2'si İzlenir çıktı
Kerim Sarp Apak is a Turkish TV, film and theater actor. At the age of 5, he moved to Bursa with his family and grew up there. He received his high school education at Bursa High School for Boys. While he was planning to study business administration at that time, his theater life started when he received an application form for the talent exams. In 2004, after graduating from Dokuz Eylül University Faculty of Fine Arts, Department of Acting, he went to Istanbul with the support of his teacher Baris Erdenk. He made a successful acting performance in the play Agir Roman at the Sadri Alisik Theater. At the end of that year, he joined the BKM Group, which also included Yilmaz Erdogan, and had the opportunity to play a small role in the movie Organize Isler. He also starred in the TV series Anadolu Kaplani, En Son Babalar Duyar. He acted in the children's play Sizinkiler, Dünya Kac Bucak and went on tour in Turkey with this play. The talented actor, who also performed stand-up shows in a venue with a small stage called "Mutfak" next to BKM, caught his real fame with his role as Tanriverdi in Avrupa Yakasi. After his mimics and movements were highly appreciated, he played the role of "Emrecan" in the play "Op Babanin Elini" at Gazanfer Ozcan - Gönül Ulkü Theater. In 2007, with the song "Askinla Yandim", which he wrote and composed himself, he managed to enter the list of many rock music listeners. He starred in Mahsun Kirnizigül's Beyaz Melek, Günesi Gördüm and Murat Saracoglu's O... Cocuklari. He left Kavak Yelleri for a short time but later returned again. After the end of Kavak Yelleri, he played the character of Emir Danisman in Gülse Birsel's new sitcom series Yalan Dünya. The series finalized in its 4th season. IMDb mini bio by; yusufpiskin

Avrupa Yakası, ait olmak istediği havalı Nişantaşı hayatı, çalıştığı moda dergisi, tam bir beyaz Türk olan aşık olduğu erkek ve bu dünyanın tam zıttı hayat görüşüne sahip ailesi arasında kalmış genç bir kadın olan Aslı Sütçüoğlu (Gülse Birsel) ve onun ailesi ile arkadaş çevresini konu alıyor.

Kocabaş'ların otoriter reisi Şehmuz, evin titiz ve klorak bağımlısı kadını Servet, aynı evde damatları iç güveysi Selahattin, kızları Gülistan, torunları Orçun, Orçun'un sevgilisi Eylem ve bekar oğulları Rıza ile birlikte oturmaktadırlar. Antakya’dan İstanbul-Cihangir’e taşınan Kocabaşlar geleneklerine bağlı olan babaları Şehmuz Bey’in hakimiyeti altındadır. Damatları Selahattin, eşi Gülistan’a hiç bağlı değildir; üstelik onu pavyonda tanıştığı Tülay ile aldatmaktadır. Evin tek oğlu olan Rıza, hiç sevmediği Nurhayat ile ailesinin baskısıyla nişanlanmıştır. Ancak bu duruma daha fazla katlanamaz ve Nurhayat’tan ayrılma kararı alır. Bu karar Kocabaşlar için yıkım olur. Aile, Rıza ve Nurhayat’ın arasını düzeltmek için seferber olur. İki defa tertiplenen düğünde önce Rıza, sonra Nurhayat kaçar ve böylece ilişkileri sona erer. Bu olaylar yaşanırken tüm ailenin hayatını değiştirecek bambaşka bir gelişme yaşanır. Deniz, yanında kardeşi Bora ile birlikte, bir dizide bir bölüm konuk oyunculuk yapmak için İzmir’den İstanbul’a gelir. Yıllardır aradığı fırsatı bulamayan Deniz’in hiç beklemediği bir anda şansı döner. Dizinin başrol oyuncusu sette olay çıkartıp işi bırakır. Bir anda bölüm oyunculuğundan başrole terfi eden Deniz, İstanbul’da ev arayışına girer. Setteki diğer bir oyuncu Açılay da ev aramaktadır ve Deniz’e ev arkadaşı olmayı teklif eder. Şehmuz Bey de Rıza’ya kızar ve Nurhayat ile evlendirdikten sonra oturmalarını planladıkları yan daireyi kiraya vermeye karar verir. Herkes bu daireyi tutmak üzere harekete geçer. Damat Selahattin o dairede metresi Tülay’ı oturtmayı planlarken, büyük bir tesadüf sonucu Deniz ve Açılay da aynı eve talip olur. Ancak Şehmuz evi sadece ailelere kiralamaktadır. Daireyi çok isteyen Deniz, Açılay ve Bora’nın aklına bir plan gelir. Plan işe yarar; Şehmuz Bey’i ikna edip evi tutarlar. Ancak ilk başta yolunda giden işler kısa bir süre sonra kontrolden çıkar. Bütün bunların üzerine Deniz'in annesi ve babasının İzmir'den İstanbul'a taşınması ile işler iyice çığırından çıkar.

Artık kanun kaçağı olarak hayatlarına devam eden Mermer ailesinin kendi sorunlarıyla boğuşmasını anlatıyor. Serhan, hamile olan Begüm'ü yeni hayatlarına alıştırmakta güçlük çekiyor. Serhat artık hayatında bir kadın eksikken Gazanfer, örgüte karşı ailesini bir arada tutma mücadelesi verir. Ancak Zafer'in örgütün eline düşmesi herkesin hayatını alt üst eder. Zafer'e ulaşmanın bir yolunu arayan Gazanfer, çareyi eski bir dostundan yardım istemekte bulur. Mermer ailesi bu kez çocuklarına kavuşmak için son bir soygun yapmak zorunda kalacaktır.

Nesillerdir Haydarpaşa Garı'nda Anadolu Tat Lokantası'nı işleten Mermer Ailesi, sekiz kişiden oluşan geniş bir ailedir. Kendi halinde, sade bir yaşamları olan bu insanların durumları biraz karışıktır. Bu ailenin, uzun zamandır gizledikleri bir de sırları vardır. Bu sır, her ne pahasına olursa olsun açığa çıkmaması gerekmektedir.

Ulaş ve İrem aynı apartmanda yaşayan komşu çocuklarıdır. Beraber oynarlar, beraber servis beklerler ve Ulaş, İrem’e sırılsıklam aşıktır. Ama çok utangaç olduğu için bir türlü açılamaz. Bir akşam babası duygularını bir kaset çekerek duygularını İrem’e anlatmasını tavsiye eder. Ulaş o günden sonra İrem’in doğum günü hediyesi olarak onlarca karışık kaset dolduracaktır... 1990’lı yıllardan itibaren tanışan Ulaş ve İrem’in arkadaşlık ve aşk hikayesini konu alan film Uygar Şirin’in aynı adlı romanından uyarlandı. Yönetmenliğini Tunç Şahin’in üstlendiği yapım, 20 seneyi aşkındır tanışmalarına rağmen beraber olmayı beceremeyen bir çiftin öyküsünü, her dönemin müziğini kendisine fon alarak anlatıyor.

Eski arkadaşı Cevat'ın yazdığı romanın ödül almasını hazmedemeyen Muharrem, arkadaşlarının akşam yemeğine kendini zorla davet ettirir. Bu yemekte eski defterler yeniden açılır.

Mahmutpaşa’da bir han esnafının hikayesini anlatır. Tolgahan Sayışman (Ali) handaki esnaflardan birinin oğludur. Ali, oldukça yakışıklı ve çapkın bir delikanlıdır. Bergüzar Korel (Gözde) ise esnafın çalıştığı hanı satın alan zengin müteahhidin, yardımsever, doğaya ve hayvanlara düşkün kızıdır. Müteahhit, esnafın çalıştığı hanı satın alır ve orayı yıkıp alışveriş merkezi yapmaya karar verir. Han esnafının bir an önce hanı boşaltmasını isteyince esnaf birleşerek bir plan yapar ve Ali’den Gözde’yi etkileyerek hanı kurtarmasını ister. Bir yardım gecesinde tanışan Ali ve Gözde birbirlerinden çok etkilenirler. Esnafında yardımıyla yapılan planlarla komik ve romantik bir hikaye başlar.

Bir çete lideri, Süpermen kılığındaki intihara meyilli adamı işe alır. Bu sırada çeteyle bağlantılı çalıntı bir arabayı kullanan kadın ise çeteden intikam almayı planlar.

Dedesinden yadigar aile şirketinde, son derece kurnaz olan eniştesi Fırat'a karşı liderlik savaşı veren Mercan, şirkete alınan yeni çalışanları Aytaç'ın da cin fikirleriyle şirketin başına geçmeye çalışır.

Genç yaşında iki çocuğuyla mücadele veren, tüm yoksunluğuna rağmen kendini çocuklarının mutluluğuna adayan, onlara hem anne hem de baba olan Asiye’nin hayatı, gözünden sakındığı kızı Nergis’in başına gelen felaketle tepetaklak olur. Bunun üzerine kızını korumak uğruna, çocuklarıyla beraber dönüşü olmayan bir yolculuğa sürüklenen Asiye’nin yolu, kendilerine yardım eden hiç tanımadığı bir yabancı olan Mahir ile kesişir. İnsani duygularla onlara yardımcı olan ve arabasına alan Mahir, verdiği bu kararla hem kendisinin hem de Asiye ve çocuklarının kaderini değiştireceğinden henüz habersizdir. Mahir sayesinde Demirhan Konağına sığınan Asiye için bu bir kurtuluş değil, yepyeni bir savaşın başlangıcıdır.

Özpamuk Tekstil’in getir-götür sorumlusu Yaşar Yüksel, karısı Safiye, kızı Yıldız, baldızı Melike ve kayınbiraderi Gündüz ile İstanbul’un bir gecekondu semtinde kıt kanaat yaşayan bir aile babasıdır. Çalıştığı şirketin sahibi Cengiz Özpamuk çapkın oğlu Ozan’ı karıştığı bir skandal sonrası genel müdürlükten alır ve inadına yerine Yaşar’ı getirir. Üstelik Yaşar ailesi ile birlikte Jetset Konakları’ndaki genel müdür villasına taşınabilecektir. Ozan ise babası, babaannesi Zahide ve üvey annesi Gizem’in sürekli gerilim yaşadığı yan evdeki gençlik odasına geri dönmek zorunda kalır. Ailesi sınıf atlama ve sosyeteye ayak uydurma heyecanına düşmüşken; Yaşar’ı ise şirketin şu ana kadar hiç çıkmadığı üst katında, moda ve tasarım dünyasının göbeğinde herkesin saygısını kazanması gereken zor bir dönem beklemektedir.

Kocabaş'ların otoriter reisi Şehmuz, evin titiz ve klorak bağımlısı kadını Servet, aynı evde damatları iç güveysi Selahattin, kızları Gülistan, torunları Orçun, Orçun'un sevgilisi Eylem ve bekar oğulları Rıza ile birlikte oturmaktadırlar. Antakya’dan İstanbul-Cihangir’e taşınan Kocabaşlar geleneklerine bağlı olan babaları Şehmuz Bey’in hakimiyeti altındadır. Damatları Selahattin, eşi Gülistan’a hiç bağlı değildir; üstelik onu pavyonda tanıştığı Tülay ile aldatmaktadır. Evin tek oğlu olan Rıza, hiç sevmediği Nurhayat ile ailesinin baskısıyla nişanlanmıştır. Ancak bu duruma daha fazla katlanamaz ve Nurhayat’tan ayrılma kararı alır. Bu karar Kocabaşlar için yıkım olur. Aile, Rıza ve Nurhayat’ın arasını düzeltmek için seferber olur. İki defa tertiplenen düğünde önce Rıza, sonra Nurhayat kaçar ve böylece ilişkileri sona erer. Bu olaylar yaşanırken tüm ailenin hayatını değiştirecek bambaşka bir gelişme yaşanır. Deniz, yanında kardeşi Bora ile birlikte, bir dizide bir bölüm konuk oyunculuk yapmak için İzmir’den İstanbul’a gelir. Yıllardır aradığı fırsatı bulamayan Deniz’in hiç beklemediği bir anda şansı döner. Dizinin başrol oyuncusu sette olay çıkartıp işi bırakır. Bir anda bölüm oyunculuğundan başrole terfi eden Deniz, İstanbul’da ev arayışına girer. Setteki diğer bir oyuncu Açılay da ev aramaktadır ve Deniz’e ev arkadaşı olmayı teklif eder. Şehmuz Bey de Rıza’ya kızar ve Nurhayat ile evlendirdikten sonra oturmalarını planladıkları yan daireyi kiraya vermeye karar verir. Herkes bu daireyi tutmak üzere harekete geçer. Damat Selahattin o dairede metresi Tülay’ı oturtmayı planlarken, büyük bir tesadüf sonucu Deniz ve Açılay da aynı eve talip olur. Ancak Şehmuz evi sadece ailelere kiralamaktadır. Daireyi çok isteyen Deniz, Açılay ve Bora’nın aklına bir plan gelir. Plan işe yarar; Şehmuz Bey’i ikna edip evi tutarlar. Ancak ilk başta yolunda giden işler kısa bir süre sonra kontrolden çıkar. Bütün bunların üzerine Deniz'in annesi ve babasının İzmir'den İstanbul'a taşınması ile işler iyice çığırından çıkar.

‘Kavak Yelleri’ başında kavak yelleri esen, içinde kasırgalar oluşan, kanında tatlı zehir dolaşan, büyümek için sabırsızlanan dört gencin hikayesini anlatıyor. Yazları cıvıl cıvıl, kışları ise ıssız bir Ege kasabasında yaşayan Deniz (İbrahim Kendirci), Aslı (Pelin Karahan), Efe (Dağhan Külegeç) ve Mine (Aslı Enver) herkese kendi hikayesinden bir şeyleri hatırlatacak. Mutlu ve güvenli ailesinden kopup kendi yolunu bulmaya, büyümeye çalışan Deniz; idealist, güçlü, maddi zorluklara rağmen okuyan, hayata karşı sert görünmeye çalışan hassas Aslı; rahat ve esprili tavırlarıyla içindeki acıyı saklamaya çalışan Efe. Ve ayrık otu, isyankar Mine. Sıkı dostluklar, ilk aşklar, ÖSS baskısı, okul, aşılmaya çalışılan aile sorunları herkese tanıdık gelecek. Büyümenin zorlukları yetmezmiş gibi, kahramanlarımız bir de ÖSS’yle savaş vermekte ve artık büyük gün de yaklaşmaktadır. Akıllarının başlarında olmadığı bir dönemde hayatlarının en önemli sınavına girip, en önemli kararını vermeleri gerekmektedir.

Anadolu’da mobilyacılık yapan Osman çekyatı bulmuştur. Daha önceden Osman’ın yanında çırak olarak çalışan insanlar İstanbul’a giderek işlerini büyütmüşlerdir. Vaktinin çoğunu İstanbul’daki alışveriş merkezlerinde geçiren Osman’ın karısı Neriman ise işlerin büyümesi için İstanbul’a taşınmalarının şart olduğuna Osman’ı ikna eder. Böylece kendiside İstanbul’daki sosyetenin içine girerek sınıf atlayabilecektir. Osman daha fazla para kazanmak için geldiği İstanbul’da daha ilk günlerden para kaybetmeye başlamıştır bile. Ancak kaplanların olduğu yerde kedilerin miyavlamayacağını herkese göstermekte de kararlıdır.

Avrupa Yakası, ait olmak istediği havalı Nişantaşı hayatı, çalıştığı moda dergisi, tam bir beyaz Türk olan aşık olduğu erkek ve bu dünyanın tam zıttı hayat görüşüne sahip ailesi arasında kalmış genç bir kadın olan Aslı Sütçüoğlu (Gülse Birsel) ve onun ailesi ile arkadaş çevresini konu alıyor.