İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

18 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Oyuncu, Dramaturg, Çevirmen, Maske ve Kukla Tasarımcısı. 1964, Ankara doğumlu olan Şehsuvar Aktaş, Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü mezunu. 1987 yılında okulu bitirdikten sonra aynı bölümde yüksek lisans ve doktorasını tamamladı. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda iki yıl araştırma görevlisi olarak çalıştı. 2000 yılından bu yana çalışmalarını kurucularından olduğu Tiyatrotem çatısı altında sürdürmektedir.

Hayatının aşkıyla evlendikten sonra hayat Hüseyin için daha da zorlaşmıştır. Büyüyen ailesini geçindirmek için gece gündüz çalışır. Firuzan ise ünlü bir şarkıcı olmuştur.

Nihayet babasını bulan Hüseyin'in artık tek bir amacı vardır: Yeni arkadaşının da yardımıyla, sevdiği kıza kavuşmak!

Büyükannesi ve büyükbabasıyla küçük bir köyde yaşayan klarnetçi İstanbul'a gitmek zorunda kalır. Burada aniden gelen şöhretin tadını çıkaran bir şarkıcıyla tanışır.

Gümrük memuru Musa, birbirinin zıddı iki olay arasında fark gözetmeyen birisidir. Annesinin ölümüne tepki vermeyen Musa, iki çocuk ve bir anneyi öldürmekten sorumlu tutulmasına da sesini çıkarmaz.

İstanbul’da geçen ve imkânsız bir aşkı konu alan dizide; tıp fakültesinde okuyan güçlü ve umut dolu genç bir kadın olan Şehrazat, sevgilisi Ferhat’la mutlu bir gelecek hayali kurarken, Ferhat’ın suçsuz yere idama mahkûm edilmesi tüm hayatlarını altüst eder. Şehrazat, sevdiği adamı darağacından kurtarmak için karanlık nüfuzuyla tanınan Büyükbey’den çaresizce yardım ister. Ancak, bilmediği bir gerçek vardır: Büyükbey’in yaptığı hiçbir iyilik karşılıksız kalmaz. Büyükbey’in kızı Şirin ve yeğeni Kubat’ın mutsuz evliliği, imparatorluğunu korumak için kurduğu planla birleşince herkesin hayatı kökünden değişecek ve hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

“Bir gerçek kaç yalandan oluşur?” Sorgu memuru Cihan’ın babası ölü bulunur. Bu şüpheli ölümün dosyası, Cihan’ın mesai arkadaşı Metin'e verilir.Dosyayla ilgili gerçekler ortaya çıktıkça Cihan ve Metin arasındaki derin aşk da sınanacaktır. Zira bu hikayede potansiyel bir cinayet şüphelisine dönüşmeyecek hiç kimse yoktur!

Bir yandan Aliya'nın savaşta dağıtılmış ülkesini bir arada tutma ve yeniden inşa etme çabasını izlerken bir yandan da soykırım nedeniyle paramparça olmuş bir ailenin, savaşın acımasız şartlarındaki mücadelesine şahit oluyoruz.

Onur Karasu genç yaşında daire başkanlığına terfi etmiş başarılı bir istihbarat ajanıdır ve bir süredir Türkiye'nin en büyük kuyumculuk şirketinin sahibi Civan Koral’ın peşindedir. Koral Mücevherat'ı kirli işleri için paravan olarak kullanan Civan, bir suç örgütünün Türkiye temsilcisidir. Civan'ın yaptığı yasadışı işlerle ilgili belgeleri evindeki kasada sakladığını düşünen Onur, eve girip çıkabilmek için Civan'ın kardeşi Hilal ile sevgili olur. Civan’ın yurt dışına yerleşeceğini öğrendiğinde onu elden kaçırmadan belgeleri alabilmek adına Onur ani bir kararla Hilal'e evlenme teklif eder. Planı nişan günlerinde kasayı açmak ve kardeşinin nişanı için orada olan Civan'ı tutuklamaktır. Hesaba katmadığı şey ise; Hilal'in yakın arkadaşı Ece olur. Onur ve Ece; gece ve gündüz kadar iki zıt kutup, hiç istemedikleri bir biçimde birlikte çalışmak zorunda kalacaktır.

1900’lü yılların başında maceraperest, asi, heyecanlı ve zekası bedenine sığmayan genç tıp talebesi Ziya’nın en büyük dileği, çok iyi bir hekim olup tıbbın çare bulamadığı birçok salgın hastalığa derman olabilmektir. İstanbul’da tanıştığı delilik ve dahilik arasında duran hekim İhsan, onu bu dünyada anlayabilen tek kişi olmuştur. Birbirini bulan bu iki eksantrik ve yaralı ruh, beraber giriştikleri gizli ve yasaklı deneyin bedellerini ağır bir şekilde ödeyeceklerdir. Zira kodlarını çözmeye çalıştıkları kadim bir yazı onları adeta felaketin kapısına getirip bırakır.

Kadın cinayetlerini araştırmak için emniyet bünyesinde yeni kurulan birimin başına Önem başkomiser getirilir ve ekip katillerle amansız bir mücadeleye başlar.

Sinan, dedesinin değerleriyle büyümüş, dürüst, ahlaklı, vicdanlı bir gençtir. Ancak aradığı aşkı henüz bulamamıştır. Sinan’ın dedesi ölüm döşeğindeyken ona ilginç bir vasiyette bulunur. Vasiyete göre Sinan şu üç şarta uyan kızı bulup evlenmelidir: “Erken kalksın, eskinin kıymetini bilsin, bir de bal porsuğuna benzesin yeter” Sinan dedesinin vasiyetini yerine getireyim derken kendisini komik bir maceranın içinde bulur. Bu macerada ona en yakın arkadaşı Azim, patronu Güven, ailesi, yakın çevresi ve dedesinin cami arkadaşları Burhan, Namık ve Talat amcalar eşlik edecektir.

Temizlik işlerine giden Fatma, kayıp eşi Zafer’i ararken beklenmedik bir kaosun içine çekilir. Fatma kimsenin şüphelenmediği görünmez bir “temizlikçi” olduğunu fark eder.

Depremde dağılmış bir aile, kendini kaybetmiş, hayata tutunmakta zorlanan bir adam ve aşka kapılarını kapatmış yaralı bir kadının birbirlerinin hayatlarını değiştirmesinin hikayesi...

Toplumdaki yozlaşmanın çözümünü kendi adaletini sağlayarak arayan Ercüment Çözer’in yolu, toplumdaki sapkınlık ve kötülüklerin içine sıkışmış iki genç olan Helen ve Savaş ile kesişir. Helen ve Savaş başlarına gelen olaylar sebebiyle adaletin elinden kaçanların peşine düşmeye karar verir. Bunu öğrenen Ercüment Çözer ise saygısızlara savaş açan bu ikiliye kendini polis olarak tanıtarak onların güvenini kazanmaya çalışır.

Ahşap işleri yapan sıradan bir marangoz olan Ferhat’ın dünyası, hiç ummadığı bir anda aşka, zengin ve karanlık bir dünyaya bağlanır. Küçük atölyesinden Kapalı Çarşı’nın tarihi dükkanlarına adım atan Ferhat’ın yolu Karalı Köşk’üne çıkar.

İki genç adam, iki farklı insan, iki kurban, bambaşka yerlerden gelip, yan yana durarak, inat ve öfkeyle, kader sandıkları, tesadüf saydıkları bir kumpasla savaşıyorlar. Uzakta kalan ve uzayıp gelen bir geçmişin peşine düşüyorlar. Eski defterlerin, kirli davaların, büyük ve küçük yalanların hesabını soruyorlar. Mafyanın, paranın, entrikanın konuştuğu ve sustuğu bir hayatın içinde sürükleniyorlar. Halka, dur durak bilmeyen bir serüvenin, karanlık bir dünyanın hikâyesi.

Emekli bir adliye memuru olan Agâh Beyoğlu, İstanbul’un en kalabalık ve hareketli semti Beyoğlu’nda yalnız ve münzevi bir yaşam sürdürmektedir. Kızı yurtdışında yaşamakta, eşi ise yıllar önce vefat etmiştir. Agâh’ın bu tekdüze yaşantısı, kendisine konan Alzheimer Başlangıcı teşhisiyle altüst olur. Hastalığından ötürü er geç bütün anılarını unutacaktır. Bu gerçek karşısında başta bocalasa da Agâh, unutmanın bir fırsat olduğunu fark eder. Yıllardır planladığı ancak sürekli ertelediği bir cinayeti işlemek için bir fırsat! Nasıl olsa işleyeceği bu suçu gelecekte hatırlamayacak, hatırlamayacağı için de vicdan azabı çekmeyecektir.

Bir yanda çok başarılı, çekici, fakat aşkla arasına mesafe açılmış, hayatta onu şaşırtacak bir şey kalmadığını hisseden bir boşanma avukatı Barış. Diğer yanda ise hayat dolu, akıllı, eğlenceli, fakat ailesini geçindirmek için taksi şoförlüğü yapmak zorunda kalan, güzel bir genç kız olan Aslı, nam-ı diğer Ateşböceği. İkilinin yolları kesişince, aşk dolu bir serüvenin içine girerler.

Çocuklarından biri 25 yıl önce kaybolmuş, geleneksel, kalabalık bir Türk ailesi... Çok sevdiği eşini kaybetmiş Tarık... Birbirinden çok farklı iki aile komşu olursa ve Tarık'ın aslında kaybolan o çocuk olduğu ortaya çıkarsa ne olur?

31 Aralık 2011'den sonra Türkiye'nin resmi olarak AB üyesi olacağını Egemen Bağış duyurur. Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne geçişindeki olaylar İstanbul'da bir apartman olan Avrupa Avrupa Apartmanı'nın sakinlerinin üzerindeki etkileri ile gösterilir. Koparan ailesi ve Beceren ailesi arasındaki atışmalar genellikle ön planda yer alır. Koparan ailesinin kızı Gül ile Beceren ailesinin Brüksel'den yeni gelen oğulları Can'ın birbirine aşık olması, bu durumu saklamak için yaptıkları ise dizinin konularındandır. Dizinin diğer bir konusu ise Mahir ve Ferdi'nin iş ortakları oldukları halde Gülbahar ve Nermin'in aralarındaki kavgadan dolayı bunu onlara söyleyememesidir.

Dizide evin annesi Neriman, emekli dolmuş şoförü baba Cahit, baba mesleğini devam ettiren ve hâlâ ailesiyle yaşayan büyük oğlan Metin, karşı dairede oturan küçük oğlan Çetin, Çetin’in eşi Ece ve Metin’in eşi Nalan ile çok eğlenceli bir hayatın penceresi açılıyor. Cadılığına çok cadı, ama bir o kadar da tatlı bir kaynananın etrafında şekillenen; kocaman, mutlu ve çok komik bir ailenin hikâyesi anlatılıyor.

Havin üniversiteye giden 23 yaşında bir kızdır. Babası Gülağa hapse girerken kızını amcası ve yengesine teslim etmiş ancak Havin onların zulmüne dayanamayıp evden kaçmıştır. Havin'in en yakın arkadaşı Lale, escortluk yapmakta ve çok para kazanmaktadır. Havin'i de bu işe ikna etmeye çalışmaktadır. Baran'ın en yakın arkadaşı Levon onun için bir doğum günü partisi hazırlar, hediye olarak Havin'i getirir. Tanıştıkları gece Havin ile aralarında bir şey geçmeyen Baran, Havin'in çekingenliği ve güzelliğinden çok etkilenir ve ona aşık olur. Evlenmek üzere düğün yerine giderken kaza yaparlar. Baran hafif yaralanır fakat Havin'in durumu ağırdır. Bunu fırsat bilen ve oğlunun Havin ile evlenmesini istemeyen Kumru Havin'i bir dağ evine hapsedip ona bir miktar para vererek öldü süsü verir. Asıl şok Havin'in yıllar sonra başka bir kimlikle eski hayatına ve aşkına geri dönmesidir. Baran'a farklı bir kimlikle davranmasıyla bütün olaylar karışır.