İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

4 dizisinden 1'i İzlenir çıktı

Yıllar önce zengin bir Almanı donmaktan kurtarmıştır. Hayatını kurtardığı bu kişi, yaptığı bu iyilikten ötürü Âdemoğlu'na büyük bir miras bırakır. Âdemoğlu, artık ülkenin en zengin adamlarındandır; ancak yüzü yine de gülmez. Bu durum basının ilgisini çeker ve bir yarışma düzenlenir.

Rakiplerini ağır bir yenilgiye uğratıp, seçimlerini kazanan imar müdürlüğünde görevli saf bir adamın güldürüsü.

Doğdugu günden beri her olaya gülen Yusuf Şaplak'ın hayat hikayesi, yaşadıkları... Filmde çok ince noktalarda verdiği toplumsal mesajlar izleyiciye filmin ana teması için yol gösterir niteliktedir.

Metin Mertoğlu (Kemal Sunal) zengin bir ailenin çocuğudur. Selma'ya aşık olur. Onu elde etmek için hırsız numarası yapar ve başına bazı dertler gelir.

Seydali, askerliğini bitirip köyüne dönünce babasının işlerini devralır. Köyde görüp âşık olduğu Gülfidan’la evlenmek isteyen Seydali yüksek başlık parası nedeniyle çaresiz kalır.Son bir umutla Almanya’da çalışan abisinden yardım ister. Abisi, başlık parasıyla Almanya'dan dönerken trafik kazası geçirerek ölür. Babası, töre gereği Seydali’yi yengesi Meryem’le evlendirmek ister.

Baraj projesinde kamulaşmaya gidilecektir. Sarı kavak ve uzun kavak köyleri kamulaştırmanın içine girmektedir. Sözde bu durum gizliliğini korumalıyken komisyonda görevli olan biri bu bilgiyi bir holdinge satar ve o holdingdeki biride duyduğunu başka bir holding'e satar. Böylece iki holding köylülerin topraklarını ucuz fiyata alıp devlete pahalı fiyata satma niyetle uzun ve kısa kavak köylerinin yollarını tutarlar. Bu arada köyde inatçılığı ile bilinen Bayram Kemal Sunal vardır. Bayram diğer köyün ağasının kızına aşıktır. Kızda ona aşıktır. Ancak bayram çok inatçıdır ve her ayın ilk Cuma günü kızı istemeye gelirler. Ağa kızını yine vermez ve sertçe davranır. Bunun üzerine Bayram "ben senin kızını istemiyeceğim artık sen beni istemeye geleceksin" diye kehanet tutar. Holding temsilcileri gelir ve her biri ağa ile muhtarın mallarını ucuz fiyata almaya çalışırlar. Bu arada birbirleriyle yarışırlar.

Filmde, savaş muhabirliği yapmaya çalışan başarısız bir gazetecinin yaşadıkları anlatılır. Ali, bir gazetede muhabirlik yapmaktadır. Beceriksizliği yüzünden yazı işleri müdürüne ve gazete çalışanlarına zorluklar yaşatır. Bir gün bir şike olayını araştırmak üzere görevlendirilir. Araştırmalarından hiçbir sonuç elde edemez. Bu yüzden çalıştığı gazeteden kovulur. Kız arkadaşı Ayşe ise onu kendi çalıştığı gazetenin savaş muhabiri olması için ikna eder. Ülkenin içinde bulunduğu kritik durumdan dolayı sınır köylerinde araştırma yapmak üzere görevlendirilir. Ancak Ali için bu görev heyecanlı bir oyuna dönüşür.

Yunus ve Ahmet komşudur. Yunus’un oğlunun güttüğü koyunlar Ahmet’in bahçesine girip sebzelere zarar verir. Ahmet buna kızıp Yunus’un oğlunu dövünce, Yunus ve Ahmet kavga ederler. Yunus, Ahmet’le barışmaya niyetlense de Ahmet’in dava açtığını görünce o da ona karşı dava açar. Birbirlerine dava açan ikili, bürokrasi sebebiyle sürekli adliyeye gidip gelmek zorunda kalır. Bu koşuşturmadan maddi zarar görmeye başlayan iki komşu zaman geçtikçe pişman olacaktır.

Yaşamlarını domates, biber ve kurbağa toplayarak geçiren köylülerden Elmas Kadın, kocası öldürülünce genç yaşta dul kalır. Kocasız kalan Elmas, günden güne büyüyen çocuğuyla yaşam savaşı verir. Bankaya ve kooperatife olan borçlarını ödeyebilmek için durmadan çalışmak zorundadır. Bu arada köyün delikanlıları da Elmas'a rahat vermezler. Ama genç kadın, 7 yıl hapiste yattıktan sonra özgürlüğüne kavuşan Balkanlı Ali'ye kanı kaynar. Ali de Elmas"a sevdalıdır. Onunla evlenmek ister. Ama bi gecelik bir beraberlikten sonra Ali'nin bu tutkusundan vazgeçtiği görülür. Çünkü bu evliliğe karşı çıkan Ali'nin dul annesidir. Elmas kaderine boyun eğerek...

Altılı ganyandan servet kazanan bir işçinin hayatı birden değişir. Yoksul işçinin kazandığı parayı duyan herkes etrafını sarar. Birden hiç tanımadığı onlarca akrabası olmuştur. Ama o kıvrak zekasıyla parayı kaptırmadan bu sözde akrabalardan kurtulur. Bir gün tüm mahalleliyi saran at yarışı oyununa merak salar ve işine gitmek için bindiği minibüste oynar. At yarışını tutturur fakat kuponu yatırmadığı için ikramiyeyi alamaz. Niyazi hergün minübüste kupon yaparak kendini sınar fakat kuponu yatırmaz. At yarışlarını izlemeye giden Niyazi tüm atları yine bilir. Buna şahit olan bir adam, at yarışlarını oynatan mafya babası Kazım’a haber verir.

Saf köylü Osman, yanında ırgat olarak çalıştığı Hasan Ağa'nın kızı Emine'ye deliler gibi aşıktır... Bunu ağaya açıklayınca ağa öfkeden deliye döner. Ancak Osman ailesiyle birlikte kapısına dayanınca da yüklü miktarda başlık parası ister. Aşkından divane olan Osman yüzünden başlık parası arttıkça artar ve 600 bin liraya yükselir. Parayı biriktirmek için gurbete çalışmaya giden Osman tamamladığı başlık parasıyla köye dönerken soyulur. Dönüşte Emine'yi alamadığı gibi, toprakları elinden alınan babasının da ölümüne tanık olur. Tekrar şehire dönen Osman hem başlık parası biriktirmek, hem toprakları geri almak için çare aramaya başlar. İkinci İstanbul macerasında karşısına çıkan askerlik arkadaşı Şevket, ona kısa yoldan zengin olmasına yarayacak tokatçılığı öğretmeye başlar. Şevket'ten insanları ve hayatı tanımaya öğrenen Osman, ona saflığı ve iyiliği öğretecektir.

Yedi Bela Hüsnü, sevdiği kızın kalbini kazanmak için kabadayı olmaya çalışan genç bir adamın hikayesini konu ediyor. Genç bir adam olan Hüsnü, kalbini mahallenin güzel kızı Hüsniye’ye kaptırır. Ama ne yazık ki hisleri karşılıklı değildir. Genç kızın kalbini kazanmaya çalışan Hüsnü, arkadaşı Cemal’den kendisine yardım etmesini ister. Hüsnü, Cemal’in verdiği taktikleri harfiyen yerine getirse de sonuçta değişen bir şey olmaz. Bu sırada Hüsniye’nin yaşadığı mahallenin tapuları, türlü oyunlarla Malik adındaki bir adama geçmiştir. Malik, mahallede yaşayanlardan kısa sürede evlerini boşaltmalarını isteyince insanlar ne yapacaklarını şaşırır. Herkes yaşananlara karşı çıkabilecek bir babayiğidin çıkmasını beklemektedir. Hüsnü de arkadaşlarının gazıyla hem mahalleliyi yaşadığı sorundan kurtarmak hem de Hüsniye’nin bu sayede kalbini kazanmak için kabadayı olmaya çalışır. Ancak bu durum onun peşine kiralık katilin düşmesine neden olacaktır.

Eroine alıştırıldıktan sonra karısı ve çocuğunu terkeden bir şoför ile, kendisini bu yoldan kurtarmak için savaş veren kardeşin öyküsü.

Rıfkı (Kemal Sunal), ölen babasının mallarını satmak için Almanya'dan köyüne geri döner. Köyde birden adı ermişe çıkar. Rıfkı, yağmur duasına çıkan köylüler için yarım saat içinde yağmur yağdırır. Üfürükçülük yapar. Evde kalmış yaşlı kadınların kısmetini açar. Kötürümleri üfleyerek ayağa kaldırır. Bu arada bazı çıkarcılar, köyün Belediye Başkanı seçimlerine Rıfkı'nın girmesini isterler. Bir başka Belediye Reisi adayı Rıfkı'ya seçimlere girmemesi için rüşvet verir. Rıfkı seçimleri kazanır, ancak sonunda üçkağıtçı olduğu ortaya çıkar.
Görsel yokBabası arasında daimi sorunlar bulunan bulunan Feride, hayatı genç bir kızdan çok, bir delikanlı gibi yaşamaktadır. Küçük mahallerinde her türlü sorunla başa çıkmaya çalışan Feride'nin başı beladan kurtulmaz. Üvey abisinin Feride'ye olan aşkı ise, gün geçtikçe büyümektedir.
Görsel yokYaşamını Almanya'da sürdüren ve müzikle uğraşan Müslüm Gürses, becerisini kanıtlamak için İstanbul'a gider. Plakçılık ile uğraşan arkadaşı Turan ve kötü işlere bulaşmış diğer arkadaşları İstanbul'da yaşamaktadır. İlk kasetini bütün engellemelere rağmen çıkarır. Çıkardığı kaset büyük ilgi toplar. Bunun karşılığında en yakın arkadaşları kasetin satılmadığını iddia ederek en yakın arkadaşını kandırırlar. Dizi hakkında Müslüm Gürses "Bu ilk televizyon dizim olacak. Her şeyin en iyisini yapmaya çalışıyoruz zaten oyunculuğu seviyorum. İnşallah burada da güzelini buluruz" demiştir.

Başrollerinde Zuhal Olcay, Haluk Bilginer ve Müşfik Kenter'in olduğu dizide, zengin ailesinin karşı çıkmasına rağmen evlendiği ve çok sevdiği eşinin ölümünden sonra bunalıma giren ve küçük kızı ile İstanbul'un arka sokaklarında yaşama tutunmaya çalışan hüzünlü bir kadının hikayesi anlatılıyor.

Küçük yaşta gördüğü kötü muamelelerden dolayı acıma duygusu olmayan bir öğretmen, babasının vefatından sonra onun günlüğünü okuyarak babası ve hayatı hakkındaki gerçekleri öğrenir.