İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


Osmanlı İmparatorluğu'nun XV. padişahı I. Süleyman, yirmi altı yaşında bu büyük iktidarı yönetmeye başladığında, önüne öyle bir hedef koymuştu ki; Büyük İskender’den daha güçlü ve yaygın bir dünyada egemenlik kuracak ve Osmanlı’yı yenilmez kılacaktı. Bu yürüyüş ona; batıdaki savaş zaferleri nedeniyle Muhteşem Süleyman, doğuda ise adaletli yönetimine atfen Kanunî Sultan Süleyman ismini kazandıracaktı.

Kağıt toplayarak geçinen ve sağlığı giderek kötüleşen Mehmet terk edilmiş bir çocuk bulur. Birden hayatına giren küçük Ali, onu kendi çocukluğuyla yüzleştirecektir.

Atiye, genç ve güzel bir ressamdır. Ailesi ve sevgilisi Ozan’la mutlu bir hayatı olan Atiye, dünyanın en eski tapınaklarından olan Göbeklitepe’ye bir ziyaret gerçekleştirir. Atiye’nin bölgede yaptığı gezi sırdasında, Erhan adındaki bir arkeolog, Atiye ile Göbeklitepe arasında mistik bir bağlantı olduğuna dair bir sembol keşfeder. Bu olayın peşini bırakmayan ve irdelemeye başlayan Atiye, geçmişin izlerini de bulmaya çalışır ve kendisine bambaşka bir yol çizer. Atiye, geçmişi kovaladıkça ve yeni detaylara ulaştıkça, geçmişle geleceği, gerçek ile ruhani olayları birbirinden ayırt edememeye başlar.

Kızıl Goncalar, seküler bir Atatürkçü olan Levent (Özcan Deniz) ve mutaassıp bir tarikatın içinde yaşayan Meryem’in (Özgü Namal) kaderlerinin kesişmesini konu alırken, inanç ve fikir ayrılıklarına rağmen "evlat" söz konusu olduğunda anneliğin/babalığın birleştirici gücüne dikkat çekiyor.

Atike Hınçlıer'in "Yürek Çıkmazı" romanından uyarlanan dizi, kişilik bozukluğu yaşayan bir adamın ve hayata çocuklarıyla birlikte dört elle sarılmaya çalışan bir kadının dramatik hikayesini anlatıyor.

Misafir, beklenmedik bir zamanda yolları kesişen, karısını kısa bir süre kaybetmiş, hayatına üç çocuğuyla devam eden Erdem ile travmatik bir çocukluk geçiren genç bir kadın olan Gece'nin hikayesini konu ediyor.

“Çocukluk” dizisinde; tüm hayatını geride bırakıp Ali Kaan Umut Evi’ni açan Mahir Boztepe (Erdal Beşikçioğlu), ilk günden beri evine gelen her çocuğun doğru aileyi bulmasını sağlamıştır. Ali Kaan Umut Evi’nde aynı odayı paylaşan Mavi (Beren Gökyıldız), Mozi (Kübra Süzgün), Bambi (Nilay Yeral) ve Zeynep’in (Derinsu Akkuş) yeni ailelerini bulma yolunda yaşadıkları, öz ailelerine duydukları özlem ve kimi zaman uğradıkları hayal kırıklıkları onları birbirlerinden ayrılmaz kız kardeşler haline getirir, bu kardeşlik ileride, hayata el ele ve umutla sarılmalarını sağlayacaktır. Kızların her ihtiyaç duyduklarında yanlarında olan Ayşegül (Burcu Özberk) desteğini ve sevgisini onlardan hiç esirgemez…

Atiye, genç ve güzel bir ressamdır. Ailesi ve sevgilisi Ozan’la mutlu bir hayatı olan Atiye, dünyanın en eski tapınaklarından olan Göbeklitepe’ye bir ziyaret gerçekleştirir. Atiye’nin bölgede yaptığı gezi sırdasında, Erhan adındaki bir arkeolog, Atiye ile Göbeklitepe arasında mistik bir bağlantı olduğuna dair bir sembol keşfeder. Bu olayın peşini bırakmayan ve irdelemeye başlayan Atiye, geçmişin izlerini de bulmaya çalışır ve kendisine bambaşka bir yol çizer. Atiye, geçmişi kovaladıkça ve yeni detaylara ulaştıkça, geçmişle geleceği, gerçek ile ruhani olayları birbirinden ayırt edememeye başlar.

İmkânsızlıklarla dolu tutkulu bir aşk hikâyesini konu alan Azize, bir intikam ve aşk hikâyesi. Güçlü bir mafya ailesi olan Alpanlar tarafından ailesi dağıtılmış, hayatı paramparça olmuş bir kız çocuğu; Melek. Şimdiki adıyla Azize... İntikamına giden yolda kendisi ile mücadele etmeye başlayacak Azize'nin hikayesi.

1896'da, Sultan Abdülhamid'in padişahlığının 20. yılından itibaren döneme damgasını vuran önemli olayları ekrana taşıyacak olan “Payitaht – Abdülhamid”, dizisinde, uzun süre sonra Osmanlı'nın zaferi ile sonuçlanan bir savaş: ''Yunan Harbi''ne yer verilecek. 1. Siyonist Kongre ile Sultan'dan istenen Filistin toprakları, Padişah'ın sonuna kadar vermediği ve masadan düşmanın hüsranla kalktığı bir dönem olarak ekrana gelecek. Yine Sultan'ın başarılı olduğu bir önemli proje, Hicaz Demiryolu çalışmaları ve dahası Payitaht Abdülhamid dizisinde yer alacak diğer önemli tarihi olaylar arasında. Sultan Abdülhamid Han ile birlikte ülkenin mücadelesine tanıklık ederek, günümüze taşınan güçlü bir milletin evlatlarına ve gelecek tarihimize armağan niteliğinde sunulmayı vaat eden dizi, 'Mücadele!’ Ana temasındaki mesajla seyirciye sunulacak.

İki erkeğin tutkulu aşkı arasında sürüklenmeye başlayıp, peşine düşen geçmişi yüzünden çıkar kavgaları ve eski düşmanlıkların ortasında kalan Gönül'ün hikayesi

30'lu yaşlarının başında olan Serçe, İstanbul'da, iki oğlu ve kız kardeşiyle birlikte sakin bir hayat yaşamaktadır. Eşi Ramazan'ı trafik kazasında kaybettikten sonra çıkan taliplerin hiçbirini kabul etmeyip kendisini çocuklarına ve kız kardeşine adamıştır. Ancak bir gün hiç beklenmedik bir şey olur; Serçe tüm evlilik hayatı boyunca büyük bir yalanla yaşadığını öğrenir.

1980'li yıllar. İzmir'in Gültepe Semti. Öyle bir semt ki Gültepe, her sokağı ayrı bir hikaye, ayrı bir yaşam mücadelesi, yürek burkan hayal kırıklıkları, umut arayışları, birbirleriyle çatışan aileler, yasak aşklar ve karşılıksız sevdalarla örülü. İşte tüm bu hikaye ve daha fazlasına, o mahallede yaşayan Seyfi, Gülali, Fevzi ve Murat adındaki dört yakın arkadaşın gözünden tanıklık edilecek. Gülümser bu dört çocuktan Gülali'nin annesidir. Kocası hapishaneye düşen Gülümser, her şeye rağmen ayakları üzerinde durmaya, oğluna sahip çıkmaya çalışmaktadır. Ancak semtin yakışıklı ve bıçkın minibüs şoförü Halil ile yasak ve gizli bir aşk yaşamaktan da kaçamayacaktır. Halil de Gülümser'e aşıktır. Onunla bir hayat kurmak istemektedir. Eşref ise, mahallenin hem korkulan hem de saygı duyulan ağır abisidir. Mahalle sakinlerinin yaşadıkları dönem, yer ve hayatla mücadelelerini bambaşka bir dille ekrana taşıyacak olan "Benim Adım Gültepe"nin ana kahramanlarından biri de, bizzat Gültepe'nin kendisi.

Osmanlı İmparatorluğu'nun XV. padişahı I. Süleyman, yirmi altı yaşında bu büyük iktidarı yönetmeye başladığında, önüne öyle bir hedef koymuştu ki; Büyük İskender’den daha güçlü ve yaygın bir dünyada egemenlik kuracak ve Osmanlı’yı yenilmez kılacaktı. Bu yürüyüş ona; batıdaki savaş zaferleri nedeniyle Muhteşem Süleyman, doğuda ise adaletli yönetimine atfen Kanunî Sultan Süleyman ismini kazandıracaktı.

Üç çocuğu olan ancak oğlu ve büyük kızından yana yüzü gülmeyen İsmet Baba, "Cümbür Cemaat"le ailemizden biri oluyor. Bir baltaya sap olamayan ve hâlâ kendini babasına ispatlamaya çalışan oğlu Kenan'la, evliliğinde mutsuz olan ve kocası Yavuz'la yaptığı her tartışmayı evdeki eşyaları ve hatta mobilyaları toplayın baba evine dönerek noktalayan kızı Ayşegül arasında sıkışıp kalan İsmet Baba'nın tek umudu küçük kızı Öykü'dür. Ta ki üniversitede okuyan ve başarılı bir öğrenci olan Öykü bir aşka yelken açana dek Ailesinde hayatında bunlar olurken İsmet Babanın yurtdışında yaşayan ve yıllardır görmediği can düşmanı Fikri de ülkeye kesin dönüş yapar ve olaylar gelişir. Bir yanda ailesi, diğer yanda Fikri ve Fikri'nin oğlu ile baş etmeye çalışan İsmet Baba, yaşadığı sıkıntılara eğlenceli çözümler buluyor.

Memed dağlarda dolaşmak, silah tutmak yerine, okumak isteyen bir çocuktur. Ama babası Mamo Ağa, onu zorla alıp dağlara götürerek, gece dağ başında sürünün yanında yalnız bırakarak, korktuğu şeylerle inadına yüzleştirerek bir savaşçı gibi yetiştirmeye çalışır. Mamo Ağa bir sabah Memed'i dağda, sürüsünün başında, gece vurduğu kurdun yanında bulur. Memed kara bir yılana da karşı galip gelir. Mamo, oğlunun artık bir yiğit olduğuna inanmıştır. Hemen orada gururla ona yeni adını verir: “Senin adın artık Karayılan!” Dizide esas olarak, eline silah almamaya, savaşmamaya, sadece çobanlık yapmaya karar vermiş Memed'in, haksızlığa ve zulme dayanamayarak yeniden eline silahını almasının, çevresinde Kuvâ-yı Milliye hareketi oluşturarak Karayılan adını kahramanlaştırmasının hikâyesi anlatılmaktadır.