İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

1957, İstanbul doğumlu. Medyada Şennur Nogaylar olarak da geçmektedir. 1989 yılında Milli Eğitim Bakanlığı Sanat Okulu Tiyatro Eğitmenliği Bölümü'nden mezun olan Nogaylar, Çağdaş Drama Derneğinde "yaratıcı drama" eğitimi almıştır. 1991 yılından sonra tiyatro alanında mesleği olan eğitmenliğe başlayan sanatçı, Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde görev yapmanın yanı sıra, Oyuncular Sendikasında da "Denetleme Kurulu" üyeliğini sürdürmektedir. Sennur Nogaylar; 1995 yılından sonra, çeşitli sinema, tiyatro, dizi ve reklamlarda rol aldı ve almaktadır. Aktif olarak tiyatro sahnelerinde olan Şennur Nogaylar, Ali Ayşe’yi Seviyor dizisi ile çok beğenilmiştir. 2019’da TRT ekranlarına gelen Vuslat dizisinde Gülten Şahin karakterini canlandırmıştır.

1900’lü yılların başında maceraperest, asi, heyecanlı ve zekası bedenine sığmayan genç tıp talebesi Ziya’nın en büyük dileği, çok iyi bir hekim olup tıbbın çare bulamadığı birçok salgın hastalığa derman olabilmektir. İstanbul’da tanıştığı delilik ve dahilik arasında duran hekim İhsan, onu bu dünyada anlayabilen tek kişi olmuştur. Birbirini bulan bu iki eksantrik ve yaralı ruh, beraber giriştikleri gizli ve yasaklı deneyin bedellerini ağır bir şekilde ödeyeceklerdir. Zira kodlarını çözmeye çalıştıkları kadim bir yazı onları adeta felaketin kapısına getirip bırakır.

Bir psikiyatrist, kariyerini mahvedebilecek bir sırrı saklarken ergen zihinlerinin karmaşıklığıyla uğraşır ve bu sırada beklenmedik bir aşk bulur.

Aziz, babası ve annesinin devleştirdiği holdingin başında tek yönetici olarak bulunmakta ve kendi dünyasında Tanrıcılık oyunu oynamaktadır. Feride’ye âşık olduğu andan itibaren kendini ve hayatı sorgulamaya başlar. Ancak Aziz konumundaki biri için vazgeçmesi gereken çok fazla şey vardır.

Küçüklüğünden beri oyuncu olmanın hayaliyle yaşayan Cemil, sonunda bir filmdeki kötü adam rolü için seçmelere gider ancak başarılı olamaz. Aynı rolü seneler önce oynamış olan aktör Turgay Göral’a ulaşmaya çalışır. Cemil’in rolü kapabilmek için çıktığı yol, Turgay Göral’ın hayatıyla kendi karakterinin iç içe geçtiği karanlık bir girdaba dönüşür.

Türkiye’de zor duruma düşmüş bir aile, kendilerine Azerbaycan’dan kalan miras için kalkar, Bakü’ye gider. Azeri ve Türk aile, mirası alabilmek için onlara verilen listedeki maddeleri birlikte yapmak zorundadır. Türk oyuncular ve Azerbaycan’ın en iyi oyuncuları Ferda Amin, İslam Mehreliyev’in de yer aldığı macera başlar. Ama gel gör ki iki aile birbiriyle bir türlü anlaşamaz. İstanbul’un tarihi semtlerinde başlayıp, Azerbaycan’ın benzersiz şehri Bakü sokaklarına uzanan bu macerada, bizi bol kahkaha, aksiyon, dram ve aşk bekliyor. Filmin yönetmen koltuğunda Ulaş Cihan Şimşek oturuyor. Senaryosunu Ayberk Çınar'ın kaleme aldığı filmin oyuncu kadrosunda ise; Şevket Çoruh, İlker Ayrık, Hakan Bilgin, Bahadır Efe, Duygu Karaca, Pelin Sönmez, Pervin Abiyeva, Islam Mehreliyev ve Ferda Amin yer alıyor.

Hayatı boyunca anne ilgisi ve sevgisinden mahrum kalan Seniha, abisi Halit’e karşı derin bir kıskançlık duygusuyla büyür. Çünkü güzellik takıntısı olan annesine göre Seniha, çirkin ördek yavrusudur. Soylu ve zengin ailesine hiç yakışmıyordur. Abisi Halit ise tam tersi. O her anlamda annesinin gurur kaynağıdır. Halit, en iyi okullarda okuyup, ailenin tüm olanaklarını kullanır çünkü. Ülkenin hem en başarılı avukatı olur hem de en çapkın bekârı… Seniha ise yaşadığı derin değersizlik duygusuyla battıkça batar. Okulunu bitirememiş, hiç evlenmemiş ve neredeyse kendi evinde hizmetçi konumuna gelmiştir. Abisinin deyimiyle “Bayan Hiç Kimse” olmuştur artık…

Bir psikiyatrist, kariyerini mahvedebilecek bir sırrı saklarken ergen zihinlerinin karmaşıklığıyla uğraşır ve bu sırada beklenmedik bir aşk bulur.

1900’lü yılların başında maceraperest, asi, heyecanlı ve zekası bedenine sığmayan genç tıp talebesi Ziya’nın en büyük dileği, çok iyi bir hekim olup tıbbın çare bulamadığı birçok salgın hastalığa derman olabilmektir. İstanbul’da tanıştığı delilik ve dahilik arasında duran hekim İhsan, onu bu dünyada anlayabilen tek kişi olmuştur. Birbirini bulan bu iki eksantrik ve yaralı ruh, beraber giriştikleri gizli ve yasaklı deneyin bedellerini ağır bir şekilde ödeyeceklerdir. Zira kodlarını çözmeye çalıştıkları kadim bir yazı onları adeta felaketin kapısına getirip bırakır.

Aziz, babası ve annesinin devleştirdiği holdingin başında tek yönetici olarak bulunmakta ve kendi dünyasında Tanrıcılık oyunu oynamaktadır. Feride’ye âşık olduğu andan itibaren kendini ve hayatı sorgulamaya başlar. Ancak Aziz konumundaki biri için vazgeçmesi gereken çok fazla şey vardır.

Yaptıkları dolandırıcılıklar yüzünden İstanbul’dan apar topar kaçan Göçer ailesi, arkalarında bıraktıkları belalılardan olabildiğince uzaklaşmaya çalışırken, kendilerini Ege’de bulurlar. Köyün hırçın güzeli Zarife’nin otlattığı koyunlar yüzünden kaza yaparlar. Zarife, Savaş ve Barış arasındaki aşk üçgeninin fitili de o an ateşlenmiş olur. Kazada yaralanan Şinasi’ye yardım eden Zarife, sadece kendi köylerinde yetişen bir bitki olan ve köye de adını veren Şıpıldak otundan yaptıkları merhem ile onu tedavi eder. Bu merhemin mucizevi bir etkisi olduğunu gören Göçer ailesi, formülün peşine düşerler… Kazara karşılaşan bu üçlünün hayatında artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Bir iddia ile başlayan aşk oyunu, zamanla aşkın en gerçek haline dönüşecektir.

Aziz Keklik Malatya'da çiğ köftecidir, ona bir gün amcasından miras kalır. İstanbul'a şirketin başına geçmemesi için Senem'in babası bir sürü iş çevirir ve yardım için Pamir'i çağırır. Aziz Keklik Senem'e âşık olduğu için Ailesi ile birlikte İstanbul'a yerleşir. Aziz Keklik İstanbul'a geldikten bir süre sonra Babür adlı Avukat ikinci vasiyeti açıklar, bu vasiyette Aziz'in mirası hak etmesi gerektiği, eğer hak edemezse mirasın Aytekin'e kalacağı yazmaktadır. Aziz Keklik de artık kendini işe verir ve Ceyda adlı yönetici asistanını işe alır. Senem Ceyda'ya güvenmemektedir, Aziz Senem ve Ceyda'nın kendisine âşık olduğunu düşünür ve Senem'e her defasında Ceyda'dan bahsetmektedir. Pamir ne yaparsa yapsın Aziz'i yenememektedir, bu yüzden Fransa'dan annesi Zinnur'u çağırır. Senem'in babası Aytekin Pamir'in annesi Zinnur'a âşık olmuştur.

Bu hikaye İstanbul’un küçük bir mahallesinde geçmektedir. Şirin bir berber dükkanında usta, kalfa çalışan bir baba, oğlun hikayesi. Yılların berberi, fenni sünnetçisi Kemal Bey karısını kaybettikten sonra hayatı sıradan, her günü birbirinin aynı geçmektedir; ta ki Ayten Hanım ile tanışana kadar… 60 yaşına gelen Kemal Bey, 45 yaşındaki Ayten Hanım’a aşık olmuştur. İkinci hayatı başlamıştır. Bu ikinci hayat bütün mahalleyi ve en önemlisi Ali’yi etkiler. Ali 35 yaşına gelmesine rağmen babasının yanında çalışan, aynı evde kalan müzmin bekar. Kimseyi beğenmeyen bu adam yalnız kalmayı tercih etmiştir; ki o da Ayten Hanım’ı istemeye gittiği geceye kadar…