İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

17 dizisinden 3'ü İzlenir çıktı
Seray Gözler (d. 27 Eylül 1961; Adana), Türk sinema, tiyatro ve dizi oyuncusudur. Mimar Sinan Üniversitesi Tiyatro Bölümü'nden mezun oldu. Süper Baba'da oynadığı "Şule", Yabancı Damat'ta oynadığı "Hayriye" ve Zoraki Koca'daki "Sevim Abla" rolleriyle tanınır. Sanatçı, 2002 yılında Kaktüs Çiçeği'ndeki rolü ile Afife Jale Tiyatro Ödülü'nü (En İyi Komedi Kadın Sanatçısı) ve 2011 yılında İki Çarpı İki oyunundaki rolü ile İsmet Küntay Tiyatro Ödülü'nü (En iyi Kadın Sanatçı) kazanmıştır. İstanbul Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü oyuncusu olan sanatçı, çeşitli sinema ve dizi filmlerde rol almaktadır. Devlet tiyatrosu sanatçısı Saydam Yeniay ile evli olup Ege isminde bir erkek çocuk sahibidir.

Üç çocuklu yalnız bir baba; Fikret.. Zamanında büyük bir hata yaparak ilk aşkı İpek ile değil, zengin bir kadın olan Şule ile evlenen Fikret, İpek'i bir türlü unutamayınca eşinden ayrılır ve çocuklarıyla beraber yaşamaya başlar. Düzenli bir işi olmayan Fikret, ailesine bakabilmek için canını dişine takar ama hep bir şeyler eksik kalır. Fikret'in büyük kızı Zeynep'in özgürlük savaşı, oğlu Alim'in aşkı ve Çengelköy semtindeki esnafın dertleri, sohbetleri ile unutulmayacak bir aile dizisi..

Mudanya yakınlarındaki Işıklar Köyü'nde doğup büyümüş olan Bayram ve büyürken tek arkadaşı olan kan kardeşi Salih, aralarındaki bir anlaşmazlığı tatlıya bağlamak için çocukları Melek ile Kerim’i küçük yaşta nişanlarlar ve çocuklar büyüyüp evlenme çağına gelene kadar da farklı şehirlerde yaşamlarını sürdürmeye devam ederler. İki çocuk sahibi olan Bayram, ailesi ile yerleşmiş olduğu İstanbul’da işlerini geliştirip büyük bir servete sahip olsa da verdiği sözü unutmaz. Genç oğlu Kerim’i üniversiteden mezun olduğu gün yanına alarak Işıklar Köyü'nde iki kızı, Hülya ve Melek ile yaşayan Salih’in kapısını çalar. Salih de verdiği söze sadıktır ve Bayram’ın gelişi ile çocukların düğün kararını kesinleştirirler. Oysa her iki ailenin çocukları geçen yıllar içerisinde kendilerine ait birer hayat kurmuş ve farklı sevdalara ve hedeflere yönelmiştir.

Aşkına rağmen gururu için evinden ayrılıp Anadolu’da öğretmenlik yapan genç bir kadının yaşamını anlatan dizide ayrıca dönemin toplumsal koşulları değerlendiriliyor. Küçük yaşlarda anne ve babasını yitirdikten sonra teyzesinin yanında kalan Feride, yatılı olarak bir Fransız okuluna verilir. Davranışları yüzünden çevresindekiler tarafından “Çalıkuşu” olarak anılan Feride, gittikçe serpilip güzelleşir. Teyzesinin oğlu Kamuran'a âşık olup nişanlanan Feride, onun Münevver adlı bir kızla ilişkisi olduğunu öğrenince evden kaçar. Yaşlı süt annesinin yanına sığınan genç kız, başvurusu sonucu öğretmen olur. Aşırı ve gösterişli güzelliği başına dertler açan Feride, sık sık tayini çıkıp yer değiştirmektedir. Son tayinlerinden birinde, yaşlı bir bekâr olan Hayrullah Bey’le tanışır.

Çocuklarının geleceği için planlar yapan Yeşil’in yolu ünlü futbolcu Yasin Bıçakçı ile kesişir. Oysa yıllardır tasarladığı planı uygulamaya çalışan Yeşil için hayatın başka planları vardır.

Geçmişin değerleri ve yeninin değişen taleplerini bir araya gelir. Türk sinemasının unutulmaz Yeşilçam filmlerinin sıcaklığını ve samimiyetinde, günümüz Türk aile yapısına bir bakış.

Selma (Leyla Tanlar) bütün çıkar yolların tükendiğini düşündüğü bir anda ona kalan mirası alabilmek için Van'dan İstanbul'a gelir. Altında babasından kalma hurda arabası, yanında varı-yoğu kardeşi Leylim'le birlikte. Mirası alabilmek için tek şart, mirasın diğer ortağı, eski aşkı Mihran'ı (Burak Dakak) bulmaktır. Onunla aynı gün doğan, daha doğdukları gün birbirlerini büyük bir aşkla sevecekleri kehanet edilen, Selma'nın günah keçisi ilan edildiği yangının ardından İstanbul'a göçen Mihran. Selma, İstanbul'da Mihran'ı bulur. Böylece sadece Selma ve Mihran'ın değil, Mihran'ın barista kuzeni Atakan'ın (Olgun Toker), Atakan'ın platonik aşkı boksör Altan'ın (Zeynep Çamcı), Mihranların büyük ve neşeli ailesinin; teyzesi menemenci Kıymet (Binnur Kaya), kuzeni Füsun (Ecem Erkek), annesi Saliha (Seray Gözler), Kıymet'in eli-kolu Feyyaz (Orkuncan İzan) ve ezeli rakibi Hakim'in (Yıldıray Şahinler) hayatı da değişmiş olur.

Sahip olduğu tüm değerleri bir gecede kaybeden Azra ile benzer kaderi paylaştıkları Cenk’in yollarının kesişmesiyle başlayan hikaye, İnsanın dönüp gidebileceği bir evinin, ailesinin olması dünyanın en büyük hazinesi” mottosu ile hareket ederek, aile bağlarının önemini bir kez daha seyircinin gözleri önüne serecek.

Mudanya yakınlarındaki Işıklar Köyü'nde doğup büyümüş olan Bayram ve büyürken tek arkadaşı olan kan kardeşi Salih, aralarındaki bir anlaşmazlığı tatlıya bağlamak için çocukları Melek ile Kerim’i küçük yaşta nişanlarlar ve çocuklar büyüyüp evlenme çağına gelene kadar da farklı şehirlerde yaşamlarını sürdürmeye devam ederler. İki çocuk sahibi olan Bayram, ailesi ile yerleşmiş olduğu İstanbul’da işlerini geliştirip büyük bir servete sahip olsa da verdiği sözü unutmaz. Genç oğlu Kerim’i üniversiteden mezun olduğu gün yanına alarak Işıklar Köyü'nde iki kızı, Hülya ve Melek ile yaşayan Salih’in kapısını çalar. Salih de verdiği söze sadıktır ve Bayram’ın gelişi ile çocukların düğün kararını kesinleştirirler. Oysa her iki ailenin çocukları geçen yıllar içerisinde kendilerine ait birer hayat kurmuş ve farklı sevdalara ve hedeflere yönelmiştir.

Nişanlandığı gece nişanlısı tarafından aldatılan Savcı Yasemin, yaşadığı aşk acısı ile kendini geçici görevle Mardin'e kadar savurur. Yasemin aşk acısının hızıyla Mardin'e kadar savrulur ama burada nelerle karşılaşacağından bihaberdir. Hele uçakta tanıştığı Mardinli Berzan'ın hayatında önemli bir rol oynayacağını hiç tahmin etmemektedir.

Ahsen ile Kartal evli üç çocukları olan mutlu bir çifttir. Ahsen boşanma avukatlığında gitgide uzmanlaşmakta, Kartal ise bir düğün salonunun sahibi ve "Bir Yastıkta" kocamak isteyenleri evlendiriyor. Biri boşanmaya, biri evlenmeye vesile olan bu iki insanın evliliği, iki erkek bir kız çocukları, kayınpeder ve kayınvalideleri ile kalabalık bir hayata sahne oluyor. Tabii yanında komediye de...

Şeyhmus ve Sultan'ın büyük aşkı, Şeyhmus'un siyasi nedenlerle 90'larda Fransa'ya gitmek zorunda kalmasıyla evlendikleri gün yarım kalır. Sultan yıllarını Kendirlerin gelini olarak, Şeyhmus'u bekleyerek geçirir. Şeyhmus ise Fransa'da kendine yeni bir hayat kurmuş, evlenmiş, çocuk sahibi olmuştur. Şeyhmus karısının ölümünün ardından, oğlu ile birlikte memlekete döner ama Sultan'a dönmez. 15 yıldır bu günü bekleyen Sultan'ın canına tak eder ve Kendirlerin evini terk eder. Onu bir türlü affetmeyen babasının ocağına sığınmak isteyen Sultan, o kapının da yüzüne kapanmasıyla, hayatla yalnız başına mücadele etmesi gerektiğini anlar ve onun için yeni bir hayat başlar.

Yıllardır berberlikte ustalaşan Ali, büyük oğlu Münir’i de kendisi gibi berber olarak yetiştirmiştir. Ortağı Nuri ile işlettikleri berber dükkânı, ailesinin geçimini iyi kötü sağlamaya yetmiştir. Ama artık Berber Ali'nin gözü işi büyüterek, yükselmektedir. Ali, yeni açılacak iş merkezindeki dükkânlardan birini kiralayıp, hem işini büyütmek hem de oğlu Münir'e daha çok sorumluluk vermek ister. Fakat kardeşi gibi bildiği ortağı Nuri önce bu teklifi reddeder, sonraysa Nuri'nin kendisinden habersiz dükkanı kiraladığı öğrenilir.

Galip ilk aşkı Nursel ile evlenmiş olmasına rağmen, bazı sorunlar dolayı geçinemez ve ayrılırlar ama Nursel, Galip’in peşini bırakmaz. Sabiha ve Mehmet Almanya’ da yaşayan göçmen bir ailedir; Türkiye’ ye kesin dönüş yapmak isterler ama Sabiha'nın geçmişte yaşadıkları onları rahat bırakmayacaktır. Sabiha zor durumda iş ararken Galip ile yolları kesişecektir.

Ömer zengin bir holding şirketinin tek varisi, uçarı kaçar ve çapkın bir delikanlıdır. Babası Haşmet Bey ise oğlunu adam etme umuduyla, her fırsatta onu işe bağlamaya çalışır. Bir arazi meselesini çözmek için beraber Kaz Dağları'na iş gezisine giderler. Ömer için bu seyahat, çapkınlıklarına skor ekleyeceği bir tatildir. Fakat bu sefer hiç ummadığı biçimde sert bir kayaya çarpar. Her kadını tavlayabileceğini sanan Ömer, zor koşullarda hayat mücadelesi vermiş olan Ayşe'yi bir türlü baştan çıkartamaz; çıkartamadıkça da azmi artar. Kendisine yüz vermeyen bu sıradan kızı tavlamak uğruna arkadaşlarıyla büyük bir bahse giren Ömer, kumar masasının ciddiyetini Adatepe köyünde nikah masasına oturduğu anda fark eder. Kaçmak işe yaramaz, artık Ayşe ile evlidir! Ömer kimseyi üzmeden bu işten paçayı sıyırarak, İstanbul'a kaçma planları yapar.

Gaziantep'in ünlü baklavacısı Kahraman Usta'nın kızı Nazlı Ankara'da üniversite eğitimini bitirmiş memleketine dönmüştür. Çok sevgili kızlarının dönüşünü hasretle bekleyen aile çok mutludur. Ama Nazlı'yı bir sürpriz beklemektedir. Kahraman Usta, kızının evliliği için ortağı Ökkeş Usta'nın oğlu Kadir'e söz vermiştir. Nazlı buna şiddetle karşı çıkar. Ökkeş ve Kadir'in kendisini istemeye geldikleri gün evden kaçan Nazlı, Bodrum'a gider. Nazlı burada bir otelde iş bulur ve çalışmaya başlar. Ailesi her yerde Nazlı'yı aramaktadır. Bu sırada Nazlı Bodrum'da yakışıklı, yabancı bir gençle tanışır. Nazlı bu gencin İngiliz olduğunu zannetmektedir. Oysa ki bu genç, ailesi İstanbul'dan Atina'ya göç etmiş Niko adında bir Yunandır.

Birbirlerine sımsıkı bağlı üç arkadaş; Pervin, Ayşe ve Gül'ün hayatını konu almaktadır. Bu üç arkadaş hayatta karşılaştıkları tüm zorluklara karşı birbirlerine her zaman destek vermektedir. Nefretin, aşkın, ihtirasın ve dostluğun bir arada olduğu yaşamda entrikaların ortasında kalmamaya çalışırlar.

Üç çocuklu yalnız bir baba; Fikret.. Zamanında büyük bir hata yaparak ilk aşkı İpek ile değil, zengin bir kadın olan Şule ile evlenen Fikret, İpek'i bir türlü unutamayınca eşinden ayrılır ve çocuklarıyla beraber yaşamaya başlar. Düzenli bir işi olmayan Fikret, ailesine bakabilmek için canını dişine takar ama hep bir şeyler eksik kalır. Fikret'in büyük kızı Zeynep'in özgürlük savaşı, oğlu Alim'in aşkı ve Çengelköy semtindeki esnafın dertleri, sohbetleri ile unutulmayacak bir aile dizisi..
Görsel yok
Ayaşlı İbrahim Bey, dokuz odalı bir evi pansiyon olarak kullanmakta ve her odasını kiraya vermektedir. Cumhuriyet döneminin Ankara'sında geçen bu hikâyede pansiyona taşınan bir banka memuru, burada tanık olduğu olayları anı biçiminde anlatır.

Aşkına rağmen gururu için evinden ayrılıp Anadolu’da öğretmenlik yapan genç bir kadının yaşamını anlatan dizide ayrıca dönemin toplumsal koşulları değerlendiriliyor. Küçük yaşlarda anne ve babasını yitirdikten sonra teyzesinin yanında kalan Feride, yatılı olarak bir Fransız okuluna verilir. Davranışları yüzünden çevresindekiler tarafından “Çalıkuşu” olarak anılan Feride, gittikçe serpilip güzelleşir. Teyzesinin oğlu Kamuran'a âşık olup nişanlanan Feride, onun Münevver adlı bir kızla ilişkisi olduğunu öğrenince evden kaçar. Yaşlı süt annesinin yanına sığınan genç kız, başvurusu sonucu öğretmen olur. Aşırı ve gösterişli güzelliği başına dertler açan Feride, sık sık tayini çıkıp yer değiştirmektedir. Son tayinlerinden birinde, yaşlı bir bekâr olan Hayrullah Bey’le tanışır.