İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

10 filminden 1'i İzlenir çıktı, 19 dizisinden 3'ü İzlenir çıktı
Serdar Orçin (born 21 January 1976) is a Turkish actor. He is known for Let's Sin (2014), Ali's Eight Days (2009), Barda (2007), and Fate (2001).

Kimsenin umrunda olmayan bir tarihte, kimsenin umrunda olmayan bir ülke, Bongomia. Bongomia kralı Thun’un ani ve şüpheli ölümünün ardından kimsenin ciddiye almadığı, ailesinin isim verme zahmetine bile girmediği Prens’in tahta geçmesiyle birlikte karmaşık bir hikaye başlar. Prens, üvey annesi, yengesi ve hain amcasıyla mücadele ederken yanlışlıkla Macarlar ile bir savaşa sürüklenir.

Behzat Ç, 1985 yılında Polis Akademisi'nden mezun olmuş, cinayet bürosunda görev yapmakta olan bir polistir. Hizmet verdiği süre içerisinde almış olduğu cezalar nedeni ile hep başkomiser olarak kalmıştır. Behzat'ın eski eşi ile yaşadığı problemler kızına karşı ilgisiz kalmasına sebep olur. Bir süre sonra kızı Berna, intihar eder. Behzat, bu olaydan sonra yıkılır. Behzat Ç. ve ekibinde yer alan polisler Harun, Hayalet, Akbaba, Eda, Selim ve Cevdet, sezon boyunca bir yandan Behzat'ın kızının ölümü ile ilgili olabilecek kişiler ile ilişki kurarken bir yandan da her bir bölümde yaşanan farklı cinayetlerin çözümü ile uğraşırlar.

Gümüş'ün hayatı, bir sabah telefonda aldığı bir haber ile baştan aşağıya değişir. Amcası, oğulları Mehmet ile Gümüş'ün evlenmesini istemektedir. Yıllar boyu aşkla ama hep uzaktan sevdiği Mehmet ile evlenecek olmasına inanamaz. Fakat İstanbul yollarına düşen Gümüş karşısında, hala başka bir kadını seven bir adam bulacaktır. Mehmet ailesinin kendisi için çizdiği hayata razı olur ama artık karısı olan Gümüş’e uzak durmaya da kararlıdır.

Düşünce biçimi ve hayat tarzı açısından birbirinden farklı üç kardeş. Tahsin, Yasin ve Remziye, doğdukları şehir olan Tokat'ta babalarının gizemli ölümünden dolayı toplanmak durumunda kalırlar. Üç kardeş birlikte geçirdikleri süre boyunca zaman zaman sıcak ilişkilerle yakınlaşırken kimi zaman ciddi gerginlikler yaşarlar. Bazı anlarda ikiye bir ittifaklar oluşur. Ardından aralarındaki güç dengeleri değişip bambaşka formlar alır. Kardeşliğin karmaşık yapısı tüm hatlarıyla yaşanır. Üç kardeş, ortak geçmişlerini farklı anımsadıklarını fark ederler. Hiçbir şey hiçbirinin bildiği gibi değildir.

Düşünce biçimi ve hayat tarzı açısından birbirinden farklı üç kardeş. Tahsin, Yasin ve Remziye, doğdukları şehir olan Tokat'ta babalarının gizemli ölümünden dolayı toplanmak durumunda kalırlar. Üç kardeş birlikte geçirdikleri süre boyunca zaman zaman sıcak ilişkilerle yakınlaşırken kimi zaman ciddi gerginlikler yaşarlar. Bazı anlarda ikiye bir ittifaklar oluşur. Ardından aralarındaki güç dengeleri değişip bambaşka formlar alır. Kardeşliğin karmaşık yapısı tüm hatlarıyla yaşanır. Üç kardeş, ortak geçmişlerini farklı anımsadıklarını fark ederler. Hiçbir şey hiçbirinin bildiği gibi değildir.

Eskişehir’de karısı Mukaddes ve kızı Simge ile birlikte yaşayan Tufan, küçük bir matbaada çalışmaktadır. Yan dairede yalnız oturan komşuları Huriye, bir gece aniden fenalaşır. Doktor, Huriye’nin bir süre tek başına kalmaması gerektiğini söyler. Tufan, bakacak kimsesi olmayan Huriye’yi ortada bırakmayı göze alamaz ve bir süre onu evinde tutmaya karar verir. Yaşadığı kimi korku ve kaygıların sonucunda Tufan’ın “iyilik” hali önemli sınavlardan geçer.

Belediyede temizlik hizmetlerinde görevli olan Rıza, annesine son derece düşkündür. Bu düşkünlüğü, çok istemesine rağmen evlenip bir yuva kurmasına da mani oluyordur. Karşı apartmana taşınan Serpil adlı çocuklu ve dul bir kadının hayatına girmesiyle, Rıza’nın evlilik hayalleri yeniden alevlenir, fakat bir yandan da suçluluk duygusu gittikçe artıyordur. Öyle ki, bir süre sonra gerçek hayatla bağı iyice kopmaya, annesine daha da bağlanmaya başlar. Rıza artık annesinin öldüğünün bile farkında olmadan onunla yaşamaya devam ediyor, bir yandan da umutsuzca Serpil’le ilişki kurmaya çalışıyordur.

Kah üst geçitlerde kah otobüs duraklarının vapur iskelerinin berisinde rastladığımız bir el uzaklığındaki korsan filmcilerden biridir Musa. Bir gün hayatına bir yönetmen girer ve onu sonu gelmez bir arayışa iter.

1930'lu yıllarda Zonguldak’a iş sebebiyle yeni taşınan Halit'in güzeller güzeli karısı Mükerrem, şehrin en varlıklı ailelerinden birinin oğluyla adı konulmayan bir ilişkiye başlar.

Bir gece yarısı, arkadaşlarının işlettiği barda son biralarını içip eve dönecekken içeri giren beş kişilik bir grup tarafından silahla alıkonulurlar. Elleri, ayakları, ağızları bağlanan gençler sabaha kadar dayak, işkence ve tecavüze maruz kalırlar. Kendilerini alıkoyan grubun görünürde hiçbir amacı yoktur. Yaşları 20 ile 45 arasında değişen bu grup, hayatlarında eksik kalan her şeyin hesabını hiç tanımadıkları bu gençlerden çıkartırlar.

Dostoyevski’nin efsanevi yapıtı Suç ve Ceza’yı beyaz perdeye uyarlamaya çalışan Ahmet, uzun süredir başroldeki Raskolnikov’u canlandırabilecek birini aramaktadır. Ancak bu süreçte depresyona girer ve sevdiklerinden uzaklaşır.

Gümrük memuru Musa, birbirinin zıddı iki olay arasında fark gözetmeyen birisidir. Annesinin ölümüne tepki vermeyen Musa, iki çocuk ve bir anneyi öldürmekten sorumlu tutulmasına da sesini çıkarmaz.


Konu olarak gazetelerin üçüncü sayfalarında rastlayacağımız türdeki fiziksel ve ruhsal şiddet vakalarını işleyen film, çaresiz bir adamın başına gelen talihsizlikleri yansıtır. Figüranlık yaparak yaşamını idame ettiren İsa’nın bir yanlış anlaşılma sonucunda hırsızlıkla suçlanır, mafyanın peşine düştüğü İsa bir gün içerisinde çalınan parayı bir şekilde toparlamak zorundadır. İntihar etmekten başka bir çözüm yolu bulamayan İsa, o esnada çalan kapı ziliyle birlikte başka bir yola girer. Türk sinemasının özgün yönetmenlerinden Zeki Demirkubuz’un Masumiyet’ten sonra çektiği filmi Masumiyet gibi Altın Portakal’ı kazanmıştır ve yönetmenin kendine has üslubunu kanıtlar niteliktedir.

Gerçek bir hikâyeden uyarlanan "Kara Kış", 1939 Erzincan'da geçiyor. Yıkıcı bir depremin ardından, Savcı Yusuf İzzet Akçal, enkaz altında kalanları kurtarmak için mahkumları, her akşam hücrelerine geri dönmeleri şartıyla serbest bırakır.

Osman Hamdi Bey'in ünlü eseri Yeşil Cami Önü tablosunun özel bir vakıftan çalınmasıyla başlayan hikaye, izleyiciyi suç, sır ve entrikalarla dolu bir dünyaya davet ediyor. Tablonun yasa dışı yollarla yurt dışına satılmak üzere bir depoya getirildiği gece, birbirinden farklı hayatlar aynı noktada kesişiyor.