İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

3 filminden 1'i İzlenir çıktı, 19 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Serhat Özcan, 8 Ağustos 1961 tarihinde Sinop, Durağan'da doğmuştur. Aslen Boyabat'lıdır. Tam adı Serhat Süha Özcan'dır. Babası astsubaydır. 4 kardeşi vardır. Tiyatrocu Reha Özcan (d.1965) kardeşidir. Gemlik lisesinden 1979 yılında mezun oldu. 1984 yılında İstanbul Belediye Konservatuarında okurken askere alındı. Serhat Özcan, tiyatro hayatına 1978 yılında amatör olarak Balıkesir Halk Eğitim'in tiyatro kurslarında başladı. Bir dönem Altay'da ve Karagümrük'de top oynadı, muavinlik, garsonluk gibi birçok işte çalıştı. Y.K.Bank Çocuk Tiyatrosu, Dostlar Tiyatrosu, Ferhan Şensoy'un Nöbetçi Tiyatro'su, İstanbul Belediye Konservatuarı ve 1995 yılında Beşiktaş Kültür Merkezi tiyatrolarında çalışmıştır.

En büyük eğlence kaynağı, herkesin büyük ilgi gösterdiği yazlık sineması olan bir kasaba… Kasabanın deli oğlanı Emin, çevresindeki tüm insanlara her türlü işte yardım eden ve herkesin sevdiği bir adamdır. Televizyonun henüz yeni yeni Anadolu’ya yayılmaya başladığı bu dönemde köy halkı dönemin en büyük icadıyla tanışmaya hazırlanmaktadır. Televizyona dair çeşitli beklentiler vardır. Mekanik işlerle uğraşmayı seven Emin de televizyonun nasıl bir buluş olduğunu merak etmektedir. Televizyon kasabaya gelirken, beraberinde birçok şey getirecektir.

Türkiye’nin ilk seyircili sitcomu olan Bir Demet Tiyatro’da orta sınıf bir işçi ailesinin yaşadıkları, ailenin 30 yaşlarındaki işsiz ve bıçkın oğlu Mükremin, sivri dilli ve zeki kız kardeşi Lütfiye, fantezileriyle oduncunun karısı Feriştah gibi karakterler aracılığıyla izleyiciye aktarılır.

Tahin Pekmez, evlilik öncesi sevgilisi tarafından terk edilen genç bir kadının düğün borçlarını kapatmaya çalışırken yaşadığı birbirinden komik olayları konu ediyor. Bir süredir birlikte olan Esra ile Kerem ilişkilerini evlilikle taçlandırmak istemektedir. Birbirlerini çok sevdiklerini düşünen ikili zaman kaybetmeden evlilik hazırlıklarına başlar. Bir ton borca girerek tüm hazırlıklar tamamlanır. Her şeyin güzel olacağını düşleyen Esra tam da bu sırada hayatının şokunu yaşar. Evlenmelerine sayılı günler kala Kerem’in aldatmasına şahit olan Esra ne yapacağını bilemez.

En büyük eğlence kaynağı, herkesin büyük ilgi gösterdiği yazlık sineması olan bir kasaba… Kasabanın deli oğlanı Emin, çevresindeki tüm insanlara her türlü işte yardım eden ve herkesin sevdiği bir adamdır. Televizyonun henüz yeni yeni Anadolu’ya yayılmaya başladığı bu dönemde köy halkı dönemin en büyük icadıyla tanışmaya hazırlanmaktadır. Televizyona dair çeşitli beklentiler vardır. Mekanik işlerle uğraşmayı seven Emin de televizyonun nasıl bir buluş olduğunu merak etmektedir. Televizyon kasabaya gelirken, beraberinde birçok şey getirecektir.

Yunus ve Ahmet komşudur. Yunus’un oğlunun güttüğü koyunlar Ahmet’in bahçesine girip sebzelere zarar verir. Ahmet buna kızıp Yunus’un oğlunu dövünce, Yunus ve Ahmet kavga ederler. Yunus, Ahmet’le barışmaya niyetlense de Ahmet’in dava açtığını görünce o da ona karşı dava açar. Birbirlerine dava açan ikili, bürokrasi sebebiyle sürekli adliyeye gidip gelmek zorunda kalır. Bu koşuşturmadan maddi zarar görmeye başlayan iki komşu zaman geçtikçe pişman olacaktır.

Ayşe spent years in prison, accused of murdering her husband. Upon her release, her sole purpose is to reunite with her daughter, Zeynep, who was taken from her years ago. However, her daughter has now been adopted by another man, and she doesn't know who Ayşe is. For Ayşe, the only way to achieve this reunion is to win the trust, and even the heart, of Kemal, the man who adopted her daughter. Her biggest obstacle in this process is her former mother-in-law, İlter, who blames Ayşe for her son's death and seeks revenge.

Ailesinin gözbebeği İnci (Nilsu Berfin Aktaş), Ulusözler Koleji’nin burslu öğrencisidir. Sınıf arkadaşı ve aynı zamanda okul sahibinin oğlu Mert’ten (Eren Ören) hamile kalır. Üniversite sınavına hazırlanan ve hayallerine koşan iki gencin hayatı sonsuza kadar değişir. Evlatlarının hayatındaki değişim aileleri de derinden etkileyecektir. İnci’nin annesi Seher (Günay Karacaoğlu), aynı okulda hademe olarak çalışmaktadır. Selahattin (Şevket Çoruh) ile kurdukları dünyada, evlatları için mücadele etmektedirler. En büyük hayalleri de onları her zaman gururlandıran kızları İnci’nin doktor olmasıdır. Turgut (Murat Aygen), Ulusözler Koleji’nin sahibi ve müdürüdür. Baskı ve korkuyla sindirdiği Aylin’le (Didem Balçın) evlilikleri proje gibidir. Aylin her ne kadar bu projenin bir parçası olarak kalsa da evlatları için her türlü fedakarlığı yapmaya hazırdır. Henüz doğmamış bebeğin, iki genç ve aileleri üzerinde estireceği rüzgar merak konusudur.

Zümrüt Kuloğlu Nevşehir’in en müflis mahallesinde babası, annesi ve iki kız kardeşiyle birlikte yaşamakta, İç Anadolu’nun en kudretli ailelerinden Demirkanların fabrikasında çalışmaktadır. Zümrüt’ün annesi Ülfet halinden sürekli şikayet eden, kızlarını hayırlı bir kısmetle evlendirip yaşadıkları rezil hayattan kurtulmanın hesapları peşinde olan bir kadındır. Zümrüt bir yandan onun baskılarıyla başa çıkmaya uğraşırken diğer yandan Demirkanların varislerinden Adil Demirkan'ın evlenme teklifini annesinden gizlemeye çalışmaktadır. Ne var ki Ülfet bunu öğrenecek ve kızını nikah masasına oturtmak için bin bir çeşit oyuna başvuracaktır. Zümrüt ise her şeye rağmen direnecektir. Çünkü yüreğini kavuran bir sır vardır. Zümrüt, Demirkanların Suriye’de şehit düşen torunu Serhat’a aşıktır. Ve bu aşk küle dönmüştür.

Kapadokya’nın zengin ve güçlü adamlarından, ileri yaştaki Fikret Karakaya, genç güzel Zühre ile evlenmek ister. Zühre, düğün için Niğde’den konağa getirilir. Mertliği ile tanınan taş ustası Seyit’in yolu Zühre’yle bu süreçte kesişir. Ateş ve su kadar birbirlerinden uzak durmaları gerekse de, Seyit ile Zühre arasında, tutkulu, büyüleyici bir aşk başlar. Ancak aşkları, değdikleri herşeyi, yakıp yıkar, küle döndürür. Üstelik karşılarında Fikret Karakaya kadar güçlü bir engel daha vardır. Çoban Yıldızı, Seyit ile Zühre’nin Kapadokya’nın masalsı dünyasında başlayıp, İstanbul’a uzanan, soluk soluğa izlenecek, gerilim dozu yüksek bir aşk hikayesi.

İstanbul’un en belalı mahallerinden Çukur’un kontrolü Koçova ailesinin elindedir. Koçovalıların Çukur’u yönetirken en önemli kuralları da uyuşturucuya asla izin vermemeleridir. Ancak gözünü bu mahalleye dikmiş ve bu yasağı kırmaya hazırlanan yeni bir grubun ortaya çıkması ile mevcut düzen bozulur.

Iraz Nene İstanbul'da yaşayan Zeliş ve Mustafa'ya mektup gönderir ve yanına çağırır. Iraz Nene 2 ay ömrü kaldığını ve ikisinin birbirleriyle evlenmesini, evlilik devam ederse 40 milyon TL değerindeki tarlayı ikisine miras bırakacağını söyler. Fakat Mustafa ve Zeliş birbirine zıt insanlar olduğu için evlenmek istememişlerdir. Daha sonra mirası alabilmek için kısa bir süreli evlilik planı yapıp evlenmişlerdir. Fakat Iraz Nene'nin gerçekte 2 ay ömrü kalmadığını öğrenen Zeliş ve Mustafa mirası alabilmek için birbirleriyle evli kalmışlardır ve macera başlamıştır.

Hicran; bütün insanlar arasında bir insan. Bütün kadınlar arasında bir kadın. Doğup büyüdüğü yuvada söz dinleyen bir çocuk. Sonra bir genç kız. Seven, aşık olan, kırılan bir yürek sonra da. Bütün anneler arasında bir anne. Sürüklenen bir hayatın içinde bir kadın. Bu hayat, günün birinde seçim yapmaya zorlar Hicran’ı. “Ben senin annen değilim” der, kızına. “Peki, sana ne diyeyim anne?” sorusuna yanıtı ise, çaresizlik ve isyan dolu bir fısıltıdır: “Bana artık Hicran de...”

Ekrem Altındağlı nam-ı diğer "Başkan" İstanbul'un önemli mafya patronlarından biridir. Tıpkı sokaklarda olduğu gibi özel hayatında da derdi tasası bir türlü bitmek bilmez.

Salih Türkoğlu (Cezmi Baskın), uzun yıllar önce Almanya'ya yerleşmiş bir Karadenizli dönercidir. Ailesi ile birlikte Köln'de bir Türk mahallesinde yaşamaktadır. Salih’in en büyük korkusu ise çocuklarının Alman gençlerine uyup kendi öz değerlerinden uzaklaşmaları ve kendi kültürlerini unutmalarıdır. Bu yüzden çocuklarının üzerine titremektedir. Ama korktuğu şey ona bir adım uzaklıktadır. Mühendislik okuyan büyük oğlu Osman (Gökhan Alkan) büyük bir aşkla sevdiği Alman kızı Nina'ya (Müge Boz) evlilik teklif eder ve "Evet" cevabını alır. Osman'ın Nina'yı ailesi ile tanıştırmak için eve getirmesi ile imkansıza yelken açan bir hikaye başlar.

Garipler Mahallesi benzer dertleri paylaşan, orta halli İstanbulluların yaşadığı bir semtttir. Mahallede ailesiyle beraber yaşayan garson Mahir, çalıştığı gece kulübünde bir müşterinin kafasında şişe kırar ve kovulur. Bir tesadüf eseri gelinlikle uçurumdan atlamak üzere olan Pelin'i kurtarır. Üstelik Pelin, kendisini kovan patronunun kızıdır! Pelin takıntılı bir şekilde Mahir’e aşık olur. Fakat Mahir, yaşadığı mahalleden Fidan isimli bir kızla nişanlıdır. Şimdi Mahir'in önünde iki seçenek ve zor bir soru vardır: Sevdiği ve nişanlı olduğu Fidan ile mi evlenecek yoksa kaderin karşısına çıkarttığı zengin Pelin'i mi tercih edecektir?

Ekrem zeki ama hayta... Cenker çalışkan ama panik... Sevil azim abidesi ama bilgisiz... Ayçin güzel ve tembel... Cihan zeki ama amaçsız... Üniversite sınavında başarısız olurlar. Kendileri, aileleri, gelecekleri için bütün umutları tükenir. Tam da her şeyin bittiğini sandıkları yerde karşılarına muhteşem bir fırsat çıkar. Özel bir üniversiteyi burslu olarak kazandıklarını öğrenirler. Böylece yolları kesişir. Bu yeni bir başlangıçtır. Sonun başlangıcı her şeyi düzeltmeye çalışırken bir tekme daha yer, kendilerini daha kötü bir yerde bulurlar. Birbirinden ilk bakışta nefret eden 5 genç, geleceklerini kurtarmak için mecburen bir araya gelirler.

Azeri asıllı Cazibe'nin (Aslıhan Gürbüz) Türk vatandaşı olmak için Kemal (Hakan Yılmaz) ile yaptığı evliliğin komik hikayesi... Ekonomik sıkıntı yaşayan Kemal alacağı yüklü paradan dolayı evlenmeyi kabul eder. Cazibe ve Kemal, birbirlerini ilk kez nikah salonunda görür ve ilk görüşte birbirlerinden nefret ederler. Ekonomik sıkıntı yaşayan Kemal ve Türk vatandaşı olmak isteyen Cazibe mecbur evlenirler. Çakma evlileri bekleyen kabus ise komşuları olan psikopat yabancılar şube komiseri Peker Pekmez'dir (Peker Açıkalın).

Emin, karısı Zehra, çocukları Filiz ve Mert, damadı Naci ile birlikte yıllar sonra kasabaya yerleşip sakin bir hayat süren, büyük şehirlerde hayatı boyunca yaşadığı ayak oyunlarından bıkmış, deneyimli, donanımlı biridir. Bu nedenle yerleştiği kasabalılar onu rahat bırakmaz ve zorla belediye başkan yardımcısı yaparlar. Ancak belediye başkanının bir gece ansızın vefat etmesiyle Emin’in tüm hayatı değişir. Başkan yardımcısı olan Emin geçici olarak başkanlık koltuğuna oturur. Yeni belediye başkanını belirleyecek olan belediye meclisi toplanır. Ancak iki grubun oyları eşit olduğundan Emin’in oyu önem kazanır. İktidar kavgalarına bulaşmak istemeyen Emin tarafsız kalır. Ama bir türlü belediye başkanı seçilemez. İki taraf da birbirlerinden habersiz, kukla olarak kullanabileceklerini düşündükleri Emin’i başkanlık koltuğuna oturtmak konusunda karar alırlar. Ve böylece Emin, yapılacak yerel seçimlere kadar belediye başkanı olur.

Dizide evin annesi Neriman, emekli dolmuş şoförü baba Cahit, baba mesleğini devam ettiren ve hâlâ ailesiyle yaşayan büyük oğlan Metin, karşı dairede oturan küçük oğlan Çetin, Çetin’in eşi Ece ve Metin’in eşi Nalan ile çok eğlenceli bir hayatın penceresi açılıyor. Cadılığına çok cadı, ama bir o kadar da tatlı bir kaynananın etrafında şekillenen; kocaman, mutlu ve çok komik bir ailenin hikâyesi anlatılıyor.

Küçük yaşta trafik kazasında babasını kaybeden, iki tekerlekli demir atlara sevdalı Gönül adındaki tıp öğrencisinin yaşadıkları.

Cennet Mahallesi, İstanbul'un kenar semtlerinden biridir. Dans, müzik, aşkların bol olduğu bir yerdir burası. En güzel kızlar, en afilli delikanlılar, en hoş sohbet duygulu insanlar burada yaşar. Bu mahallenin gülü güzeller güzeli dansöz Sultan ile yanık sesli kemancı Ferhat birbirlerine deliler gibi aşıktır ama iki taraf aileleri arasında 4 göbek önceden başlayan düşmanlık bu iki sevgilinin aşkına engel olmaktadır. Sultan'ın anası bohçacı Pembe ile Ferhat'ın babası zurnacı Yunus da yıllar önce birbirlerine büyük sevda ile bağlanmışlar; ama bu düşmanlık onların da mutluluğunu bozmuştur.
Görsel yokZeliş'le (Doğa Rutkay) Nasip artık birbirlerini sevmedikleri için boşanmışlardır. İkiz bebekleri ile anne (Oya Aydoğan) ve babasının (Halil Ergün) yanında kalan Zeliş üniversiteye gitmeye karar vermiştir. Diğer yandan da dayısı (Hüseyin Avni Danyal) ve yengesi (Pakize Suda) ona yeni bir koca bulma arayışındadırlar.

Türkiye’nin ilk seyircili sitcomu olan Bir Demet Tiyatro’da orta sınıf bir işçi ailesinin yaşadıkları, ailenin 30 yaşlarındaki işsiz ve bıçkın oğlu Mükremin, sivri dilli ve zeki kız kardeşi Lütfiye, fantezileriyle oduncunun karısı Feriştah gibi karakterler aracılığıyla izleyiciye aktarılır.

Kanal D'nin ilk dizilerinden birisidir. Bir aile ve komedi dizisi olan Zapping Ailesinde sürekli televizyon başında oturan ve televizyon kanalları için kavga eden bir aileyi anlatmaktadır. Bu kavgaların sürekli ardı arkası gelince aile eve artık sese duyarlı ve konuşanı anlayan bir televizyon alır. Aile fertleri bu kez seslenerek zapping yapmaya başlarlar. Fakat sese duyarlı ve konuşan televizyon, komşuların sesini de algılamaya başlar. Televizyonkolik olan aile ilerleyen zamanlarda televizyonla ilgili işlerin içine de girmeye başlarlar.