İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

Anne ve babası Kürt olan Midyat, 2 Aralık 1974'te Ankara'da doğdu. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin ilk kadın belediye başkanı Zekiye Midyat'ın torunudur. 1998 yılında sınavla girdiği Nöbetçi Tiyatro'da (Ortaoyuncular) Ferhan Şensoy, Derya Baykal, Rasim Öztekin ve Tuncel Kurtiz'den tiyatro eğitimi alan Sermiyan Midyat, 1993 yılından 1996 yılına kadar Kadıköy Halk Eğitim Merkezi'nde akademik tiyatro eğitimi gördü. 1994 yılında girdiği İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kimya Bölümünde üç yıl okuduktan sonra, ayrılarak İşletme Fakültesine geçiş yaptı. Kadıköy Halk Eğitim Merkezi'nde oyuncu ve yönetmen yardımcısı olarak görev yaptı. Daha sonra, Haluk Bilginer ve Zuhal Olcay gibi ustalarla çalıştı. 2 ayrı oyunda Oyun Atölyesi'nde oyuncu olarak yer aldı. Birçok dizi ve filmde görev alan Midyat, Emret Komutanım dizisinde Arıza Hamza rolüyle dikkatleri üzerine çekti. 2007 yılında kurduğu Oyunbozan adlı tiyatronun ilk oyunu 9 Ay Son Gün'ü yazıp yönetti. Ayrıca Mustafa Ceceli'nin seslendirdiği Limon Çiçekleri ve Özcan Deniz'in seslendirdiği Kalp Yarası şarkılarının sözleri Sermiyan Midyat'a aittir.

Ali, geçirdiği bir kaza sonucu hafızasını kaybeder. Çevresindeki herkes, kendilerini Ali'nin kafa karışıklığı ile gelen bir karmaşanın içinde bulurlar. Elden ele dolaşan, sahibini arayan değerli bir yüzük, uzak bir hırsızlık hikâyesi ve yalan bir polis soruşturması da işin içine girince İstanbul'da bir mahalle halkı entrikalarla başbaşa kalır.
Görsel yok30'lu yaşlarının başında olan Ayten Boralı, geçmişinden kaçarak yeni bir başlangıç yapmak için yeni bir mahalleye taşınır ve taşınması ile birlikte mahallede büyük bir curcuna yaşanır. Komşulara haber salınmış, bütün Boyacıköy sakinleri semtlerine taşınan bu gizemli kadını merakla izlemişlerdir. Yaşadığı büyük acıları geride bırakmak isteyen Ayten, Boyacıköy'de her şeye sıfırdan başlamak için kolları sıvar ancak mahalleli tek başına yaşayan bu güzel kadının nereden geldiğini, kimden kaçtığını merak etmektedir. Kimi zaman aşırıya kaçan bu merak yeni beladan uzak bir hayata başlamak isteyen Ayten'in işini zorlaştırmaktadır. Hakkında hiçbir şey bilmedikleri bu gizemli kadının gelişi başta kapı komşuları 16 yaşındaki Ferhat olmak üzere herkesin hayatını değiştirir. Ayten sırlarla dolu güzelliği ile sadece mahalledeki gençlerin gönlünü fethetmekle kalmaz, ağır abi taksi şoförü Yavuz'un da aklını başından alır.

Emrindeki bir askerin nişanlısına aşık olan Yüzbaşı Cemal’in, savaş sonrası yaraları sarmaya çalışırken gönlünün yarasının hala açık olduğu gerçeği ile yüzleşmesinin hikayesinin, fonda mücadele yılları ile aktarıldığı Kırık Kanatlar'da Anadolu'nun yeni bir kadere doğru ilerlediği bir döneme tanık oluyorsunuz. Ankara'da Büyük Millet Meclisi Mustafa Kemal'i, meclis başkanı ve başkomutan seçer. Ülkemiz Kurtuluş Savaşı'na girmek üzeredir. Tüm ülke, genci yaşlısı savaşa maddi manevi destek olmak için varlarını yoklarını ortaya koyarlar.

Üniverste son sınıfta okuyan ayça,ailesinden uzak kendi gönlünce bir tatil yapmak sosyal medya hesaplarını dolduraçak çok izlenen pozlar çekmek istemektedir uzun süredir peşinden koşan tamer varlıklı ailenin çoçuğudur

Amerika’da eğitim alıp köyü Tınne’ye dönen İbrahim’in iki kültür arasında yaşadıklarını neşeli ve kendine has mizahi bir üslûpla beyazperdeye taşıyan Sermiyan Midyat, ikinci hikâyede de bu farklılıklardan besleniyor. Tınne Köyü’ne Amerikalı bir gelinin gelmesiyle başlayan macera, bu kez İbrahim’in Amerika macerası ile devam ediyor. Filmde neredeyse tüm Amerika’nın kalkıp Tınne’ye gelmesiyle kahkaha dolu olaylar birbirini izliyor.

Fadıl bölgesinin en acımasız mafya babalarından biridir. Ancak günün birinde Hintli yoga hocası Gundhi'ye aşık olur. Günün birinde Gundhi Fadıl'ın malikanesinden kaçırılınca Fadıl genç kadını bulma yoluna baş koyar. En güvendiği arkadaşı Hulusi'yi de alarak Hindistan'a giden mafya babasının amacı Gundhi'yi onu kaçıranların elinden kurtarmak ve onun kalbini kazanmaktır. Ancak işler sandığı kadar kolay olmayacaktır. Gundhi'nin annesi de Hindistan'da çok güçlü bir mafya örgütünü yönetmektedir. Fadıl, Hulusi ve Mumbai'da çalışan Türk belediye işçisinin yardımıyla Gundhi'ye ulaşmaya çalışır. Ancak Fadıl'ın ailesi de Mumbai'ye geldiğinde işler iyice karışır...

8 Çocuklu Midyatlı sıradan bir kadın olan Xate'nin komşularından tek farkı, kocasının Midyat Belediye Başkanı olmasıdır. Bir gün, başına gelenler onun da Midyatlılar'ın da hayatını değiştirir. Okuma yazması olmayan Xate, Midyat Belediye Başkanı olur. Mutfak işlerine girişir gibi giriştiği devlet işlerinde çocuklarının kendi aralarındaki çocukça rekabeti, Midyat halkına kahkahalar attıran maceralara neden olur. Ancak hiçbir şey Xate'yi yolundan döndürmez. Hükümet gibi kadın Xate, işleri elinin hamuru ile çözmenin yolunu her seferinde bulur. Midyat'ta henüz kimse farkında olmasa da sadece onun için değil, tüm ülke için hayat eskisi gibi değildir aslında. Fakat en azından Midyat'ın değişimine giden yol, kahkahalarla doludur.

Hükümet Kadın 2'de ilk filmde yaşananların 7 yıl öncesine gidiyor. Xate ve kocası Aziz Veysel'in, Faruk ile olan azılı mücadelesine tanık oluyoruz. Xate'in, Güneydoğu'nun ilk kadın belediye başkanı olmasına henüz yedi yıl vardır ve şimdilik, belediye başkanı Aziz Veysel'in eşi olarak yaşamaktadır. Faruk'un bitmek bilmeyen koltuk sevdasının kökeni de bu günlere dayanmaktadır. Xate, sıradan sabahlardan birinde Aziz Veysel'i evden uğurlarken beklenmedik bir sürprizle karşılaşır. Bu kötü sürpriz de Xate ve Faruk'u bir kez daha karşı karşıya getirir. Daha da beklenmedik olanı ise tüm kasabalıyı şaşkına çeviren erken seçim kararıdır.

Tinne Köyü’nün muhtarı Yusuf Ağa, resmi olarak kaydı bulunmayan köyünü tanıtmak için devlet büyüklerine mektuplar yazmaktadır. Oğlu İbrahim’i de sırf bu amaç uğruna, okuyup büyüsün diye bir fakülte avlusuna bırakmıştır. Papaz Hana, İbrahim’i nüfusuna geçirmiş ve ona sahip çıkmıştır. İbrahim 30 yaşına geldiğinde Amerikalı aşkı Jessica’yla birlikte köye dönmüştür. Tinne köyü Kürt genci İbrahim ve Amerikalı Jessica’nın vatanı olabilecek midir?

Ali, geçirdiği bir kaza sonucu hafızasını kaybeder. Çevresindeki herkes, kendilerini Ali'nin kafa karışıklığı ile gelen bir karmaşanın içinde bulurlar. Elden ele dolaşan, sahibini arayan değerli bir yüzük, uzak bir hırsızlık hikâyesi ve yalan bir polis soruşturması da işin içine girince İstanbul'da bir mahalle halkı entrikalarla başbaşa kalır.

Mardin ve yöresini en büyük aşireti olan Derikfan aşiretinin ağası Cano'nun başı annesiyle derttedir. Annesi Sidar aşirete varis olacak bir torun istemektedir. Ancak bu hayali hiçbir zaman gerçekleşmeyecek gibi durmaktadır. Çünkü, Cano'nun imam nikahlı karısı Rukiye'yi sevmemektedir. Cano'dan umudu kesen Sidar bir gece ani bir karar ile İstanbul'da yaşayan oğlu Fırat'ın yanına yola çıkar. Ancak, Sidar'ın Fırat hakkında bilmediği bazı gerçekler vardır. Öte yandan Mardin'de, Cano çocuğu olmadığı için hakkında çıkan dedikodularla başa çıkamaz hale gelmiştir. O da çareyi İstanbul'a kardeşinin yanına gitmekte bulur. Çok korktuğu uçak yolculuğu sırasında ise hayatının aşkı olacak Lal ile tanışacak ancak Cano'nun sakarlıkları yüzünden bu tanışma Lal için olumlu olmayacaktır. Mardin'den İstanbul'a gelen Derikfan ailesini birçok sürpriz beklemektedir.

Çocuklarının eğitim hayatı için Muğla'dan İstanbul'a gelen Ömer Asaf ve ailesini hem yeni bir şehir hem de çok farklı bir hayat beklemektedir. Evin büyük annesi Ümran'ın ise yıllardır saklandığı ve vicdanını rahat bırakmayan sırlar artık ortaya çıkacaktır. Birbirinden habersiz büyümüş, biri annesinin diğeri babasının yanında büyümüş iki kardeş uzun yıllar sonra karşılaşacak, tanışacak hatta düşman olacaklardır. Üniversitede yolları kesişen kardeşlerin bu çıkmazı yıllar önce ayrılan ve bambaşka hayatlara yuvarlanan anneleri Handan ve babaları Ömer’i de mecburen tekrar bir araya getirecektir... Bir yanda 20 yıldır süren bir evlilik, diğer yanda sıcağı soğumamış büyük bir aşkın külleri... Bir yanda Aylin ve kendi çocuğundan ayırmadan annelik yaptığı oğlunu kaybetme korkusu...

Emrindeki bir askerin nişanlısına aşık olan Yüzbaşı Cemal’in, savaş sonrası yaraları sarmaya çalışırken gönlünün yarasının hala açık olduğu gerçeği ile yüzleşmesinin hikayesinin, fonda mücadele yılları ile aktarıldığı Kırık Kanatlar'da Anadolu'nun yeni bir kadere doğru ilerlediği bir döneme tanık oluyorsunuz. Ankara'da Büyük Millet Meclisi Mustafa Kemal'i, meclis başkanı ve başkomutan seçer. Ülkemiz Kurtuluş Savaşı'na girmek üzeredir. Tüm ülke, genci yaşlısı savaşa maddi manevi destek olmak için varlarını yoklarını ortaya koyarlar.

Ankaralı Gökhan Sırım, Trabzonlu Cemal Hekimoğlu, İstanbullu Rıdvan Sarı. İzmirli Fikri Zihni Parlak, Sivaslı Mehmet Karatren, Konyalı Şemsi Güneş, Mersinli Tansel Teneke, Rizeli İdris Fındıkoğlu... Her biri silah altında TSK mensubu ve 56. Piyade Er Eğitim Alayı’nda bir araya gelen askerler. Her biri Türkiye'nin farklı yerlerinden, ama aynı vatani görev için bir araya gelen bu insanlar askerlikleri boyunca hasret, arkadaşlık, vatan gibi kavramları yeni baştan öğreniyorlar.
Görsel yok"Dişi kuş"umuz Şebnem kocasından ayrılıp oğluyla bir başına kalınca, onurlu bir kadın olarak kendi ayaklarının üzerinde durmaya ve baba evine dönmemeye karar vermiştir. Ancak Şebnem her ne kadar oğluyla bir yaşam kurmayı planlamış olsa da, babası Macit ve kardeşi İskender'in durmaksızın başına ekşimesiyle bu plan hayal olmaktan öteye geçememektedir. Üstelik, Şebnem'in evinin 45 milyonluk kirasına en ufak bir katkıda bulunmamaktadırlar. "Bu zamanda böyle kira olur mu?" demeyin. Ev sahibinizin adı Reşat Nuri'yse ve size de delicesine aşıksa, olur. Ancak Şebnem bu; onurlu kadın. İlla kiraya zam yapacak. Her sınıftan erkekle kuşatılan ve oynatmasına çeyrek kalan Şebnem; tüm "dişi kuş"ları yardıma çağırıyor.

Nahide ile boşanma kararı alan Sinan, eski arkadaşı Tülin'in aracılığı ile Nilüfer ve Cüneyt çiftinin alt katındaki daireyi kiralayıp orada yaşamaya başlar. Tülin'deki bilinmez hastalık onu hayata karşı dalgacı ve yumuşak yapmış ve sevdiği insanların mutluluğuna adamaya yöneltmiştir. Nilüfer'in Cüneyt ile evliliği iyi gitmemektedir. Maddi sıkıntılar, Melek Hanım'ın beraberliklerinin ilk gününden itibaren kara bir bulut gibi evliliklerinin üzerindeki baskın gölgesi, Cüneyt'in başarısızlıkları nedeniyle günden güne daha da hırçınlaşıp hakaret ve aşağılamaya başlayan saldırı grafiğinin yükselerek fiziksel şiddete kadar uzanmış olması, Şebnem ve Metin'in aile içindeki huzursuzluklardan dolayı yaşadıkları sorunlar Nilüfer'i bunaltmıştır. Ancak genç kadın bu duruma bir son verebilecek güçte hissetmemektedir kendini. Sinan'la Nilüfer'in arasında komşulukları dolayısıyla başlayan ilişki; zamanla dertlerini, acılarını paylaştıkları sıcak bir omuz ihtiyacını karşılamaktan öteye gidecektir.
Görsel yok30'lu yaşlarının başında olan Ayten Boralı, geçmişinden kaçarak yeni bir başlangıç yapmak için yeni bir mahalleye taşınır ve taşınması ile birlikte mahallede büyük bir curcuna yaşanır. Komşulara haber salınmış, bütün Boyacıköy sakinleri semtlerine taşınan bu gizemli kadını merakla izlemişlerdir. Yaşadığı büyük acıları geride bırakmak isteyen Ayten, Boyacıköy'de her şeye sıfırdan başlamak için kolları sıvar ancak mahalleli tek başına yaşayan bu güzel kadının nereden geldiğini, kimden kaçtığını merak etmektedir. Kimi zaman aşırıya kaçan bu merak yeni beladan uzak bir hayata başlamak isteyen Ayten'in işini zorlaştırmaktadır. Hakkında hiçbir şey bilmedikleri bu gizemli kadının gelişi başta kapı komşuları 16 yaşındaki Ferhat olmak üzere herkesin hayatını değiştirir. Ayten sırlarla dolu güzelliği ile sadece mahalledeki gençlerin gönlünü fethetmekle kalmaz, ağır abi taksi şoförü Yavuz'un da aklını başından alır.

Utanmaz Adam, 1998 yılında atv'de yayınlanan Oğuz Aral'ın Utanmaz Adam adlı çizgi roman karakterinden uyarlanan komedi türündeki Türk televizyon dizisidir. İlk başlarda 13 bölüm olarak düşünülen dizi 6 bölümde bitmiştir. Dizinin müziği ise Orhan Gencebay'a ait "Hatasız Kul Olmaz" adlı şarkıdır. "Yıldız" rolü için ilk Yıldız Tilbe düşünülmüş ancak sonradan rolü Bennu Yıldırımlar canlandırmıştır.