İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


Filmde olaylar 14'üncü yüzyılda Bursa'da geçer. Anadolu'daki bütün devlet ve beylikler Moğol saldırısından yılmış, halk akın akın Moğollar' dan kaçıp Bursa'ya yerleşmektedir. Karagöz, Moğol vergi memurlarından kaçıp annesiyle Bursa'ya gelmiştir. Cahil ancak çok zeki, özellikle de kızdığında söz ve hareketleriyle etrafındakileri güldüren bir Türkmen göçeridir. Hacivat ise devletler arasında haber götürüp-getiren bir postacıdır. Zeki, lafazan, sefahat ve eğlenceye düşkün bir fırsatçıdır. Düştüğü zor durumlardan konuşması sayesinde kurtulur. Hacivat, Karagöz'ün hasta ineğini satın alınca tanışırlar. Hacivat, Karagöz'deki doğal yeteneğin farkına varır ve bundan yararlanmak ister.

Basri, demir yollarında yol bekçisi olarak çalışmaktadır ve yalnızdır. Tek oğlu olan Seyfi tam 18 yıl önce, okuduğu üniversitede öğrenciyken gözaltına alınmış ve o günden sonra hiç kimse Seyfi'den başka bir haber alamamıştır. Bu durumda ne ölüdür Seyfi ne sağ, ne vardır ne de yoktur. Basri'nin oğlu kaybolduktan altı yıl sonra karısı da ölmüştür. Basri, oğlunun kayıbından sonra yavaş yavaş toplumdan soyutlamaya başlamıştır kendini. Onu günden güne çepeçevre saran bir umut yaşatmıştır bugüne kadar. Her gün kontrol etmek için üzerinde yürüdüğü tren yolları, on sekiz yıldır aralıksız, her ayın başında ve ortasında oğlunu bulmaları için yazdığı dilekçeler… Anadolu'nun bereketli toprakları ve onu sarıp sarmalayan uçsuz bucaksız tren yolları, umut ve vicdan…

Handan ve Korhan orta yaşlarını süren, İstanbul'un iyi semtlerinden birinde hayatlarını sürdüren bir çifttir. Handan hayatını doldurabilmek için kendisine sürekli uğraşlar icat eder; ve her yeni girişiminde Korhan´dan destek bekler. Korhan, yıllar geçtikçe eşi Handan´ın heveslerinin içi boş olduğunu fark etmiştir; artık onu fazla ciddiye almaz. Korhan'dan umduğu desteği bulamayan Handan, yazar arkadaşı Şermin´e özenir ve yazarlığa kalkışır! Fakat başta masumane olan bu arzusu zamanla kıskançlığa dönüşecek ve farklıı yollara sapacaktır.

Handan ve Korhan orta yaşlarını süren, İstanbul'un iyi semtlerinden birinde hayatlarını sürdüren bir çifttir. Handan hayatını doldurabilmek için kendisine sürekli uğraşlar icat eder; ve her yeni girişiminde Korhan´dan destek bekler. Korhan, yıllar geçtikçe eşi Handan´ın heveslerinin içi boş olduğunu fark etmiştir; artık onu fazla ciddiye almaz. Korhan'dan umduğu desteği bulamayan Handan, yazar arkadaşı Şermin´e özenir ve yazarlığa kalkışır! Fakat başta masumane olan bu arzusu zamanla kıskançlığa dönüşecek ve farklıı yollara sapacaktır.

Basri, demir yollarında yol bekçisi olarak çalışmaktadır ve yalnızdır. Tek oğlu olan Seyfi tam 18 yıl önce, okuduğu üniversitede öğrenciyken gözaltına alınmış ve o günden sonra hiç kimse Seyfi'den başka bir haber alamamıştır. Bu durumda ne ölüdür Seyfi ne sağ, ne vardır ne de yoktur. Basri'nin oğlu kaybolduktan altı yıl sonra karısı da ölmüştür. Basri, oğlunun kayıbından sonra yavaş yavaş toplumdan soyutlamaya başlamıştır kendini. Onu günden güne çepeçevre saran bir umut yaşatmıştır bugüne kadar. Her gün kontrol etmek için üzerinde yürüdüğü tren yolları, on sekiz yıldır aralıksız, her ayın başında ve ortasında oğlunu bulmaları için yazdığı dilekçeler… Anadolu'nun bereketli toprakları ve onu sarıp sarmalayan uçsuz bucaksız tren yolları, umut ve vicdan…

Filmde olaylar 14'üncü yüzyılda Bursa'da geçer. Anadolu'daki bütün devlet ve beylikler Moğol saldırısından yılmış, halk akın akın Moğollar' dan kaçıp Bursa'ya yerleşmektedir. Karagöz, Moğol vergi memurlarından kaçıp annesiyle Bursa'ya gelmiştir. Cahil ancak çok zeki, özellikle de kızdığında söz ve hareketleriyle etrafındakileri güldüren bir Türkmen göçeridir. Hacivat ise devletler arasında haber götürüp-getiren bir postacıdır. Zeki, lafazan, sefahat ve eğlenceye düşkün bir fırsatçıdır. Düştüğü zor durumlardan konuşması sayesinde kurtulur. Hacivat, Karagöz'ün hasta ineğini satın alınca tanışırlar. Hacivat, Karagöz'deki doğal yeteneğin farkına varır ve bundan yararlanmak ister.

İstanbul'da aynı semtte, iki farklı ev iki farklı dünya... Yokuşun dibinde geçim derdiyle boğuşan Berringiller, ve kendilerine tepeden bakan zengin akrabaları Erdemliler… Ve Berrin köprüyü geçene kadar ayıya dayı demek için küçüldükçe küçülürken… Nihal bu bitimsiz köprüyü bir hamlede atlamak isterken… Köprüden geçmek dahi istemeyen bir Veli… Ve köprüleri yıkıp atmak isteyen Aysel… Aysel artık zengin akrabalarının sadakalarını almak istemiyor, zengin kuzeni Aleyna'nın eskilerini giymek istemiyor, teyzesi, annesini villadan ağlatıp ağlatıp göndersin istemiyor… Parlamak için bir kıvılcıma bakıyor Aysel. Büyük aşkını, Karan'ı bu yürek yangınının ortasında buluyor. Karan bir sevdiğini toprağa verdi şimdi de düşmanının mezarını kazıyor. İki genç, intikam için bir aşk komplosu kuruyorlar. Hikayenin belki de en günahsızı, Aleyna Erdemli için. Aysel akrabalık bağlarının sıcaklığıyla öfkenin soğukluğu arasında çırpınırken… Karan da iki aşk arasında kalıyor. Herkesin yenileceği bir savaşta aşk mutlu sona ulaşır mı?
Görsel yok