İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

10 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Tiyatrocu bir anne (Füsun Erbulak) ve babanın (Altan Erbulak) kızıdır. İstanbul Şehir Tiyatroları oyuncusudur. Televizyon dizileri ve sinema filmlerinde de oynamaktadır. Epsilon Yayınları'ndan 2002 yılında "Gözünü kırpma, düşerim" adlı kitabı (ISBN 975-331-403-5) çıkmıştır. Avukat Dalin Midyat ile evliliğinden 2006 yılında Zeynep Kavin adını verdiği kızı dünyaya gelmiştir. Afife Tiyatro Ödülleri'nde jüri üyeliği yapmıştır.

Ulaş ve İrem aynı apartmanda yaşayan komşu çocuklarıdır. Beraber oynarlar, beraber servis beklerler ve Ulaş, İrem’e sırılsıklam aşıktır. Ama çok utangaç olduğu için bir türlü açılamaz. Bir akşam babası duygularını bir kaset çekerek duygularını İrem’e anlatmasını tavsiye eder. Ulaş o günden sonra İrem’in doğum günü hediyesi olarak onlarca karışık kaset dolduracaktır... 1990’lı yıllardan itibaren tanışan Ulaş ve İrem’in arkadaşlık ve aşk hikayesini konu alan film Uygar Şirin’in aynı adlı romanından uyarlandı. Yönetmenliğini Tunç Şahin’in üstlendiği yapım, 20 seneyi aşkındır tanışmalarına rağmen beraber olmayı beceremeyen bir çiftin öyküsünü, her dönemin müziğini kendisine fon alarak anlatıyor.

Sırtını yüksek kayalıklara dayamış, yüzünü yüce bir denize dönmüş, etekleri zeytinliklerle süslü küçük fakir bir köy. Köyün sakinleri sert bir coğrafyayla başa çıkmak için uğraş veren, sade ve çalışkan insanlardır. Zaman her gün ezan sesiyle beş ayrı vakte bölünür. İnsana özgü bütün olaylar her gün bu beş vakit dilimi içinde yaşanır. Yetişkinler büyüklerinden gördüklerini çocukları üzerinde devam ettirirler. Sevgilerini beceriksizce gösterip, dayağı cennetten çıkma sayarlar. Babalar daima oğullarından birini ötekine üstün tutar. Anneler kızlarına acımasızca buyurur. Çocukluktan gençliğe geçen, 12-13 yaşlarında üç çocuk Ömer, Yakup ve Yıldız bu beş vakitli filmde, köy sakinleri arasında öne çıkar. Beş vakit geçer ve çocuklar bu küçük köyde öfkeyle suçluluk arasında gidip gelerek, ağır ağır büyürler.

Mete (Uraz Kaygılaroğlu) ve Naz (Asude Selma Kalebek), zengin ve güçlü ailelerin gözbebeği çocuklarıdır. İkisi de şımartılmış ve hayatta her istediklerini elde etmeye alışkın olan gençlerdir. Ancak çocukluklarında ailelerinin verdikleri bir sözle başlayan hikayeleri, zamanla birbirlerinden kopamamaları sonucunda bugün evlilikle taçlanmaya doğru ilerler. Ancak Naz'ın çocukluğundan beri yanında olan hizmetlisi İncila (Cemre Baysel), ansızın Mete'nin karşısına çıkar. Bu beklenmedik karşılaşma, Mete'nin hayatta verdiği tüm kararları sorgulamasına neden olur. Peki İncila ve Mete arasındaki bu karşılaşma, Naz'ın inatçılığı ile yazdığı hikayenin yönünü değiştirebilir mi?

Antepli bir doktor olan Efsun'un hem mesleği hem de aşkı ile olan imtihanını konu alıyor. İstanbullu bir estetik cerrah olan Kaan, atandığı hastanede Efsun'la tanışır. Önyargıları ile geldiği bu şehirde Anadolu'nun gerçekleriyle yüzleşir.

Psikiyatri kliniğindeki doktorların ve onlara başvuran hastaların hayatlarının anlatılacağı “Kırmızı Oda”da acılar, sevinçler, mutluluk ve hüzünler izleyicinin de ruhunun kapalı kapılarını aralayacak. Hastalar o güne kadar kimselere söyleyemedikleri sırları dile getirirken izleyiciler de kendi bugünleri, geçmişleri ve yarınlarına dair bir şeyler bulacak.

Ömrünü çocuklarına adamış, fedakâr bir anne olan Zerrin’in hayattan tek beklentisi çocuklarının mutlu yuvalar kurduklarını görebilmektir. Ama ne mümkün! Büyük kızı Rüya, eski bir oyuncuya platonik aşık, başını kaldırıp da çevresindeki taliplerine dönüp baktığı görülmemiş. Küçük oğlu Serkan anasının kuzusu, kolay kolay evden gitmeyeceği belli. Ortanca kızı Öykü ise yurtdışında, işinde gücünde, kariyerinde... Zerrin yakın zamanda çocuklarının mürüvvetini görmeyi beklemezken, Öykü’nün evleneceği haberini vermesiyle dünyalar onun olur. Dört gözle dünürleriyle tanışacağı günü bekleyen Zerrin’i kız isteme gününde kötü bir sürpriz bekliyor. Aksoy ve Arslansoy aileleri karşı karşıya geliyor ve eski defterler bir bir açılıyor. Sadece Zerrin değil, Öykü ve Rüya da bu karşılaşmadan nasibini alıyorlar. Ortalık birbirine girmişken bu curcunadan geriye bir tutam aşk, bir yudum mutluluk ve bolca kahkaha kalıyor.

Sanem sabahları birkaç saat babasının bakkalında çalıştıktan sonra bütün gününü hayal kurarak ve kitabı üzerinde çalışarak geçirmektedir ve hayatından son derece mutludur. Ta ki anne babası kendisine doğru düzgün bir iş bulmazsa evlenmek zorunda olduğunu söyleyene kadar! Sanem bunun üzerine mecburen ablasının iş yerinde çalışmaya başlar. Hayallerini süsleyen büyük aşkının kendisini orada beklediğinden habersizdir henüz, üstelik bilmeden Can'a ve şirkete kurulan bir tuzağın parçası olur... Yalanlar üzerine kurulan bir aşk olabilir mi? Ya Sanem? Nefret ettiği Can'a kalbini kaptırabilir mi?

Dedesinden kalan mirası alabilmek ve şirketin başına geçebilmek için evlenmesi ve de çocuk sahibi olması gereken Onur, annesinin zoruyla bir randevuya gider. Lale de annesinin ayarladığı randevu için aynı mekândadır. Birbirlerini tanımayan Lale ve Onur yanlış anlaşılmalar sonucu aynı masaya otururlar. Bu yanlışlık onları büyük bir sürprize hazırlar..

İstanbul'da bir dolandırıcılık çetesinin lideri olan Kandemir, yanında yetiştirdiği ekibiyle kendine özgü tarzı ve ilkeleri olan soygunlar yapmaktadır. Ekibin temel felsefesi; “adaletli çalmak”tır. İhtiyacı olmayandan, ihtiyaçları kadarını, ihtiyaçtan çalarlar. Ferdi, Karlos, Yaren ve Bahadır'dan oluşan bu tayfayı birbirine bağlayan en temel şey dostluktur. Ancak Kandemir’in eski ve değerli dostu olan Ali Rıza Kaptan'ın kendisi yüzünden tuzağa düşürülüp ceza evine girdiğini öğrenmesi her şeyi değiştirir.

Galip ilk aşkı Nursel ile evlenmiş olmasına rağmen, bazı sorunlar dolayı geçinemez ve ayrılırlar ama Nursel, Galip’in peşini bırakmaz. Sabiha ve Mehmet Almanya’ da yaşayan göçmen bir ailedir; Türkiye’ ye kesin dönüş yapmak isterler ama Sabiha'nın geçmişte yaşadıkları onları rahat bırakmayacaktır. Sabiha zor durumda iş ararken Galip ile yolları kesişecektir.

Huyları, alışkanlıkları, değer yargıları birbirinden farklı üç kuzenin okuma macerasıyla İstanbul'a gelmelerini ve burada bir arada yaşarken başlarından geçen acı-tatlı olayları anlatan bir dizi. Üniversiteyi kazanarak İstanbul'a gelen Ece, annesinden miras kalan eski bir eve yerleşir. Ankara'da yaşayan teyzesinin kızı Çiğdem, İstanbul'da bir iş bulup onun yanına gelir, derken diğer bir kuzen olan Şeref de üniversiteyi kazanıp Ece ile Çiğdem'in yanına gelir. Aşklar, ihanetler, aldatmalar, ekonomik zorluklar yaşarlar. Kuzenler sonunda hayata tutunmak, İstanbul gibi yaşamanın zor olduğu bir şehirde pes etmemek için son çarelerinin birbirlerine sarılmak olduğunu anlarlar.

Üç çocuklu yalnız bir baba; Fikret.. Zamanında büyük bir hata yaparak ilk aşkı İpek ile değil, zengin bir kadın olan Şule ile evlenen Fikret, İpek'i bir türlü unutamayınca eşinden ayrılır ve çocuklarıyla beraber yaşamaya başlar. Düzenli bir işi olmayan Fikret, ailesine bakabilmek için canını dişine takar ama hep bir şeyler eksik kalır. Fikret'in büyük kızı Zeynep'in özgürlük savaşı, oğlu Alim'in aşkı ve Çengelköy semtindeki esnafın dertleri, sohbetleri ile unutulmayacak bir aile dizisi..