İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

30 Haziran 1973 tarihinde İstanbul’da doğdu. Baba tarafından 93 Harbi sonunda Ardanuç’un Anaçlı köyünden İstanbul’a göç ederek günümüzde Ömerli Barajı suları altında kalan Muratlı köyüne yerleşmiş olan Artvinli bir ailenin tek çocuğudur. Anne tarafı ise Sapancalı olup Gürcü ve Laz kökenlidir. Annesi terzi, babası dolmuş şoförüdür. İlk ve orta öğrenimini Üsküdar’da Taşmektep İlkokulunda tamamlayan Çoruh, 14 yaşından 24 yaşına kadar Maltepe'de yaşadı. Lise öğrenimini Kartal Anadolu Lisesinde tamamladı. Liseden mezun olduktan sonra Müjdat Gezen Sanat Merkezinde tiyatro eğitimi aldı. 1989 yılından beri çeşitli tiyatro oyunlarında rol aldı. Adını bir internet firmasının reklamında oynadığı "Kokoreççi" tiplemesiyle duyurdu. 1997 yılında Sinem Üretmen ile beraber 'Şaka Yaptık' adlı programı hazırlayıp sundu. Broadway geçmişinde sahnelenen en uzun tek kişilik oyun olarak rekorlar kitabına girmiş Caveman (Mağara Adamı) adlı komediyi Türkiye'de sahneledi. 2006 yılından 2022 yılına kadar Arka Sokaklar adlı dizide oynadı. Dizide Komiser Mesut Güneri rolüyle ve sinemada Eğreti Gelin, Usta filmleri ve İnşaat ile Çakallarla Dans gibi film serilerindeki oyunculuğu ile tanındı. Çoruh, 3 Nisan 2017 tarihinde kendi maddi birikimlerini kullanarak İstanbul Kadıköy'de Baba Sahne adını verdiği tiyatroyu açtı. Tiyatronun açılışında Müjdat Gezen, Türk tiyatrosunda tulûatın simgesi sayılan ve kendisine Münir Özkul'un devrettiği İsmail Dümbüllü'nün fesini Çoruh'a devretti. 2017'de Baba Sahne'de sahnelenen "Bir Baba Hamlet adlı Hamlet uyarlamasında rol arkadaşı Murat Akkoyunlu ile birlikte Tiyatro Dergisi Emek ve Başarı Ödülleri 2018’de Komedi/Müzikal dalında En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’ne değer görüldü; 22. Afife Jale Ödülleri'nde Haldun Dormen Özel Ödülü'nü aldı. Oyuncu Rasim Öztekin, 27 Ağustos 2020 tarihinde yaptığı bir açıklamayla Dümbüllü'nün orta oyununu temsil eden kavuğunu Çoruh'a devredeceğini duyurmuş,[8] 20 Eylül 2020 tarihinde İBB'nin organizatörlüğünde Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda düzenlenen özel bir devir teslim töreniyle kavuğu Çoruh'a devretmiştir. Böylece Geleneksel Türk Tiyatrosu'nun bu iki simgesi yıllar sonra üçüncü kez tek bir kişide toplanmış oldu.

21 yıllık eşinin aniden terk ettiği Fikret ve 21 yıllık müzisyen sevgilisi tarafından terk edilen müzikhol vokalisti Solmaz komik bir tesadüfle tanışması ve dost olmasının ardından Solmaz'ın kızı Zeynep, bu sırada ailesiyle ilgili yalanlar söylediği Adanalı sevgilisinden evlenme teklifi alır. Solmaz, Fikret'ten, kızının saygın, efendi, emniyet müdürü babası rolünü oynamasını ister. Aile arasında bir kız isteme, bir de düğün olacak ve bu iş bitecektir. Ancak damadın geleneklere bağlı olan ailesi detaylı evlilik seremonileri planlamaktadır. Asla yalan söyleyemeyen, nevrotik ve tedirgin bir insan olan Fikret, sert, silah taşıyan ve kebapçı zinciri sahibi bir Adanalı aileye karşı hayatının rolünü oynamak zorundadır.

Kırk yılın dostu; Korkmaz (Timuçin Esen) ve İskender (Şevket Çoruh). İskender’in oğlu bir kaza sonucu vefat eder. Suçlanan ise Korkmaz’ın 22 yıl önce kaybettiği ve yıllardır aradığı oğlu, Metin (Genco Özak). Artık iki dost karşı karşıyalar; biri oğlu öldüğü için, diğeri ise oğlu ölmesin diye…

İstanbul’un son yazlık sinemasını işleten Sultan, arkadaşları ; Eko, Sefer ve Bahtiyar ile insanların birbirleriyle ilişkilerinin hala zayıflamadığı mahallerinde, kendi dünyalarında yaşamaktadırlar. Ancak mahalledeki evleri yıkıp yerine bir site kompleksi kurmak isteyen bir şirketin mahallerine gelişiyle birlikte, Sultan ve arkadaşları da küçük dünyalarının sınırlarını zorlamak durumunda kalırlar. Sultan bir yandan sinemasının büyük inşaat şantiyesine döndüğünü görmemek için çabalarken diğer yandan da Bahtiyar’ın kız kardeşi Asiye’nin karşısında sağlam durabilmek için bir yol aramaktadır.

Gülse Birsel'in senaryosunu kaleme aldığı Aile Arasında filminin ikincisi için hazırlıklar başladı. Ünlü senarist, Oksijen TV'ye verdiği röportajda devam filminin hikayesini bulduğunu, filmin senaryosunu 2024 yılının yaz döneminde yazacağını duyurdu.

Çakallarla Dans serisinin 8. filmi

Necmi'nin arkadaşı, Çakallar'ı dünya çapında bir güzellik yarışmasının organizasyonunda görev almaya davet eder. Kızların güzelliği onları büyülese de görevlerini yerine getirmeye çalışırlar. Güzellik yarışmasını yöneten Nalan ve Lidya ile Fatma arasında bir dostluk doğar. Ancak Fatma'nın kızların kostümleri arasında çok sayıda ham pırlanta bulması, Çakallar'ı kaosa sürükler. Yarışmayı düzenleyen Kral Mustafa, Nalan'ın eski aşkıdır ve aynı zamanda tehlikeli bir mahallenin lideridir. Ham pırlantaları ele geçiren Nalan, Çakallar'ın yardımıyla Mustafa'nın krallığını temelden sarsar. Mustafa'yı uzun süredir takip eden polis ekibi, Çakallar'ı kullanarak olayın peşine düşer ve polisin de dahil olduğu karmaşık bir durum ortaya çıkar.

Senelerdir kısa yoldan para kazanmak için girdikleri maceraların sonucunda mesleklerini kaybeden -sözde- çakallar, ülkeyi etkisi altına alan hayat pahalılığından da gol yiyerek çıkılmaz bir sokağa gelmişlerdir. Evren, kendi ülkelerinde mülteci gibi yaşayan ekibimize bir işaret fişeği gönderir. Kardeşi Fatma ve tüm çakalları, tüm ulaşım ve konaklama masraflarını karşılamak koşuluyla Yunanistan’ın Kos Adası’ndaki ablasının dördüncü evliliğine davet eder. Ancak işler karmaşıklaşır: Manolya’nın yıllardır İstihbarat için çalıştığını öğrenirler. Görevleri, İtalyan bir mafya olan Enrico’nun sevgilisi Anna Karenina’yı kendi taraflarına çekip, önemli bir eylem planının hard diskinin ele geçirilmesidir. İstanbul’daki fakirliğe demir atmış çakallar, Yunanistan’ın Kos Adası’nda uluslararası bir kaosun ortasına düşerler.

Hakim karşısına geçen çakallar grubu, birbirlerinden 100 metre uzak kalma şartıyla tahliye edilirler. Fakat bu durum ekip için hiç kolay olmayacaktır. Kayınço Gökhan’ın hayatı aldığı haberle bambaşka bir hal alır. Gökhan, yıllar önce yaşadığı tek gecelik bir ilişkiden çocuğu olduğunu öğrenir. Üstelik kızı Leyla, zengin ve züppe bir çocuk olan Sinan ile birliktedir.

21 yıllık eşinin aniden terk ettiği Fikret ve 21 yıllık müzisyen sevgilisi tarafından terk edilen müzikhol vokalisti Solmaz komik bir tesadüfle tanışması ve dost olmasının ardından Solmaz'ın kızı Zeynep, bu sırada ailesiyle ilgili yalanlar söylediği Adanalı sevgilisinden evlenme teklifi alır. Solmaz, Fikret'ten, kızının saygın, efendi, emniyet müdürü babası rolünü oynamasını ister. Aile arasında bir kız isteme, bir de düğün olacak ve bu iş bitecektir. Ancak damadın geleneklere bağlı olan ailesi detaylı evlilik seremonileri planlamaktadır. Asla yalan söyleyemeyen, nevrotik ve tedirgin bir insan olan Fikret, sert, silah taşıyan ve kebapçı zinciri sahibi bir Adanalı aileye karşı hayatının rolünü oynamak zorundadır.

Türkiye’de zor duruma düşmüş bir aile, kendilerine Azerbaycan’dan kalan miras için kalkar, Bakü’ye gider. Azeri ve Türk aile, mirası alabilmek için onlara verilen listedeki maddeleri birlikte yapmak zorundadır. Türk oyuncular ve Azerbaycan’ın en iyi oyuncuları Ferda Amin, İslam Mehreliyev’in de yer aldığı macera başlar. Ama gel gör ki iki aile birbiriyle bir türlü anlaşamaz. İstanbul’un tarihi semtlerinde başlayıp, Azerbaycan’ın benzersiz şehri Bakü sokaklarına uzanan bu macerada, bizi bol kahkaha, aksiyon, dram ve aşk bekliyor. Filmin yönetmen koltuğunda Ulaş Cihan Şimşek oturuyor. Senaryosunu Ayberk Çınar'ın kaleme aldığı filmin oyuncu kadrosunda ise; Şevket Çoruh, İlker Ayrık, Hakan Bilgin, Bahadır Efe, Duygu Karaca, Pelin Sönmez, Pervin Abiyeva, Islam Mehreliyev ve Ferda Amin yer alıyor.

Serinin sevilen karakterleri Muhasebeci Servet, Kayınço Gökhan, Köfte Necmi ve Del Piero Hikmet hayat mücadelesi içinde ekonomik yetersizlikler sebebiyle aynı evde yaşamaya başlamıştır. Ev arkadaşlığı onlar için uyum sağlanması zor bir şeydir. Günün birinde Berber Hüseyin abi, kahramanlarımızın karşısına çılgın ancak cazip bir planla çıkar. Almanya'daki dayıoğlu vefat ettiğinde vasiyet olarak da neyi işaret ettiği belirsiz bir harita bırakmıştır. Bunun bir hazine haritası olduğuna kanaat getiren kahramanlarımız tutundukları bu umut ışığının peşinden Edirne’ye doğru yola koyulurlar.

4 kahramanımız Gökhan, Hikmet, Necmi ve Servet koşullu olarak hapishaneden salındıktan sonra birlikte grup terapisine gitmektedir. Ancak Del Piero Hikmet'in günün birinde vapurda karşılaştığı Mihriban'a aşık olmasıyla hayatları değişir. Mihriban dilsiz bir genç kadındır, Hikmet de onun konuşabilmesi için gereken parayı bulabilmek adına arkadaşlarıyla birlikte tekrar pis işlere bulaşmak zorunda kalacaktır.

İlk filmde çakallık üzerine çakallık yapan kahramanlarımız başlarını dertten kurtaramamış ve nihayetinde hapse girmişlerdir. Mahallelerinden ve futboldan uzak kaldıkları hapishanede günler zor günler geçmektedir. Fakat onlara arka çıkan Tayyar abileri vardır. Bir gün bir mucize olur ve suçlular üzerinde yapılacak tıbbi bir deney için kobay arandığı haberi gelir. İşin ucunda şartlı tahliye olduğunu duyan Kayınço Gökhan, Köfte Necmi, Muhasabeci Servet ve Del Piyero Hikmet deney haplarını yutup kobay olmaya karar verirler. Dışarı çıkınca artık çakallık yapmayacaklarına dair de birbirlerine söz verirler. Zaten asıl mesele çakal olmak değil, çakallarla dans edebilmektir.

Büyük bir şirketin muhasebecisi olan Servet, gözünü para hırsı bürümüş karısının gazına gelerek şirketin internet hesapları üzerinden hatırı sayılır miktarda bir parayı patronundan çalma planı yapar. Bu planın bir parçası da en yakın arkadaşı olan Gökhan'dır. Parayı onun hesabına aktarıp herhangi bir olumsuz durumda suçu onun üzerine yıkacaktır.

Ailesinin gözbebeği İnci (Nilsu Berfin Aktaş), Ulusözler Koleji’nin burslu öğrencisidir. Sınıf arkadaşı ve aynı zamanda okul sahibinin oğlu Mert’ten (Eren Ören) hamile kalır. Üniversite sınavına hazırlanan ve hayallerine koşan iki gencin hayatı sonsuza kadar değişir. Evlatlarının hayatındaki değişim aileleri de derinden etkileyecektir. İnci’nin annesi Seher (Günay Karacaoğlu), aynı okulda hademe olarak çalışmaktadır. Selahattin (Şevket Çoruh) ile kurdukları dünyada, evlatları için mücadele etmektedirler. En büyük hayalleri de onları her zaman gururlandıran kızları İnci’nin doktor olmasıdır. Turgut (Murat Aygen), Ulusözler Koleji’nin sahibi ve müdürüdür. Baskı ve korkuyla sindirdiği Aylin’le (Didem Balçın) evlilikleri proje gibidir. Aylin her ne kadar bu projenin bir parçası olarak kalsa da evlatları için her türlü fedakarlığı yapmaya hazırdır. Henüz doğmamış bebeğin, iki genç ve aileleri üzerinde estireceği rüzgar merak konusudur.

Kırk yılın dostu; Korkmaz (Timuçin Esen) ve İskender (Şevket Çoruh). İskender’in oğlu bir kaza sonucu vefat eder. Suçlanan ise Korkmaz’ın 22 yıl önce kaybettiği ve yıllardır aradığı oğlu, Metin (Genco Özak). Artık iki dost karşı karşıyalar; biri oğlu öldüğü için, diğeri ise oğlu ölmesin diye…

Dünya gizemli bir salgının etkisi altındadır. Dil ve konuşma yoluyla yayılan bu salgından sadece eski bir dil bilimci olan Murat Siyavuş etkilenmez. Salgınla Mücadele Kurumu, hastalıktan kurtulan tek kişi olan Murat'ın peşine düşünce genç adam, saklandığı kurtarılmış bölgeden çıkmak zorunda kalır. Korunaklı alanından çıkan Murat Siyavuş, salgının etkisi altına aldığı İstanbul'un gizemli yerlerinde hastalığın mirası olan “sıcak kafa”sının sırrını ortaya çıkarmak için zorlu bir mücadeleye girişir.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'nde özel bir ekipte görev yapan polislerin aile yaşamları ve İstanbul sokaklarındaki maceraları anlatılmaktadır. Ve bu şehrin her sokağını, herkes için daha güzel, daha yaşanır bir yer yapmak uğruna her türlü kötülüğe ve sıkıntıya meydan okuyan, sevinçte, kederde, aşkta ve yalnızlıkta her zaman birbirlerinin yanında olan bu yürekli polisler, “birliktelik ruhu” ve “mücadele azmiyle” minibüsleriyle bu metropolün sokaklarını arşınlamakta ve karşılarına çıkan her türlü kanunsuzlukla savaşarak suçluların korkulu rüyası olmaktadırlar. Ekip görevleri sırasında değişik ve çeşitli insan hikayeleriyle sürekli karşılaşmaktadır. Zaman zaman gülümseten, zaman zaman da iç burkan bu hikayelere, meslek yıllarının tecrübesi ve babalığıyla yaklaşan, ekibin diğer genç üyelerine de yol gösteren Emniyet amiri Rıza Baba olur.
Görsel yokÜç kocayla evlenmiş, kocalarından (Lütfü hariç) hiçbiri annesi ve ailesi tarafından onay görmemiş, üç kocadan birer çocuk sahibi olmuş fakat koşullar nedeniyle üç kocasından da boşanmış alımlı ve hayata karşı taviz vermeyen Gönül isimli bir kadının hikâyesi. İlk kocası Kudret maço bir minibüs şoförü, ikinci kocası Fernando İtalyan bir pizzacı, son kocası Lütfü ise hala annesiyle yaşayan ana kuzusu bir çiçekçidir. Üç kocanın üçü de halen Gönül’ün peşinde koşmaktadır. Kocaların kendi aralarında rekabeti, çocukların kendi aralarındaki rekabeti yer yer dayanışmaları, yer yer annelerini babalarıyla evlendirme çabalarını anlatan bir komedi dizisi.

Savcının Karısı, işinde başarılı zirveye yükselmekte olan bir savcıyla (Cihan Okan) ve deli dolu hayatını mutluluklarla yaşayan bir hostesin (Gamze Özçelik) aşklarını ve yalanlarını anlatan bir hikayedir.

İstanbul’un son yazlık sinemasını işleten Sultan, arkadaşları ; Eko, Sefer ve Bahtiyar ile insanların birbirleriyle ilişkilerinin hala zayıflamadığı mahallerinde, kendi dünyalarında yaşamaktadırlar. Ancak mahalledeki evleri yıkıp yerine bir site kompleksi kurmak isteyen bir şirketin mahallerine gelişiyle birlikte, Sultan ve arkadaşları da küçük dünyalarının sınırlarını zorlamak durumunda kalırlar. Sultan bir yandan sinemasının büyük inşaat şantiyesine döndüğünü görmemek için çabalarken diğer yandan da Bahtiyar’ın kız kardeşi Asiye’nin karşısında sağlam durabilmek için bir yol aramaktadır.

Dizide köyden kaçan Zeyno'nun Memoli ile karşılaşıp birlikte yaşadığı maceralar anlatılmaktadır. Komiser Memoli başarılı bir polistir. Karanlık çetelerin ve mafyanın birçok işini bozduğundan çok düşmanı vardır. Memoli'nin oğlu Can, mafya tarafından öldürülmüştür. Bunun üzerine Memoli hayata küser ve sadece işine odaklanır. O günden sonra kötü adamların kâbusu olur. Zeyno, yani Zeynep, köyden kanlısı Erkan'ı bulmak için şehre gelmiş ve yardım etmesi için Memoli'yi bulmuştur. Memoli ve ailesi bir dönem Zeyno'nun köyünde yaşamışlardır. Zeyno, Memoli'yi bulduktan sonra o da bu maceranın içinde yer alacaktır. Kanlısı Erkan, Hasan Ağa'nın yeğenidir. Hasan Ağa ise büyük bir mafya patronudur. Kral, yani Sinan, kendisine öldü süsü vererek ortadan kaybolmuş, ama işleri gizliden gizliye yönetmektedir. Dizideki en gizemli ve büyük mafya patronudur. Dizide en ilgi çeken ve sıra dışı olan konudur. Bu arada Hasan Ağa'nın da mal varlığı yeğeni Erkan'a kalmıştır.

Bir trafik kazasında eşini yitiren ve aynı kazada küçük oğlu sakat kalan Zeynep Öğretmen, mesleğine geri dönmek zorunda kalır. Atandığı okul, varoşların arasına sıkışmış, farklı sosyal kesimlerden gelen sorunlu öğrencilerin bulunduğu bir okuldur. Zeynep Öğretmen bir anda kendini okul çeteleri, sorunlu öğrenciler ve uyuşturucu satıcıları arasında bulur. Ya kaçacak, ya da mücadele edecektir.